Bursa ilinin tekstil sanayi kenti oluşunun 67 nci yıldönümü münasebetiyle
Bursa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 58. Birleşim · 3. yasama yılı · 15 Şubat 2005 · 510 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Özyurt (CHP), 15 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BURSA İLİNİN TEKSTİL SANAYİ KENTİ OLUŞUNUN 67 NCİ YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 510 kelime.
Mustafa Özyurt (CHP, Bursa). “Bursa ilinin tekstil sanayi kenti oluşunun 67 nci yıldönümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 15 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurt-22-2005-02-15-bursa-ilinin-tekstil-sanayi-kenti-olusunun-67-nci-yildonumu-munasebeti (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MUSTAFA ÖZYURT (Bursa)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; hepimizin sanayi kenti olarak bildiği Bursa'nın, sanayi kenti olma öyküsünden size söz etmek istiyorum. Doğal güzellikleri, tarihî zenginlikleri ve tekstil ürünlerinin başkenti olarak kabul edilen Bursamızın da sorunları var. Bunları sizlerle paylaşmak için söz almış bulunuyorum. Bu bağlamda, hepinizi en içten saygılarımla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, şubat, Bursalılar için önemli bir aydır. Aslında, 2 Şubat 1938 tarihi, Bursa Şehrinin tarihinde önemli bir tarihtir; ekonomisinin gelişmesinde çok önemli günlerin başlangıcıdır; çünkü, 2 Şubat günü, Ulu Önder Atatürk, hepimizin ismini hafızalarımıza neredeyse çiviyle çakılmış gibi bildiğimiz Merinos Fabrikasının açılışını yapmıştır. Merinos Fabrikasının Bursa'da açılmasıyla, Bursa Şehrinin tekstil kenti olması başlamıştır arkadaşlar. Merinos, aslında, Bursa'da, tekstilin bir okulu, bir fakültesidir. Normalde Uludağ Üniversitesinde bir tekstil fakültesi yoktur; ama, Bursa'nın içindeki Merinos Fabrikası bir fakülte görevi görmüştür, bir okul görevi görmüştür ve Bursa'nın tekstil kenti olmasında ana işlevi üstlenmiştir.
İşte, onun için, bugün, 67 nci yılını kutladığımız bu Bursa'nın sanayi kenti olmasının ana sebebi, dayanak noktası olan Merinos, iki veya üç yıldan beri kapalıdır arkadaşlar. Şehrin içinde çok büyük bir araziye sahip olan Merinos Fabrikamız iki yıldan beri kapalıdır. Neden kapalıdır diye soracak olursanız, hükümetin her zaman önümüze sürdüğü bir tekerleme var; eskimiş olan teknoloji kâr getirmiyor, onun için bu Fabrikayı kapatmak zorundayız demişizdir, denilmiştir ve bu güzel fabrikamız halen kapalıdır. Ne olacağı da belli değildir. Gerçi, bakanlardan kimse yok; hiç birinin bu konuda bir bilgisi var mı yok mu, onu da bilmiyorum.
Şuna da -çelişkiye- dikkatinizi çekmek istiyorum: 1996 ve 1998 yıllarında uluslararası kalite ödül belgesi verilmiştir Merinosa, çok iyi üretim yaptığı için. Ayrıca, 1990'lı yıllarda da, Merinos Fabrikasının makinelerinin büyük bir kısmı yenilenmiştir. Şimdi, bu yenilenmiş olan makineler, haraç mezat usulü, bildiğiniz şekilde, dost ahbap usulü satılacaktır. Bunu da, sayın İktidar Partisi milletvekili arkadaşlarımın bilgisine sunmak istiyorum.
Tekstil ürünlerinin kalbi sayılan Bursa, 1 Ocaktan itibaren SOS vermektedir arkadaşlar, hepimizin bildiği "batıyorum" anlamına gelen SOS vermektedir; çünkü, bildiğiniz gibi, 1 Ocak tarihinden itibaren tekstil ürünlerine, Çin'e verilmiş, konulmuş olan kota kaldırılmıştır ve bundan dolayı da, artık, Çin, istediği kadar, Batı ülkelerine istediği şekilde tekstil satabilecektir. Bunun için hükümet hiç ciddî bir önlem almamıştır, herhangi bir girişimde de bulunmamıştır. Bunu da, tekrar, bilgilerinize sunmak istiyorum.
Buna bağlı olarak, arkadaşlar, son üç ay içinde, sendikalı ve sigortalı tekstil işçi sayısından 5 000 civarında işçi işten çıkarılmıştır. Sigortasızlarla birlikte bu sayı 7 000 civarındadır; tekrar dikkatinizi çekmek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu, bir iktidar-muhalefet meselesi değildir. Bu konuda elbirliği yapmak zorundayız. Madem bizim tekstil kentimiz Bursa böyle bir SOS veriyor, hem iktidara mensup milletvekilleri hem muhalefete mensup milletvekilleri, hepimiz, elbirliğiyle, buna nasıl çare bulabiliriz, bunu düşünmek zorundayız.
Ayrıca, Çin ve Hindistan, bu pastadan, tabiî, büyük pay almak niyetinde ve bu arada, Avrupa Birliğine yeni giren Slovenya ve Malta da bu pastadan pay almak peşindedir.
Değerli arkadaşlarım "ekonomide her şey çok iyi gidiyor" diye söyleniyor; buraya çıkan bakanlarımızın hepsi, çok iyi gittiğini, havanın çok iyi olduğunu söylüyorlar; ancak, bu yanıltıcı. Dolar kuru üç yıldan beri aynı düzeyde durmaktadır; enerji ve hammadde olmak üzere girdi kalemlerinde sistematik olarak yükselme vardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MUSTAFA ÖZYURT (Devamla)Bitiriyorum Başkanım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
14 konuşma daha · 15 Şubat 2005