İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 93. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Veysi Kaynak

Kahramanmaraş Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 93. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Nisan 2010 · 931 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Veysi Kaynak (AK Parti), 24 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 931 kelime.

Veysi Kaynak (AK Parti, Kahramanmaraş). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 24 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/veysi-kaynak-23-2010-04-24-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 497 sıra sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin 15’inci maddesi üzerinde AK PARTİ Grubu adına söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, millet egemenliğinin tecelligâhı olan bu Meclisin 90’ıncı kuruluş yılında, ilk Meclisi kuran başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, hâkimiyetimilliye ve istiklali tâmme, yani millî hâkimiyet ve tam bağımsızlık uğruna kan ve ter döken kahraman ecdadımızı bir defa daha rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Onlar hangi ruhla, hangi aşkla istiklalimizi kazandılarsa biz de aynı ruhla ve aynı aşkla istiklalimize sahip çıkıyor ve o ruhla istikbalimize doğru yürüyoruz. Millet egemenliğinin yegâne tecelligâhı olan bu Meclisin anayasa yapmak dâhil her türlü kararın mercisi olduğunu bir kez daha ifade ederek, şimdi söz aldığım konuya giriyorum.

Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; bu yüce Meclis 5 Nisan tarihinden beri, yaklaşık yirmi gündür yine çok önemli bir konu üzerinde çalışıyor ve müzakere yürütüyor. 12 Eylül 1980 askerî darbesi sonucu darbeyi yapanlarca hazırlatılan ancak kurdukları Danışma Meclisinin hazırladığı Anayasa metniyle de yetinilmeyip, yüz yirmi beş maddesine son şekli Millî Güvenlik Konseyi Anayasa Komisyonu tarafından verilen 1982 Anayasası’nın 144’üncü maddesinde değişiklik öngören teklifin 15’inci maddesini görüşüyoruz. Değiştirilmesini teklif ettiğimiz bu maddenin mevcut kenar başlığı “Hâkim ve savcıların denetimi”dir. Hâkim ve savcıların yargısal faaliyetleri de dâhil görevlerini mevzuata uygun olarak yapıp yapmadıklarının denetlenmesi ve/veya Adalet Bakanlığınca denetlenmesi sorunu aslında yargı bağımsızlığı sorununun temel unsurlarından biridir. En önemli ve en güzel vazifesi adalet dağıtmak olan hâkim ve savcıların denetlenmesi yargı bağımsızlığının ayrılmaz bir parçasıdır. Denetim faaliyeti, hâkim ve savcıların görevlerini yürürlükteki mevzuata uygun yapıp yapmadıkları, mevzuata aykırı hareket ederek vazifelerini ihmal edip etmedikleri ya da kötüye kullanıp kullanmadıkları, ihmal ya da yolsuzluk veya usulsüzlük yapanların haklarında yasal işlem yapılmak üzere ilgili mercilere iletilmesi faaliyeti olarak özetlenebilir.

İlk olarak, kendi deyimiyle, kurulan ve açılan mahkemelerin daimî bağımsızlığını takviye ve teyit etmek ve hukukun temin ve tesisini bir kat daha artırmak için mahkeme ve hâkimlerin teftişi amacıyla, daha 1360 tarihinde, I. Murat Hüdâvendigâr zamanında adalet müfettişliği kurumu teşkil edilmiştir.

Çağının çok ilerisinde bir anlayışla ve yargı bağımsızlığını takviye ve hukukun tesisini pekiştirmek için teşkil edilen bu kurum sürekli olarak hayatiyetini korumuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi Gazi Mustafa Kemal riyasetindeki Vekiller Heyetinde kabul edilen 17 Kasım 1920 tarihli Zeyil Talimatı’nın 1’inci maddesiyle de adliye müfettişlerinin soruşturma yapma yetkileri tespit olunmuştur.

1982 Anayasası’nın şimdi görüştüğümüz 144’üncü maddesiyle, 1961 Anayasası’nın aksine, Adalet Bakanlığına bağlı bir denetim sistemi oluşturulmuştur. Bu hususun yargı bağımsızlığını etkileyen en önemli faktörlerden biri olduğu tartışılmaz bir gerçektir ve bu husus 1982’den beri tartışılmaktadır. Her an yürütme organının soruşturma tehdidi altında bulunan bir hâkim ya da savcının, bu organa karşı bağımsız kalmasının zorluğu inkâr edilemez bir gerçektir.

Yine, ülkemizde adalet mekanizması içinde görev yapan Teftiş Kurulu ve yapılanması -ilgili olarak- uluslararası düzeyde referans niteliğinde belgelerle düzenlenmiştir. Bunlar arasında 2007 ve 2008 yılı ilerleme raporları ile birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü istişari ziyaret raporlarında, kısaca, adalet müfettişlerinin Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun doğrudan denetimi altında çalışmak üzere yeniden yapılandırılması tavsiye edilmektedir.

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; daha kurulduğu 14 Ağustos 2001 tarihinde ilan ettiği programında hukukun üstünlüğünü, hukukun evrensel ilkelerine saygıyı, hak arama yollarının açık tutulmasını, kanun önünde eşitliği, bireysel hak ve özgürlüklerin korunmasını, devletin hukuka bağlılığının güvence altına alınmasını temel değerler olarak ilan eden partimiz, bunun ancak Anayasa, yasalar ve bağımsız bir yargıyla mümkün olacağını ilan etmiştir. Kanunlarını hukuka, hukuku evrensel adalet ve insan hakları esaslarına dayandırmadıkça Türkiye’nin gerçek bir hukuk devleti olamayacağını ve uluslararası camiada saygın bir yer edinemeyeceğini parti programında deklare eden partimiz, yargı ve yargıçsız bir hukuk düşünülemeyeceğine de inanmaktadır.

Anayasa ve yasaların metinleri kadar, onları yorumlayacak yargı organlarının önemini de programında vurgulayan partimiz, yargıç tarafsızlığı ve yargı bağımsızlığının tam olarak sağlanacağı, yargıç güvencelerinin korunacağı bir yargı reformu yapılacağını programında ilan etmiştir. İşte, üzerinde konuştuğumuz bu maddeyle, yargıç bağımsızlığını zedeleyen, evrensel hukuka uymayan bir denetim sistemi kaldırılarak uluslararası camiada ve hukuk âleminde kabul görecek bir anayasal denetim mekanizması getirilmektedir. Bundan böyle Adalet Bakanlığınca yapılacak denetim, savcıların idari görevleriyle sınırlı olarak ve ayrıca icra daireleri, noterler, ceza infaz kurumları gibi adli hizmetlerle sınırlı olarak adalet müfettişleri ve hâkim ve savcı mesleğinden olan iç denetçiler eliyle yapılacaktır.

Hâkim ve savcıların denetimi ise teklifimizin görüşeceğimiz 23’üncü maddesinde, Anayasa’nın 159’uncu maddesinin yeni şeklinde hâkim ve savcıların adli görevleri bakımından denetlenme, görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hâl ve eylemlerinin sıfat ve görevlerinin icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme, soruşturma işlemleri, ilgili dairenin teklifi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanının oluru ile Kurul müfettişlerince yaptırılır. Soruşturma ve inceleme işlemleri, hakkında soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli hâkim veya savcı eliyle de yaptırılabilir. Kurul müfettişleriyle, Kurulda geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve savcıların muvafakatlerini alarak atama yetkisi de yine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna ait olacaktır. Yani değerli arkadaşlar, bundan böyle müfettişler Bakan tarafından değil Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından atanacak ve yine, Adalet Bakanlığına bağlı olarak değil Yüksek Kurula bağlı olarak çalışacaklardır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yargının bağımsızlığı ve yargıcın teminatı bakımından çok önemli olan bu düzenlemeyle yetkilerinden çok önemli bir kısmını Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna devretmek için büyük emek harcayan Sayın Adalet Bakanımıza teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlar, bugün, yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi bakımından gerçekten tarihî bir gün yaşıyoruz ancak Türkiye'de yargının ve yargıcın tek sorununun bağımsızlık olmadığını da açık yüreklilikle ifade etmeliyiz. Anayasa Mahkemesi Başkanının daha iki gün önce ifade ettiği gibi, her konuda farklı düşünebiliriz ancak yargının tarafsızlığı konusunda herkesin ittifak etmesi zorunluluğu vardır. Yargıyı ideolojik vesayet altında tutmaya çalışanlar, bağımsızlık ve tarafsızlıktan en çok rahatsız olanlardır. Esasen, yargıcın sahip olduğu inançlarını, siyasi görüşlerini…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

104 konuşma daha · 24 Nisan 2010

104 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook