İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 91. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

Ümit Şafak

İstanbul Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 91. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Nisan 2008 · 957 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ümit Şafak (MHP), 16 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 957 kelime.

Ümit Şafak (MHP, İstanbul). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 16 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/umit-safak-23-2008-04-16-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA ÜMİT ŞAFAK (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 119 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın altıncı bölümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Sayın milletvekilleri, Türk ekonomisinin en önemli sorunlarından birisi istihdam ve işsizlik olgusu olarak karşımıza çıkmaktadır. TÜİK’in son beş yıllık göstergelerine göre toplam iş gücü içindeki işsizlik oranı AKP iktidarları döneminde hep yüzde 10’larda seyretmektedir, ki bu rakam, TÜİK tarafından dün yüzde 11,3 açıklanmıştır.

2008 yılının başında tarım kesimi hariç olmak üzere 2 milyon 600 bin kişi işsiz ve ümitsiz gezmektedir.

Yine TÜİK verilerine göre 15-34 yaş grubundaki genç işsiz sayısı 1 milyon 700 bin kişiyi aşmıştır ve gençler yüzde 71 işsizlik oranıyla en büyük işsizler ordusunu teşkil etmektedir.

İşsiz kitleler içerisinde eğitimli sayılan ortaokul, lise, meslek lisesi ve yüksekokul mezunlarının toplam işsizler içindeki payı yüzde 57’dir.

Son beş yıldır, her yıl yüzde 7,5 büyüdüğü söylenen bir ekonomide işsizliğin âdeta çakılmış gibi yüzde 10’larda seyrediyor olmasının Hükûmet tarafından bir açıklaması da yapılamamaktadır.

5510 sayılı Yasa hazırlanırken devletin sosyal sorumluluğu arka planda tutulmuştur. Yasa, gelir gider dengesi hesabı yapılarak hazırlanmıştır. Nitekim 80’inci maddede prime esas kazançların tespiti düzenlenirken yüksek prim tahsilatı hesabının yapıldığı açıkça görülmektedir. 5510 sayılı Yasa’nın kabul edilmesi hâlinde çalışanların ve emeklilerin önemli hak kayıpları olmaktadır. Bunların bir kısmı Emek Platformu ile yapılan görüşmeler sonucunda Mecliste düzeltilme yoluna gidilmiştir. Buna rağmen memurlar, işçiler ve emekliler bu yasa ile önemli hak kayıplarına uğramaktadır.

Sayın Başbakan “Yasada hak kaybı var.” diyenleri yalancılıkla suçlamıştır. Hak kaybı yoksa, Sayın Çalışma Bakanı Emek Platformu ile hangi sebeple yeniden uzlaşma yoluna gitti ya da Komisyonun kabul ettiği metnin bazı maddelerini neden Genel Kurulda değiştiriyorsunuz?

Sayın milletvekilleri, kamuoyu doğru bilgilendirilmemektedir. Sayın Başbakana da 5510 sayılı Yasa’da “Hak kaybı yok.” diyerek yanlış bilgi verildiği anlaşılmaktadır. Sayın Başbakan, grupta yaptığı bir konuşmada yatarak tedavi görenlerden alınan yüzde 1’lik katkı payının kaldırıldığını açıklamıştır. Sayın Başbakana hâlen böyle bir katkı payının olmadığını, bu katkı payını görüşülmekte olan 5510 sayılı Yasa’ya kendilerinin koyduğunu ve tekrar kendilerinin çıkarttığını mutlaka birileri söylemeliydi. SSK primlerinin indirilmesi konusu da böyledir. Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Zafer Çağlayan, 4 Eylül 2007 tarihinde SSK primlerinin 5 puan indirileceğini açıklamıştır. Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Sayın Şimşek ise 27 Ekim 2007 tarihinde Hükûmetin SSK primlerinde 5 puanlık indirim yapamayacağını söylemiştir. Bir bakanın söylediği SSK primlerinin indirilmesi konusunda da, diğerini tutmamıştır.

Sayın milletvekilleri, bu yasa ile sosyal güvenlikteki açıkların kapatılması uğruna emeklinin aylığına göz dikilmiştir. 5510 sayılı Yasa’nın 3’üncü maddesinin (29)[okunamadı]’uncu fıkrasına göre, yaşlılık aylıklarının artışında, her yıl için, TÜFE artı gayrisafi hasılanın yüzde 30’u güncelleme kat sayısı olarak alınmıştır. Oysaki mevcut sistemde güncelleme kat sayısı TÜFE artı gayrisafi hasılanın tamamı olarak uygulanmaktadır. Yapılan yeni düzenlemeyle, yaşlılık aylıklarının artışında büyümenin yüzde 70’i, yeni başlayan işçilerde, emekliden geriye alınmaktadır.

Gene yasanın 29’uncu maddesiyle yaşlılık aylığının hesaplanması düzenlenmektedir. 1/1/2009 tarihinde işe ilk defa başlayan bir işçi, yedi bin iki yüz gün prim ödemesi hâlinde, yaş şartını da doldurduğu takdirde emekliliği hak etmektedir. Yedi bin iki yüz gün prim ödeyen bu sigortalı, yeni düzenlemeye göre yüzde 40 aylık bağlama oranıyla emekli olmaktadır. Oysa mevcut 506 sayılı Yasa’ya göre, aynı sigortalı aynı şartlarda emekli olursa yüzde 55 aylık bağlama oranıyla emekli olmaktadır. Burada da yüzde 15’lik bir hak kaybının söz konusu olduğunu görmekteyiz.

Gene 5510 sayılı Yasa’ya göre, yeni başlayanlar için emeklilik yaşı altmış beşe çıkarken prim ödeme gün sayısı da yedi bin iki yüz güne çıkartılmıştır. Yedi bin iki yüz gün prim ödemek için yirmi yıl fiilen çalışmak gerekmektedir. İşsizliğin sürekli arttığı ülkemizde, inşaat ve turizm sektörü başta olmak üzere birçok sektörde çalışanların yedi bin iki yüz günü doldurarak emekli olmaları çok zordur.

Türkiye’de ortalama ömür altmış sekiz yıl olduğuna göre emeklilik yaşının altmış beşe çıkarılması ülke şartlarına da uygun düşmemiştir.

Sayın milletvekilleri, kayıt dışı istihdam çalışma hayatının çok önemli bir sorunudur ve bu iktidar döneminde de sorun olmaya devam etmektedir, TÜİK verilerine göre yüzde 48’lerde seyretmektedir. 5510 sayılı Yasa’nın 86’ncı maddesi kayıt dışı istihdamı teşvik etmektedir. Yasa’nın 86’ncı maddesine, yani 119 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 50’nci maddesine göre bir işçi bir işyerinde sigortasız çalıştırılır ve bu da denetim elemanları tarafından tespit edilirse geriye doğru en çok bir yılı sigortalı sayılmaktadır. Sayın Bakan sık sık kayıt dışıyla mücadele ettiklerini söylemektedir. Oysa iddia ediyorum, bu yasanın bu maddesi kayıt dışılığı teşvik etmektedir.

AKP iktidarları Sosyal Güvenlik Kurumundaki bozuk olan gelir-gider dengesini daha da bozmuştur. Kurum açıkları her yıl katlanarak büyümektedir. 2002 yılında 5 milyar yeni Türk lirası civarında olan sosyal güvenlik açıkları altı yılda 6 kat artmıştır. Sosyal güvenlik açıklarına 2008 yılı için 32 milyar 224 milyon yeni Türk lirası ayrılmıştır. Sosyal güvenlikteki delik, tabiri caizse, altı yılda kara delik hâline getirilmiştir. Bu yasayla sosyal güvenlikte verilen açıkların cezası da çalışanlara ve emeklilere kesilmiştir.

Tam burada Sayın Bakana ve Bakanlığın bürokratlarına, belki sosyal güvenlikteki geliri artıracağını düşündüğüm bir konuyu hatırlatmak istiyorum: SSK primine esas tavan ücreti asgari ücretin 6,5 katı olarak uygulanmaktadır. Bu da 3.954 yeni Türk lirası 60 kuruştur. Geçmiş dönemde yaşlılık aylığı son üç buçuk yılın ortalaması alınarak hesaplanırdı. Kademeli geçişten sonra emeklilikte maaş hesabı, bütün çalışma süresinde aldığı -ödenen- ücretler olarak yapılmaktadır.

Şimdi, yaptığınız düzenleme ile emekli yaşını altmış beşe çıkartmış bulunuyorsunuz. Altmış beş yaşında emekli olan bir kişi, ortalama ömrün altmış sekiz yıl olduğu dikkate alınırsa, üç yıl yaşlılık aylığı alacaktır. Bu durumda, SSK primine esas tavan ücretinin üzerinde prim ödemeyi serbest bırakmak, emekliye yüksek emekli aylığı bağlama imkânı verirken, Sosyal Güvenlik Kurumu için çok önemli bir prim gelir kaynağı olacağını da düşünüyorum. Sayın Bakanıma da böyle bir düzenlemenin sosyal güvenlikteki açıkların düzeltilmesi yolunda bir adım olacağını söylemek istiyorum.

Gene, Sayın Bakanım “Biz kayıt dışı ile mücadeleyi, en fazla, ücretlerin bankaya yatırılmasını temin etmekle sağlayacağız.” dedi. Ben meslekten geliyorum ve bu meslekten de emekli oldum, kendi mesleğim mali müşavirlik. Evet, piyasada yüzde 60’ın üzerinde asgari ücretten, SSK primine esas …

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

64 konuşma daha · 16 Nisan 2008

64 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook