İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 114. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)

Tacidar Seyhan

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 114. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Haziran 2010 · 358 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tacidar Seyhan (CHP), 9 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MADEN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.503)); konuşma 358 kelime.

Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Maden kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.503)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-23-2010-06-09-maden-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-503-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TACİDAR SEYHAN (Adana)Evet.

BAŞKANBuyurun efendim.

TACİDAR SEYHAN (Adana)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, daha önce benzer bir uygulamayı biz Yenilenebilir Enerji Kanunu’nda jeotermal aramalarda Maden Tetkik Aramaya tanımıştık. Jeotermalde tanıdığımız bir hakkı diğer maden aramalarında tanımıyoruz.

Şimdi, burada en büyük endişe şuydu: Kamu kurumlarıyla özel sektör arasında bir eşitsizlik oluyor ve bunu ortadan kaldırmayalım deniliyordu ama sonuçları açısından bakarsanız, o kanun çıktıktan sonra -belki çok bir katkısı olmadı ama- bu kurumumuz sadece jeotermalde yeni sondajlar yaptı ve Türkiye’de çok önemli jeotermal kaynaklar buldu ve aynı şeyi madenlerde de… Bugüne kadar Türkiye’de bulunan ve ciddi rezerve ulaşan madenlerin büyük bir çoğunluğu MTA tarafından bulundu.

Mutlaka özel sektörde aramacılığı, işletmeciliği teşvik etmeliyiz ama kamu kaynaklarını verimli olarak kullanabilen, özellikle MTA gibi stratejik kurumların rezervlerini, çalışmaları yerine bir yerde bloke etmenin mantıklı ve açıklanabilir hiçbir tarafı yoktur çünkü bu kurumumuzun zaten gelirlerinin yüzde 90’ı hemen hemen personel ve sair giderlere gidiyor. Kalan bütçeyle Türkiye’de ciddi bir arama yapmak mümkün değil.

Sadece bir tek örnek vereceğim size. Bir firmanın elinde 3 binin üstünde ruhsatı var, bizim MTA’nın elindeki ruhsat sayısı 300’e kadar düştü. Giderek bu elindeki alanları bırakıyor, diğer firmalar kapatıyor. Keşke üretime geçse, keşke aramacılık yapılsa. Bu bırakılan alanlar daha sonra çantayla ruhsat ticaretine dönüştürülüyor.

Dolayısıyla böyle güzide bir kurumun yaşatılması, yeni kaynaklarla finanse edilmesi kaçınılmazdır. Keşke ciddi bir bütçemiz olsa, aramacılık için daha fazla pay elde etsek. Zaten bir iki istismar dışında bu kaynakların tamamı kamuoyuna açık ve özel şirketlere açık, üretim izinlerine verilebiliyor. Aradı, buldu, bundan sonra gereğini yaparak devredilebiliyor.

Bir tek olay yaşadık Hükûmetiniz döneminde, aranan, bulunan bir rezerv alanı hepimizi çok üzdü. Bir başka şirketin aynı gün içerisinde işletme ruhsatına dönüştürülen rezerv alanı hâlini aldı. Daha sonra bunun soruşturması yapıldı, bir yere geldi, bugünün konusu değil ama benim savım şu:

1) Uygulamadaki eşitlik,

2) Kamu kurumlarının teşvik edilmesi,

3) Bunların genel gelirlerini göz önüne alarak eldeki ruhsatları kaybetmemesi ve

4) Özel sektörün aramacılıkta etkin bir rol üstleneceği güne kadar kamunun elindeki ruhsatları kaybetmeden Türkiye’de yapılacak aramaların etkinliğinin devam ettirilmesi.

Bu nedenle ben bu alacağımız kararın çok önemli olduğuna inanıyorum, sizleri de destek olmaya çağırıyorum.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

106 konuşma daha · 9 Haziran 2010

106 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook