İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 114. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)

Zekeriya Akıncı

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 114. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Haziran 2010 · 563 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Zekeriya Akıncı (CHP), 9 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MADEN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.503)); konuşma 563 kelime.

Zekeriya Akıncı (CHP, Ankara). “Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zekeriya-akinci-23-2010-06-09-maden-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-503 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ZEKERİYA AKINCI (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ben bu önerge aracılığıyla, bu yasa tasarısı vesilesiyle her yönü değerlendirilen, konuşulan ve en ayrıntılı teknik değerlendirmeleri de yapılan bu konunun belki çok dikkate alınmadığı için üzerinde durulmayan bir başka boyutunu dikkatlerinize sunmak istiyorum. Çünkü, her şeyi konuşuyoruz, ama işin bir başka boyutunu mutlaka konuşmamız gerekiyor, o da şu: Bu işin, sektörün bütün yükünü taşıyan, biliyorsunuz, MİGEM diye tanımladığımız Maden İşleri Genel Müdürlüğü ve MİGEM’de kümelenmiş bir grup personel ve onların yapılanmasına dönük hiçbir değerlendirme yapılmıyor konuşmalarda. Ama hepimiz biliyoruz ki, oradaki işleyişi düzene sokmadığımızda, burada gerçekleştireceğimiz en köklü yasal düzenleme bile istenilen sonucu ne yazık ki vermeyecektir. Çünkü, bu sektörde bütün işleri yürüten, denetleyen ve ruhsatlandıran yer orası. Yani, bütün yük MİGEM’e binmiş. Ama oranın bir kurumsal yapısı yok, kendi bütçesi yok. Enerji Bakanlığının gölgesinde Türkiye’nin trilyonlarca dolarlık yer altı zenginliğini yönetmeye çalışıyor. Ama gariptir, son yıllarda yıldızı parlayan ve büyük sermaye birikimi yaratmış holdinglerin çoğunluğunun ilgi alanı da enerji ve maden alanları.

Sayın Şevki Kulkuloğlu’na özellikle teşekkür etmek istiyorum. Değerli Milletvekili Arkadaşımız bugün düzenlemiş olduğu basın toplantısında, ülkemizin maden zenginliklerinin nasıl bir yağma ve talan içerisinde ele geçirilmiş olduğunu ve bu büyük arazilerin özellikle yabancı şirketler tarafından nasıl elde edilmiş olduğunu çok ayrıntılı bir biçimde ortaya koydu. Onu ifade etmekte yarar görüyorum. Umut ediyorum ki, kamuoyumuzda da beklenen ve arzu ettiğimiz ilgiyi görecektir.

Ama işin garip tarafı, bizim bakanlarımız da hep büyük rakamlar ve büyük ihalelerle meşgul oldukları için onların da aklına bir türlü bu MİGEM’deki yeniden yapılanma ve orada emek veren, çalışan, işin yükünü taşıyan insanlar bir türlü gelmiyorlar; akıllarına bir türlü gelmiyor, onların sorunlarına bir türlü gereken ilgiyi göstermiyorlar. Ama MİGEM, toplam 350 personel ile -aşağı yukarı bunun 150’si muhtemelen denetim personeli- ülkedeki 45 bini aşkın ruhsatı nasıl denetleyecek? 150 tane denetim elemanı, 350 personel, 45 bini aşkın ruhsat denetleyecekler. Üstelik son dönemde çok sık yaşadığımız, ocaklardaki, maden ocaklarındaki kazaların önemli bir etkeninin de yeterince denetim olmadığı gerçeğini nasıl ortadan kaldıracaksınız? Eğer yeterince denetimin olmaması da bu kazaların ortaya çıkmasında önemli bir etken ise, siz bu tabloyu nasıl değiştireceksiniz? Bin lira civarında maaşı olan uzmanlar, 2 bin lira civarında maaş alan mühendisler 50 TL harcırahla çalışıyorlar ve bütün bu denetimi yapmak zorundalar. Nasıl oluyor 50 lira harcırahla? Örneğin buradan çıkıyor Diyarbakır’a gidiyor, oranın bir ilçesine gidiyor, oranın dağlarına çıkıyor, oradaki 4-5 tane maden ocağını denetliyor ve dönüyor. Şimdi, bu konumdaki bir personelin oradaki maden ocaklarının sahipleriyle kaçınılmaz bir yakınlık ve diyalog içerisine giriyor olmaları da ayrı bir şikâyet konusu. Peki, o zaman bu kurumda özel bir yapılanma ve denetim mekanizması kuramazsanız bu sözünü ettiğimiz kazaları, üzerinde çok tartıştığımız suistimalleri ve yolsuzluk iddialarını nasıl önleyeceksiniz? Sayın Bakanın yine ilgisini çekmedi bu, personelin sorunları.

Bir başka yönü, belki bir kısmi iyileştirilmeye orada ihtiyaç duyuluyor olması. Biliyorsunuz, değerli arkadaşlarım, kamu çalışanlarının ücretleri düşük olduğu için birçok kurumda çeşitli yöntemlerle ve çeşitli isimler altında iyileştirmeler yapılmaktadır. Belki Bakanlığımız buradaki personelin ekonomik sorunlarına dönük kısmi bir iyileştirmeyi de düşünür ve gereğini yapar.

Bunu niye söylüyorum? Bakınız, ilk ciddi düzenlemeyi belki 2004 yılında yapmıştık. 2004 Mayısında yasalaşan bir kanun tasarısı vardı, o zaman bir söz almışım önerge üzerinde ve demişim ki: “Bakanlık personeli, hafta içi, Maden İşleri Genel Müdürlüğünün tüm işlerini yapmakta; tatil günü, hafta sonlarında ise, ülke genelindeki maden ve mermer ocaklarında denetim gerçekleştirmektedir. Görüşmekte olduğumuz kanun tasarısı kanunlaştığında, özellikle Maden İşleri Genel Müdürlüğü personelinin iş yükü daha da artacaktır.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

106 konuşma daha · 9 Haziran 2010

106 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook