İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 90. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortaları kanun tasarısı (s.s.1139)

Mehmet Zekai Özcan

Ankara Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 90. Birleşim · 4. yasama yılı · 19 Nisan 2006 · 1.024 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Zekai Özcan (AK Parti), 19 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.1139)); konuşma 1.024 kelime.

Mehmet Zekai Özcan (AK Parti, Ankara). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortaları kanun tasarısı (s.s.1139)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 19 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-zekai-ozcan-22-2006-04-19-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-1139 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET ZEKAİ ÖZCAN (Ankara)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; sosyal güvenlik ve genel sağlık sigortası konusunda bazı soruları açıklamak istiyorum.

Bunlardan en çok tartışılan, bu tasarının IMF kaynaklığı olduğu ve IMF'nin istediği şeklinde bir sualdir.

Bir defa, biz, bunu, AK Parti olarak seçimden önce seçim beyannamemizde belirtmiştik, tek çatıyı birleştireceğimizi ve genel sağlık sigortasını kuracağımızı söylemiştik; dolayısıyla, bu tasarının IMF'yle ilgisi yoktur. Kaldı ki, acele yapılmamıştır, üzerinde üçbuçuk sene çalışılmıştır.

Emekli maaşlarıyla ilgili çok konuşulan bir konu vardır, emekli maaşları düşecek midir?.. Mevcut emekli maaşlarının düşmesi söz konusu değildir. Bütün SSK'lı, Emekli Sandığı, Bağ-Kurluların emekli aylıkları, aynı şekilde, TÜFE'ye bağlı olarak artmaya devam edecektir. Herhangi bir düşüşün olması söz konusu değildir.

Yalnız, burada, geçiş dönemiyle ilgili, emeklilik hakkına kavuşmamış her üç grupta sigortalımız için bazı kısmî düşmeler, kısmî yükselmeler olacaktır. Bunun açıklamasını şöyle yapmak istiyorum: Sistemde kısa dönemli çalışıldığı takdirde kısmî bir düşme olacaktır; ama, bu sistemin özü çalışma hayatında uzun süre kalmayı gerektiriyor. Buna örnek verecek olursak, SSK ve Bağ-Kurluların ilk on sene içerisinde aylık bağlama oranları yüzde 3,5'tir, sonraki onbeş sene içerisindeki aylık bağlama oranları yüzde 2'dir; ama, ondan sonraki her yıl için, bu, yüzde 1,5'e düşmektedir. Emekli Sandığındaki aylık bağlama oranları ilk yirmibeş senede yüzde 3'tür; fakat, ondan sonra her sene için yüzde 1 olmaktadır. Bizim getirdiğimiz düzenlemede ise, 2017'ye kadar, bu, her sene için, bütün bu gruplar için yüzde 2,5'tir, ondan sonra yüzde 2'dir. Demek ki, sistemde uzun süre kalındığı takdirde, bu sistem aylık bağlama oranlarını azaltmıyor, yükseltiyor demek mümkündür; çünkü, bugün, bir SSK'lının emekli olabilmesi için aylık bağlama oranı yüzde 54'le bağlanabiliyor; çünkü, 7 000 gün prim günü ona isabet ediyor. Bağ-Kurun ise yüzde 65, Emekli Sandığının ise yüzde 75'tir. Dolayısıyla, bu sistemde emekli aylığının azalması, bu anlamda, söz konusu değildir; ama, dediğim gibi, kısa vadeli olarak düşünürsek, kısmî bir azalma olacaktır. Fakat, esasında, bu tasarı, adaleti getiriyor, sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemini getiriyor ve eşitsizlikleri yok ediyor. Gelecek kuşaklarımızın sosyal güvenlikle ilgili bir kara tabloyla karşılaşmasını önlüyor. Bu bakımdan, biz, bunun reform olduğunu, cumhuriyet tarihinin en önemli yasalarından biri olduğunu söylüyoruz; çünkü, mevcut sistemin hem adil olmadığını hem sürdürebilme imkânı olmadığını herkes söylüyor. Bütçedeki payı yüzde 16,1'e çıktı üç sene içerisinde ve dediğim gibi, 2035 ile 2045 arasında ise, bu demografik yapıdan dolayı, altından kalkılamayacak bir noktaya gelecektir. Bunun şimdiden tedbirleri alınmaktadır.

Peki, yaşta bir düzenleme getiriliyor mu; yaşta, hiçbir düzenleme, 2036'ya kadar getirilmiyor değerli arkadaşlarım; yani, bugünkü yaş neyse, 2036'ya kadar bu sürdürülecektir. Ondan sonra bir geçiş dönemi var 2046'ya kadar, 2045'e kadar, 65'te duruyor.

Peki, gün sayısı artıyor mu; gün sayısı, Bağ-Kurda ve Emekli Sandığında artmıyor; sadece SSK'da, 2007'den sonra, her yıl 100 gün olmak üzere, 2026'ya kadar 9 000 güne çıkıyor.

