İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 114. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)

Tacidar Seyhan

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 114. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Haziran 2010 · 1.086 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tacidar Seyhan (CHP), 9 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MADEN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.503)); konuşma 1.086 kelime.

Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-23-2010-06-09-maden-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-503 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA TACİDAR SEYHAN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, gecenin bu saatinde mesaisini harcadığımız şey aslında bugün Maden Kanunu’nda iyileştirme olsa dahi bu kanunun getirilmesindeki ilk amaç iptal edilen yönetmeliklerde madencileri sıkıntıya sokan durumu ortadan kaldırmaktı. İlk, tasarının, getirilme nedeni buydu ve bunun müsebbibi de maalesef ve maalesef Adalet ve Kalkınma Partisinin sorumlularıydı. Bunu Türkiye'nin de bilmesi lazım, sizinle de paylaşmak istiyorum. “İyi bir şey söyleyecekseniz söyleyin.” diyorsunuz ya, bir ben anlatayım, siz iyi bir şey mi kötü bir şey mi karar verin.

Yıl 2005, Enerji Bakanı Sayın Hilmi Güler. Kanun çıkarken Komisyonda Sayın Güler’e “Yasamanın görevini sakın yürütmeye bırakmayın, bu bir iptal nedenidir, üç yıl, beş yıl sonra bununla bizi yeniden uğraşmak zorunda bırakırsınız.” dedim. Tutanaklara bakın. En az 3 kez tekrarladım, Genel Kurulda da tekrarladım, iptale gitti ve biz şimdi onu düzetmeye çalışıyoruz. Orada bir ihmal var.

İkinci ihmal, yeni Bakan döneminde ve bir müddet kısmı da eski Bakan döneminden devam ediyor. Bu ne zaman iptal edildi? Bir yılı geçti. Neymiş? Madencilerin mağduriyetini gideriyormuşuz. Arkadaşlar, bir yıla kadar neredeydiniz? Neredeydiniz? Madencilik için bu zaruri ise niye görevinizi yapmadınız? Türkiye Büyük Millet Meclisini birçok konuda meşgul ederken bu aklınıza gelmedi mi? Ha, geldi, buna da kabul. “Bunu düzeltirken bir şeyler ekleyelim.” dediniz. Bakın, bir de, içeriğinde eklediğiniz şeyler de o gün kanundan çıkardığınız şeyler. “Redevans konusunda birtakım sıkıntılar doğdu. Biz şimdi o sıkıntıları yerine getiriyoruz.” Kim redevans konusunu Maden Kanunu’ndan çıkarmış? Adalet ve Kalkınma Partisi. Tarih ne zaman? 2005. Maden arama gruplarında yanlışlıklar yapılmış. Taş Ocakları Nizamnamesi’nde yanlışlıklar yapılmış, ruhsatı başkaları veriyor. Kötü düzenlemeler var. Kim onları gündeme getirmiş? Adalet ve Kalkınma Partisi, yıl 2005. Muhalefetin uyarısı var mı? Evet var, hem de 3 kere var.

“Gruplamalar yapıldıktan sonra redevansı kaldırmayın, redevans daha önce onaylı veriliyordu, buradan denetimin ucunu kaçırırsanız Türkiye bir felakete gider.” diye söylemişiz ama hiç kimse bizi dikkate almamış. Şimdi, değerli arkadaşlar, geçmişteki ihmalinizi bize bugün birçok konuda, yenilik diye getiriyorsunuz. Bu doğru bir şey mi? Siz geçmişte çıkardığınız maddeleri yeniden geri koyuyorsunuz. Bari orada neden hata yaptığınızı, neyin iyi gitmediğini kamuoyuyla paylaşın.

Şimdi sayıyorum. “Arama ruhsatları” diyorlar. Sayın Bayramoğlu dedi ki: “Çok olması pek önemli değil, önemli olan işletmeye geçmesi.” Doğru. Arama ruhsatları kimin döneminde çoğaldı? Adalet ve Kalkınma Partisinin döneminde çoğaldı. Ruhsatlar 15 binlerden 45 binlere kadar gitti ama alınan işletme ruhsatlarına bakarsanız, şimdi alınan işletme ruhsatlarının oranı geçmişte alınan işletme ruhsatlarının oranından oldukça düşük ve ruhsata bakıyorsunuz, bu ruhsatlar alındıktan sonra… Arkadaşlar, bakın, Türkiye 788 bin kilometrekare; 283 bin kilometrekaresine arama ruhsatı vermişiz, neredeyse yarısına yakın. Türkiye’nin yarısına yakını maden aramaları için kapalı. Hangi dönemde oldu bu? Sizin döneminizde oldu, bu dönemde oldu. Ruhsatlar bu dönemde büyüdü ve bu ruhsatlardan -size şunu söylüyorum, “Hayır.” diyen arkadaşlara- sadece bu dönemde bir tek şirket 28 bin kilometrekarelik ruhsat aldı. Ben Komisyonda da söyledim; Avrupa Birliğinin bütçesi bunu karşılamaya, arama yapmaya yetmez. Bu ruhsatlar niye alınır? Mademki arama ruhsatlarını engellemek gerekirdi, bunlar alınmaya başladığında hiçbir bürokrat uyarmadı mı, hiçbir siyasinin aklına gelmedi mi? Nasıl savunabilirsiniz şimdi ruhsatların düzenlenmesi gerektiğini? Evet, düzenlenmesi gerekli çünkü dünyanın hiçbir yerinde, bir kere, bu gruplama yok, böyle bir gruplama yok. Sayın Bakan çıksın bana bir örnek versin, bu gruplama şu ülkelerde var, aynı şekildedir diye. Yok.

Bakın, bizde dördüncü gruptan ruhsat alan bir kişi kum, çakıl -kum, çakıl çıkarmıyor, yanlış bilgi vermeyeyim- gümüş, kömür, kil, altın, hepsini çıkarabiliyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok. Ruhsat projeye göre verilir; ruhsat, çıkarmak istediğiniz, aramak istediğiniz madene göre verilir. Önce ruhsat verilip istediğini arayın denmez. İşte, birinci grup madenleri çıkarırsanız, dördüncü grup maden ruhsatı alanların aynen anlamı bu: Sana bu ruhsatı veriyorum, sen git istediğini ara.

Şimdi ne yapıyorsunuz peki? Tamam, biz bu arama ruhsatlarının bedellerini artıralım, her önüne gelen ruhsat alamasın, bunun bir bedeli olsun. Ne kadar yapacaksınız? 2 bini 10 bin, beş katına çıkarıyoruz. Peki, 28 bin kilometrekare elinde ruhsatı olan adama da bunu uygulayacak mısın? Hayır, onu uygulamam, o geçmiş ruhsat. Ne zaman? Bundan sonra olacaklara yani Türkiye’nin yarısına yakınından sonra ruhsat alacaklara bunu uygulayacağım. Onlar ne olacak? Onların elindeki ruhsatlar ranta dönüşecek. Eğer siz arama ruhsatının bedelini beş kat artırırsanız, o adamın cebine girecek parayı da ruhsat devrinde beş kat artırırsınız. Ben sizin adaletli davrandığınızı bilseydim de, ruhsat devrine buraya bir parametre koysaydınız, ruhsat devrini ağırlaştırsaydınız.

AHMET DURAN BULUT (Balıkesir)Yağmacı bunlar, yağmacı!

TACİDAR SEYHAN (Devamla)O olmadan, yaptığınız şey sorumsuzca ruhsat verilmesini engellemek değil, geçmişte ruhsat almış kişilerde bir tekel oluşturmak. Siz bunu yapıyorsunuz. Niyet bu olmayabilir, ben meseleye sonuçlarından bakarım. Bu, elinde ruhsat bulunduranları, çantacıları zenginleşmeye kadar götürecek bir kanun tasarısı hâline gelmiştir.

AHMET DURAN BULUT (Balıkesir)Onu istiyorlar zaten.

MEHMET ŞEVKİ KULKULOĞLU (Kayseri)4 milyon 165 bin liraya çıkıyor.

TACİDAR SEYHAN (Devamla)Evet…

Şimdi, dönüyorum, bakın, yine aynı tedbirler… Mademki kanun getirdiniz, yeni şeyler ekliyorsunuz. Türkiye’nin en büyük sorunu altı ayda yaşanan, 69 kişinin ölümüyle sonuçlanan kaza değil miydi? Niye bu kanunun içerisinde bunu önlemeye dönük bir madde yok? Niye koymadık? Niye çalışamadık? Bunun neden kaynaklandığı belirli arkadaşlar. Kömür üretimi çok fazla arttı. Neden arttı? Kusura bakmayın, popülist politikadan, “Fakire fukaraya vereceğiz.” İyi, ver. Popülist de kabul etmeyelim ama gereğini yap.

Şimdi, siz iktidara geldiğiniz dönemde kömür 100-150 metreden çıkıyorsa, dağıtılan bu kömürler, üretimin çoğalması, kömürü 400-500 metreye hatta bazı yerlerde 700-800 metreye indirdi. Evet, TKİ’nin yetişmiş elemanı var ama yeni kriterler belirlemek zorundaydı Türkiye. Her metrede çalışmanın değişik riski var, değişik çalışma koşulları var. Siz, 100 metreden 500 metreye indiğinizde çalışma koşullarınızı düzeltmezseniz, denetim kriterlerinizi düzeltmezseniz, üretimde bu insana istediğin kadar kömür getir deyip, daha fazla para kazanmak için oraya ölçüsüz dinamit koydurur, ölçüsüz kazma vurdurursanız ve oraya girebilmek için mutlaka bu alanlarda yeni galeriler açtırmazsanız, yan galeriler açtırmazsanız başınıza bu gelir, bu gelir. Bunun sebebi ihmaldir arkadaşlar, hiç kusura bakmayın. Bu olmaz, yapılmaz. Kaldı ki orada ne yapıyor? Galeri açtırılıyor. Ya, galeri açmak bir uzmanlık ister, siz sıradan bir şirkete bunu veremezsiniz. Siz eğer bunu taşerona verirseniz o grizuyla o insanların ölümüne neden olursunuz. Galeri açmak inşaat şirketine verilecek bir şey değil ki. Daha fazla kazanayım diye insanlar, oradaki yaşayanlara zulmediliyor.

Çantacıyı engeller miyiz? İşte, çantacıyı engelleyemezsiniz. Çantacının cebindeki ruhsatları, bu müracaatı 10 bin lira yaparak -belki bundan sonraki ruhsatları önlediniz ama öncekilerin cebindeki parayı da arttırdınız- çantacıları da zengin ettik, ediyoruz.

Ve burada bir sürüsüne cevap vereceğim ama zamanım doldu. Sayın Karapaşaoğlu da, Değerli Arkadaşım da dedi ki, çok doğru, bir görev yapıyorlar, bunu takdirle karşılıyorum: “Biz madencilerin sorunlarını gidermek, onların önünü açmak için buradayız.” dediler. Arkadaşlar, yedi yıl önce bu kürsüde aynı sözleri dönemin Enerji Bakanı Hilmi Güler de söylemişti.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

106 konuşma daha · 9 Haziran 2010

106 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook