İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 88. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

Ümit Şafak

İstanbul Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 88. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Nisan 2008 · 453 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ümit Şafak (MHP), 9 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 453 kelime.

Ümit Şafak (MHP, İstanbul). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 9 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/umit-safak-23-2008-04-09-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÜMİT ŞAFAK (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 119 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 60’ıncı maddesiyle ilgili değişiklik önergesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, 102’nci madde idari para cezalarını düzenlemektedir. 5510 sayılı Yasa’nın tamamında görülen gelir gider kaygısı 102’nci maddede de açığa çıkmaktadır. Madde, işverenlerin kayıt ve belgelerini düzgün tutmamaları, bildirim ve bildirgelerini süresinde vermemeleri, istenen defter ve belgeleri zamanında teslim etmemeleri gibi durumlarda Kurum tarafından verilecek idari para cezasını düzenlemektedir. İşverenlerin yükümlülüklerini süresinde yerine getirmesi için idari para cezası uygulamasının yasaya konması doğrudur, ancak Hükûmet yaptığı düzenleme ile caydırıcılık amacının dışına çıkarak âdeta idari para cezaları ile Kurumun gelirlerini artırmayı planlamıştır. Geçmişteki yanlışlık AKP İktidarının getirdiği 5510 sayılı Yasa’da da tekrarlanmıştır. 102’nci madde asgari ücretin yarısından asgari ücretin 12 katına kadar idari cezası da içermektedir. Mesela, Siteler’de 2 işçi çalıştıran, işletme defteri tutan bir işveren aylık bildirgesini süresinde vermezse asgari ücretin 2 katı, yani 1.216 yeni Türk lirası idari para cezasıyla cezalandırılmaktadır. Bu işveren yükümlülüğünü yazılı ihtara rağmen on beş gün içerisinde yerine getirmezse asgari ücretin 12 katı, yani 7.300 yeni Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmaktadır. Bu uygulama, sigortalı işçi çalıştıran esnafı yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlamaktan ziyade, devletin esnafı cezalandırma mantığı olmuştur. Sigorta primini, vergisini, BAĞ-KUR’unu ödeyemeyen esnafa böyle bir ceza uygulandığı takdirde esnaf kepengini kapatmaktadır. Hükûmet 5510 sayılı Yasa’yla devletin sosyal sorumluluğunu unutmuş görünmektedir.

Yüksek sigorta primlerinin yükü altında ezilen esnafımız sosyal güvenlikteki cezalandırma mantığını aynı şekilde vergide de yaşamaktadır. Vergi mükellefleri vergi dairesine davet edilerek denetim elemanları tarafından sorgulanmakta, kanunsuz bir şekilde vergi ödemeye zorlanmaktadır. Esnafa kepenk kapattıran iktidar şimdi de “Neden para kazanmıyorsunuz?” diye esnafı cezalandırmaktadır. Hiçbir vergi kanunsuz alınamaz. Devletin denetim elemanları, vergi mükelleflerini kanunsuz bir şekilde matrah artırımı yaptırmak için hayalî fatura kesmeye zorlamaktadır. Vergi memurlarının “rızaen matrah artırımı” dedikleri bu sisteme esnaf “tehditle matrah artırımı” demektedir. Şimdi de ad değiştirildi: “Gönüllü uyumluluk” deniliyor. Burada da tehdit vardır, tehditle vergi toplanmaktadır. O sebeple, tahakkuk ve tahsilat arasındaki makas son yıllarda korkunç derecede açılmıştır.

Sayın milletvekilleri, Sayın Bakan görüşülen maddelerde ya eski Kanun’la mukayeseler yaptı -506’yla- ya da bazı maddelerde Emek Platformu’nun istedikleri ile kendi getirdiklerini karşılaştırdı. Buradan her fırsatta şunu söylemek istiyorum: Yasa, baştan sona aktüeryal denge kaygısı taşımaktadır. Devletin sosyal devlet niteliği bu yasanın içerisine konmamıştır, çalışan ve emekliler önemli hak kayıplarına uğramıştır. Devlet kendisine vergi ve sigorta primi ödeyen, işçi çalıştıran esnafımızı cezalandırma mantığından vazgeçmelidir. Görüşülmekte olan yasadaki cezaları hiçbir esnafımız kaldıramamaktadır. Bırakın ceza ödemeyi, işverenler ya işçi çıkartarak devam etmeye çalışmakta ya da iş yerlerini kapatmaktadır. Hem çalışanların hem de işverenlerin razı olmadığı bu yasa yeniden ele alınmalıdır. SSK primi oranları indirilmeli, işsizliği ortadan kaldırmak, kayıt dışı istihdamın önüne geçmek için yeni düzenlemeler yapılmalıdır.

Değişiklik önergesine destek vereceğiniz inancıyla yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

67 konuşma daha · 9 Nisan 2008

67 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook