Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
Bartın Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 95. Birleşim · 4. yasama yılı · 26 Nisan 2010 · 558 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yılmaz Tunç (AK Parti), 26 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 558 kelime.
Yılmaz Tunç (AK Parti, Bartın). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 26 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-tunc-23-2010-04-26-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
YILMAZ TUNÇ (Bartın)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa’nın 148’inci maddesinde değişiklik yapan 19’uncu madde hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum, bu vesileyle, yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.
Ben de Giresun’da şehit olan astsubayımıza Allah’tan rahmet diliyor, yaralı askerlerimize acil şifalar diliyorum ve bu olayın faillerini, terörü nefretle kınıyorum.
Değerli milletvekilleri, bu maddeyle Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkileri arasına Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini iddia eden vatandaşlarımızın bireysel başvurularının incelenmesi dâhil edilmekte, Yüce Divan kararlarının yeniden incelenmesini talep etme imkânı getirilmekte, Yüce Divan sıfatıyla yargılanacak kişiler arasına Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları da eklenmektedir.
Değerli milletvekilleri, anayasal sistemimizi çağın gereklerine yaklaştıran, demokratik hukuk devleti ilkelerine uyarlayan bu önemli değişikliklerin, muhalefete mensup milletvekilleri tarafından sürekli çarpıtıldığını, maddelerin içeriğini, ne getirdiğini tartışmak yerine sadece sloganik ifadelerle yersiz itirazlarda bulunulduğunu görmekteyiz. Anayasa yargısının daha süratli ve etkin bir biçimde çalışmasını sağlamak için üye sayısını artırmanın, bütün çağdaş demokrasilerde olduğu gibi yasama organından üye seçilmesinin, vatandaşlarımız için bireysel başvuru yolunun getirilmesinin neresi hukuk devleti ilkesine aykırıdır? Her önergesinin gerekçesinde “Bu teklifin içerisinde millet yoktur.” diyenler, vatandaşlarımızın haklarını Avrupa’da aramadan önce kendi ülkesinde arayabilmesinin yolunu açan bu düzenlemeye neden karşı çıkmaktadırlar?
Anayasa Mahkemesine üye seçiminde Cumhurbaşkanının yetkilerinin genişletildiğinden bahsedilmektedir; teklife bakıyoruz, bunun tam tersi. Cumhurbaşkanı mevcut düzenlemede Anayasa Mahkemesinin 15 üyesinin tamamını seçerken, getirilen düzenlemeyle mahkemenin üye sayısı 17’ye çıkarılmakta, Cumhurbaşkanının seçeceği üye 14’e düşürülmektedir. Anayasa Mahkemesinin 17 üyesinden 3 üyesinin Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilmesine de itiraz edilmektedir. Anayasa Mahkemesi bulunan dünyanın bütün gelişmiş demokrasilerinde, Anayasa Mahkemelerinin demokratik meşruiyetini kuvvetlendirmek için yasama organlarından üye seçilirken yasama organından üye seçmeyen tek ülke Türkiye’dir. Bizim yasama organımızın üye seçemeyeceğini savunmak, daha da ileriye giderek bunun Anayasa’nın 2’nci ve 4’üncü maddelerine aykırı olduğunu, hukuk devletini ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu savunmak, hukukun üstünlüğünü, hukuk devletini, demokrasi ve cumhuriyeti, millet iradesini içine sindirememiş olmanın bir göstergesidir.
Anayasa Mahkemesinin yeni oluşumunda hukukçu olmayan yargıç yapılanmasının artırıldığı yönündeki eleştiriyi yapanlar değişiklik teklifini bir kez daha okusunlar, bir de mevcut düzenlemeye baksınlar. Hangisi hukukçu üye yapılanmasına daha müsaitmiş görürler. Cumhurbaşkanının doğrudan seçeceği üye sayısının 3’ten 4’e çıkarılarak bu sayının hukukçular lehine artırılması, YÖK’ün teklif edeceği 2 üyenin hukukçu olma zorunluluğunun getirilmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin baro üyesi bir hukukçuyu seçme imkânı getirilmiş olması karşısında yeni oluşumda mevcut duruma göre hukukçu üyelerin sayısı artarken hukukçu olmayan üye sayısının artacağını savunmak teklifi kasıtlı olarak çarpıtmaktan başka bir şey değildir.
Değerli milletvekilleri, muhalefet olmak her şeye karşı çıkmak olmamalıdır. Bütün siyasi partilerin programlarında vaat ettikleri geç kalınmış bu düzenlemeleri bugüne kadar gerçekleştiremediğimiz için bu milletten özür dilemek yerine, yıllardır konuşulan ancak bir türlü gerçekleştirilemeyen bu olumlu düzenlemeleri AK PARTİ’li milletvekilleri teklif etti diye karşı çıkmak sizlere hiçbir şey kazandırmayacaktır.
EŞREF KARAİBRAHİM (Giresun)Bir şeyi de doğru yapın be!
ALİ KOÇAL (Zonguldak)Geç kaldınız.
YILMAZ TUNÇ (Devamla)Anayasa Mahkemesi 10 ve 42’nci maddelerde yapılan değişikliği iptal ettiğinde “Esas denetimi yaparak yetkisini aştı.” diyenler, bugün milletimizin gözü önünde, kendi tabanlarının bile rahatsız olması pahasına Anayasa Mahkemesinin güçsüzleştirildiğini iddia edebilmektedirler.
Bir taraftan “Bu değişiklikte millet yok.” diyorsunuz, diğer taraftan “AK PARTİ bu değişiklikleri 2011 seçimleri öncesinde milletin desteğini almak için yapıyor.” diyorsunuz.
YAŞAR AĞYÜZ (Gaziantep)Anlayamazsın, anlayamazsın.
YILMAZ TUNÇ (Devamla)O zaman size şunu tavsiye ediyoruz: Madem ki millet AK PARTİ’ye Anayasa değişikliği nedeniyle teveccüh gösterecek…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
100 konuşma daha · 26 Nisan 2010