İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 90. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortaları kanun tasarısı (s.s.1139)

Züheyir Amber

Hatay Milletvekili · Anavatan Partisi

Genel Kurul, 90. Birleşim · 4. yasama yılı · 19 Nisan 2006 · 1.077 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Züheyir Amber (Anavatan Partisi), 19 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.1139)); konuşma 1.077 kelime.

Züheyir Amber (Anavatan Partisi, Hatay). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortaları kanun tasarısı (s.s.1139)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 19 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zuheyir-amber-22-2006-04-19-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-1139 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA ZÜHEYİR AMBER (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan 1139 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Tasarısının altıncı bölümünde Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, ülkemizde mevcut sağlık hizmetleri, Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur ve yeşilkart aracılığıyla kişisel prim ve devlet katkılarıyla birlikte sürdürülen karma sisteme dayalıdır.

Karma sistemdeki devletin yapması gereken katkı ve SSK kaynaklarının hükümetlerce sorumsuzca kullanılıp tüketilmesi gözardı edilerek, sosyal güvenlik kuruluşlarının açığının bütçenin karadeliği olarak ifade edilmesi son derece ucuz bir yaklaşımdır. Bu ucuz yaklaşım, kaçınılmaz bir şekilde ucuz bir sosyal güvenlik anlayışını da beraberinde getirmektedir.

IMF'nin hükümetle yapacağı üç yıllık anlaşmanın temel şartlarından birisi, bütçede açık, hatta karadelik olarak tanımlanan sosyal güvenlik harcamalarının ortadan kaldırılmasıdır. Hükümetin dış ve içborç ödemelerine daha fazla kaynak aktarmasına olanak sağlamak üzere, devlet, vatandaşına karşı yapmakla yükümlü olduğu görevlerinden vazgeçmektedir. Dahası da, kendisine ait bu görevlerinden kişileri doğrudan sorumlu tutarak onlara ödeten acımasız bir anlayış getirilmektedir.

Genel sağlık sigortası sisteminin temelini prim ve katılım payı katkıları oluşturduğundan, bunların da az gelirli ve yoksul toplum kesimlerinden sağlanması hedeflendiğinden, getirilen sistem son derece zayıf ve kırılgandır. Bu sistemi sürdürebilmek oldukça zordur. Bu nedenle, hükümetler, genel sağlık sigortası sistemini ayakta tutabilmek ve sistemin mağdurlarının taleplerine cevap verebilmek için sağlığa şimdikinden daha büyük bir kaynak aktarma durumunda kalacaktır. Buna karşın, şimdiki düzeyde bir sağlık hizmetinin de sağlanabileceği şüphelidir.

Genel sağlık sigortasında sağlığın bir hak olmaktan çıkarılması, bir tür kişisel tüketim olarak sunulması ve bu tüketim ihtiyacının da piyasa koşullarına göre tanzim edilmesi, programının -aile hekimliği ve sağlık işletmelerinin- finans yapısının düzenlenmesi amacıyla oluşturulmuştur. Hekimler ve sağlık çalışanlarının, düşük ücret ve kamu güvencesinden mahrum, meslekî bağımsızlığı elinden alınmış sağlık işletmesinin her türlü isteğine karşı koyamaz bir konumda çalıştırılması, bu sürecin önemli bir parçasıdır.

Günümüz iş dünyasında egemen olan taşeron usulü çalışma sağlık işletmelerinde de hâkim olacaktır. Bu statüde çalışmak zorunda kalan hekim, işini kaybetmemek için tıbbî bilgisini, hekimlik mesleğinin temelini oluşturan hastanın yararına kullanmak yerine, sağlık işletmesinin yararına daha fazla kâr için kullanması taleplerine sürekli maruz kalacaktır.

Değerli milletvekilleri, genel sağlık sigortası, sağlık hizmetlerinin finansmanında adilliği hiçbir şekilde gözetmeyen bir anlayışa sahiptir. Genel sağlık sigortasıyla aynı sağlık hizmeti için farklı gelir gruplarına aynı düzeyde sağlık yardımında bulunulmasını, sağlıkta adil bir finans yapılanması olarak kabul edebilmek mümkün değildir. Gelir dağılımındaki aşırı bozukluğa bağlı olarak, farklı gelir grubundaki hanelerin sadece sağlık hizmetlerinde yapılacak yardımlarda adaletin aranması onlara yapılacak en büyük adaletsizlik olacaktır. Sağlıkta eşit hizmet iddiasıyla getirilen yasada farklı gelir seviyesindeki insanların, örneğin gelir düzeyi en yüksek yüzde 20'lik grup ile en düşük yüzde 20'lik gruptaki insanların eşit miktarda prim ödemesi ne dereceye kadar adildir?!

Adillik, herkesin olanakları ölçüsünde sağlık finansmanı için katkıda bulunurken, gereksindiği sağlık hizmetlerinden de yararlanmasıdır.

Hükümet, Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur ve yeşilkart sahiplerinin sağlık hizmetlerinden eşit olarak yararlanmadığını, artık genel sağlık sigortasıyla tüm vatandaşların eşit olarak sağlık kuruluşlarından ve hizmetlerinden yararlanacaklarını söylemektedir. Genel gerekçe kısmında, yüksek gelir gruplarının düşük gelir gruplarını, sağlıklı olanların hasta olanları finanse ettiği ve riskin paylaşıldığı bir dayanışmacı anlayışı yerine, genel sağlık sigortasıyla getirilen eşitlik, hanelerin sağlık hizmetlerinin karşılığını ödemek için, gelirleri ne olursa olsun, aynı prim ve katılım payı ödemeleriyle tanımlanmaktadır. Bunun, sağlıkta eşitliğe yüklenen anlamla bir alakası olmadığı açıktır. Sağlıkta eşitlik, herkesin sağlık hizmeti gereksinimi olduğunda, buna ulaşabilmesinin, yani, ödeyebilmesinin yanı sıra, aynı sağlık hizmetinden aynı oranda yararlanabilmesidir.

Genel sağlık sigortasının yapacağı sınırlı sağlık yardımlarına bağlı olarak sağlıkta ikili bir sistem belirginleşecektir. Parası olan ve tamamlayıcı sigortaları bulunan, cebinden her an için ödemede bulunabilen kişilere uygun sağlık işletmeleri ile genel sağlık sigortasının sağlık yardımları ve kısmî cepten ödemelerle yetinen kamu sağlık işletmeleri ayırımı yaşanacaktır. Böylelikle, söylenenin tam aksine, sağlık hizmetlerindeki eşitsizlikler daha da belirgin hale gelecektir.

Sayın Başbakan, genel sağlık sigortasıyla, doğumdan ölüme kadar herkesin sağlık güvencesi alacağını söylemektedir. Genel sağlık sigortasıyla, şimdiye kadar sağlık güvencesi olmayanların da bu güvenceye kavuşacaklarını ısrarla vurgulamaktadır.

Daha önce belirtildiği gibi, işsizlik, kayıtdışı sektördeki küçük şirketlerde çalışanlar, tarım kesimindeki düzensiz gelir sahipleri ve buna benzer, primini sürekli ve düzenli ödeyemeyecek durumda olan on milyonlarca insanımız, söz konusu genel sağlık sigortasının dışına itilerek, sağlık güvencesinden mahrum kalacaktır. Genel sağlık sigortasına prim ödeyemeyecek veya hizmet alımı esnasında katılım payı ödeyemeyecek kişiler -yani, bu kişiler- gerekli olan sağlık hizmetlerinden yeteri kadar yararlanamadıkları için ölümle karşı karşıya kalacaklardır. Katılım paylarının aylık gelir düzeyi asgarî ücretin üçte 1'inden, yani, 116 YTL'den az olduğu için, primleri devlet tarafından ödenecek derecede yoksul olan kesimlerin de katkı payı ödemek zorunda bırakılmaları, bu kesimlerin yoksulluklarını daha da artıracaktır.

Tıbbî bakım yoksunluğuna bağlı ölümlerde önemli artış yaşanacaktır. Bu nedenlerle, genel sağlık sigortası, hükümetin iddia ettiği gibi, herkese sağlık güvencesi getirmekten uzaktır.

Yaşanacak sorun, sadece genel sağlık sigortası dışına itilenlerle de bitmemektedir. Genel sağlık sigortasıyla sağlık hizmetlerinin kapsamının daraltılmasına bağlı olarak, sağlık güvencesi yetersiz olanlar daha büyük bir sorunu teşkil edeceklerdir. Birçok kişi, hayatlarının can alıcı bir sigortasının, kendi ihtiyaçları olan tıbbî müdahale tipini ya da gereksinimi olan testleri ve ilaçları kapsamadığını görecektir. Genel sağlık sigortası insanlarda büyük bir öfke ve düş kırıklığı yaratacaktır.

Hastanın müşteriye, sağlık ocaklarının aile hekimliği işletmelerine, hastanelerin de sağlık işletmelerine dönüştürülerek, bu işletmeler arasında rekabetin teşvik edilip, geliştirilmesi, sağlık hizmetlerinde niteliği ve etkinliği artırmayacaktır; tam aksine, müşteri odaklı hizmet anlayışıyla, sağlık hizmetinin piyasa koşullarına açılarak, serbest piyasanın acımasız, her türlü insanî değerlerden uzak ellere teslim edilmesi, büyük toplumsal sorunlara ve kişisel dramların yaşanmasına yol açacaktır.

Değerli milletvekilleri, "Genel Sağlık Sigortası Hükümleri" başlığı altındaki Üçüncü Kısım toplam 25 maddeden oluşmaktadır. Sigortalıları yakından ilgilendiren sağlık hizmetleri ve yararlanma şartlarına ilişkin temel maddelerdeki son derece önemli esasların, kurumca çıkarılacak 10 yönetmelikle belirleneceği söylenilmektedir. Böylelikle kurum, sigortalıları yakından ilgilendiren bu konularda, istediği gibi keyfiyete dayalı düzenlemelere gidebilecektir. Hükümet, Sosyal Sigortalar Kanunu Tasarısı, Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu Tasarısı…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

ZÜHEYİR AMBER (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan.

…ve Primsiz Ödemeler Kanunu Tasarısını sosyal güvenlikte reform olarak sunmaktadır. Yukarıda belirtilen görüşler doğrultusunda sosyal güvenlik kurumlarının daha da geliştirilip güçlendirilmesi ve tüm toplum kesimlerinin yararlanabileceği bir düzeye ulaştırılması doğrultusunda gerçek bir reform gerekmektedir; ama, hükümet, genel sağlık sigortasıyla, sağlığın bir hak olmaktan çıkarılması, alınır-satılır bir ticarî nesneye dönüştürülmesi çabalarını diğer sosyal güvenlik alanlarındaki haklar için de yapmak istemektedir. Bu anlamıyla, sosyal güvenlik sisteminin tahribatı sonucu, toplumumuzda son derece olumsuz gelişmelere yol açabilecektir.

Sonuç olarak, genel sağlık sigortasına ait hükümlerin bu şekliyle benimsenmesi mümkün değildir. Genel sağlık sigortası tasarısı geri çekilmelidir. Sağlık ortamının bütün yapısal sorunlarının yeniden değerlendirilmesi, sağlığın temel bir hak olması temelindeki evrensel yaklaşım temelinde, uluslararası malî kuruluşların çıkarları yerine, halkın ihtiyaçlarının gözetilmesi doğrultusunda yapılacak çalışmalarda Anavatan Partisi tüm birikimi ve deneyimiyle katkıda bulunacaktır.

Hepinize saygılarımı sunarım. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

27 konuşma daha · 19 Nisan 2006

27 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook