Kadastro kanununda değişiklik yapılması hakkında kan.tas. ( ss.728 )
Bitlis Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 61. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Şubat 2005 · 1.134 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Zeki Ergezen (AK Parti), 22 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KADASTRO KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KAN.TAS. ( SS.728 )); konuşma 1.134 kelime.
Zeki Ergezen (AK Parti, Bitlis). “Kadastro kanununda değişiklik yapılması hakkında kan.tas. ( ss.728 )”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 22 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zeki-ergezen-22-2005-02-22-kadastro-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kan-tas-ss-728 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Bitlis)Sayın Başkanım, sayın milletvekili arkadaşlarım; önce kanunumuz üzerinde konuşma yapan İktidar Partisi kanadından Ali İbiş, Cumhuriyet Halk Partisi kanadından Mehmet Yıldırım kardeşimize, Orhan Sür ve Erdal Beye de ben önce teşekkür etmek istiyorum, kanunumuzu destekledikleri için. Tenkitlerini, eleştirilerini elbette ki dikkate alacağız. "Biz yaptık, işte bu şan şeref bize aittir, onun için 2006'nın sonunda bu işi bitireceğiz" anlayışıyla, yaklaşımıyla bu kanunu çıkarmadığımızın altını çizmek istiyorum. Böyle bir şan şöhrete ihtiyacımız yok. Ancak, kadastroda sorunlar var, sıkıntılar var. Doğrudan destekten bile vatandaşların mahrum olduğunu görüyoruz. Haksızlıklar var. Bunları bir an evvel gidermek, vatandaşın sıkıntısını telafi etmek, insanların, daha fazla, mahkeme kapılarında bürokrasiyle boğuşmasını engellemek için böyle bir hedef koyduk. Bu hedefi gerçekleştirmek için bu kanunu çıkarıyoruz. İktidar ve muhalefet olarak bu çıkarılacak kanuna destek veriyorsunuz. Teşekkür ederiz.
Yalnız, biraz önce Orhan arkadaşımız belki yeterli, gerekli diyaloğu bizimle kuramadığı veya bizden kaynaklandığı için Meclise eksik bilgi verdi. Ben, bu eksikliği gidermek için söz almış bulunuyorum. Bunu çok önemli görüyorum ve özellikle milletvekillerinin tümünün ve televizyonları başında dinleyenlerin, Türk kamuoyunun dikkatini çekmek istiyorum.
Biz, iktidar olduğumuzda, TAKBİS Projesiyle ilgili dosyayı masaya yatırdık. Bizim zamanımızda ihale edilmemiş bizden önce ihale edilmiş. Bizzat bire bir kendim ilgilendiğim bir proje olduğu için söylüyorum. Bütün büyük projelerle ilgileniyorum, geçmişte yapılan bütün ihalelerle ilgileniyorum, kendi dönemimdeki bütün ihaleleri de şeffaf yapmaya çalışıyoruz. Demiyorum hata yapmayız; biz kuluz, hata yaparız, hatalarımızı söyleyenlere teşekkür eder, hatalarımızı düzeltiriz; ancak, Türk kamuoyunun da doğruları bilmesine, Meclisin kafasının karışmaması gerektiğine de inanıyorum, onun için de TAKBİS'le ilgili söyleyeceğim rakamın alkışlanması gereken bir rakam olduğunu da ifade etmek istiyorum.
Bakınız, biz, iktidara geldiğimizde, çağırdık karşı tarafı bir ekprotokolle eskalasyon bedeli olarak ödenmesi gereken yaklaşık 8 trilyonu biz size ödemiyoruz dedik, bu fazladır dedik, biz bunu size veremeyiz dedik, Türk Milletinin bu parasını zayi edemeyiz dedik. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Daha geleceğim, sonunda alkışlarsanız daha iyi olur.
Mahkemeye düşmeden; ama, karşılıklı mutabakat sağlanarak, gönül rızasıyla... Ben, Bakanlık olarak, karayollarında da 2,4 katrilyon tasarruf sağlamışım, bunun tamamı gönül rızasıyla olmuştur. Hiç kimseyle mahkemelik olmadım, burada da mahkemelik olmadım. Çünkü, bir taraftan da işlerin önünü açmam lazım, işlerin yürümesi lazım, siyasetçiye benim iş yapmam lazım. Seçim bölgesinde, benim milletvekilim gittiği zaman, rahat hareket etmesi lazım. Zaman zaman size de ufak tefek işler yapıyoruz, yani sizi de görmüyor değil, görüyoruz; ama, ben siyasetin zor olduğunu bilen birisiyim, milletvekilliğinin çok zor olduğunu biliyorum; ama, Türk Milletinin parasal yönden çektiği sıkıntıyı da biliyorum, ona buna borçlanmanın ne kadar ağır bir yük olduğunu da görüyorum; şu anda iktidarız; görüyoruz. 8 trilyona ilave olarak bunu ödemedik; ayrıca, lisans ücreti olarak yapılan indirimleri de hesapladık; arkadaş, biz bunu da size vermiyoruz dedik. Toplam ne kadar biliyor musunuz bu projede; 21 000 000 dolar; evet, 21 milyon dolar. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Bu insanlar mahkemeye gidebilirdi "ya, arkadaş, sen yeni iktidar oldun, senden öncekiler bu işi ihale etmiş; ne kesiyorsun" diyebilirdi. Ben ne diyebilirdim; doğru, onlar mahkemeye gidecekti. Türk bürokrasisindeki hukuk anlayışını da dikkate aldığınızda nasıl bir savunma yapılacağını da bilin. Kaç mahkemenin kaçını kazanabiliriz?! Hepimiz bu memlekette yaşıyoruz. Hepimizin yaşı 50'nin üzerinde; birçoğumuzun. Kaç mahkemenin kaçını kazanıyoruz; çoğunu kaybediyoruz. Onun için, mahkemelere gitmek değil, benim maksadım, Türk Milletinin parasını kaybettirmemek. Dolayısıyla, böyle bir başarımız var. Ben, bu bürokratları da alkışlıyorum ve destekliyorum; yine, tebrik ediyorum TAKBİS'le ilgili.
ERDAL KARADEMİR (İzmir)Sayın Bakan, ihalelerde, demek ki usulsüzlük yapılmış; bu gerçek!
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Devamla)Neyse... Tabiî ki... Yani, Sevgili Milletvekilim, kardeşim, elbette ki, hepimiz Türkçe konuşuyoruz. Ben biliyorum ne demek istediğinizi de; onların da gereği yapılıyor. Yani, yapılmıyor değil. Böyle, üstünü ben kapatmıyorum; ama, bir usul var; tabiî ki, bunların hepsi yürüyor, bunların müfettişi var, teftişi var... Türkiye hukuk devletidir. Türkiye'de kanunlar var. Gidilmesi gereken yerlere ben gidiyorum; merak etmeyin siz.
İkincisi, Sayın Orhan Kardeşim, dediniz ki: "İki türlü ihale yapıyorsunuz." Doğrudur, söylediğiniz doğru. Dün, bizim iktidar kanadımızdaki milletvekili, Konya Milletvekili Aktaş geldiler, Konya'daki Harita Mühendisleri Odasından arkadaşlar geldiler; dediler ki: "Arkadaş, bir genel müdürlükte iki tane ayrı ihale olur mu? Biz harita mühendisiyiz, niye bu ihalelere giremiyoruz?.." Aynen sizin konuştuklarınızı konuştular yani. Biz, dün gece saat 12'ye kadar çalıştık. Bizzat, ben de işle bire bir ilgilendim. Çalışmamızın sonucu, tekrar o müteahhitleri çağıracağız Konya'dan. Biraz önce Milletvekilim Aktaş'a da söyledim; onu da çağıracağız. Yani, yaptıklarımızın doğru ve yanlış olduğunu orada tartışacağız. Zatıâlinizi de, ben arkadaşlarıma söyledim; dosyaları getireceğiz, sizi bilgilendireceğiz. Varsa bir eksiğimiz, elbette ki, başımız gözümüz üstüne; çünkü, bu milletin çocuklarına adil davranmak güzel bir olaydır, eşit davranmak güzel bir olaydır; çünkü, eşitsizlikler çok zor bir olaydır; bunu da biliyoruz. Ama, şimdi, bir gerçek var Türkiye'de. Şimdi, siz, diyorsunuz ki: "Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından ihale edilen işlerde neden farklı kriterler uygulanmaktadır?" İller Bankasını örnek verdin. Yüzde 70, 80... Dün gece baktım, yüzde 80'le giden ihale var. Buna da çok üzülüyorum; ama, baktım, yüzde 80'le yapılmasına rağmen iş bitmiş. Nasıl bitmiş, onu da bilmiyorum tabiî; inceleyeceğim; yani, o da ayrı bir dert. Bu müteahhit cebinden ne kadar koydu buraya, onu merak ediyorum ben. Yani, bu İhale Yasasının da sıkıntılarından bahsetmek istiyorum. Yüzde 80 olur mu hakikaten?! Ama, gidiyor... Türkiye, bu kanunlar böyle...
Şimdi, ben, tabiî, size, bürokratlarımın yazdığı ifadeyle cevap vermeyi uygun görüyorum, konuyu biliyorum.
İhale edilen işlerden bazıları, Dünya Bankası kriterlerine göre ihale edilmekte; yani, bizim İhale Kanununa tabi değil maalesef. Demin, burada söylediniz, ben de muhalefetteyken aynı şeyleri söyledim; sizinle o cümleleri paylaşıyorum; ama, güçlü olmazsanız, borçlu olursanız, borç alıyorsunuz, borcu veren de kriterlerini, maalesef, kendisi koyuyor.
Şimdi, bazıları ise, dönersermaye kaynaklarıyla... Ki, dönersermaye kaynaklarıyla yapılan ihalelerimiz de Kamu İhale Yasasına tabidir.
Dünya Bankası kredisiyle yapılan işlerin kriterleri Dünya Bankası tarafından belirlenmekte ve şartları da, maalesef, çok ağır. Rekabet sağlanmıyor gerçekten.
Arkadaşlarımızı biz gönderdik Türkiye'deki muhataplarına. Ne koymuşlardı biliyor musunuz; ciro miktarı olarak istenen rakam, yaklaşık bedelin 3 katını koymuşlar. Biz, bunları kendilerine anlattık, izah ettik, olmaz dedik. Ben müsteşar muavinimi, Bakanlığın müşavirini, genel müdürü bunlara gönderdim; bu, 3 katı olmaz! Bunları anlat anlat; en sonunda kendilerini de ikna ettik, bu ciroyu yüzde 40'a çektik. İtiraz edilen mesele yüzde 40; daha aşağıya çekemedik.
Dün gece saat 12'ye kadar, bizzat, kendim de ilgilendim. Acaba daha da aşağıya çekebilir miyiz diye tekrar gideceğiz rica etmeye; çünkü, kriterleri bunlar koyuyorlar ve İhale Kanununa tabi değil maalesef; ama, bizim diğer dönersermayeden yaptığımız işler İhale Kanununa tabi olduğu için, rekabeti en üst düzeyde sağlayacak şekilde de ciroyu aşağıya çekmişiz.
Durum bundan ibarettir. Sayın milletvekillerimi, ben, doğru bilgilendirmek mecburiyetindeyim; durum budur. Hiç kimsenin endişesi olmasın; ihaleler şeffaftır; varsa hatalarımız söyleyin, düzeltmek bizim boynumuzun borcudur. Biz yıpranırsak siz de yıpranırsınız, siz yıpranırsanız biz de yıpranırız; çünkü, parlamenter sistemin yıpranmaması gerekir. Onun için, bu parlamenter sistemin yıpranmaması için fedakârca çalışıyoruz; ama, yine söylüyorum, insanız, hata yaparız; hatalarımızı söylerseniz düzeltmek için elimizden geleni yaparız.
Ben, zatıâlinizi, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne, müsait olduğunuz bir zamanda, davet ediyorum; dosyayı beraber inceleyelim, varsa eksiklikler bize yardımcı olun, düzeltelim; başımız gözümüz üstüne.
Saygılar sunuyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
29 konuşma daha · 22 Şubat 2005