İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 96. BİRLEŞİM · SALI

Karayolları trafik kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı (s.s 1137)

Tevfik Akbak

Çankırı Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 96. Birleşim · 4. yasama yılı · 2 Mayıs 2006 · 1.211 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tevfik Akbak (AK Parti), 2 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI (S.S 1137)); konuşma 1.211 kelime.

Tevfik Akbak (AK Parti, Çankırı). “Karayolları trafik kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı (s.s 1137)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 2 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tevfik-akbak-22-2006-05-02-karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-tasa (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA TEVFİK AKBAK (Çankırı)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karayolları Trafik Kanununda değişiklik yapılmasıyla ilgili hazırlamış olduğum kanun teklifim üzerinde sizleri bilgilendirmek için, AK Parti Grubum adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlarım.

Değerli arkadaşlar, değişikliğini teklif ettiğim 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile araçların ağırlık ve boyut kontrollerini yapmak veya yaptırmak ve aykırı görülen hususlar hakkında suç ve ceza tutanağı düzenleme yetkisi, yaklaşık yirmiüç yıl öncesi, Karayolları Genel Müdürlüğümüze verilmiştir; ancak, takdir edileceği üzere, günümüz nakliyeciliği, gerek hacim bakımından gerekse nitelik bakımından, yirmi yıl öncesine göre çok farklı bir noktaya gelmiştir.

Ülkemizde, son yıllarda, tüm alanlarda olduğu gibi, nakliye sektöründe de ciddî değişiklikleri ve gelişmeleri birlikte yaşamaktayız. Bugün, ülkemizde, gayri safî yurtiçi hâsılamızın yaklaşık yüzde 10'u taşımacılıkla ve ulaştırma faaliyetleriyle ilgilidir ve karayolu taşımacılığının da, toplam taşımacılık faaliyetleri içerisindeki payı üzde 95'tir.

Maalesef, bugün gelinen noktada, geçmişteki yanlış uygulamalardan, gerekli tedbirlerin zamanında alınmamasından kaynaklanan, dünyada eşine az rastlanan plansız, sorunlu bir nakliye sektörüyle karşı karşıyayız ve yine, maalesef, bugün itibariyle ülkemizin ihtiyacının yaklaşık 2,5 kat fazlası yük ve yolcu taşıma aracımız oluşmuş; bunun neticesinde, sektördeki nakliyeci esnafımız umutsuz ve huzursuzdur. Kaldı ki, tüm dünyada ve gelişen ülkelerde kara taşımacılığı yerine denizyolları, demiryolları ve havayolları taşımacılığı geliştirilmiş; özellikle petrol tüketiminde, nakil vasıta temininde dışa bağlı ülkeler tercihlerini daha ekonomik olan alanlara kaydırmışlardır. Ne yazık ki, ülkemizde, sektörle ilgili tedbirler zamanında alınmamıştır.

(x) 1137 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Ülke ekonomisinde önemli bir yer tutan nakliye sektörünün geldiği bu noktada, Hükümetimiz, Ulaştırma Bakanlığımızın Kara Ulaştırma Genel Müdürlüğünce sektörü başıboşluktan kurtarmak, geçmişteki yanlış uygulamalara son vermek, taşıyanın, taşınanın hak ve menfaatlarını disipline etmek üzere hazırladığımız ve 2003 yılında Yüce Meclisimizin kabul etmiş olduğu 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu yürürlüğe girmiştir. Bu kanunla, büyük bir piyasayı ciddî bir düzenlemeye tabi tuttuk, lisans denetimi getirdik, taşımacıların ve hizmetten yararlananların haklarını, yükümlülüklerini ve sorumluluklarını belirledik, adil bir rekabet piyasası oluşturmak için tedbirler aldık, yeni bir sistem oluşturduk. Bu yasayla, gerek yurtiçi gerek yurtdışı nakliyelerde, Avrupa Birliği normları doğrultusunda yeni düzenlemeler getirildi. Özellikle milletvekillerimizin de yakinen bildiği gibi, bölgelerindeki nakliyeci esnafımızın ilk anda tepki gösterdiği K1, K2 gibi belgelerin alınması yasa gereği istenildi.

Bu düzenlemelerle, taşımada düzen ve güvenin sağlanması, taşıma işlerinde istihdam edilenlerin nitelikleri, hakları ve sorumlulukları belirlendi. Burada amaç, sektörü başıboşluktan kurtarmak, meslekte bir ciddiyet ve ihtisaslaşma temin etmek, mesleğin saygınlığını artırmak, en önemlisi, sektördeki arz fazlasını, alınan önlemlerle, uzun vadede azaltmak, piyasayı tedricen yerine oturtturmaktı. Bununla ilgili, Ulaştırma Bakanlığı yetkililerince sektör temsilcileriyle bilgi alışverişinde bulunuldu, çok sayıda toplantılar düzenlendi. Asıl amacın, uzun vadede sektörün ve nakliyeci kesimin lehine olduğu anlatıldı; bu niyetimiz de sektör yetkililerince anlaşıldı.

4925 sayılı Yasayla bu düzenlemeler yapılırken, ne var ki, sektörü çok rahatsız eden, ülke ekonomisine zarar veren, yol standardına, araçlara zarar veren, kayıtdışılığa sebep olan nakliyeci esnafımızın "istiap haddi" diye adlandırdığı, araçların öngörülenden fazla yük taşıması hususundaki denetleme ve gerekli tedbirlerin alınması görevi, 2918 sayılı Trafik Kanunumuzla, sözlerimin başında da ifade ettiğim gibi, yaklaşık yirmiüç yıldır Karayolları Genel Müdürlüğümüze aittir; ama, itiraf edilmeli ki, mevcut haliyle bu denetimin imkânsızlık ve altyapı eksikliği nedeniyle gerektiği gibi yapılamadığı da bir gerçektir.

Gereğinden fazla büyüyen nakliye sektörümüzle ilgili bu hizmetin asıl amacı yol yapmak olan, özellikle hizmet ağını ve hizmet alanını bölünmüş yol çalışmalarıyla da daha da artıran Karayollarımızdan alınarak, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu çerçevesinde sektörle ilgili düzenlemeler ve hizmetlerin planlayıcısı olan Ulaştırma Bakanlığımıza ve Kara Ulaştırma Genel Müdürlüğümüzün yetki ve sorumluluğuna verilmesi bu teklifimizin yasalaşmasıyla mümkün olacaktır.

Değerli arkadaşlar, bu değişiklikle Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesindeki makine ve teçhizat Ulaştırma Bakanlığımıza devredilecek. Ulaştırma Bakanlığımız, zaten kontrol etmekle mükellef olduğu nakliyeci esnafımızın ağırlık ve boyut kontrolünü de üstlenmiş olacaktır. Burada aynı maksatlı hizmetlerin tek otorite altında toplanması temin edilirken, daha etkin, daha faydalı olması sağlanacaktır.

Ulaştırma Bakanlığımıza devredilecek makine ve teçhizatla birlikte, Bakanlığımızın belgeler karşılığında tahsil ettiği fonun da bu hizmetlerde kullanılmasıyla sağlam bir altyapı tesis edilecek, denetim hizmetlerinin sağlıklı yürütülmesi, nakliyeci esnafımızın da kazançlı çıkmasına yardımcı olacaktır.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; verdiğimiz kanun teklifinin komisyon görüşmelerinde, bazı milletvekili arkadaşlarımız, çeşitli açılardan eleştiriler getirdiler, dediler ki: Karayolları Genel Müdürlüğü bu denetimleri yapamıyor mu da, yetki alıp, Ulaştırma Bakanlığına veriyorsunuz?!

Takdir edileceği üzere, Karayolları Genel Müdürlüğümüzün imkânları, teknik altyapısı, personel sayısı ve deneyimi bu görevin yerine getirilmesi hususunda bir problem oluşturmamakta; ancak, bu denetim görevi, Karayolları Genel Müdürlüğümüzün, bugünkü gelinen nokta itibariyle, aslî görevi olmamalıdır. Karayollarının, yol standartlarının korunması, bozulan yolların onarılması, yeni yolların inşa edilmesi, aslî görevi ve önceliği olmalıdır.

Karayollarımızın, özellikle iktidarımız döneminde, hepimizin bildiği gibi, çok önemli ve öncelikli görevleri daha da artmış, teşkilatı her zamankinden daha da çok çalışmak zorunda bırakmıştır. Zira, Hükümetimizin kararlılığı ve desteğiyle, Karayolları Genel Müdürlüğümüzün de gayretleriyle, ülkemizde yaklaşık 7 000 kilometreden fazla bölünmüş yol, nakliyeci sektörümüzün ve vatandaşımızın hizmetine sunulmuştur. Bu çalışmalar büyük bir hızla devam etmektedir.

Ayrıca, kara taşımacılığı artık geçmişteki gibi değildir. Ülkemizin gayri safî yurtiçi hâsılasından da anlaşılacağı gibi, yasanın çıktığı yıllara göre kıyaslandığında, bugün çok karmaşık ve büyümüş bir sektör var karşımızda.

Bir başka tenkit edilen husus da muhalefet milletvekillerince, bazı arkadaşlarımız, bazı eylem ve işlemlerin ayrı ayrı bakanlıklar tarafından denetlenmesi gerektiği, zira, bakanlıklardan birisinin ayrıcalıklı bir uygulamaya izin vermesi, bir diğerinin buna müsaade etmemesi gibi konuları öne sürmüşlerdir. Ayrı birimlerin biri diğerini denetler manasına gelen tenkitleri olmuştur. Dolayısıyla, kara ulaştırmasıyla ilgili her türlü planlamayı yapan, hizmetleri yürüten Ulaştırma Bakanlığı var iken, Karayolları Genel Müdürlüğümüz bu görevine devam etsin dediler.

Arkadaşlar, doğrusu, bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Bu, güvensizlik üzerine kurulan şüpheci bir yaklaşımdır. İnanıyorum ki, aynı hizmet dalındaki faaliyetlerin ilgili otoritelerce bir çatı altında yürütülmesi hizmet kalitesini artıracak, bürokrasiyi de azaltacaktır. Arkadaşlarımız, yersiz ve anlamsız vehimlere kapıldıklarını, yasanın değişen şartlara uyarlandığını ilerleyen zamanda kendileri de yakinen göreceklerdir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sektörü yakından takip edenlerin malumu olduğu üzere, her aracın ruhsatında, aracın motor gücüne, dingil sayısına, tekerlek ebadına göre taşıyabileceği yük miktarı, yüklü ağırlık miktarı yazılıdır. Örneğin, bir aracın ruhsatında yazan yüklü ağırlığı 27 000 kilogram ve boş ağırlığı 12 000 kilogram ise, taşıyabileceği yük miktarı 15 000 kilogramdır. Bu aracın 15 tondan fazla yük alması yasaktır, 15 tondan fazla yük verilmesi de yasaktır. İşte, bu denetim, yapacak olduğumuz bu değişiklikle, 4925 sayılı Yasayla nakliye sektörünü yeniden yapılandıran, dizayn eden Ulaştırma Bakanlığına devredilecek, Ulaştırma Bakanlığımız yeni ekipmanlarla, seyyar kantarlarla 24 saat denetimler yaparak daha verimli bir hizmeti ortaya çıkaracaktır.

Mevcut yasanın müsaade etmediği, nakliyeci esnafımızın da arzu etmediği halde bir başkası taşıyor diye 15 tonluk kamyonuna 30 ton yükleyerek aynı navlunla nakliyecimizin aracının yıpranmasını, yolların bozulmasını, bozulan araç ve yollardan millî ekonomimizin zarar görmesini, fazla tonaj karşısında çaresiz kalan kamyoncunun rekabet edebilmesi için vasıfsız, ucuz yakıt aramasını, yolda kontrolden kaçmak istediği için 30 tonluk yükü 15 tonluk fatura ile irsaliye düzenlemekle ortaya çıkan kayıtdışılığı ve onun sebep olacağı vergi kaybını, daha sayamayacağımız birçok zararları yeni yapılanmayla önlemiş olacağız.

Değerli arkadaşlarım, bu değişiklikle, piyasada arz fazlası araçların normal yüklerini taşımasıyla en az yüzde 30 ve yüzde 40'lara varan ilave araca daha imkân çıkacak; diğer ifadeyle, nakliyeci esnafımızın kazancı artarken kayıtdışılık azalacak ve çok yönlü bir kazanım olacaktır, yollarımızın daha uzun ömürlü, araçlarımızın daha az yıpranması temin edilecektir. Bu değişiklikle birlikte yapılacak denetimlerin de artırılmasıyla sadece nakliyecilere değil, yük gönderenlere de sorumluluk yükleniyor ve cezaî müeyyideler öngörülüyor.

Değerli arkadaşlarım, sözlerimi tamamlarken kanun teklifimizin kabulü noktasında siz değerli milletvekili arkadaşlarımın desteklerini bekliyorum; Yüce Heyetinizin oylarıyla yasalaşacağına inandığım teklifimizin, nakliyeci sektörümüze, sektörden hizmet alan vatandaşlarımıza, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum; sizleri, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

38 konuşma daha · 2 Mayıs 2006

38 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook