İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 95. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kan.tas.(ss.646)

Ümmet Kandoğan

Denizli Milletvekili ·

Genel Kurul, 95. Birleşim · 3. yasama yılı · 5 Mayıs 2005 · 1.073 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ümmet Kandoğan, 5 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KAN.TAS.(SS.646)); konuşma 1.073 kelime.

Ümmet Kandoğan (Denizli). “Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kan.tas.(ss.646)”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 5 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-05-05-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum; AK Parti Grup önerisi aleyhinde söz almış bulunuyorum.

Değerli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmaları sırasında, her hafta -salı, çarşamba, hatta, bazen, artık, perşembe günleri de olmaya başladı- grupların önerileri, önümüze, Türkiye Büyük Millet Meclisinin önüne geliyor.

Geçen hafta da üç kez gündem değişikliği söz konusu oldu ve ben, yine, o önerilerle ilgili, burada geldim söz aldım "siz, cuma ve cumartesi günleri Türkiye Büyük Millet Meclisini çalıştırmak istiyorsunuz ve bununla ilgili bir önerge getirdiniz; ancak, ben burada iddia ediyorum ve diyorum ki, cuma ve cumartesi günleri Türkiye Büyük Millet Meclisini çalıştıracak yeterli sayıda milletvekilini, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Salonunda hazır bulunduramayacaksınız" diye, tutanaklara geçmesi için konuşma yaptım ve cuma günü...

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar)Yalan söyledin...

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Lütfen, sayın hangi milletvekiliyse, "onu yalan söyledin" diyen Sayın Milletvekili, tutanaklar buradadır.

Cuma günü, daha sizin getirdiğiniz ilk gün, maalesef, burada, 30 kişi olmuş olması nedeniyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi cuma günü çalışmalarına ara vermek mecburiyetinde kaldı.

RECEP KORAL (İstanbul)Saat kaçta?

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Saat 19.00'da, cuma günü... Daha çalışma süremizin tamamlanmasına süre varken ve getirdiğiniz öneride de "cumartesi günü de çalışalım" demiştiniz.

RECEP KORAL (İstanbul)Kaldırmıştık.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Şimdi, çarşamba günü "cumartesi çalışalım" diyorsunuz, perşembe günü kaldırıyorsunuz.

Ben şunu söylemek istiyorum değerli milletvekilleri: Elbette, gruplar buraya önerileriyle gelecekler, Danışma Kurulu toplanacak; Danışma Kurulunda uzlaşma olabilir veya olmayabilir; ancak, ben, şunun altını çizmek istiyorum: Ne olur, bundan sonraki Danışma Kurulu önerilerine sahip çıkın, getirdiğiniz önerinin arkasında durun. Benim, burada Sayın Meclis Başkanvekilimizden de bir istirhamım olacak, Meclis Başkanı adına burada bulundukları için: Bu Danışma Kurulu önerilerini, toplantılarının neticelerini, lütfen, grubu olmayan siyasî partiler de var, onlara da bu Danışma Kurulu önerilerinin neticelerini bildirirseniz, bizlerin de, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisinde hangi konu görüşülecek, hangi tasarı öncelikle ele alınacak veya grupların önerisi nelerdir, bunu bilmemiz, öğrenmemiz lazım. Bunu niçin söylüyorum; çünkü, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin Anayasadaki birinci görevi kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; milletvekillerinin aslî görevi bu. Böyle aslî bir göreve sahip olan milletvekili, Danışma Kurulu önerisiyle ne getirilip ne götürüldüğünü Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Salonuna girdiğinde öğrenirse, Anayasanın kendisine yüklemiş olduğu bu görevi, bihakkın yerine getirmesinin mümkün olamayacağı inancındayım.

Meclis Başkanımız, Danışma Kuruluna başkanlık yapıyor, İçtüzüğün 14 üncü maddesinin 5 inci fıkrasına göre ve yine -İçtüzüğün 52 nci maddesine göre de- 48 saat geçmeden kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülebilmesine imkân sağlayan İçtüzüğün bir 52 nci maddesi var. Elbette 52 nci maddeyi de zaman zaman kullanmak, çalıştırmak gerekmektedir. Ancak, sık sık buna başvurulursa, sık sık bu tür öneriler Meclis gündemine gelecek olursa, her zaman söylüyoruz, çıkarılan kanunların Anayasaya uygunluğu noktasında ciddî zaaflar ortaya çıkmakta ve bu nedenle, Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmaları, maalesef, sekteye uğramaktadır. Şimdi, bu önerinin lehinde olmak üzere, Sayın Grup Başkanvekili geldiler burada bir konuşma yaptılar; dediler ki: "İşin aciliyetine ve önemine binaen 48 saat geçmeden bu kanun tasarısının, biz, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine gelmesini arzu ettik." Ben isterdim ki, Sayın Grup Başkanvekilinin, lehinde konuştuğu için, bu önerinin altında imzası olduğu için, işin önemi ve aciliyeti nedir, niçin 48 saat geçmeden bu Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmesi gerekmektedir hususunu bizlere iyi bir şekilde anlatıp, bizleri ikna etmesi gerekmekteydi. Ancak, saate de baktım, sadece 3 dakika konuştu ve işin önemi ve aciliyetine binaen, biz, bunu 48 saat geçmeden burada görüşmemiz lazım...

Şimdi, değerli milletvekilleri, bu kanun önemli bir kanun. Niye önemli bir kanun; çünkü, uzun zamandan beri IMF'yle yapılacak olan stand-by görüşmeleri üç kanun üzerinde kilitlendi; bunlardan birisi de, işte, 48 saat geçmeden gündeme getirdiğiniz Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun. Bunu niye söylüyorum; çünkü, bu, aylarca, kamuoyunda, IMF'nin bir isteğidir, stand-by anlaşması imzalanmadan diğer üç kanun gibi bunun da mutlaka Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçirilmesi gerekmektedir şeklindeki düşüncelerden ortaya çıkarıyorum.

Şimdi, değerli milletvekilleri, elbette IMF'yle bir stand-by anlaşması yapabilirsiniz, onlarla çeşitli görüşmeler yapabilirsiniz; ancak, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından, gerekçesini de dikkatle okuyacak olursak, hakikaten, çok ciddî itirazların ileri sürüldüğü, çok ciddî gerekçelerin ileri sürüldüğü bir kanunu 48 saat geçmeden Meclis gündemine getiriyorsanız, bunun sebeplerinin, öneminin, aciliyetinin, zaruretinin, burada, bizlere, bütün milletvekillerine ve kamuoyuna, mutlaka dört dörtlük izah edilme mecburiyeti vardır.

Şimdi, bu, Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülürken, çok ilginçtir, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Mehmet Ali Şahin'in de ifadeleri var; dün ve bugün gazetelerde ayrıntılı olarak yer aldı. Şimdi, Türk Ceza Yasasının ertelenmesiyle ilgili kanun 31 Mart günü saat 17.30'da, burada, görüşülürken ve 24.00'e kadar Sayın Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmadığı takdirde, Türkiye'de, çok ciddî sıkıntıların olacağı bir kanun görüşülürken, Cumhurbaşkanı, 5 saat içerisinde bunu onaylayıp, Resmî Gazetenin mükerrer sayısında yayımlanıp yürürlüğe girerken, Sayın Cumhurbaşkanı büyük bir görev yerine getiriyor; Türkiye'de, ortamı, toplumu, büyük ölçüde rahatlatıyor; adlî teşkilatları, büyük bir kaos içerisindeyken, onlar rahatlıyor; ancak, Gelir İdaresi Yasasıyla ilgili kanunu veto ettiğinde, Sayın Mehmet Ali Şahin, çıkacak "Sayın Cumhurbaşkanı, bazen yargıç, bazen Cumhurbaşkanı olarak hüküm ifade ediyor, hüküm veriyor, kanunları geri gönderiyor" şeklinde bir ifadede bulunursanız, öncelikle, o Cumhurbaşkanlığı makamına karşı, bu bir haksızlık, bu bir yanlış yargılama olacağını ifade etmek istiyorum.

Şimdi, değerli milletvekilleri, biraz sonra, bu, sizin oylarınızla, mutlaka, buradan geçecek ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine gelecek; ancak, biraz önce, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun da getirdiği bir öneri vardı; hakikaten, 60 000 civarında muhtarımızı o kadar çok yakından ilgilendiren bir konuydu ki, bunun da, mutlaka, Türkiye Büyük Millet Meclisinde gündeme alınıp, ele alınıp, bu meselenin de çözüme kavuşturulması gerekmekteydi; ancak, Gelir İdaresi Yasası çok önemli, acil; ama, iş muhtarlara geldi mi, muhtarlar bu vaziyette devam etsinler, 110 000 000 lira maaş almaya devam etsinler, Bağ-Kur primlerini bile ödeyememekte sıkıntı içerisinde devam etsinler düşüncesinin de doğru olmadığı inancındayım.

MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat)Değişti o; haberin yok senin!..

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Şimdi, torba kadroyla da ilgili bir yanlış ifadede bulundu; elimde torba kadro; onunla ilgili, hemen okuyorum: "Gösterge rakamını muhtarlıkların bulunduğu yerleşim biriminin idarî yapısı ve nüfusu gibi kriterleri ayrı ayrı veya birlikte dikkate almak suretiyle, İçişleri Bakanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine, 1 katına kadar farklı olarak belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir."

YAHYA AKMAN (Şanlıurfa)Aynısını söyledi Sayın Bakan.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Evet, ben de aynısını söylüyorum; yani, yapılan iş, hangi yerleşim birimlerinde, hangi muhtarlıkların göstergelerinin, ne şekilde olacağı, nasıl tespit edileceği, kriterlerin neler olacağı, daha İçişleri Bakanlığı tarafından tespit edilecek, Maliye Bakanlığına bildirilecek, daha sonra Bakanlar Kurulu tarafından bu konu çözüme kavuşturulacak.

Değerli milletvekilleri, ikibuçuk yıl geçti. Bakınız, süreler çok hızlı ilerliyor. Yarın, bakarsınız, bir anda seçimle de karşı karşıya kalınabilir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

46 konuşma daha · 5 Mayıs 2005

46 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook