İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/106 GÜNDEMDE

Tarımsal politikaların gözden geçirilerek su krizinin önlenmesinin araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Murat Bakan İzmir · CHP ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Hemen hemen her gün bir gölümüzün daha kuruduğu haberi kamuoyunun gündemine gelmektedir. Bir yandan iklim krizinin yıkıcı etkileri, diğer yandan vahşi sulama başta olmak üzere uygulanan yanlış tarım politikaları yer altı ve yer üstü sularımızı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakmaktadır.

Yer altı ve yer üstü sularımızın içinde bulunduğu durum ile uygulanan yanlış politikaların tespit edilerek, yok olan ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan yer altı ve yer üstü sularımızı kurtarmak, ülkemizin su politikasını dünyanın ve bölgemizin içinde bulunduğu duruma göre belirlemek ve su krizine karşı alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılması konusunda gereğini saygılarımızla arz ederiz.

GEREKÇE

Metnin tamamını göster (12 paragraf daha)Metni kısalt

Hemen hemen her gün bir gölümüzün daha kuruduğu haberi kamuoyunun gündemine gelmektedir. Bir yandan iklim krizinin yıkıcı etkileri, diğer yandan vahşi sulama başta olmak üzere uygulanan yanlış tarım politikaları yer altı ve yer üstü sularımızı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakmaktadır.

Ülkemiz yıllar önce, 200'ü haritalarda görülebilen, Marmara Denizi büyüklüğünde 300'e yakın irili ufaklı göle sahipken bu göllerin yüzde 60'ı kurumuş, küçülmüş veya kirlilik nedeniyle neredeyse tümü göl olma özelliğini kaybetmiştir. Bu durum ekolojik dengenin bozulduğunun da en önemli göstergesidir.

"Vahşi tarımsal sulama" olarak adlandırılan tekniğin, gölleri besleyen yüzey sularının, dere ve çayların önüne zarar vereceği düşünülmeden yapılan çok sayıdaki gölet, barajlarla desteklenmesi küresel ısınma tehdidi altındaki göllerin yok olmasını hızlandırmıştır.

Karamanlı Ovası'nda 1190 hektar büyüklüğündeki tatlı su gölü olan, uluslararası sulak alanlar listesinde yer alan, 1985*te yaban hayatı koruma alanı ilan edilen, göçmen kuşlar için önemli besin ve yumurtlama alanı olan, tatlı su balıkçılığı ve sulamayla bölgeye ekonomik gelir sağlayan, Burdurun Karamanlı ilçesinde bulunan ve Göller Yöresi'nin önemli sulak alanlarından biri olan Karataş Gölü kurumuştur.

Konya ve Afyonkarahisar sınırları içinde olan Türkiye'nin önemli su kaynaklarından Akşehir Gölü; Sivas'ın Ulaş ilçesinde bulunan Kellah Gölü, Antalya'nın Kaş ilçesi ile Muğla'nın Seydikemer ilçesi arasında kalan Batı Torosların en yüksek ikinci tepesi olan Akdağ'ın eteklerindeki 2 bin 500 rakımlı İkiz Göller; Türkiye'nin en yüksek üçüncü dağı olan Süphan'daki 3 krater göl kurumuştur.

Manyas Gölü'nden sonra Türkiye'nin ikinci önemli kuş cenneti olan Sultan Sazlığı'nın yakınında yer alan, 20 kilometre alana sahip Yay Gölü tamamen kurumuştur.

Türkiye'nin en büyük beşinci doğal tatlı su gölü olan ve aynı zamanda tektonik kökenli son buzul çağı göllerinden olan Eber Gölü yüzde 80 oranında kurumuş, Adana'daki Seyhan Baraj Gölü'nde su iyice çekilmiş, Antalya'nın Elmalı ilçesinin en önemli su kaynağı olan 850 hektarlık Avlan Gölü de kuraklığa teslim olmuştur. Van Gölü Havzası ise alarm vermektedir.

Bunlar sadece son birkaç ayda kamuoyunun gündemine gelen kuruyan göllere dair örneklerdir. Yer altı ve yer üstü sularımız, sulak alanlarımız ve göllerimiz yanlış politika ve uygulamalarla hızla tahrip edilmektedir. Bu yanlış politika ve uygulamalar aynı zamanda iklim krizinin yıkıcı etkilerini de tetiklemektedir.

Türkiye'de yaklaşık 50 yıldır göller üzerine yaptığı akademik çalışmalarla tanınan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) bilim danışmanı Dr. Erol Kesici geçen yıl bir rapor yayınlamıştır. Göl uzmanı Kesici, Türkiye'de kuruyan ve tehlike altındaki göllerle ilgili raporunda; Türkiye'de son 60 yılda, Marmara Denizi'nin yüz ölçümünden daha büyük, neredeyse üç Van Gölü büyüklüğünde 70'e yakın doğal gölün kuruduğunu açıklamıştır. Son 50 yıl içerisinde göllerin hidrolojik bakımdan adeta iflas ettiğini vurgulayan Kesici, Türkiye'de irili ufaklı 200'e yakın sulak alan bulunduğunu, bunların neredeyse tamamının alınması gerektiğini söylemektedir.

Su Politikaları Derneği'nin yayınladığı "Doğal Göller ve Sulak Alanl yil Sorunlarımız ve Çözüm Önerileri" başlıklı rapora göre; Türkiye'nin neredefse $i İ kirlilik nedeniyle doğal dokusunu kaybetmiş, doğal göller ve sulak alanlarda su miktarıyla beraber su kalitesi de azalmaktadır. Tescilli 76 sulak alandan sadece 24'ünün su yönetim planı olduğuna dikkat çekilen raporda göllerin izinsiz kullanımını ve kirletilmesini önlemeye yönelik yasal düzenlemelerin de yetersiz kaldığı vurgulanmiaktadır.

Yer altı ve yer üstü sularımızın içinde bulunduğu durum ile uygulanan yanlış politikaların tespit edilerek, yok olan ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan yer altı ve yer üstü sularımızı kurtarmak, ülkemizin su politikasını dünyanın ve bölgemizin içinde bulunduğu duruma göre belirlemek ve su krizine karşı alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılması konusunda gereğini saygılarımızla arz ederiz.

Aedrm Duman

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
CHP 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.