İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 108. BİRLEŞİM · SALI

Esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşları kanun tasarısı (s.s.851)

Ümmet Kandoğan

Denizli Milletvekili ·

Genel Kurul, 108. Birleşim · 3. yasama yılı · 7 Haziran 2005 · 516 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ümmet Kandoğan, 7 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ESNAF VE SANATKARLAR MESLEK KURULUŞLARI KANUN TASARISI (S.S.851)); konuşma 516 kelime.

Ümmet Kandoğan (Denizli). “Esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşları kanun tasarısı (s.s.851)”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 7 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-06-07-esnaf-ve-sanatkarlar-meslek-kuruluslari-kanun-tasarisi-s-s-851-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının 12 nci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Bu madde, oda denetim kurulunun görev ve yetkilerini açıklayan ve son derece iyi hazırlanmış, düzenlenmiş olan bir maddedir. Yalnız, bu maddeyle ilgili bu olumlu görüşümü ifade ettikten sonra, Denizli'de esnaflarla ilgili yaşanan bir sıkıntıyı gündeme getirmek istiyorum.

Biliyorsunuz, Denizli, tekstil ihracatının Türkiye'de hemen hemen en fazla olduğu illerin başında geliyor. Yılda, yaklaşık 1,3 milyar dolarlık bir tekstil ihracatı söz konusu. Ancak, geçen sene, Türkiye'nin dışarıdan yapmış olduğu ithalat nedeniyle, aramalı ithalatının toplam ithalatın yaklaşık yüzde 78'ine ulaşması nedeniyle, Denizli esnafı ciddî manada bir sıkıntı içerisine girmiş bulunmaktadır. Özellikle, Çin'den, Hindistan'dan ve Pakistan'dan hambez ve bazı tekstil ürünlerinin ithal edilmesi nedeniyle Denizli esnafının bunları üretememesi söz konusu olmuş ve bu nedenle, Denizli esnafı çok ciddî bir sıkıntı içerisine girmiştir.

Yılbaşından beri, Denizli'de, organize sanayi bölgesinden çıkarılan işçi sayısı resmî olarak 5 000'in üzerindedir.

Yine, Denizli'de yayımlanan bir mahallî gazetenin bir başlığını sizlere göstermek istiyorum: "Batıyoruz!"

Değerli milletvekilleri, Sayın Bakanım; eğer, Denizli'de, tekstil ihracatının en önemli merkezlerinden biri olan Denizli'de batıyoruz ibaresi bir gazetenin manşetinde yer alıyorsa, Türkiye'nin birçok yerinde çok ciddî manada sıkıntılar var demektir.

Bakınız, özellikle, esnaflarla ilgili, Sayın Bakanımız, kredilerin yüzde 19'lar seviyesine indirildiğini ifade etti. Hakikaten yüzde 19'lar seviyesine inmiştir. Yalnız, Türkiye'de enflasyon oranının yüzde 8 olduğu ifade edildiği günümüzde ve bu oranın tutturulacağı görüldüğü günümüzde, esnaflarımızın, hâlâ, reel olarak yüzde 11 civarında bir faizi ödemiş olmasının da haklı ve mantıklı bir izahını yapmanın mümkün olmadığı inancındayım. Eğer, esnaflarımız, hâlâ, yüzde 19 faizle kredi kullanmaya devam edecek olurlarsa, yüzde 11 civarında reel faizi ceplerinden ödemeleri söz konusu olacak ve yüzde 11 reel faiz, 2005 yılı içerisinde, dünyanın hiçbir ülkesinde uygulanmayan yükseklikteki bir orandır. Hemen Sayın Bakanımız bunu geçmişle kıyaslayacaktır. Ancak, ben şunu ifade etmek istiyorum: Hükümete geldiğiniz günden beri üç yıla yaklaşan bir süre geçmiştir. Bu üç yıllık süre bir hükümet için kısa bir süre değildir. O bakımdan, geliniz, ne olur, bu kanun görüşülürken, bu vesileyle, buradan, kürsüden, bu yüzde 19 faizi yüzde 10'lar seviyesine indirelim ve esnafımızın, hakikaten ciddî manada sıkıntı çeken esnafımızın kullanacağı kredilerdeki bu faiz ödeme oranları da son derece uygun hale getirilsin.

Sayın Bakanım, siz bize vermiş olduğunuz bir soru önergesi cevabında, 2003 yılında 34 000 esnafın iflas ettiğini söylüyorsunuz ve yine, 2004 yılı içerisinde 120 000 civarında esnafımız işyerlerini kapatmak mecburiyetinde kalmış. Eğer, Türkiye'de her şey iyiyse, her şey güllük gülistanlıksa, esnafın durumu son derece iyiyse, bu iflas eden 44 000 esnaf rakamı ve 120 000 civarında, işyerini kapatan esnaf nasıl ortaya çıkıyor? Eğer bunların durumu iyiyse, bunlar işyerlerini niye kapatıyorlar?

Bakınız, caddelerde dolaşırız. Ben Denizlili olduğum için dikkatimi çekti; bir nevresim 15 000 000 liraya ve 10 taksitle satılıyor. Ayda 1,5 milyon lira taksitle esnaf nevresim satıyor. Bunun hepsi kâr olsa ne olur; 1,5 milyon lira taksitle, esnafın, 15 000 000 liralık bir nevresimi satmasının, esnaf açısından ne getirisi olabilir; esnaf buradan nasıl kazanç elde edebilir? Yani, bu durumda, esnaflarımızın sıkıntı içerisinde olduğunu görmek için çok uzaklara gitmeye gerek yok. Buradan, Kızılay'dan aşağıya doğru yürürseniz, esnafın nasıl sıkıntı içerisinde olduğunu...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

41 konuşma daha · 7 Haziran 2005

41 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook