4.5.2005 tarihli ve 5344 sayılı türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kan.değ.yap.dair kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (ss.918 )
Denizli Milletvekili ·
Genel Kurul, 121. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Haziran 2005 · 449 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ümmet Kandoğan, 29 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 4.5.2005 TARİHLİ VE 5344 SAYILI TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEKNİK ARAŞTIRMA KURUMU KURULMASI HAKKINDA KAN.DEĞ.YAP.DAİR KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ (SS.918 )); konuşma 449 kelime.
Ümmet Kandoğan (Denizli). “4.5.2005 tarihli ve 5344 sayılı türkiye bilimsel ve teknik araştırma kurumu kurulması hakkında kan.değ.yap.dair kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi (ss.918 )”. TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-06-29-4-5-2005-tarihli-ve-5344-sayili-turkiye-bilimsel-ve-teknik-arastirma-k-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
TÜBİTAK'la ilgili olarak, daha önce kabul etmiş olduğumuz bir kanun teklifinin, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından, Türkiye Büyük Millet Meclisine, bir kez daha görüşülmek üzere geri gönderilmesi nedeniyle, tekrar, bu kanun teklifi huzurlarımıza geldi.
Değerli milletvekilleri, bu kanun teklifiyle ilgili olarak, 2003 yılından itibaren, TÜBİTAK'ın Türkiye gündemine, bir şekilde, oturduğunu görüyoruz. Tam iki yıldan beri, hatta, iki yılı da aşkın bir süreden beri TÜBİTAK, Türkiye'nin gündemini işgal ediyor. Daha önce ne olmuştu; Bilim Kurulu Başkanının görev süresi sona ermesi nedeniyle yeni bir başkan seçimi yapılmış ve bu kişinin ataması yapılmak üzere Başbakanlığa gönderilmesine rağmen, Sayın Başbakan tarafından, bu ismin, Bilim Kurulu Başkanı olarak Cumhurbaşkanına sunulmaması söz konusu olmuştur. Bilim Kurulunun seçmiş olduğu bir isim, Sayın Başbakan tarafından Cumhurbaşkanına önerilmemiştir ve daha sonra, bu Bilim Kurulunun 6 üyesinin görev süresinin dolması nedeniyle yeni bir seçim yapılmış; ancak, bu da, maalesef, işlerlik kazanamamıştır.
Bütün bunları aşabilmek için, hükümet, daha sonra, 5001 sayılı Kanuna bir geçici madde eklemiş, bir kez atama yetkisi Sayın Başbakanda olmak üzere, bir isim Sayın Başbakan tarafından Cumhurbaşkanına önerilmiştir; ancak, bu 5001 sayılı Yasa, Sayın Cumhurbaşkanı tarafından -şimdi görüşmekte olduğumuz kanun teklifi gibi- bir kez daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderilmiştir. Niye geri gönderilmiş; gerekçesinde, boş bulunan üyeliklerin tümüne siyasal organca atama yapılmasının Bilim Kurulunun ulusal ve uluslararası saygınlığına, çalışmalarının ve yayınlarının yansızlığına gölge düşüreceği gerekçesiyle Sayın Cumhurbaşkanı tarafından geri gönderilmiş ve bu arada, Bilim Kurulu tarafından Sayın Başbakana iletilen isim, Sayın Başbakan tarafından Cumhurbaşkanına önerilmemesi nedeniyle idarî yargıda bir dava açmış ve idarî yargıda açılan davanın neticesinde de -Anayasa Mahkemesinin de bu konuyla ilgili yürütmeyi durdurma kararı da gözönüne alınarak- idarî işlemin hukuka uygun olmadığı ifade edilmiştir.
Şimdi, bakınız, 2003 yılından beri, bu kanun teklifi önümüze gelinceye kadarki geçen dönemde, giden bir kanun teklifi Sayın Cumhurbaşkanı tarafından geri gönderiliyor, Anayasa Mahkemesi, bu kanun tekrar Meclisten geçtiği için yürütmeyi durdurma kararı alıyor, idare mahkemesi yine bu atamayla ilgili şahsın kararını uygun buluyor ve bütün prosedürler, bütün idarî makamların, yargı makamlarının almış olduğu kararlar TÜBİTAK'la ilgili bugün önümüze gelen kanun teklifine kadarki olan bölümü kapsıyor. Neresinden bakarsanız bakın, Cumhurbaşkanından, idare mahkemesinden, Anayasa Mahkemesinden geri dönen bir kanun tasarısı söz konusu.
Şimdi, Türkiye'nin bütün yargı kurumlarından, denetim mekanizmalarından geri dönen bir kanun tasarısının, daha sonra, bir başka versiyonu Türkiye Büyük Millet Meclisinin önüne geliyor ve o Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine gelen bu teklif de Sayın Cumhurbaşkanına gönderiliyor.
Şimdi, söylemek istediğim şu: Bu kadar hukuk çevrelerinden, yargı mercilerinden, Anayasa Mahkemesinden, Cumhurbaşkanından geri dönen -ben altını da çizerek okumaya çalıştığım ve dünyanın hiçbir ülkesinde göremeyeceğimiz eleştiriler; onu biraz sonraki konuşmamda da inşallah gündeme getirmeye çalışacağım- böyle bir uygulamanın dünyada eşi ve benzeri yoktur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
46 konuşma daha · 29 Haziran 2005