İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 94. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Özel tüketim vergisi kanununda değişiklik (s.s.1112)

Yaşar Tüzün

Bilecik Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 94. Birleşim · 4. yasama yılı · 26 Nisan 2006 · 795 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yaşar Tüzün (CHP), 26 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK (S.S.1112)); konuşma 795 kelime.

Yaşar Tüzün (CHP, Bilecik). “Özel tüketim vergisi kanununda değişiklik (s.s.1112)”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 26 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-tuzun-22-2006-04-26-ozel-tuketim-vergisi-kanununda-degisiklik-s-s-1112 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA YAŞAR TÜZÜN (Bilecik)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşmekte olduğumuz 1112 sıra sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 1 inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum.

Değerli arkadaşlar, coğrafî konum itibariyle önemli bir transit geçiş güzergâhında olan ülkemizin, uluslararası rekabetin arttığı bir dönemde taşımacılık sektörünün desteklenmesi amacıyla Özel Tüketim Vergisi Kanununda değişiklik yapılarak, kullandıkları akaryakıtın Özel Tüketim Vergisinden muaf tutulmasının geç kalmış bir tasarı olduğunu düşünüyorum. Bu tasarının çok daha önce hazırlanarak, uluslararası platformda da Türk firmalarının rekabet gücünün artırılması sağlanmalıydı.

Uluslararası rekabetin arttığı bir dönemde, ülkemizin, ihracatın, ülke ekonomisi yararına düzenlenmesi, desteklenmesi ve geliştirilmesinin sağlanması, firmalara rekabet gücünün kazandırılması amacıyla yeterli malî desteğin verilmesi ve dışticaretin özendirilmesine yönelik olarak gerekli düzenlemelerin yapılması gerçekten büyük bir ihtiyaçtı. Yurt dışına yapılan ticarî mal taşımacılığında taşıma maliyetlerinin azaltılması, ihracata ve taşımacılık sektörüne hareket kazandıracaktır.

Bu kanun tasarısının komisyonlarda görüşülmesi sırasında çok önemli konulara değinilmiş; ancak, bu önemli konulara bu kanun tasarısı kapsamında yeterince de yer verilmemiştir.

Türk transit taşımacılık sektörüne yönelik yeterli teşvik tedbirinin uygulanmadığı, çok acil teşvik tedbirlerine ihtiyaç olduğu da ortadadır. Halen uygulanmakta olan 550 litre ÖTV ve KDV muafiyeti taşımacılık sektörünü rahatlatmadığı, bunun için ortak bir mutabakatın sağlanması gerektiği ortadadır. Ancak, hazırlanan kanun taslağında hâlâ bir mutabakatın olmadığı… Ulaştırma Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Gümrük Müsteşarlığı gibi kurumlardan görüş alınarak Maliye Bakanlığınca belirlenecek denilmektedir.

Biz, isterdik ki, Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin, Ro-Ro Gemi İşletmecileri ve Kombine Taşımacılar Derneği gibi muhatap örgütlerin de görüşü alınarak mutabık kalınacak bir standardın belirlenmesi gerekirdi.

4925 sayılı Kanunun dışında taşımacılığı ilgilendiren bütün kanun ve yönetmelikler de yeniden gözden geçirilmelidir; aksi takdirde, Karayolları Kanunu doğmadan ölecektir. Halen yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu var; birçok yönüyle güncel sorunlara çözüm üretemez hale gelmiştir. Uygulaması test edilmiş, menfi sonuçlar alınmıştır. 4925 sayılı Kanunla mutabakat sağlanarak yeniden düzenlenmelidir. Bu kanunla, aşırı yüklemeden menedilmiş, belirli kurallara bağlanmış; fakat, cezaî müeyyide, taşıtandan çok taşıyana uygulandığı için, her türlü aşırı yükleme önlenememiştir. Bu durum zabıtayı, görevi ile vicdanı arasında âdeta hapsetmiştir. Taşımacılığı ilgilendiren tüm mevzuatların tek bir bakanlık çatısı altında birleştirilmesi gerekmektedir.

Görüşmekte olduğumuz 1112 sıra sayılı ÖTV Kanun Tasarısını, özünde, muhalefet olarak ve Cumhuriyet Halk Partisi olarak destekliyoruz. Diyoruz ki… Zararın neresinden dönerse kâr olduğunu biliyoruz. Ancak, bu tasarının eksik olduğunu da, daha da genişletilerek yurtiçi taşımacılığı yapan nakliyecilere de yansıtılması gerektiğini düşünüyoruz.

Değerli arkadaşlar, tekstilde, turizmde olduğu gibi, nakliye şirketleri de kırmızı alarm vermeye başladı. Taşıma maliyetleri o kadar yükseldi ki, önüne geçilmez bir hal aldı. Buna karşın navlun ücretlerinde herhangi bir artış olmadı. Dolayısıyla, kamyoncular, nakliyeciler krediyle aldıkları araçlarının taksitlerini ödeyemez hale geldi. Bugünkü hükümet sayesinde nakliyecilerin, kamyoncuların her biri icra daireleriyle tanıştı. Bununla da kalmadı, birçoğu mal beyanında bulunmadığı için cezaevleriyle tanıştı. Bu nedenle, Özel Tüketim Vergisinin yurtiçi nakliye yapan taşımacılara da yansıtılması gerektiğini düşünüyoruz. Aksi takdirde, taşımacılık sektörünün sorunlarının çözülmeyeceğini, tam tersi, sorunlarının artacağını düşünüyoruz.

25.2.2004 tarih ve 25284 sayılı Karayolları Taşıma Yönetmeliğiyle, kamyoncu esnafımızın yükünü yeterince artırdık. Evine ekmek götüremeyen, taksitlerini nasıl ödeyeceğini kara kara düşünen kamyoncu esnafına, açık veren bütçemizi kapatmak için, K1 belgesi, R1 ve R2 gibi belgeleri alabilmek için birsürü de yük yükledik. Birçoğu, parasızlıktan hâlâ belgelerini alamadı. Mağduriyetleri halen devam ediyor.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye'de 261 kamyoncular kooperatifi R1 belgesi almıştır. Yine, 26 tane kamyoncular kooperatifi L1 belgesi almıştır. Buna karşılık, toplam, totalde 325 490 adet yetki belgesi için başvuru yapılmış olup, buna karşılık, 140 490 tanesine yetki belgesi verilmiştir.

Değerli arkadaşlarım, bu belgelerin alımında, hükümete, yeni bir, açıkçası, fon oluşturulmuştur. Trilyonlarca, nakliyeci esnafından, kamyoncu esnafından para toplanmış, ama, maalesef, halen uygulamaya geçilmemiştir. Zaten geçimini zor bir şekilde yapan kamyoncu ve nakliyeci esnafımız, aldığı belgeyi zaten bankalardan kredi talebiyle aldığına göre, bırakın taksitini ödemeyi, uygulamaya da, bu işlem, başlanmadığı için, maalesef, çok zor durumda kalmıştır. Durum tüm bu çıplaklığıyla ortadayken, Özel Tüketim Vergisinin sadece yurtdışı taşımacılığı yapan şirketlerle sınırlandırılmasını doğru bulmuyoruz. Özel Tüketim Vergisi muafiyetinin genişletilerek yurtiçi taşımacılığa da, hatta, akaryakıt tüketen diğer sektörlere de uygulanması gerektiğini savunuyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Özel Tüketim Vergisi indirimi kapsamının genişletilmesi halinde, akaryakıt kaçakçılığının da azalacağına inanıyorum. Tarım sektöründe de durum maalesef aynı. Çiftçimiz, üreticimiz, sattığı mahsulü, bir önceki yıla göre aynı fiyatla satarken, hatta, bir önceki yılın dışında satarken, üretim maliyetleri maalesef 2 kat arttı. Çiftçinin, üreticinin iki yıl evvel aldığı 1 litre mazot 1 200 000 iken, bugün 2 000 000'u geçti. Durum ortada; sektör, kamyoncular ve nakliyeciler esnafı gerçekten perişan durumda. Görüşmekte olduğumuz 1112 sıra sayılı, Özel Tüketim Vergisi Kanunundaki değişiklik kapsamının genişletilerek, yurtiçi taşımacılık yapan diğer nakliyeci esnafına da yansıtılması gerektiğini düşünüyoruz. Akaryakıt tüketen diğer sektörlere de yansıtılması yararlı olacaktır diyoruz. Akaryakıt kaçakçılığının da bu yöntemle önleneceğini düşünüyoruz.

Değerli arkadaşlarım, bu, geç kalınmış bir kanundur diyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu kanunun yetersiz ve eksik olduğunu düşünüyoruz; ama, ihracat yapan nakliyeci esnafımıza da hayırlı olmasını temenni ediyor, Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

29 konuşma daha · 26 Nisan 2006

29 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook