Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile avrupa uzay ajansı arasında dış uzayın barışcıl amaçlarla incelenmesi ve kullanılması konusunda işbirliği anlaşmasının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s908)
Kırıkkale Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 105. Birleşim · 4. yasama yılı · 23 Mayıs 2006 · 523 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Vahit Erdem (AK Parti), 23 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE AVRUPA UZAY AJANSI ARASINDA DIŞ UZAYIN BARIŞCIL AMAÇLARLA İNCELENMESİ VE KULLANILMASI KONUSUNDA İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (S.S908)); konuşma 523 kelime.
Vahit Erdem (AK Parti, Kırıkkale). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile avrupa uzay ajansı arasında dış uzayın barışcıl amaçlarla incelenmesi ve kullanılması konusunda işbirliği anlaşmasının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s908)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 23 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/vahit-erdem-22-2006-05-23-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-avrupa-uzay-ajansi-arasinda-dis-uzayi-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
VAHİT ERDEM (Kırıkkale)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; uzay sanayii bir polemik konusu değil; yani, ben, arkadaşımıza, Sayın Seyhan'a herhangi bir şey için söylemiyorum. Ben, biraz evvelki konuşmamda, Türkiye, uzay sanayiine nasıl başladı, çok kısa olarak, 5 dakika içerisinde, böyle bir konuşma yapacağımı da… Hazırlıklı olarak da gelmiş değilim, kısaca özetledim.
Şimdi, Türkiye'de uzay sanayiinde, son yirmi yıl içinde diyeyim, epey mesafe katedildi; bunu küçümsemek mümkün değil. Türkiye uçak üretiyor; savaş uçağı üretiyor, nakliye uçağı üretiyor, bir uçak dizayn etti; bunlar, önemli.
Artı, sivil sektörü bilemem; ama, savunma sanayiinde, savunma sektöründe, öyle, altyapısı yabancının falan değil, source code'u da kendinin olmak üzere… Evet, bilerek konuşuyorum, ben bilmediğim konuda konuşmam. Bilmediğim konuda konuşmam. Türkiye, kendi tehditlerine göre, kendi tehdit değerlendirmelerine göre yazılımını yapan, kendi savaş uçaklarına, kendi dost-düşman tanımlamasını yapacak verilerle beraber, kasetlerini, yazılımını yapan bir şirkete sahiptir; bunu halen yapıyor. Tabiî ki, bunun daha da geliştirilmesi lazım, özel sektörümüzde de geliştirilmesi lazım, ayrı mesele. Onun için, yani, yapılanları küçümsemek doğru değil; ama, daha ileri sanayie, daha, bu konuda yüksek teknolojilere, büyük üretimlere girmek gayet tabiî hedefimiz.
Yalnız, müsaade edin de, benim söylediğim sözü tekrarlayayım, yine aynı şeyi söylüyorum, ben Türkiye'yi küçümsemek için söylemiyorum; bugün, Amerikan ölçüsünde, ona benzer bazı ülkeler ölçüsünde uzay sanayiini kurmak mümkün değil. Bakın, Amerika'nın stealth dediğimiz, radara yakalanmayan uçağı için, Amerika, 3 firmaya 5'er milyar dolar araştırma verdi. Bunlardan birini seçti ve bugünkü stealth dediğimiz, beheri 500 000 000 dolar olan uçakları yaptı. Bunlar çok… Uzay sanayiinin sonu yok, çok büyük bir sanayi. Gayet tabiî, Türkiye kendi çapında bu sanayie girmiştir, geliştirmelidir.
Benim demek istediğim şey şu: Hardware dediğimiz, üretimde ve geliştirmede uluslararası konsorsiyumlarla bunu yapmak durumundadır ve doğru da bir yolda Türkiye şu anda. Nitekim, F-16 uçağı konsorsiyumla yapılmıştır, CASA uçakları konsorsiyumla yapılmıştır, yeni üretilmesi söz konusu olan, 2012 yılında üretime geçecek olan Airbus 400 uçağı yine Avrupa konsorsiyumuyla beraber yapılacak. Joint Strike Fighter dediğimiz, Amerikan teknolojisi veya bilmiyorum, Euro Fighter -Sayın Bakanımız burada- yeni savaş uçağına Türkiye yine konsorsiyumlara girecek. Bu uçakları tek başına üreten bir ülke, artık, Amerika hariç, mevcut değil.
Bakın, Avrupa Birliği, Avrupa, Euro Fighter'ı yaptı, satamıyor. Bugün onlar da belki JFC dediğimiz uçağa dönecek. Onun için, neyi yapabileceğimizi, neyi yapamayacağımızı iyi planlamamız lazım; altından kalkacağımız bir sanayi, altından kalkacağımız bir teknolojiyle iştigal etmemiz lazım. Benim söylemek istediğim bu. Yoksa, hedefimiz yok, Türkiye hiçbir şey yapamaz diye, ben böyle bir ifadede bulunmadım. Hedefimiz de var, nereye gitmek istediğimizi de gayet iyi bildiğimiz kanaatindeyim.
Yazılım konusu önemli, dediğiniz doğru. Yazılım büyük yatırım da gerektirmiyor, tamamen insan yetiştirmeyle ilgili. Yazılım konusunda üniversitelerimizde de gayet iyi yetişen gençlerimiz var. Bu konuda organizasyonlarımızı geliştirmemiz lazım, devletin desteğini artırmamız lazım, özel sektörün araştırma geliştirme fonlarını desteklememiz lazım, yazılımın daha da yaygınlaştırılması ve dışarıya yazılım satan bir ülke haline gelmemiz gerekir; bunda tamam, bunda hemfikirim. Bu konuda yapılacak çok daha önemli işler var. Yoksa, uzay sanayiinin boyutlarını iyi belirlememiz lazım geldiğini ben ifade etmek istiyorum.
Yalnız, şunu tekrar ifade edeyim bu işin başlangıcında olan bir kişi olarak: Uzay sanayiinin altyapısı Türkiye'de hazırlanmıştır, çok sayıda insan yetiştirilmiştir. Efendim, yabancı teknoloji geldi, çantasıyla üretti, geri gitti… Bu, yanlış bir tabirdir, tekrar ediyorum, öyle bir şey yok. Ne...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
31 konuşma daha · 23 Mayıs 2006