Yerel basının sorunlarıyla ilgili
Bilecik Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 58. Birleşim · 3. yasama yılı · 15 Şubat 2005 · 807 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yaşar Tüzün (CHP), 15 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YEREL BASININ SORUNLARIYLA İLGİLİ); konuşma 807 kelime.
Yaşar Tüzün (CHP, Bilecik). “Yerel basının sorunlarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 15 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-tuzun-22-2005-02-15-yerel-basinin-sorunlariyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
YAŞAR TÜZÜN (Bilecik)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 9.6.2004 tarih ve 5187 sayılı çıkarmış olduğumuz Basın Kanununun 1 inci maddesiyle mağdur duruma gelen yerel yayın yapan basın sahiplerinin sorunlarını dile getirmek üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum.
Değerli arkadaşlarım, sözlerime başlamadan önce, beş dönem Denizli milletvekilliğimizi yapan, ilk Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığımızı yapan ve kuran, Türkiye Büyük Millet Meclisinin başkanvekilliğini yapan çok değerli siyasetçi Hüdai Oral'ı kaybetmiş bulunuyoruz; kendisine Allah'tan rahmet diliyorum, yeğeni olan şu anki Denizli Milletvekilimiz Sayın Haşim Oral'a ve tüm Denizlilere ve ulusumuza başsağlığı diliyorum.
Değerli arkadaşlarım, bizim burada bulunma amacımız, vatandaşlarımızın sorunlarını dile getirmek, onların sorunlarına çözüm olacak kanunları çıkararak, vatandaşımızın da işini kolaylaştırmaktır. Oysa, yapmış olduğumuz çalışmalarda, çıkarmış olduğumuz kanunlarda yeterince hassas davranmadığımızı, komisyonlarda yeterince görüşülmeden, günün ihtiyaçlarını ve gelecekteki ihtiyaçları karşılayıp karşılamayacağı tartışılmadan Genel Kurula getirildiğini, Genel Kurulda da, özellikle, AKP'li milletvekillerinin oylarıyla geçmiş olan kanunları görüyoruz. Geçen bu kanunlar uygulamaya dönüştüğünde, eksiklikleri veya yanlışlıklarını görüyor, orasını burasını değiştirelim derken, kanunun özünden uzaklaşıyoruz.
İşte, bunlardan bir tanesi de, 9.6.2004 tarihinde yayımlanarak işleme konulan 5187 sayılı Basın Kanunudur.
Bu kanunun geçici 1 inci maddesi, halkımızın gözü, kulağı ve sesi olan, yerel yayın yapan basın sahipleri ve bunların mensuplarını, maalesef, mağdur duruma getirmiştir. Yurdumuzun en ücra köşelerinde, ekonomik sıkıntılar içerisinde, gece gündüz, bayram seyran demeden, tamamen özveriyle çalışan yerel basına ekonomik bir sıkıntı daha getirmiştir.
Değerli arkadaşlarım, çıkarmış olduğumuz kanunu sizlere hatırlatmak istiyorum.
"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yayımlanmakta olan süreli yayınların sahibi, sorumlu müdürü, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde yayınlarının türünü yönetim yerinin bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmek zorundadır. Bu süre içerisinde bildirim yükümlülüğüne uyulmaması halinde yayın sahibi, sorumlu müdür, beşyüzmilyon liradan yirmimilyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Bu ceza bölgesel süreli yayınlarda ikimilyar liradan, yaygın süreli yayınlarda beşmilyar liradan az olamaz" denilmektedir.
ALİ RIZA BODUR (İzmir)Biz, onu soru önergesi olarak verdik, sorumuza cevap bile vermediler
YAŞAR TÜZÜN (Devamla)Değerli arkadaşlarım, şimdi sizlere sormak istiyorum: Bu kanun yürürlüğe girmeden önce yayın yapan yerel basın, çıkarmış olduğu gazete, dergi ve benzeri yayınları, bugüne kadar, izinsiz, hiçbir yere haber vermeden, kafalarına göre mi çıkarıyorlardı? Bunların, hiçbir yerde kaydı yok muydu; elbette, tabiî ki vardı; tüm bu yayın organlarının emniyet müdürlüklerinde kayıtları mevcuttur. Bu kayıtlar, emniyet müdürlükleri tarafından cumhuriyet savcılıklarına devredilebilseydi, böylece herhangi bir cezaî müeyyideye, uygulamaya da gerek kalmazdı. Yeni açılacak olanlar veya değişiklikler halinde...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Tüzün, toparlayın lütfen.
YAŞAR TÜZÜN (Devamla)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlar, AKP Hükümetinin, vatandaşın işini kolaylaştıracağına, bütçe açığını kapatmak için, vatandaşa, nereden, nasıl ceza kesebilirimin hesabını yaptığını düşünüyorum. Diyelim ki, nüfus müdürlüklerinin işlerini bundan böyle başka bir kurum, örneğin, cumhuriyet savcılıkları yürütecektir diye bir kanun çıkaracak olursak, herkes, gidip, cumhuriyet başsavcılıklarına nüfus kayıtlarını mı yaptıracak?! Böyle bir şey olur mu değerli arkadaşlar?! Bu, nasıl sizlere saçma geliyorsa, basın için konulan bu mecburiyet de, bana göre, aynı derecede saçmalıktadır. Emniyet müdürlüklerindeki kayıtlar cumhuriyet başsavcılıklarına devredilebilirdi; böylece, bildiride bulunmayı unutan veya mazeretleri sebebiyle bildiride bulunamayan basın sahipleri zor durumda kalmazlardı.
Değerli arkadaşlar, demokrasimiz ve çoğulculuğa önemli boyutlar ekleyen ve ulusal meselelerde çoğu kez yaygın basından daha duyarlı davranan yerel basın, bu kanunla yeterli ölçüde desteklenmemiştir; tam tersi, kısmî mağdur edilmiştir. Bu noktada, çıkarmış olduğumuz bu kanun önemli eksiklikler içermektedir; yerel basını hem güç odaklarının hem de kamu otoritesinin ezmesine engel olacak hükümlere yer verilmemiştir. Bu geçici maddeyle birçok mahallî gazete ve dergiler mağdur edilmiştir. Zor şartlar altında hizmet vermeye çalışan bu basın sahiplerinin durumlarının bir kez daha gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Değerli arkadaşlar, örneğin, Dernekler Kanununa göre, dernek genel kurulları yerel yayın yapan gazeteler kanalıyla üyelere duyuruluyordu; yeni yapılan düzenlemeyle bu değiştirildi "dernek yönetim kurulu genel kurul tarihini yazılı olarak bildirir" denildi ve böylece, yerel basına, bir kez daha darbe vurulmuş oldu. Önceleri, en az dört defa yayınlanma zorunluluğu olan resmî ilanlar için önce iki, bu dönem de bir defa yayınlanma zorunluluğu getirilerek bir darbe daha yerel basına vurulmuş oldu. Her yıl yeniden düzenlenen resmî ilan ücretleri halen düzenlenmedi. Bu, geçmiş yıllara göre devam etmektedir. Yayın ücretlerini yatıran herkes gazete çıkarmaya başladı. Fotokopi makinelerinde baskı yapıp piyasaya sürmeye başladılar. Bu da, yerel yayının kalitesini düşürdüğü gibi, gerçek gazete sahiplerini zor durumda bıraktı. Bütün bunlar, yerel yayın yapan basın sahiplerinin sorunlarının bir kısmını oluşturmaktadır.
Değerli arkadaşlar, hepimizin seçilerek bu Meclise geldiği seçim bölgelerimizde, illerimizde yerel gazeteler var. Seçim zamanı hepimiz gidip, seçim çalışmalarında bu gazetelerden yardım istiyoruz; burada yapmış olduğumuz çalışmaları, yerel basın aracılığıyla, seçmenimize duyuruyoruz. İlanlarımızda yerel basını kullanıyoruz. Bütün bunlara rağmen, yerel basın sahiplerini zor durumda bırakan böyle bir kanuna, gerçekten, ellerinizi kaldırıp "evet" oyunu nasıl kullanıyorsunuz?!
Değerli arkadaşlar, böyle bir kanunun geçmesinde, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bizim, muhalefetimiz var; ama, AKP'li milletvekili arkadaşların, seçim bölgelerine gittiklerinde, yerel basına neler söyleyeceğini merak ediyorum ve buradan da, bu kanuna oy veren AKP'li milletvekillerini yerel basına şikâyet ediyorum. Onların da, seçim zamanında, bu kanuna oy veren AKP'li milletvekillerine ne yapacağını merak ediyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
14 konuşma daha · 15 Şubat 2005