Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun ile milli eğitim, kültür, gençlik ve spor komisyonu raporu (s.s.875)
Bilecik Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 91. Birleşim · 3. yasama yılı · 28 Nisan 2005 · 974 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yaşar Tüzün (CHP), 28 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN İLE MİLLİ EĞİTİM, KÜLTÜR, GENÇLİK VE SPOR KOMİSYONU RAPORU (S.S.875)); konuşma 974 kelime.
Yaşar Tüzün (CHP, Bilecik). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun ile milli eğitim, kültür, gençlik ve spor komisyonu raporu (s.s.875)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-tuzun-22-2005-04-28-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ile-milli-egitim (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA YAŞAR TÜZÜN (Bilecik)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşmekte olduğumuz 875 sıra sayılı kanun teklifinin 4 üncü maddesi üzerinde, Grubum adına söz almış bulunuyorum.
Değerli arkadaşlar, spor, ülkeleri ve insanları birbirine yaklaştıran, barış ve kardeşlik bağlarını güçlendiren, çağımızın en önemli sosyal olaylarından biridir. İnsan haklarına verilen değerle birlikte, sanat ve spor, bugün toplumların aynası olarak kabul edilmektedir. Tarihî gelişim sonucu spor, sadece zevk için, boş zamanları değerlendirme faaliyeti olma dışında, kazanç elde edilen bir uğraş haline gelmiştir. Bu nedenle, yeni yasal düzenleme ihtiyaçlarının doğması doğaldır.
Ülke halkının yüzde 60'ının genç olduğu Türkiyemizde, konuşmuş olduğumuz Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Yasası ve Türkiyemizde spor denilince akla gelen Futbol Yasası, son derece önemli ve son derece hassas bir konudur. Böylesine hassas kanunlarda, oldubittiye getirilmeden, üzerinde detaylı çalışılarak, yeterli araştırma yapılarak değişiklik yapılması gereklidir. Yeterli çalışma yapılmadığı için, o kadar sık değişiklik yapıyoruz ki, değişiklikleri takip edemez hale geldik. Bir yılda, bu ülkede, spor açısından ne değişmiştir ki, biz, yasayı değiştiriyoruz. Bu da, değişikliklere yeterince çalışmadığımızın göstergesidir. Yaptığımız bu değişiklikte "Özerk federasyonların bütçesi; katılım payı, tescil, vize, transfer, itiraz, ceza, yayın, sponsorluk, reklam, yardım, bağış ve benzeri gelirlerden oluşur. Genel Müdürlük olimpik branşlarda; federasyonun bir önceki yıl gerçekleşen gelirlerinin yüzde 75'i kadar, olimpik olmayan federasyonlara ise yüzde 50'si kadar yardımda bulunabilir" denilmektedir.
Değerli arkadaşlar, şimdi, sizlere soruyorum: Federasyonların özerk olmasının sebebi nedir; gelirlerini, kaynaklarını ve faaliyetlerini artırarak, rahat gelişme sağlamaları değil midir?! Öyleyse, Genel Müdürlük neden yardımda bulunuyor? Genel Müdürlük yardımda bulunacaksa neden özerk hale geliyor? Gelirlerinin yüzde 75'i kadar bir yardımda bulunuyor ise, neden kontrolü bir başka kuruma devrediyor; bunu da anlamak mümkün değildir.
Görüşmekte olduğumuz 875 sıra sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 4 üncü maddesinde "3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrası şu şekilde değiştirilmiştir:
"Bu Kanunun amacı; her türlü futbol faaliyetlerini millî ve milletlerarası kurallara göre yürütmek, teşkilatlandırmak, geliştirmek ve Türkiye'yi futbol konusunda yurt içinde ve yurt dışında temsil etmek üzere özel hukuk hükümlerine tabi ve tüzelkişiliğe sahip özerk Türkiye Futbol Federasyonunun kurulması, teşkilat, görev ve yetkilerine ait esas ve usulleri düzenlemektir" denilmektedir. Yapacağımız değişiklikle "her türlü" ibaresini ilave ediyoruz. Her türlü ibaresi, çok muallak bir ibaredir. Madde gerekçelerinde "plaj futbolu ve benzeri" denilmektedir.
Şimdi, buradan, yetkili arkadaşlara soruyorum: "Her türlü futbol faaliyetleri" denilince, plaj futbolu, halı saha turnuvaları, valilik, kaymakamlık kupa müsabakaları, köyler arasındaki turnuvalar, Federasyon faaliyetleri içerisinde mi olacaktır? Bu turnuvalara, Federasyon, maddî ve manevî katkıda mı bulunacak? Bugüne kadar, Futbol Federasyonu, federal olan profesyonel ve amatör spor kulüplerine yardımcı oluyordu; bu değişiklikle, federal olmayan kulüplere de yardımcı olacak mıdır?
Arkadaşlar, yine geliyoruz bu kanunun başına. Bir değişiklik yapılırken yeterince çalışmıyoruz. Teknik elemanlar yeterli hassasiyeti göstermiyor, günü kurtarmak adına gelişigüzel değişiklikler hazırlıyor, Genel Kurulun önüne getiriliyor; birçok soru ortada kalıyor; Genel Kurulu meşgul etmekten öteye gidemiyoruz. Bugün çıkardığımız bir kanunu da, maalesef, yarın ve çok kısa bir sürede değiştiriyoruz.
Değerli arkadaşlarım, yine çok kısa bir süre önce değiştirdiğimiz 3813 sayılı Futbol Federasyonu Yasasında, Merkez Hakem Kurulunun oluşumu, Türkiye Futbol Federasyonunun genel kurulunda seçim suretiyle yapılması uygun görülmüş, atama suretiyle yapılan uygulamaya son verilmiştir. O zamanki gerekçede, Merkez Hakem Kurulunun Futbol Federasyonuna olan bağımlılığını önlemek ve kamuoyunda bu kurul ve hakemlerle ilgili tartışmaların önüne geçilmesi amaçlanmıştı. Bu, gerçekten çok yerinde bir karardı ve çok uygun bir yasa olduğunu da düşünüyorum. Şimdi bizim yapacağımız değişiklikle, bu durum ortadan kaldırılıyor; yerine, Merkez Hakem Kurulu başkanı, asıl ve yedek üyelerini yönetim kuruluna teklif etme yetkisi başkanın görevleri arasına alınıyor. Bugüne kadar yapılan tüm olumlu uygulamalara, maalesef, son veriliyor. Genel gerekçede "Futbol Federasyonunu uluslararası kurullara uyumlu hale getirmek için bu değişikliğe ihtiyaç var" deniliyor. Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı, yönetim kurulu üyeleri ve diğer tüm kurumlarını seçebilen Futbol Federasyonu Genel Kurulu üyelerinin, Merkez Hakem Kurulu başkan ve üyelerini seçmesinin uluslararası kurallara aykırı olduğunu düşünmek, tüm dünyada seçimle işbaşına gelen her türlü kişi ve kurumlara yapılan hukukî darbe ve maalesef, demokrasiye vurulmuş kara bir leke olarak görüyorum. Şimdi yapılacak ufak bir değişiklikle tekrar eski atama sistemine dönülmek istenilmektedir.
Değiştireceğimiz bu yasayı hazırlayan değerli arkadaşlarıma şunları sormak istiyorum:
1- Şu an yürürlükte olan seçimli yasayı hazırlayan hukukçular ve diğer uzmanlar, uluslararası normları bilecek bilgi ve kültüre sahip değiller miydi?
2- Hukukî nosyonları bu yasayı hazırlayacak düzeyde bulunmuyorlar mıydı?
3- Seçimli yasa çıktıktan sonra uluslararası normlarda değişiklik mi oldu?
Değerli arkadaşlarım, ne yazık ki, yukarıda belirtilen, söylediğim maddelerin hiçbirinde hiçbir değişiklik olmadı. Merkez Hakem Kurulunun seçimle işbaşına getirilmesini öngören yasa Türk hukuk sistemine son derece uygundu. Tam anlamıyla demokrasinin uygulandığı bir ortamdı. Bu sistem, futbolun ana ilkesi olan İtalya'da da uygulanıyor. İtalya'da Hakemler Birliği, yaptığı seçimle Merkez Hakem Kurulunu ve başkanını seçebiliyor. Seçilen ve özerk olan bu kurul, her açıdan bağımsız, yalnız malî açıdan federasyon kaynaklarından yararlanıyor.
İtalya'da bu sistem uluslararası normlara uygun da, ülkemizde, Türkiye'de mi aykırı bulunuyor değerli arkadaşlarım?.. Bu olayın esası seçimden ve demokrasiden kaçmaktır. Bunun tek bir izahı bulunmaktadır; seçim ve atama karışımı işbaşına getirilen Futbol Federasyonunun, bir önceki seçimde olduğu gibi önümüzdeki seçimlerde de istediği Hakem Kurulunu görev başına getiremeyecek olmasıdır. Bu değişikliklerin amacı budur diye düşünüyorum.
Değerli arkadaşlarım, bunlara Yüce Meclisin alet olmaması gerekir diye düşünüyorum. Bu kadar önemli bir kanunda önemli bir maddeden de bahsetmek istiyorum. Kanun teklifinin 18 inci maddesinde, Federasyon başkanı ve üyelerine yüksekokul şartı getirilmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YAŞAR TÜZÜN (Devamla)- Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı da, uluslararası bir unvandır değerli arkadaşlarım. Her FIFA ve UEFA toplantılarında, Türkiye Merkez Hakem Kurulu bu kişi tarafından temsil edilmektedir. Dolayısıyla, Türkiye Futbol Federasyonu başkan ve üyeleri için aranan yüksekokul şartının Merkez Hakem Kurulu başkanı için de geçerli olması gereklidir. Kaldı ki, halen uygulanan sistemde; yani, Süper Lig dediğimiz Birinci Lig hakemlerinde yüksekokul şartı aranmaktadır. Hal böyle olunca, hakemlerde aranan şartın, en azından, Merkez Hakem Kurulu başkanında da aranması çok doğaldır diye düşünüyorum arkadaşlar.
Değerli arkadaşlar, yaptığımız ve bundan sonra yapacağımız kanunların uzun ömürlü, sağlıklı ve ihtiyaca cevap veren kanunlar olmasını düşünüyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
52 konuşma daha · 28 Nisan 2005