Bizi bugün tenkit edenler, 9 000 gün olabilir mi diyenler, 1995'te koalisyon ortağı oldukları Sayın Çiller Hükümetince hazırlanan yasada SSK'lı için tam 9 000 günü öngörmüşlerdir değerli arkadaşlarım. Açık söylüyorum, 9 000 günü öngörmüşlerdir ve geçiş dönemi ise bizim gibi değildir. Biz diyoruz ki, 2007'den önce 1 gün bile sigortalı olan kişi bundan etkilenmiyor. Halbuki, onlar, 2005'te yürürlüğe girecek tasarıda, emekliliğine bir sene kalanlar için 400 günden başlamak üzere, altı yıl kalanlar için 2 800 gün ilave yapmışlardır, yaşı da artırmışlardır. Bu şekilde, çok katı kurallarla… Ama, getirdikleri bu tasarı, o zaman, erken seçim kararı alınması, koalisyon hükümetinin yıkılması suretiyle, gerçekleşmemiştir. Aslında, bu, aklın da bir gereğidir; o zaman yapılan doğruydu.

Şimdi, sağlıkla ilgili çok sorular geliyor. Bu sorulardan, işte, bugün gazetelere intikal eden, 25 yaşındaki kızlarımız, okumuş kızlarımız sağlık hizmeti alamıyor gibi bir görüntü verilmiştir.

Değerli arkadaşlarım, okumuş veya okumamış ayırımı kesinlikle yoktur. Bir defa, kural şudur genel sağlık sigortasında: 18 yaşında kız veya erkek, kim olursa olsun, buradan istisna tutuluyor. 18'den sonra, eğer yüksekokul okuyorsa, okul döneminde, yani, 25 yaşına kadar zaten ebeveynin üzerinden sigortalılığı devam ediyor; ama, 25 yaşından sonra eğer sigortalılığı, okul bitmişse, ister okumuş veya okumamış olsun, bu, ailesinden kalan veya eşinden kalan bir maaş alıyorsa, bir gelir alıyorsa, zaten genel sağlık sigortası içerisindedir, herhangi bir prim ödemeyecektir. Eğer durumu iyi değilse, herhangi bir gelir almıyorsa, babası annesi sağsa, eğer durumu iyi değilse, bu, zaten genel sağlık sigortasına tabi olacaktır, bunun primini devlet ödeyecektir. Eğer zenginse, yani, bir kira geliri varsa, bir akarı varsa, elbette ki, bunun primini ödeyecektir. Yani, burada adaleti sağlamayacak mıyız? Yani, durumu iyi olanlar, zengin olanlar, sağlık sigortası ödemeyecekler mi? Bu durum buna geliyor. Tekrar ediyorum: Okumuş kızların sanki cezalandırıldığı gibi bir görüntü var; böyle bir durum yoktur.

Şimdi, genel sağlık sigortasında yine ifade ediliyor: İşte, kanserdir, şu hastalıklar paralı olacak gibi. Bunu nereden çıkarıyorlar, anlamak mümkün değil değerli arkadaşlar. Tasarıyı okumak lazım. Tasarıda, ilk defa, sağlıkta teminat paketi yasayla düzenlenmiştir ve burada, estetik amaçlı müdahaleler haricinde her şey genel sağlık sigortası kapsamındadır.

Ben şunu da ifade etmek istiyorum. Bu katkı payı konusunda, işte, fakir olursa katkı payını nasıl ödeyecek diye, genelde bir soru soruluyor. Şimdi, bu katkı payını, eğer fakirse, bunu biz yasaya koyduk; bunun, hiçbir sorgu sual olmadan, sosyal yardım kurumundan ödediği parayı geri alacaktır değerli arkadaşlarım. Yani, fakirin katkı payı konusunda herhangi bir kuşkusu olmaması gerekir, bu yasayla teminat altına alınmıştır.

Yine ifade ediyoruz; biz, bugünkü sistem adil değil, kuralsızdır, ileriye dönük daha problemler yaratacaktır dedikten sonra, kapsamı da dardır; çünkü, kapsamı, Türkiye'de Bağ-Kurlularla ilgili getirdiği hükümler; işte, 240 gün prim ödeme şartı vardı, SSK'da 90 gündü; biz bunları 30 güne indirdik ve 30 günü de şayet ödemiyorsa ödeme imkânlarının da yine devlet tarafından garantiye alındığını söyledik. Dolayısıyla, Türkiye'de genel sağlık sigortasıyla ilgili suçlamaların çok haksız olduğunu düşünüyorum. Bu genel sağlık sigortası gerçekten alkışlanmalıdır. Çünkü, Türkiye'de patronla işçisini, milletvekiliyle köylüsünü, bakanla çaycısını eşit sağlık hizmeti alacak bir hale getirmiştir. Çünkü, bunların hepsi bireydir ve bu bireyler sigortalı olduğu için, ister genel sağlık sigortası anlamında özel sağlık kurumuna gitsin, isterse üniversiteye gitsin, isterse kamuya gitsin, onu sigortalı olarak görecektir, sadece genel sağlık sigortasına fatura yapacağı için herhangi bir ayırım olması söz konusu değildir. Yeşilkartlısı da, fakiri de, zengini de buna dahildir. Bu bakımdan, bu, soru olarak sorulan ve genelde de yanlış anlaşılan konuları açıklamak istedim.

Tekrar bu yasanın hayırlı olmasını diliyor ve gerçekten reform mahiyetindeki bu yasanın Genel Kurulun tasvibiyle yasalaşması halinde Türkiye'nin gelecek kuşaklarının sosyal güvenlik bakımından garantiye alınacağını söylüyor, hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

27 konuşma daha · 19 Nisan 2006

27 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook