İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 30. BİRLEŞİM · SALI

Grup önerisi

Ümmet Kandoğan

Denizli Milletvekili ·

Genel Kurul, 30. Birleşim · 4. yasama yılı · 13 Aralık 2005 · 968 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ümmet Kandoğan, 13 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ); konuşma 968 kelime.

Ümmet Kandoğan (Denizli). “Grup önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2005-12-13-grup-onerisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin 22 nci Dönemde, dokunulmazlıklarla ilgili olarak, onlarca kez, bu konu Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine geldi, burada çok değişik tartışmalar yapıldı. Ancak, bugün, görüyoruz ki, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu, bir sayın bakanın dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili bir önerge getirdiler. Ben, bu önergenin aleyhinde söz aldım; şunun için aleyhinde söz aldım: Artık, dokunulmazlıkların bu dönem Türkiye Büyük Millet Meclisinde çözüme kavuşturulacağına dair bir inanç bende kayboldu Sayın Koç. Yoksa, dokunulmazlıklarla ilgili olarak, bir muhalefet partisi milletvekili olarak, bunun aleyhinde söz almam mümkün değil. Ben, gönülden, bu meselenin bu Meclisçe halledilmesini istiyorum. Ancak, ne gariptir ki, seçimden önce seçim meydanlarında, televizyon ekranlarında bu konu millete taahhüt olarak verilmiş olmasına rağmen, üç yıl geçti Meclis; ama, hâlâ, bu noktada en küçük bir ilerlemenin olmaması, bundan sonra da olmayacağının bir işareti. Onun için, Sayın Koç, ben, sizlerden rica edeceğim; bundan sonra, artık, bu tür önerileri Türkiye Büyük Millet Meclisine getirmeyin. İktidar Partisi, dokunulmazlıklarla ilgili vermiş olduğu sözlerin hepsini unuttu. Onun için, bizler, burada konuşuyoruz, bir netice alamıyoruz; alınamayacağı da ortaya çıktı. O nedenle, Meclisi bu şekilde meşgul etmenin bir anlamı kalmadığını, hem yetmişmilyon hem de buradaki bütün milletvekilleri görüyor.

Bakınız, hükümet, iktidara gelirken "3 Y ile mücadele edeceğim" dedi: Yoksulluk, yasaklar ve yolsuzluklar.

ALİM TUNÇ (Uşak)Doğru.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Yasaklarla ilgili hiçbir şey olmadı, ona hiç girmeyeceğim; onun hesabını, siz, seçim meydanlarında halka vereceksiniz yasaklarla ilgili olarak.

Yolsuzluklarla ilgili bir şeyler söyleyeceğim.

Yoksullukla ilgili olarak da yeni bir kamuoyu araştırması yaptırdınız, siz yaptırdınız. Orada, yüzde 71,5 oranında vatandaşımız, hükümetin yoksullukla ilgili politikalarında başarısız olduğunu söylüyor; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yüzde 71,5'i "bu hükümet, yoksulluk konusunda başarısız" diyor.

Ama, bugün, önemli olan, gündemimizde olan konu, yolsuzluk ve yolsuzluklarla ilgili olarak yine sizin yaptırdığınız ankete göre, Türkiye'de yolsuzluklarla ilgili olarak iktidarın başarısız olduğunu söyleyen yüzde 57,5 oranında vatandaş kitlesi var; Türkiye'de yaşayan vatandaşların yüzde 57,5'i, hükümetin yolsuzluklarla ilgili konuda başarısız olduğunu… Hem de bu oranın yüzde 57,6 olduğunu ifade etmek istiyorum.

Şimdi, durum buyken, yolsuzluklarla ilgili konuda hükümet bu kadar başarısızken, yine son günlerde yapılan yeni bir araştırmada -yine, o AK Parti milletvekilinin başında olduğu bir kurum tarafından yapılmıştır- Türkiye Büyük Millet Meclisine olan güvenin yüzde 10'ların altına düştüğünü görüyoruz değerli milletvekilleri. Yanlış hatırlamıyorsam, yüzde 6 civarında; vatandaşların Türkiye Büyük Millet Meclisine olan güveni yüzde 6'lar seviyesinde. Bunun sebeplerini, hepimizin, beraber araştırması lazım; çünkü, vatandaş, inanıyordu ki, bekliyordu ki, seçim meydanlarında verilen dokunulmazlıklarla ilgili meselenin, bu Meclisçe, bu dönemde halledilip, dokunulmazlıklarla ilgili meselenin çözüme kavuşturulmasını bekliyordu. Ancak, biraz önce, Sayın Maliye Bakanımız -ayrılmışlar- "işte geldik, gidiyoruz" dedi. Sayın Maliye Bakanı, ilk defa, gidici olduğunu, kendi ifadesiyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden söyledi. Sayın Bakan gidebilir, sizler gidebilirsiniz; ancak…

ALİM TUNÇ (Uşak)Sen gitmiyor musun?

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)…ancak, giderken, millete verilen sözlerin yerine getirilerek…

ATİLLA KART (Konya)Hesabının verilerek…

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)…millete verilen sözlerin hesabının ortaya konularak gidilmesi lazım. Zaten gideceksiniz, zaten Maliye Bakanı gidecek, onun kurtuluşu yok; ama, giderken de, burada, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, halkın önünde, bazı hesapları vererek gitmek lazım.

Ben, TÜPRAŞ ihalesiyle ilgili olarak, ilk defa, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, bu konuyu ben gündeme getirdim; yüzde 14,76'sı satıldığında, ben, kürsüye çıktım -daha hiç kimse bu işin farkında değilken- burada sordum; bu yüzde 14,76'sını, Sayın Bakanım, kime sattınız dedim. Türkiye'de, o dönemde yüzde 14,76'sının kime satıldığını, kime verildiğini, Türkiye'de hiç kimse bilmiyordu ve soru sorduk, soru önergesi verdik ve sordum: Niçin?.. O verdiğiniz kişi ve kurumlara -kim olduğunu bilmiyorum- niçin yüzde 10 ıskontoyla verdiniz? O dönemde, TÜPRAŞ'ın -verildiğinde- 1 lotunun borsadaki değeri 17 000 000 lirayken, siz, TÜPRAŞ'ı, vermiş olduğunuz o kuruma, 15 400 000 liraya verdiniz -yani, yüzde 10 ıskontoyla- ve o hafta sonunda TÜPRAŞ hisseleri, borsada yüzde 30 prim yaptı değerli milletvekilleri. O satış işleminden sonra, TÜPRAŞ hisseleri, yüzde 30, borsada prim yaptı. Peki, 450 000 000'un yüzde 30'u nedir; 150 000 000 lira. O kurum, kimseden habersiz TÜPRAŞ'ı alan bu kurum, Sayın Maliye Bakanının gizlice görüştüğü o kişiler, borsada, bir hafta içerisinde 150 000 000 dolar para kazandılar.

Değerli milletvekilleri, bu 150 000 000 liranın hesabını bütün milletvekilleri olarak hepimizin sorması gerekiyor; ancak, Sayın Maliye Bakanımız "ben otel lobilerinde -veya odalarında- görüşmeyip dışarıda mı görüşecektim" şeklindeki bir ifadeyle bu meseleden kaçıp kurtulamaz değerli milletvekilleri. Siz Ofer'le görüşebilirsiniz; ancak, Ofer'le olan görüşmeleriniz, herkesin gözü önünde, kamuoyunun gözü önünde ve onlara hiçbir ayrıcalık tanımadan, eşit şartlar içerisinde bir ihale süreci içerisine girmeleri şartıyla görüşebilirsiniz; yoksa, gece gizli görüşmelerden sonra, yüzde 14,76'sını onlara veremezsiniz. Eğer verirseniz, oradan pis kokular gelir. Sayın Başbakan da "görüşmedim" dedi; ancak, üç dört saat sonra, o ilgili zatın Başbakana bir teşekkür mektubunun bir gazete tarafından ele geçirildiğini görünce ve ertesi gün de o mektubun yayımlanacağını anlayınca, Sayın Başbakan "görüştüm" demek lüzumunu hissetti. Hem de, görüşme bir kez değil, birden fazla kez. Sayın Başbakanın görüşme yaptığı bir kişiyi, böyle önemli bir kişiyi hatırlamaması mümkün mü, mümkün mü hatırlamaması?!

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye)Bağırmadan... Sakin, sakin…

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Ben, halkım adına bağırıyorum Sayın Milletvekili.

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye)Ne bağırıyorsun?..

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Ben, bunları dile getirmek için bu kürsüdeyim. Yüzde 14,76'ının hesabını ben de soracağım, Osmaniye Milletvekili olarak siz de sormak mecburiyetindesiniz. Halka söz verip geliyoruz.

Değerli milletvekilleri, bakınız, Uluslararası Saydamlık Örgütü yeni bir araştırma yayımladı. O araştırmada, araştırma yapılan ülkelerde, siyasî partilerin yolsuzluklara en fazla karışan kurumlar arasında olduğunu ifade ediyor ve Türkiye'de de, siyasî partilerin ikinci sırada olduğunu ifade ediyor. Bu, yeni bir araştırma, Uluslararası Saydamlık Örgütünün yapmış olduğu bir araştırma.

O nedenle, Türkiye'de, eğer siyasî partiler yolsuzluklarda, vatandaş gözünde ikinci sırada yer alıyorsa, Türkiye Büyük Millet Meclisi, itibar açısından yüzde 10'ların altına düşmüşse, bunun sebeplerini hep beraber incelememiz, araştırmamız lazım.

Biz, Doğru Yol Partisi olarak, Sayın Başbakana sorduk: Dokunulmazlıklarla ilgili olarak ne düşünüyorsunuz; halkın önünde söz verdiniz, bununla ilgili ne tür bir çalışma yapacaksınız?..

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

38 konuşma daha · 13 Aralık 2005

38 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook