İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 121. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Hakimler ve savcılar kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına daiir kan.tas.( ss. 951)

Ümmet Kandoğan

Denizli Milletvekili ·

Genel Kurul, 121. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Haziran 2005 · 1.094 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ümmet Kandoğan, 29 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİİR KAN.TAS.( SS. 951)); konuşma 1.094 kelime.

Ümmet Kandoğan (Denizli). “Hakimler ve savcılar kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına daiir kan.tas.( ss. 951)”. TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-06-29-hakimler-ve-savcilar-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Yine bir çarşamba günü, yine Danışma Kurulu önerisi huzurlarımızda. Ancak, ben, Danışma Kurulu önerisi üzerinde görüşlerimi ifade etmeden önce, bugün, daha bu konu Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülüp karara bağlanmamış olmasına rağmen, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunca bastırılıp dağıtılan ve bütün milletvekillerine gönderilen Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde, teklif ettikleri hususlar aynen yer almış; sanki, Danışma Kurulu önerisi Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilmiş ve bu kabul edilmiş hali, bu şekliyle milletvekillerine gönderilmiş. Ben, her şeyden önce, bastırılıp dağıtılan ve milletvekillerine gönderilen bu gündemin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görev yapan milletvekillerinin oylarının üzerinde bir ipotek olarak durduğunu ifade etmek istiyorum.

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Adıyaman)Bu, iktidarın gücünü gösterir.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Sayın Hüsrev Kutlu "bu, iktidarın gücünü gösterir" diyor; ama, iktidarlar, elbette, Parlamento çoğunluğuyla ortaya çıkıyor; ancak, Parlamento iradesini gerektiren bir hususta, milletvekillerinin oylarıyla belirlenecek olan bir hususta, milletvekili oylarını ve düşüncelerini bir kenara bırakarak "biz iktidar partisiyiz, bunu, Meclisten aynen geçiririz" şeklindeki bir düşüncenin yanlış olduğu inancındayım. O zaman, Danışma Kurulunu niye toplantıya çağırıyorsunuz?! Danışma Kurulu niye toplantıya çağırılıyor?! Danışma Kurulu toplantıya çağırılıyor, öneriler birlikte değerlendiriliyor; o değerlendirilen öneriler, karşılıklı olarak birbiriyle mutabakat olup olmadığı değerlendirildikten sonra bir karara varılıyor. O nedenle…

AHMET YENİ (Samsun)Siz burada otururken aynı şeyi yaptınız…

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)O nedenle, bunu, milletvekillerinin düşünceleri, oyları üzerinde, tekrar ediyorum, bir ipotek olarak değerlendiriyorum.

Değerli milletvekilleri, bakıyoruz gündeme, bugün, gündemde görüşülecek olan hususlar, çok acil, çok önemli kanun tasarılarından bahsediliyor, bakıyoruz TÜBİTAK'la ilgili kanun teklifi, Cumhurbaşkanından gelen kanun teklifi, yine, bugünkü gündemde. Ben, şimdi, soruyorum: Türkiye'nin, hakikaten yetmiş milyon insanını bugünlerde ilgilendiren, hele hele Meclisin kapanmasına çok az bir süre kaldığı bugünlerde milleti ilgilendiren bir kanun teklifi midir TÜBİTAK?! Kaldı ki, TÜBİTAK'la ilgili olarak, bir geçici madde, biliyorsunuz daha önce çıkarılmış, o geçici madde Sayın Cumhurbaşkanı tarafından geri gönderilmiş, buradan tekrar kanunlaştırılarak yürürlüğe girmiş; ancak, Anayasa Mahkemesi, onunla ilgili bir yürütmeyi durdurma kararı vermiş. Yani, üzerinde o kadar çok tartışmalı olan bir konu ki TÜBİTAK ve böyle bir dönemde -bugün 29 Haziran, Meclisin kapanmasına iki gün var- yetmiş milyon insan, Meclisten, kendilerini çok yakından ilgilendiren kanun teklif ve tasarılarını beklerken, bu kadar çok tartışmalı olan TÜBİTAK gündeme geliyor.

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Adıyaman)Mesela hangisi gelmeli?

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Şimdi ben, hangisi gelmeli, söylüyorum, bakınız: Bağ-Kur ve SSK prim borçlarının yeniden yapılandırılmasıyla ilgili kanun tasarısının… Grup başkanvekili de söyledi; tam birbuçuk ay önce buraya geldi, dedi ki: Bunu getiriyoruz, önümüzdeki hafta bunu Meclise sevk ediyoruz.

AHMET RIZA ACAR (Aydın)Ekimde…

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Şimdi, yüzbinlerce Bağ-Kur ve SSK'ya prim borcu olan ve bunun yeniden yapılandırılmasını bekleyen insanlarımızı biz bir kenarda unutacağız, bırakacağız, TÜBİTAK gibi, hakikaten çok tartışmalı olan, iki kez Cumhurbaşkanından geri dönmüş, bir kez de Anayasa Mahkemesi tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilmiş ve bir kez de idare mahkemesi tarafından, yapılan atamanın -Anayasa Mahkemesi kararı gerekçe gösterilerek- iptaliyle ilgili idare mahkemesi kararı çıkmışken, biz, bütün diğerlerini bir kenara bırakacağız Sayın Kutlu, onu bugün getireceğiz Meclisin gündemine ve sonra da diyeceğiz ki, Meclis son derece hızlı çalışıyor... Bakınız, bugün 14.00-23.00, cumartesi, pazar 11.00-23.00 saatleri arasında çalışıyoruz. Ben de baktım, inceledim, Meclisin çalışmalarıyla ilgili, 600 kanun çıkmış bugüne kadar. Bunun 225 tanesi uluslararası sözleşmeler, 370 tane kanun bu Mecliste kabul edilmiş -teklif ve tasarı olarak- bunlardan 36 tanesi Sayın Cumhurbaşkanından geri gelmiş. Her 10 kanundan 1'i Sayın Cumhurbaşkanı tarafından geri gönderilmiş. Geçmiş 20 nci Dönem ve 21 inci Dönemlere bakıyoruz, toplam 6 tane kanun Sayın Cumhurbaşkanı tarafından geri gönderiliyor. Bu dönemde, kabul edilen her 10 kanundan 1'i Sayın Cumhurbaşkanı tarafından geri gönderiliyor.

DURDU MEHMET KASTAL (Osmaniye)Biz de geri gönderiyoruz…

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Değerli milletvekilleri, ama, Meclisin zamanı çok kıymetli.

Bakın, oradan şuraya gelmek istiyorum -iyi hatırlattınız- ben şunu söylemek istiyorum: Bakınız, onlarda ısrarcı olunmasaydı, bunların Anayasaya aykırı olduğu şeklindeki düşüncelerimiz değerlendirilmiş olsaydı, bugün, 29 Haziran, 1 Temmuza kadar ve daha sonraki günlerde, bu kadar yoğun bir çalışma temposuyla Meclis çalışmayacaktı. Bakınız, o 36 kanunun Mecliste yeniden görüşülmesi, tartışılması yüzlerce saate mal olmuştur değerli milletvekilleri. Biz, o yüzlerce saati, buradaki haklı yol gösterici konuşmaları değerlendirmiş olsaydık, bugün Meclis bu kadar yoğun bir tempoyla çalışma içerisine girmeyecekti.

Yine, bakınız, Meclis, uzun zamandan beri, artık denetim görevini bir kenara bıraktı. İlk defa olan bir hadise. İki aydır, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde Meclisin İçtüzük emri gereğince yapılması gereken denetim yapılmıyor. Bakınız, 300 tane araştırma önergesi verilmiş, bunlardan 250 tanesi sıra bekliyor arkadaşlar.

AHMET RIZA ACAR (Aydın)Niye?..

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Sayın Acar, geçmiş olsun, kalp ameliyatı oldunuz, Allah şifa versin. Tabiî, siz hatiplere çok söz atıyordunuz, uzun zamandan beri Meclis çalışmalarına katılmadınız, o aradaki açığı telafi etmeye çalışıyorsunuz! Allah acil şifalar versin.

Bakınız, değerli milletvekilleri, bu araştırma önergeleri önemsiz diyorsanız, Türkiye'nin önemli meseleleriyle ilgili değil diyorsanız, sözlü soru önergeleri lüzumsuz diyorsanız, yazılı soru önergeleri lüzumsuz diyorsanız, o ayrı bir tartışma konusu; ama, ben biliyorum ki, o sözlü soru önergeleri, yazılı soru önergeleri ve araştırma önergeleri, hakikaten Türkiye'nin gündeminde olan ve mutlaka üzerinde tartışılması gereken, cevap verilmesi gereken, araştırılması gereken, incelenmesi gereken konular. Şimdi, ben geçen sefer de söylemiştim, o yazılı ve sözlü soru önergelerinin arasında çok hususlar var. Mesela, bakınız, akaryakıtla ilgili hususlar var. Şimdi, Sayın Başbakan çıkıyor, diyor ki: "Akaryakıta yirmi günde 3 sefer zam olmaz, bunu masaya yatırmamız lazım." Peki, şimdi, akaryakıt zammını yapanlar hükümetle ilgili değil, onları eleştiriyorsunuz; ama, enflasyon yüzde 8'e indi mi, onu hükümet elde etti diyorsunuz. Peki, o zaman, enflasyonla ilgili hususta, IMF'nin politikaları deyin, özerk olan Merkez Bankasının uyguladığı sıkı para politikaları neticesinde enflasyon yüzde 8'e inmiştir deyin. İyi olan meselelerde hükümet sahip çıkıyor; ama, yirmi günde 3 kez akaryakıta zam geldi mi, bunu yapan TÜPRAŞ'tır. Böyle bir anlayış olabilir mi?

Değerli milletvekilleri, bakınız, Türkiye'de ve dünyada, biliyorsunuz, petrol fiyatları, 1980'li yıllarda 80 doların üzerine çıkmıştır; hatta, 90 doları görmüştür. Bırakınız onu, ani zıplamaları, reel olarak, petrol fiyatlarının 2005'e yuvarlanması halinde, rakamların, bugün, geçmişte 85-90 dolarlar civarında olduğunu göreceksiniz; yani, bugün 60 dolara çıktı diye feryat etmenin, 85-90 dolarlar karşısında hiçbir anlam ifade etmediği ortadadır.

Ayrıca, bir husus daha var. Bakınız, petrol fiyatlarının artması, Türkiye'de, litrede sadece 100 000 lira etki yapıyor; ama, 700 000 liralık bir artış var; bunun, yaklaşık 587 000 lirası, sadece ÖTV artışlarından kaynaklanan fiyat artışları. O zaman, yirmi günde 3 kez zam yapılmasından rahatsızsanız, ÖTV'yle ilgili kararınızı alınız, uygulayınız. Petrol fiyatlarında, akaryakıt fiyatlarında yaklaşık yüzde 75 oranında ortaya çıkan rakam, sadece ÖTV'den kaynaklanmaktadır.

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Adıyaman)Aklımıza gelmemişti!

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Ee, Sayın Kutlu, buradan, işte muhalefetin sesine kulak verirseniz, muhalefetin sesini dinlerseniz, muhalefetin yol gösterici önerilerini dinlerseniz, bunları rahatlıkla uygulayabilirsiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

46 konuşma daha · 29 Haziran 2005

46 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook