İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 103. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Uygulanan ekonomik politikaların esnaf ve sanatkarımıza olumsuz etkilerinin değerlendirilmesi hk

Yaşar Tüzün

Bilecik Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 103. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Mayıs 2006 · 793 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Yaşar Tüzün (CHP), 17 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: UYGULANAN EKONOMİK POLİTİKALARIN ESNAF VE SANATKARIMIZA OLUMSUZ ETKİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ HK); konuşma 793 kelime.

Yaşar Tüzün (CHP, Bilecik). “Uygulanan ekonomik politikaların esnaf ve sanatkarımıza olumsuz etkilerinin değerlendirilmesi hk”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 17 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yasar-tuzun-22-2006-05-17-uygulanan-ekonomik-politikalarin-esnaf-ve-sanatkarimiza-olumsuz-etkile (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

YAŞAR TÜZÜN (Bilecik)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; uygulanan ekonomik politikaların esnaf ve sanatkârımıza olumsuz etkilerini değerlendirmek üzere Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 101, 102 ve 103 üncü maddeleri uyarınca Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına genel görüşme açılmasının lehinde söz almış bulunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, konuşmama geçmeden önce, bugün Danıştayımıza yapılan bu menfur saldırıyı, ben de kınıyorum. Az önce, telefonlarımıza gelen mesajdan da öğrendiğimiz kadarıyla, Danıştay üyelerimizden Sayın Mustafa Yücel Özbilgin vefat etmiştir. Kendisine, Allah'tan rahmet diliyorum, bütün yakınlarına başsağlığı diliyorum ve diğer yaralı olan Danıştay üyelerimize acil şifalar diliyorum.

Değerli arkadaşlar, bu genel görüşme önerisi, aslında, mevcut İktidar Partisi tarafından yapılması gereken ve Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde, esnaf ve sanatkârımızın bugünkü içine düşmüş olduğu bu sıkıntıyı çözmemiz için görüşme yapmamızı isteyen taraf, mutlaka, İktidar Partisi olmalıydı. Oysa, Cumhuriyet Halk Partisi, bu konuda duyarlılığını bir kez daha gündeme getirmiştir.

Az önce, Sayın Milletvekilimiz, İktidar Partisi Milletvekilimiz Sayın Anğı yapmış olduğu konuşmada, esnaf ve sanatkârımızın kullanmış olduğu 1 katrilyonluk kredinin 4 katrilyona çıktığını söyledi, esnaf ve sanatkârımızın sadece kişi başına kullanmış olduğu 10 milyarlık limitin 25 milyar liraya çıkarıldığını söyledi.

Değerli arkadaşlarım, bundan daha kötü bir haber olabilir mi esnaf ve sanatkâr için?! Kullanılabilir limiti 10 milyar iken, ilgili esnaf ve sanatkârımız geri dönüşümünü sağlayamadığı için, limitini -ilgili odadan- 25 milyara çıkartmıştır. Yani, ilgili esnafın 10 milyar borcu varken 25 milyara çıkmıştır. Bunun övünülecek ve iftihar edilecek hiçbir tarafı yoktur.

Değerli arkadaşlarım, sayıları 5 000 000'a ulaşan ve 227 işkolunda faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârımız, aileleriyle birlikte düşünüldüğünde, toplam nüfusumuzun yaklaşık yüzde 30'luk bölümünü oluşturmaktadır. Bu niteliğiyle, esnaf ve sanatkârlarımız, ekonomik ve sosyal yaşamın vazgeçilmez unsuru ve temel direğidir. Anayasamızın 173 üncü maddesinde de bu gerçeklere vurgu yapılmış ve denilmiştir ki: "Devlet, esnaf ve sanatkârı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır." Bu, Anayasamızın 173 üncü maddesi. Bu ifadelere bakıldığında, esnaf ve sanatkârların korunması ve desteklenmesi konusunda devlete görev ve yetki verilmiştir.

Esnaf, sanatkârlar ve küçük işletmeler, ekonomideki mikro kaynakları harekete geçirerek ülke kaynaklarının kullanımı açısından ekonomiye dinamizm kazandırmakta ve vergi gelirlerine, istihdama ve katmadeğere büyük katkı sağlamaktadır. Bu açıdan baktığımızda, esnaf ve sanatkârlarımızın yeterince desteklenmemesi, bölgelerarası eşitsizliklerin giderilmesinden gelir dağılımı bozukluklarına, en temel sorun işsizliğe kadar bir dizi sosyal sorunu da beraberinde getirmektedir. Büyük ekonomik krizin ardından yıllar geçmesine rağmen esnaf ve sanatkârlarımızın durumu düzeleceğine, maalesef, daha da ağırlaşmaktadır.

Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Gazetesinde yayınlanan sicil ilanlarına göre, 2006 yılının ilk iki ayında -bakınız değerli arkadaşlar- 98 400 kişi mesleği bırakırken, 38 100 kişi yeni kayıt yaptırmıştır. 2006 yılının ilk iki ayında kapanan şirket sayısının 2005 yılının aynı dönemine göre yüzde 518 oranında artış göstermesi, kriz döneminde bile görülmedik bir tablo olarak karşımıza, maalesef, çıkmaktadır. Esnaf ve sanatkârlarımızın en önemli sorunlarının başında, maalesef, sağlanan destek unsurlarının yetersizliği gelmektedir. Türkiye'de esnaf ve sanatkârlara sağlanan destek unsuru, düşük faizli kredi uygulamasıdır. Devamlılığı olmayan, zaman içerisinde ortadan kaldırılacak bu uygulama, istemleri karşılamakta, maalesef, yetersiz kalmaktadır. Üretimi ve verimliliği gözetmeyen, katmadeğeri yüksek mal ve hizmet üretimine yönlendirmeyen bu destek unsuru, Avrupa Birliği mevzuatına paralel olarak, yeni teşvik araçlarıyla desteklenmelidir. Vergi oranları konusunda herhangi bir iyileşme sağlanmadığı gibi, hayat standardı esasının yeniden getirileceğine ilişkin söylentiler, esnaf ve sanatkârımızın geleceğe dönük hesap yapmasını engellemektedir. Hiper ve grosmarketler, bugün, ülkemizde faaliyet gösteren 227 esnaf ve sanatkâr kolundan 80'ini, yani, yüzde 35'ini olumsuz olarak etkilemektedir. Bu büyük alışveriş merkezleri çevrelerinde bulunan esnaf ve sanatkârımız, işyerlerini kapamak zorunda kalmıştır. Bu konuda Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca yapılan çalışmalar da, esnaf ve sanatkârımızın sorunlarını giderecek tedbirleri içermemektedir. Bu açıdan, Avrupa Birliği mevzuatına uyumlu tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Esnaf ve sanatkârımızın en önemli sorunlarından biri de sosyal güvenlik olanaklarının yetersizliğidir. Primlerini ödeyemeyen milyonlarca esnaf sağlık hizmeti alamamakta, alınan sağlık hizmeti de, diğer sosyal güvenlik kurumlarınca sağlanan hizmetlerin, maalesef, gerisinde kalmaktadır. Açlık sınırının altında bir maaşla geçinmeye çalışan Bağ-Kur emeklilerinden yüzde 10 oranında sosyal güvenlik destekleme primi kesilmesi, sosyal güvenlik sisteminin açıklarını esnaf ve sanatkârımızın sırtına yüklemek anlamına gelmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bu teklifimizin gündeme alınmasının bir sebebi de ve önemli bir sebebi de, 6 Haziran 2006 tarihinde Esnaf ve Sanatkârlar Merkez Birliğinin genel kurulu vardır. Bu genel kurul öncesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi açısından, burada toplanacak kooperatif başkanlarımıza, ne yapabileceğimizi ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin ne yapması gerektiği konusundaki düşüncelerimizi burada hemfikir olarak çıkarmamız gerekiyordu. Bizim esastaki amacımız, 6 Haziran 2006 tarihinde yapılacak olan Esnaf ve Sanatkârlar Merkez Birliğinin genel kurulundan önce, buradan bu kararların alınması konusundaki düşüncelerimizi paylaşmak istiyorduk.

Açıkçası, Sayın Anğı'nın yine dediği gibi, geçmişlerde yüzde 40'lara varan faiz oranı, bugün, bu uygulanan politikalar sayesinde yüzde 13'e düşmüştür; ancak, bu, sadece bankanın uygulamış olduğu kredi faiz oranıdır. Buna diğer masrafları ve kesintileri eklediğimizde, bu oran, maalesef, yüzde 25'lere varmaktadır. Esnaf ve sanatkârımız, yüzde 25 oranındaki faizi kaldıramamaktadır.

Bakınız, esnaf ve sanatkârlar kooperatifleri bulunan illerde bulunan esnafın geri ödeme oranı yüzde 40'lardadır; yani, yüzde 60…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 17 Mayıs 2006

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook