Ergene nehri ve çevre kirliliği hakkında
Kırklareli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 76. Birleşim · 5. yasama yılı · 10 Mart 2011 · 512 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Tansel Barış (CHP), 10 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ERGENE NEHRİ VE ÇEVRE KİRLİLİĞİ HAKKINDA); konuşma 512 kelime.
Tansel Barış (CHP, Kırklareli). “Ergene nehri ve çevre kirliliği hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 10 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tansel-baris-23-2011-03-10-ergene-nehri-ve-cevre-kirliligi-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
TANSEL BARIŞ (Kırklareli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ergene Nehri kirliliği konusunda gündem dışı söz aldım. Bu nedenle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Ancak bir sitemimi belirtmek istiyorum: Ergene gibi çok önemli bir konu ama Sayın Çevre Bakanımızı burada göremiyorum, o nedenle üzüntülerimi de buradan iletmek istiyorum.
Sayın milletvekilleri, birçok kolu olan Ergene, Karadeniz kıyılarındaki Yıldız Dağlarından doğup 283 kilometre yol katettikten sonra Meriç Nehri’yle birleşerek Saros Körfezi’ne dökülüyor ve bu nehrimiz Türkiye'nin en kirli nehri arkadaşlar ve dokuz yıldır iktidarda olan AKP, maalesef henüz daha Ergene’yle ilgili bir çaba göstermiyor.
Trakya’daki insanlar kanserden ölmeye başladı ve bu durum henüz Çevre Bakanlığının dikkatini bile çekmiyor arkadaşlar. Dokuz yıl oldu, Ergene zehir akıtıyor ve bugün de zehir akıtmaya devam ediyor. Bu yüzden Avrupa Birliğiyle bile sorun yaşadığımız hâlde Ergene’ye bir neşter vurmayan Adalet ve Kalkınma Partisine acaba ne demeli? Yunanistan bizi Avrupa Birliğine şikâyet ediyor bu konuda. “Bizim denizlerimizi kirletiyorsunuz, bizim balıklarımızı yok ediyorsunuz.” diye Avrupa Birliğinde bile sorun oluyor ama bizim Bakanlığımız bunu bir sorun olarak kabul etmiyor.
350 bin kişiyi aşkın 1.400 fabrikada çalışan işçimiz var. Elbette, bunlar, ekmek yiyorlar bu fabrikalardan. Bu fabrikalar çalışsın ama Ergene’miz de yok olmasın diyoruz biz. Bunun için devlet nerede, Hükûmet nerede? Yüzde 70’ini fabrikalar kirletiyor Ergene’nin, geriye kalan kısmı… Maalesef belediyelerimiz de bu konuda duyarsız.
Yirmi beş yıldan beri Ergene’de canlı yaşamıyor. Ergene’de doğal hayat bitmiştir. Nehir suyu kurşun, cıva, bakır gibi ağır arseniklerle dolu. Bu su hiçbir amaçla kullanılmayan dördüncü derecede su kalitesindedir. Bu suyu içen hayvanlar ölüyor. Burada yaşayan insanlar çeşitli hastalıklara maruz kalıyor ve en önemlisi de kanser riski burada yüksek bir seviyede devam etmektedir. Buradaki toprakları sulayan Ergene… Buradaki ürünler maalesef verimsiz ve de ürünleri kalitesiz oluyor. Ergene Nehri’nde canlı yok. Yirmi beş yıl öncesinin Ergenesi nerede, bugünün Ergenesi nerede?
Bakanlık hâlâ ne bekliyor, onu merak ediyorum. Sivil toplum örgütleri ve Trakya halkı “Artık yeter!” diyorlar. Biz, bir an önce Ergene kirliliğine bir çözüm istiyoruz, buraya bir neşter vurulsun diyoruz. Dokuz yıldır bekliyoruz ancak daha fazla beklemeye Trakya halkının da tahammülü kalmamıştır. Sivil toplum örgütlerinin ve de Trakya halkının artık Hükûmet üzerindeki baskıları gittikçe artacaktır. Bunu Sayın Bakanım ve Çevre Bakanlığı yetkilileri de bürokratları da görüyorlar, görüyorlar ama henüz kılını kıpırdatmıyorlar.
Uzunköprü Belediye Başkanımız suç duyurusunda bulunuyor ve diyor ki: “Artık Ergene kirliliğine yeter! İnsanlarımız burada hasta olmasın, insanlarımız kanser olmasın.” Tekirdağ, Edirne, Kırklareli’deki sivil toplum örgütleri Hükûmet üzerindeki baskılarını artırarak devam edeceklerdir ve bu çözüm projelerinin bir an önce hayata geçirilmesini sağlayacaklardır.
Ben ve diğer Trakya milletvekilleri bu konudaki duyarlılığımızı bu dönemin başından beri gösteriyoruz ancak maalesef Çevre Bakanlığının kulakları bu duyurulara sağır. Belki de bu, Ergene ile ilgili bu dönemin son konuşması. Arkadaşlar, ne olur Trakya’ya sahip çıkalım, Ergene’ye sahip çıkalım. Ergene’ye sahip çıktığımız oranda Trakya’ya sahip çıkmış olacağız. Ankara’daki bürokratlar şunu bilsin ki, bizler sonuna kadar bunun peşinde olacağız ve iki elimiz de sayın bürokratların ve Sayın Bakanımızın yakasında olacaktır. Trakya toprakları muhakkak kurtulacaktır, eninde sonunda kurtulacaktır ama Sayın Çevre Bakanının da bu konuda duyarsız kalmasını kabul edemiyoruz. Bizler Trakya milletvekilleri olarak bu konuda duyarlıyız ve sonuna kadar da bunun peşini bırakmayacağız.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
24 konuşma daha · 10 Mart 2011