İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 62. BİRLEŞİM · CUMA

İnanç turizmiyle ilgili

Züheyir Amber

Hatay Milletvekili ·

Genel Kurul, 62. Birleşim · 1. yasama yılı · 4 Nisan 2003 · 465 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Züheyir Amber, 4 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İNANÇ TURİZMİYLE İLGİLİ); konuşma 465 kelime.

Züheyir Amber (Hatay). “İnanç turizmiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 4 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zuheyir-amber-22-2003-04-04-inanc-turizmiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ZÜHEYİR AMBER (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; inanç turizmi hakkında gündemdışı söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bilindiği üzere, insanlık tarihinin üç büyük dini olan Musevilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık, dünyanın en büyük uygarlıklarını barındıran Anadolu topraklarında olgunlaşmış ve etkileri tüm dünyaya yayılmıştır.

Gerek ilkçağ medeniyetlerinin Anadolu'da gelişmesi gerekse Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde havarilerin, ortaçağda ise, Musevilerin bulundukları ülkelerde ağır baskı ve yok etme politikaları sonucu bu topraklara sığınmış olmaları, Türklerin kendi dini olan İslamiyete ait eserlerin yanı sıra çok sayıda sinagog ve kilisenin Anadolu'da yer almasına neden olmuştur.

Anadolu'da kutsal olarak adlandırılabilecek yerler tarih boyunca izler bırakmışlardır ve bazılarının adları da kutsal kitaplarda geçmektedir.

Milletimizin İslamî anlayış paralelinde derin saygı ve hoşgörüsü içerisinde günümüze kadar ulaşan bu eserler, Türkiye'yi diğer ülkelerden daha avantajlı konuma getirmektedir.

Değerli milletvekilleri, benim bölgem olan Hatay'a -Hatay'ın Antakyası- gözlerimizi çevirdiğimiz zaman, tarihî gelişimimizin ne kadar uzun soluklu olduğunu görmekteyiz. Kökleri büyük İskender'e kadar dayanan ve ilk olimpiyatların yapıldığı yer olan Antakya -yani, ilk olimpiyatlar Atina'da değil, Antakya'da yapılmıştır. Özellikle ben, bunu, burada, sizlere vurgulamak istiyorum- tarih boyunca bir kültür ve inanç şehri olmuştur. İsa çarmıha gerildikten sonra, havarileri, gizlenmek ve baskıdan kurtulmak için Snt Pierre'in memleketi olan Antakya'ya gelmişler, o gün doğal mağara olan bugünkü Snt Pierre Kilisesinde ilk toplantılarını yapmışlar ve dünyanın ilk kilisesi bizim Antakya'nın Snt Pierre Kilisesidir ve Hıristiyanlık adı ilk burada telaffuz edilmiştir. Snt Paul ve Snt Barnabas gibi, yine, meşhur Hıristiyan havarileri Antakya'da doğmuşlar, Antakya'da büyümüşler ve Antakya'da Hıristiyanlığı yaymaya çalışmışlardır.

Kur'an-ı Kerim'in Yasin Suresinde bahsedilen büyük din mücahidi Habib Neccar (Habi bünneccar) olayı da yine bizim Antakya'da yaşanmıştır. Ayrıca, sağlık ve şifa dağıtıcısı meşhur Şeyh Yusuf-ül Hakim de Antakya'da yaşamıştır; halen türbesi dünyanın bütün ülkelerinden gelenler tarafından ziyaret edilmekte ve gezilmektedir.

UNESCO'nun kendisi, bu yıl, dünyanın sayılı şehirleri arasında Antakya'yı, "Dünyanın Barış Şehri" ödülüne aday göstermiştir. Bu, bir kültür ve inanç merkezi olan Antakya'nın, tüm dünyada turizm, özellikle inanç turizmi açısından önemini bir kat daha artırdığının delilidir.

Değerli arkadaşlar, insanların ikamet ettikleri, çalıştıkları ve olağan gereksinimlerini karşıladıkları yerlerin dışında, dinî inançlarını gerçekleştirmek, inanç çekim merkezlerini görmek amacıyla yaptıkları turistik gezilerin turizm olgusu içerisinde değerlendirilmesi, inanç turizmi olarak tanımlanmaktadır. Bu üç büyük dinin günümüze kadar ulaşan eserleriyle büyük bir potansiyel oluşturan inanç turizmine, gereken önem ve değer bugüne kadar verilmemiştir.

Ülkemiz yıllardır ekonomik krizler yaşamakta ve buna paralel olarak da işsizlik sorunu hızla büyümektedir. Sanayimizin, tarımımızın ve finans sektörümüzün ne durumda olduğu ortadadır. Kriz ve durgunluk ortamlarında bile istihdamı artıran turizm, artı değer yaratan bir sektördür. Turizmin gelişmesi tüm sektörlere olumlu yansımaktadır. Maalesef, ülkemizde turizm denilince ilk akla gelen, güney sahilleri, deniz, kum ve güneştir; oysa, ülkemiz, yılın oniki ayında turizmden gelir elde edebilecek potansiyele sahiptir. Bunun en önemli çıkış noktası da inanç turizmidir. Üzerinde yaşadığımız Anadolu, insanların ortak kültür mirası açısından benzersiz bir öneme sahiptir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

8 konuşma daha · 4 Nisan 2003

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook