Şanlıurfa ili halfeti ilçesi karaotlak köyü tapulama alanı dışına nakledilen bölümü ile argaç, seldek, yeşilözen ve kara-otlak köylerinin halfeti ilçesi belediyesine mahalle olarak bağlanması hk. (s.s.837)
Şanlıurfa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 111. Birleşim · 3. yasama yılı · 14 Haziran 2005 · 1.159 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yahya Akman (AK Parti), 14 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ŞANLIURFA İLİ HALFETİ İLÇESİ KARAOTLAK KÖYÜ TAPULAMA ALANI DIŞINA NAKLEDİLEN BÖLÜMÜ İLE ARGAÇ, SELDEK, YEŞİLÖZEN VE KARA-OTLAK KÖYLERİNİN HALFETİ İLÇESİ BELEDİYESİNE MAHALLE OLARAK BAĞLANMASI HK. (S.S.837)); konuşma 1.159 kelime.
Yahya Akman (AK Parti, Şanlıurfa). “Şanlıurfa ili halfeti ilçesi karaotlak köyü tapulama alanı dışına nakledilen bölümü ile argaç, seldek, yeşilözen ve kara-otlak köylerinin halfeti ilçesi belediyesine mahalle olarak bağlanması hk. (s.s.837)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 14 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yahya-akman-22-2005-06-14-sanliurfa-ili-halfeti-ilcesi-karaotlak-koyu-tapulama-alani-disina-nakl (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA YAHYA AKMAN (Şanlıurfa)Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; 837 sıra sayılı Kanun Teklifimiz üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, GAP Projesi dediğimiz, Türkiye'nin en büyük projesi ve dünyanın sayılı projelerinden biri olan bu muhteşem eserin meydana gelmesi sırasında, belki doğaldır ki, birtakım yan etkiler de meydana gelmiştir. Bugün Türkiye için milyarlarca dolar enerji getirisi sağlayan, birçok alanda, tarım alanında ve diğer sektörlerde getiri sağlayacağı umulan GAP Projesinin yan etkilerinden biriyle ilgili bir kanun teklifi vermiş bulunuyoruz Meclise.
Birecik Barajı, GAP Projesinin kapsamı içerisindeki en önemli halkalardan, en önemli barajlardan bir tanesi; yap-işlet-devret modeliyle yapılan ve ihaleyi kazanan firmalar açısından, kârlılık oranı son derece yüksek olan bir proje olmasına rağmen, ne yazık ki, bu projeyle beraber, arazileri ve evleri sular altında kalan insanlar, yıllarca çeşitli mağduriyetler yaşadılar. Halen, şu ana kadar dahi, arazileri ve evleri su altında kalan birkısım vatandaşlarımız, mahkeme neticesi hak etmiş oldukları, tezyidi bedel davalarında hak etmiş oldukları alacaklarını devletten tahsil edememişlerdir. Bunun, en önemli nedenlerinden bir tanesi, yargının ve bürokrasinin ağır işlemesidir; bir tanesi de, daha önceki hükümetlerin bu konuya gerekli ilgiyi göstermemesinden kaynaklanmıştır.
Halfeti İlçemiz, ilçe olarak baraj gölü alanı içerisinde kalan, altında kalan yerleşim yerlerimizden bir tanesidir. Yaklaşık olarak, yerleşim yerinin üçte 2'si sular altında kalan bu ilçemiz, o günkü siyasîler tarafından, o günkü idareciler tarafından, ne yazık ki, çok iyi organize edilemediği için olay, Halfeti'den zaten Antep'e, Nizip'e ve diğer yerlere göç eden insanlar göç etmek durumunda kaldılar; ama, diğer bir kısmı da, şu anki Halfeti'nin ilçe merkezinin bulunmuş olduğu yerden yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki bir yerleşim alanına nakledilmek istendiler.
Bununla alakalı olarak, bu konuyu izah etmek için, şöyle, basit sayılabilecek bir harita hazırlattım. Şu, baraj gölü sahası ve eski yerleşim yeri. Tabiî, bu eski yerleşim yeri de iki mahalleden oluşuyor. Demin Sayın Milletvekilimizin de ifade ettiği Çekem Mahallesi ve bir de Halfeti'nin merkezi olan yer. Bunların çok büyük bir kısmı, örneğin, Çekem'de, 13 hane dışındaki bütün haneler, Halfeti merkezinde de, tarihî cami, tarihî evler ve asrî mezarlıklarla beraber birçok konut sular altında kaldı ve insanlar, ilçeden yaklaşık olarak 10 kilometre uzaklıktaki -daha büyütülmüş bir şekilde gösterilen- yeni yerleşim alanına nakledildiler, en azından bir kısmı nakledildi.
Bu nakledilen insanların konumu, Karaotlak Köyü sınırları içerisinde olmuş olmalarına rağmen, tapulama harici alanda olmuş olmalarına rağmen, bunlar, ne köylü ne kentli statüde yaşamak durumunda kaldılar; yani, nüfus kayıtları, ikametgâh kayıtları Halfeti merkezinde, işte, oy kullanmaları icap ettiği zaman veya diğer konularda merkezdeki mahallelerin birer bireyi gibi görünmelerine rağmen, tabiî, araya böyle 10 kilometrelik bir mesafe girdi; aileler birbirlerinden koptu, baba aşağıda kaldı, oğul yukarıda kaldı ve bunun gibi problemler meydana geldi.
Tabiî, en büyük problemlerden bir tanesi de, bu ilçemizde yaşayan 40 000'i aşkın nüfus, sadece 1 000 civarında insanın yaşamak durumunda kaldığı bu eski yerleşim yerine, günübirlik olarak, ihtiyaçları için, en ufak bir resmî muamele için gidip gelmek durumunda kaldı.
Yine, mevcut yasalarımız gereği, tabiî, eski yerleşim yeri göl alanına çok yakın bir yerde kalmış olduğu için, yapılaşma yasağı söz konusu; yani, burada, insanlar, kendilerine yeni bir konut yapma imkânına sahip değiller. Hatta, ben 21 inci Dönemde de bir basın toplantısı yapmış ve o zaman da ifade etmiştim ki, belki, Türkiye'de camii ve okulu bulunmayan tek ilçe konumunda kaldı Halfeti İlçemiz.
İşte, biz, bugün, bu dramı, bu sosyal hadiseyi bir nebze olsun ortadan kaldırmak maksadıyla böyle bir teklifi vermek durumunda kaldık. vermiş olduğumuz bu teklifle de, yeni yerleşim yerinin hemen yanıbaşında bulunan ve belde olmayı neredeyse hak etme noktasına gelen Yeşilözen Köyünü ve yine, yaklaşık, 1 000'in üzerinde nüfusun yaşamış olduğu Karaotlak Köyünü, doğal olarak ilçe sınırına almakla beraber, burada, ana ulaşımı sağlayan yol güzergâhında kalan, yolun sağında ve solunda kalan Seldek ve Argaç Köylerini de, bu ilçenin birer mahallesi durumuna, kanunla getirmek durumunda kaldık; çünkü, yıllarca yapılan uğraşlar neticesinde, idarî olarak bu problemi çözme imkânı olmadı; yani, belli bir kilometre kriterinin dışında kaldığı için bu yeni yerleşim yeri, bunu çözmek mümkün olmadı. Bu sorunu çözmek için, kanun teklifi vermek durumunda kaldık, diğer Urfa Milletvekili arkadaşlarımızla beraber ve yine, benden önce konuşmasını yapan arkadaşımızın da ifade ettiği gibi, bu teklifimizin yasalaşması süresince çok sayıda arkadaşımızın hakikaten emekleri geçti, bize destek verdiler; tıpkı, bugün, bu ortamda, sizlerin oturarak, gecenin bu saatinde, beklemek suretiyle bize destek vermesi gibi, en kılcal damarlardan, oradaki köylü vatandaşlarımızdan, bu ilçe halkından süzüle süzüle bu kanun teklifini buraya kadar taşımaya muvaffak olduk. Bu süreç içerisinde gerek yerel bazda belediye başkanlarımız, kaymakamlarımız, valilerimiz gerekse Ankara'da İçişleri Bakanlığımızın Mahallî İdareler Genel Müdürlüğü, Müsteşarı ve Sayın Bakanı ve İçişleri Komisyonumuzun Sayın Başkanı ve değerli Urfa milletvekillerimizle beraber Türkiyemizi temsil eden bütün milletvekillerine şükran borçluyuz. Tabiî, en büyük teşekkürlerimizden bir tanesi de, AK Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekillerimizin, bu yakınlığı göstererek, kanun teklifimizin ön sıralara alınması ve bugün, bu saatte görüşülmesini temin etmiş olmaları nedeniyledir, bir teşekkürümüz de onlaradır.
Ben, gecenin bu saatinde sizi daha fazla rahatsız etmek istemiyorum. Halfeti İlçemizin, tabiî, birçok problemi var. Bunları, ben, burada, tamamını sıralayabilecek değilim; ama, vatandaşlarımız merak ettiği için bir iki hususu daha, birer cümleyle ifade etmek istiyorum. O da şudur: Bu yeni yerleşim yerinin de Halfeti İlçemizin ilçe sınırları içerisine dahil edilmesiyle beraber, Halfeti İlçemizin -aşağı yukarı- nüfusunun çok büyük bir çoğunluğunun gelmekte olduğu yol güzergâhında, doğrudan doğruya yeni yerleşim yerinin en fazla nüfus barındıran alanına doğru akım meydana gelecek ve bir süre sonra hizmet alınan bazı devlet birimlerinin de buraya gelmesi suretiyle ilçenin tamamının problemi çözülecek ve inşallah, o bahsettiğimiz yolu, Halfeti'nin yeni yerleşim yerinden başlayarak Aşağıgöklü, Yaylak ve Atatürk Barajıyla birleşen o yolu da -ilgililerle konuştuk- karayolları ağına almak suretiyle daha işler, daha tamir edilebilir, daha insanların kullanabileceği bir karayolu haline getirmeyi hedefliyoruz.
İlçemizde, dediğim gibi -demin de söyledim- okulla alakalı problemler var. Genelde köylerde yaşanıldığı için birçok doğu ve güneydoğu ilçesinde yatılı ilköğretim bölge okulları olmasına rağmen, Halfeti İlçemizde bu yok. Bir öğretmenevi, özellikle yeni dönemde tayin olan öğretmenlerimizin belli sürelerle kalmak durumunda kaldıkları ve hatta, zaman zaman devamlı kalma ihtiyacı hissettikleri öğretmenevi ihtiyacı var. İlçemiz için önemli olan bu iki konuyu da yaklaşık iki ay kadar önce ili ziyaret eden Sayın Millî Eğitim Bakanımızla konuştuk ve inşallah, bununla alakalı çalışmalar da başladı. Bu ilçemize de bir yatılı ilköğretim bölge okulu ve öğretmenevi kazandırmayı da hedefliyoruz.
Yine, demin söylemiş olduğumuz bu tezyidi bedel davalarıyla ilgili olarak hükümetimize, tabiî, teşekkür borçluyuz. Sadece bu sene içerisinde yaklaşık 40 trilyon civarında ödeme yapıldı ki, bunun son partisi, tamamı neredeyse, Halfeti İlçesine olmak üzere, geçtiğimiz cuma günü Halfeti Ziraat Bankası hesabına 9 trilyona yakın bir para gönderildi. Maliye Bakanımızla ve ilgililerle görüştük. Geriye kalan tezyidi bedelin de, eködenek tahsis edilmesi suretiyle 2005 senesi içerisinde bu vatandaşlarımıza ödenmesiyle beraber ilçemizde ciddî bir canlılık meydana gelecek. En önemlisi de, yıllardır yerlerini yurtlarını terk etmek zorunda kalan bu insanlar, gecikmiş de olsa, bu haklarına, bu alacaklarına kavuşmuş olacaklardır.
Ben, tekrar, beni sabırla dinlediğiniz için ve bu yöremiz için, ilimiz için çok önem arz eden, hakikaten, sosyal anlamda, coğrafî anlamda önem arz eden bu kanuna katkı sağladığı için bütün milletvekili arkadaşlarıma teşekkür ediyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
51 konuşma daha · 14 Haziran 2005