İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 89. BİRLEŞİM · SALI

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Ülkü Gökalp Güney

Bayburt Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 89. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Nisan 2010 · 646 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ülkü Gökalp Güney (AK Parti), 20 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 646 kelime.

Ülkü Gökalp Güney (AK Parti, Bayburt). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 20 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ulku-gokalp-guney-23-2010-04-20-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA ÜLKÜ GÖKALP GÜNEY (Bayburt)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin Anayasa’nın 23’üncü maddesinde değişiklik yapan çerçeve 3’üncü maddesi hakkında AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerimin başında iki gün önce görevi başında şehit olan Jandarma Yüzbaşısı Levent Çetinkaya’ya Allah’tan rahmet diliyorum, kederli ailesine başsağlığı diliyorum.

Ayrıca, Değerli Bakanımız Sayın Taner Yıldız’a Kayseri’de yapılan, hiçbir formüle, hiçbir akla, hiçbir insaniyete uymayan çirkin saldırıyı da burada, huzurlarınızda bir milletvekili olarak, AK PARTİ’ye mensup bir arkadaşınız olarak kınıyorum, içtenlikle kınıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu madde hakkında, bu saate kadar konuşan değerli grup mensubu arkadaşlarımın hepsinin gruplar adına yaptıkları konuşmalarını dikkatle dinledim. Bu maddeyle ilgili, bu maddenin içeriğiyle ilgili beyanda bulunmadılar, genel anlamda Anayasa’yla ilgili fikirlerini beyan ettiler.

Ben, diğer gruplardaki arkadaşlarımın aksine, bu 23’üncü maddenin üçüncü fıkrasının niçin değiştirildiğini, bunun getirisinin ülkemize, insanlarımıza neler kazandırdığını bu kısa süre içerisinde anlatmaya gayret edeceğim.

Yurt dışına çıkma hürriyeti 1982 Anayasası’nın “Yerleşme ve seyahat özgürlüğü” başlıklı 23’üncü maddesi kapsamında düzenlenmiştir. Anayasa’mızın 23’üncü maddesi üçüncü fıkrası “Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir.” şeklindedir.

Maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, teklifin gerekçesinde de açıkça belirtildiği gibi, idare tarafından vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin sınırlandırılmasına son verilmektedir, altını çizerek bunu tekrar ifade etmek istiyorum, bu maddenin temel özü budur. Yani idare tarafından vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetine son verilmiş, ibare şu şekilde değiştirilmiştir: Yurt dışına çıkma hürriyetinin sadece suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve yargı kararına bağlı olarak sınırlandırılabilmesi ilkesi benimsenmiştir. Yani bundan sonra bir vatandaşın vergi borcu da olsa yargı kararıyla ancak yurt dışına çıkması sınırlanabilmektedir. Aksi hâlde vatandaşın en temel hak ve hürriyetlerinden biri olan seyahat özgürlüğü -keyfî bir şekilde demeyelim- sadece bürokratik bir şeyle, dahası Pasaport Kanunu’ndaki bir maddeye dayanarak durdurulamayacaktır. Nedir bunun faydası? Şimdi ona bakacağız.

Ülkemizde yurt dışıyla ilgili ihracat yapan ve yurt dışıyla ilişkileri olan, hele son yıllarda, şöyle baktığımız zaman etrafımıza sayısız işverenlerimiz, iş adamlarımız vardır. Bu insanlarımız globalleşen bu dünyada işlerini artık yurt dışıyla yapmaktadırlar. Dolayısıyla bunların yurt dışına çıkışlarının kesintiye uğraması ama sadece bir yasanın bugünkü şartlara uymayan maddesiyle kesintiye uğraması bunların işlerini altüst etmekte, o insanlardan vergiyi tahsil edebilelim diye uğraşırken tümüyle, yekûnuyla bütün insanlarımız varlıklarını kaybetmektedirler, müteşebbislerimiz. Bunları siz tanıyorsunuz, ben de tanıyorum, bunların isimlerini, firmalarını burada söylememizin bir anlamı yok.

Şimdi, bu teklifin uluslararası hukuk standartlarıyla da uyum sağladığını görüyoruz.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uyarınca bu husus, sözleşmenin 4’üncü Protokolü’nün “Serbest Dolaşım Özgürlüğü” kenar başlıklı 2’nci maddesinin iki ve üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkralar “Herkes, kendi ülkesi de dâhil, herhangi bir ülkeyi terk etmekte serbesttir.” demektedir.

Ayrıca “Bu haklar, ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlık ve ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler olarak ve yasayla öngörülmüş sınırlamalara tabi tutulabilir.” demiştir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin konuya yaklaşımını değerlendirdiğimizde de yakın tarihteki bir karar bu konuya ışık tutmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 27/5/2006 tarihli Riener Kararı’nda, Bulgaristan’daki vergi borcu nedeniyle yurt dışı yasağını sözleşmeye aykırı bulmuştur. Bununla ilgili çok misaller verebilirim, zamanım kısa, sadece bu misali vererek geçmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi, uluslararası hukuktan dönüp ulusal hukukumuza baktığımızda, yüksek yargı organımız Anayasa Mahkemesinin az önce ifade ettiğim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Riener Kararı’na da atıf yaparak, uluslararası hukuk kriterlerini işaret eden kararından bahsetmekte fayda görüyorum.

5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 22’nci maddesinin birinci fıkrası “Yurt dışına çıkmaları mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere, vergiden borçlu olduğu pasaport vermeye yetkili makamlara bildirilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmez.” demektedir. “Ancak yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara zaruri hâllerde İçişleri Bakanının teklifi, Başbakanın onayıyla seyahat vesikası veya pasaport verilebilir.” deniyor.

Söz konusu hüküm “Vergiden borçlu olduğu pasaport vermeye yetkili makamlara bildirilenlere…” ibaresi Anayasa Mahkememiz tarafından 18/10/2007 tarihinde 2007/4 ve 2007/81 sayılı Karar’la iptal edilmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

76 konuşma daha · 20 Nisan 2010

76 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook