27.5.2005 tarihli ve 5357 sayılı türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun ve anayasanın 89 ve 104 üncü maddeleri gereğince bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ( ss. 958 )
Artvin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 121. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Haziran 2005 · 491 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Yüksel Çorbacıoğlu (CHP), 29 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 27.5.2005 TARİHLİ VE 5357 SAYILI TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN VE ANAYASANIN 89 VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ ( SS. 958 )); konuşma 491 kelime.
Yüksel Çorbacıoğlu (CHP, Artvin). “27.5.2005 tarihli ve 5357 sayılı türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun ve anayasanın 89 ve 104 üncü maddeleri gereğince bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ( ss. 958 )”. TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yuksel-corbacioglu-22-2005-06-29-27-5-2005-tarihli-ve-5357-sayili-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilm (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Artvin)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, Sayın Kutlu'nun verdiği bilgilerin eksik taraflarını tamamlamak istiyorum. Sayın Mehmet Yıldırım'ın babası Kur'an kursunun başkanı olabilir, doğrudur; ama, Diyanetin izniyle açılan kursun başkanıdır; kaçak, kanuna aykırı olan kursun değil; öncelikle, bu düzeltmeyi yapayım. (CHP sıralarından alkışlar)
MEHMET YILDIRIM (Kastamonu)Aynen öyle; doğru.
YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Devamla)İkincisi, yaş olarak 12 ve 15 yaşa kadar -ayrıntıya girmiyorum- Kur'an eğitimi alamayan insanların o sıkıntılarından dolayı doğan boşluğu, siz, bu yasayla dolduramazsınız. Bu yasa, kanuna aykırı eğitim kurumlarına -ki, her türlü eğitim içine girer- bunların rahatlıkla yapılmasına fırsat veren, bunlara ön açan bu yasayla, siz, o amacınızı gerçekleştirmemiş olursunuz.
Şimdi, değerli arkadaşlar, tabiî, ülkenin büyük sorunları var, sıkıntıları var. Ülke batmış durumda, iflas etmiş durumdayız, borç bini aşmış, işsizlik, üretim, yatırım, eğitim... Yani, hep beraber, hepimiz sorumluyuz bu işte, öncelikle iktidar. Tabiî ki, bu konuyu tartışmak istemezdik; yani, bu önemli sorunlar varken, gelip de, din konusunda, insanların, toplumun hassas olduğu bu konuyu tartışmak istemezdik; ama, neden tartışıyoruz, bu soruyu bir kendimize soralım. 1926 yılından itibaren Türkiye'de yürürlükte olan yasamızda, Ceza Yasamızda, 1926'da yürürlüğe girmiştir, 1938'de küçük bir değişiklik, 1971'de değişiklik yapılmış, o şekilde gelen bu maddeyi, bu yasadan, kısmen bazı bölümlerini çıkarmak, bazı bölümleri açısından da sakat bırakan, eksik bırakan bu girişim kimden mi geldi; Cumhuriyet Halk Partisinden mi geldi; hayır, sizden geldi, sizin milletvekillerinizin önergesiyle, Genel Kurulda bu kabul edildi ve Cumhurbaşkanı veto etti; yani, bu sorunu, bu tartışmayı Cumhuriyet Halk Partisi başlatmıyor. Cumhuriyet Halk Partisinin dinle ilgili görüşü, cumhuriyetin kuruluşunda belirlenmiştir. Biz, bu defteri seksenbeş yıl önce kapattık. Bu defterin seksenbeş yıl sonra açılmasının, ne size ne ülkeye ne insanlarımıza ne inanana ne inanmayana faydası vardır; ama, ısrarla bunu açmaya çalışıyorsunuz. Peki, açıyorsunuz da ne oluyor, açıyorsunuz da ne oluyor değerli arkadaşlar?.. Tabiî, söz süresi 5 dakika olduğu için her şeyi anlatamayacağım; ama, bir şeyi bilmenizde büyük fayda var. Ben, bu notları çıkardım, isterseniz siz de bulabilirsiniz; internete girin, Millî Güvenlik Kurulunun basın açıklamalarına bakın, orada neler göreceksiniz biliyor musunuz; ben size söyleyeyim: Mesela, Millî Güvenlik Kurulu, 2004 Haziran ayındaki basın açıklamasında, irtica ve bölücülüğü gündeme getiriyor; 2003 Nisan ayı basın açıklamasında, özellikle irticaî faaliyetlerle ilgili görüşmeler yapıldığını, İstanbul'da yapılan eylemlerden dolayı terör faaliyetlerinin irticaî örgütlerle ilişkisinin olduğunu… Sonuçta, bunları teker teker tararsanız, Millî Güvenlik Kurulu gibi bir kurulun, Türkiye Cumhuriyetinin içtehditleri sıralamasında terör ile irticaı yan yana saydığını görürsünüz. Bu, o kadar basit bir düzenleme değil; yani, yine Sayın Kutlu'nun dediği gibi, efendim, bir okul, bir kurs açmak istemiş, ruhsatı yokmuş da ceza alacakmış!.. Hukukçular bilir, ona ceza vermezler; çünkü, suç işleme kastı yoktur. Bu, o kadar kolay değil; ama, bu yapılan yanlışlar, bu verilen açıklar, sonuçta, 22 Mayıs 2005 tarihinde, Cumhuriyetin Başkentinde, Sıhhiye Meydanında… O sloganları da ben size buradan okuyayım, gazetelerden belki de okumuşsunuzdur, gazetelerde yazılıydı: "Dört bir yanda kan, gözyaşı, zillet; tek kurtuluş hilafet", "hilafet elbet kurulacak, zalimlerden hesap sorulacak" gibi sloganlar ve dövizler Sıhhiye Meydanında dile getirildi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
46 konuşma daha · 29 Haziran 2005