İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 88. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarısı ve sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler hk. (s.s.1102)

Ümmet Kandoğan

Denizli Milletvekili ·

Genel Kurul, 88. Birleşim · 4. yasama yılı · 13 Nisan 2006 · 532 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ümmet Kandoğan, 13 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNU TASARISI VE SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER HK. (S.S.1102)); konuşma 532 kelime.

Ümmet Kandoğan (Denizli). “Sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarısı ve sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler hk. (s.s.1102)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ummet-kandogan-22-2006-04-13-sosyal-guvenlik-kurumu-kanunu-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sos-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ÜMMET KANDOĞAN (Denizli)Teşekkür ediyorum.

Değerli milletvekilleri, oyumun rengini olumlu olarak belirtmek üzere söz aldım; huzurlarınızdayım.

Bu kanun tasarısı görüşülürken temel kanun olmasını haydi kabul ettik, muhalefeti konuşturmak istemediniz; ancak, bu tasarı görüşülürken bir hakkın suiistimaliyle, benim konuşmamı engellemek maksadıyla, sadece burada gerekçe okuyan arkadaşlarımız, ben konuşmak istemiyorum dediği halde arkasından zorla itilerek kürsüye gönderilenler, burada fıkra anlatanlar, Allahaşkına, Türkiye için bu kadar önemli olan bir kanun tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu şekilde mi konuşulmalıydı?

Ben iki kez kürsüye geldim, -Sayın Bakanım da huzurlarınızda- konuşmalarım tamamen teknik konulardı, teknik açıdan bu meseleye yaklaştım. Daha söyleyecek çok şeyim vardı; ancak, konuşmamın önüne engel konulduğu için onları bile dile getirme imkânına sahip olamadım; allahaşkına ne yapmak istiyoruz değerli milletvekilleri?!

YAHYA BAŞ (İstanbul)En çok konuşan sensin.

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Bakınız, bunun içerisinde başka kurumların olmasını istediğimi ifade etmek istiyordum. Türkiye'de illerde kurulacak olan il müdürlüklerinin dışında ilçelerde de sosyal güvenlik merkezlerinin her ilçede kurulması lazım geldiği hususunda görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyordum; ancak, bu imkâna bile sahip olamadım; ama, burada şunu ifade etmek istiyorum: Telekomun özelleştirilmesinden bahsedildi. Açınız, bakınız, 1994 yılında Anayasa Mahkemesine yapılan itirazın altında kimlerin imzası var: Abdullah Gül, Salih Kapusuz, Abdüllatif Şener. Telekomun özelleştirilmesi Türkiye'nin bağımsızlığını tehlikeye düşürecek bir uygulama diye Anayasa Mahkemesine itiraz edilmiştir. Bugün kalkıp geliyorsunuz, 2006 yılında, Telekomun özelleştirilmesinden bahsediyorsunuz. Ancak, 1994 yılında, Türkiye'nin bağımsızlığını tehlikeye düşürecek bir uygulama olarak, Anayasa Mahkemesine giden arkadaşlarımız, bugün, Bakanlar Kurulu sıralarında oturuyor değerli milletvekilleri.

VAHİT KİRİŞCİ (Adana)Yok…

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Evet… Evet, Bakanlar Kurulu sıralarında oturuyorlar; evet…

Ama, siz, şimdi bu kanuna "devrim" diyeceksiniz, birleşmeye "devrim" diyeceksiniz. Bağ-Kuru Türkiye'de ilk defa gündeme getiren ve hayata geçiren hükümetlerin yaptığı konusunda hiçbir şey söylemeyeceksiniz. Sizinki birleştirme, devrim; ama, bunu Türkiye'de ilk defa hayata geçiren hükümetlerin yapmış olduğu icraatları hiç nazarı dikkate almayacaksınız, ne yapılmışsa 2002 Kasımından sonra Türkiye'de yapılmıştır…

Siz özelleştirmelerle övünüyorsunuz, o özelleştirmelerle, övündüğünüz özelleştirmeleri yapan iktidarlarla ilgili bir şey söylemiyorsunuz. TÜPRAŞ'ı özelleştiriyorsunuz; geliniz, bir de TÜPRAŞ'ı yapan hükümetlere, iktidarlara teşekkür ediniz. Bakınız, TÜPRAŞ'ın bu seneki kârı, bütün vergiler, kesintiler düşüldükten sonra, 658 trilyon lira değerli milletvekilleri. Yani, geçmiş hükümetlerin yapmış olduğu o eserlerden Türkiye hâlâ para kazanıyor. Telekomun 1,2 katrilyon lira 2005 yılındaki kârı.

Siz, bunları yapanlara teşekkür edeceğinize, doğru dürüst yapamadığınız özelleştirmeleri, yüzünüze gözünüze bulaştırdığınız özelleştirmeleri, mahkemelerden dönen özelleştirmeleri, şaibe altında olan özelleştirmeleri nasıl yaptığınızı burada anlatmaya çalışıyorsunuz. Yiğidi öldüreceksiniz; ama, hakkını vereceksiniz.

Ben, bu kanunun çıkması gerektiğine inanıyorum ve Türkiye için hayırlı bir kanundur. Ancak, demin iki konuşmamda da bahsetmiş olduğum gibi, bu kanunla ilgili ciddî eleştirilerim vardı; ancak, hiçbiri nazarı itibara alınmadı.

Sayın Tanrıverdi, konuşmasında, hamasi nutuklardan, kafaları karıştırmaktan bahsetti. Ben, buradan okudum; 36 000 personelin hantal olduğunu ve bu personelin mutlaka azaltılması lazım geldiği bunun içerisinde yazıyor Sayın Tanrıverdi ve hükümet yetkilisinin ifadesi; ben, buradan okudum.

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Manisa)Okuduğunu anlamıyorsun!

ÜMMET KANDOĞAN (Devamla)Siz, geliyorsunuz, burada diyorsunuz ki, kafaları karışıyor… Hayır, kafaları karışıyorsa, burada yazan metinden dolayı kafalar karışıyor.

Değerli milletvekilleri, şimdi, Sayın Erdöl de çıktı, şu anda göremiyorum, 9 YTL uçak… Yarın sizin seçmenleriniz sizi ararlar Sayın Erdöl, o 9 YTL'lik biletlerden sizlerden isterler. Nerede sayın milletvekilleri; Allahaşkına nerede?! Üç beş tane promosyon 9 YTL; bunları gelip bu kürsülerden söyleyerek kendinize güldürmeyiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

35 konuşma daha · 13 Nisan 2006

35 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook