İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 61. BİRLEŞİM · SALI

24.6.2004 tarihli ve 5197 sayılı il özel idaresi kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maıddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu rap.( ss. 791 )

Ümmet Kandoğan

Denizli Milletvekili ·

Genel Kurul, 61. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Şubat 2005 · 514 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ümmet Kandoğan, 22 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 24.6.2004 TARİHLİ VE 5197 SAYILI İL ÖZEL İDARESİ KANUNU VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MAIDDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAP.( SS. 791 )); konuşma 514 kelime.

Ümmet Kandoğan (Denizli). “24.6.2004 tarihli ve 5197 sayılı il özel idaresi kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maıddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu rap.( ss. 791 )”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 22 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-02-22-24-6-2004-tarihli-ve-5197-sayili-il-ozel-idaresi-kanunu-ve-anayasanin (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben, 52 nci madde üzerinde de söz talebim olmuştu; ancak, o maddede konuşamadım, o maddeyle ilgili birkaç cümle söyledikten sonra geçici maddeyle ilgili görüşlerimi ifade edeceğim.

52 nci maddeyle ilgili olarak değerli konuşmacıları dinledik; ancak, bu maddenin, hükümetin genel icraatıyla, genel söylemleriyle ne kadar ters bir madde olduğunu da sizlerin takdirine sunmak istiyorum.

Balıkesir SEKA fabrikasını kapatıyorsunuz, Kocaeli SEKA fabrikasını kapatıyorsunuz, bunların gerekçeleri olarak da zarar ettiklerini söylüyor, ifade ediyorsunuz; ama, bir PETKİM 2004 kârını açıkladı, bir TÜPRAŞ 2004 kârını açıkladı; TÜPRAŞ'ın, 2004 yılında 1 katrilyon liraya yakın kârı, PETKİM'in ise 2004 yılında 62 trilyon liraya yakın kârı oldu. Bir taraftan bu şirketleri, kamu tüzelkişiliğine sahip olan bu fabrikaları kapatırken, diğer taraftan, mahallî idarelere, şirket kurmaları yönünde, geçmişteki kanuna benzer, paralel bir düzenleme getirilmesinin de haklı bir gerekçesini izah etmek çok zor.

Yine, burada birkaç sefer dile getirdim, son maddeyle ilgili -Sayın Bakana da sordum- tekrar soruyorum: Bu kanunla valilerin yetkilerinin artırıldığını ifade ediyorsunuz; hangi maddede, ne olur, gelin bir tek madde söyleyin dedim. Sayın Bakan geldi, burada, geçmiş kanunda olan maddeleri aynen yineledi; ancak, valilerden bir şeyler alıp götüren maddelerle ilgili olarak bir tek kelime söylemedi. O günden sonra, onlarca valimiz, vali yardımcımız, kaymakamımız beni aradılar ve bugün bu konuşmayı yapmam da bu telefon görüşmelerinin neticesidir.

Yine, geçen oturumda Sayın Ziyaeddin Akbulut'un konuşmalarını da büyük bir üzüntüyle dinledim. Sayın Ziyaeddin Akbulut, sekiz yıl valilik yaptığını ve il genel meclisi başkanlığı görevinde bulunurken, meclise başkanlık yaparken, kendisini misafir gibi gördüğünü ifade etti. Bu nasıl misafirliktir ki, sekiz yıl süren bir misafirlik! Ben, hiçbir valimizin, il genel meclisi başkanlığı yaparken, kendisini o makamda, mevkide misafir olarak gördüğü düşüncesine katılmıyorum ve ikinci bir vali dahi bu iddiayı ileri süremez.

Yine, Sayın Akbulut, encümenin beş atanmış üyesinin encümen hizmetleriyle ilgili olarak "daha objektif, daha tarafsız, daha etkili hizmet verilecek" diyor; yani, seçilmiş üyelerle bu görev sürdürülürken daha objektif değilmiş, daha tarafsız değilmiş, daha etkili hizmet verilemiyormuş manası çıkıyor. Yine, bu şekildeki bir encümen yapısını Sayın Akbulut ifade ediyor ki, daha objektif çalışan, daha aktif çalışan, daha kararlı çalışan bir encümen.

Şimdi, bir taraftan, atanmışların il genel meclisinin başı olmasını istemiyorsunuz, özelleştirme ve yerelleştirme konusunda çok ileri adımlar attığınızı ifade ediyorsunuz, bir taraftan da encümene yeni atanan kamu görevlileriyle bu encümenin çok daha aktif, objektif, verimli ve kararlı çalışacağını ifade ediyorsunuz. Bu, ne tenakuzdur; bu, nasıl bir çelişkidir?..

Yine, Sayın Akbulut, il genel meclisi başkanı olarak oy verme işlemlerinde, oy kullanma durumunda, kendi lehlerine oy verilmeyen taraflarca -yani, siyasî parti mensuplarınca- il genel meclisi üyelerince, sen de bu hükümetin valisi değil misin, biz seni tayin etmedik mi şeklinde eleştirilerin; oy verirse de, ben sana sorarım, sen bizim partinin lehinde değilsin şeklindeki ifadelerin kendisine ve valilere ifade edildiğini söylüyor. Eğer, bu doğruysa, bu gerçekse, kendisine bu şekilde hitaplarda bulunulmuşsa, bundan sonra, il genel meclisi başkanı olmayan ve otoritesi zayıflayan, yetkisi azaltılan bir valiye karşı bu sözlerin daha fazla söyleneceği iddiasında bulunabilir mi veya olmayacağını söyleyebilir mi?

Yine Sayın Akbulut, meslek mensuplarımızı yaralayan, çok talihsiz bir ifadede bulundu. Onlarca vali yardımcısı beni aradı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

29 konuşma daha · 22 Şubat 2005

29 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook