İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/1597 GÜNDEMDE

Tarımda yaşanan sorunların tüm yönleriyle tespit edilmesi ve bu sorunlara yönelik kalıcı çözüm önerileri geliştirilebilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Sinan Çiftyürek Van · DEM Parti ve 20 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Tarımda yaşanan sorunların sebeplerinin araştırılması, yaşanan sorunlara yönelik uzun vadeli ve kalıcı çözümlerin oluşturulması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğün 10'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Dünyada tarım devriminin beşiği ve buğdayın ilk evcilleştirildiği coğrafyamız tarım faaliyetleri açısından önemli potansiyele sahip olmasına karşılık, bu alanda durum her geçen gün ağırlaşmaktadır. Türkiye tarımsal üretim, verimlilik, kalite ve gıda güvenliği konulardaki değerlendirmelerde dünya .kıyaslamasında arka sıralarda yer almaya devamı etmektedir. İktidarın yirmi iki yıllık tarım politikası, kendi kendine yetebilen ülkeler arasında olan Türkiye'yi tarımda yoğun ithalat yapan bir ülkeye dönüştürmüş durumdadır.

Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt

İktidarı boyunca neo-liberal politikaların sadık uygulayıcısı olan AKP, tarım alanında da bu politikaları ısrarlı bir şekilde uygulamayı sürdürmektedir. Verimli tarım alanlarının imara açılmasından kuraklığa karşı tedbirlerin alınmayışına, tarım ve hayvancılığa yönelik desteklerin yetersizliğinden çiftçilerin bankaların insafına terk edilişine kadar iktidarın bütün politikaları tarım ve hayvancılığın tasfiye edilmesi sürecini hızlandırmaktadır. Bu sorunların varlığı verilerle de kanıtlanmaktadır.

TEMA'ya göre, Türkiye topraklarının %50,9'u orta; 22,5'i de yüksek derecede olmak üzere toplam %73,4'ü çölleşme tehlikesi altında, Tarım arazilerinin %39'unda, mera arazilerinin ise %54'ünde erozyon görüldüğüne vurgu yapan TEMA, Türkiye'de tarım arazilerinin, 1990-2022 yılları arasında yaklaşık 4 milyon hektar azalarak 27,9 milyon hektardan, 23,9 milyon hektara gerilediğini raporlamıştır. Bu oran 7,5 İstanbul büyüklüğüne denk gelmektedir. Tarımsal girdilerdeki artışlarda tarımsal üretim alanında üreticiler için büyük bir yük haline gelmiş durumda. Yayınladığı veriler eleştirilere neden olan TÜİK'in verilerine göre bile tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) 2022 yılının Eylül ayında %138,15 artmıştır. Sistematik artış devam etmiş ve bu oran Nisan 2024 tarihi itibariyle yıllık %52,20 olarak gerçekleşmiştir (21 Haziran 2024).

Tarım alanındaki gerileme çiftçinin üretim alanından çekilmesine neden olmuştur. Türkiye Ekonomik Politik Araştırmalar Vakfı (TEPAV) 2023 yılı Aralık ayına ilişkin İstihdam İzleme Bülteninde yayınlanan verilere göre; çiftçi sayısı bir önceki yıla göre %6 (30 bin 632) azalmıştır. 2003 yılı ile kıyaslandığında ise yaklaşık yarım milyon çiftçinin üretimden uzaklaştığı tahmin edilmektedir. Çifçiler sosyal güvenlik sisteminden de mahrum kalmaktadır. Ziraat Odaları Birliği'nin Aralık 2023 tarihinde yaptığı açıklamada; 2021 yılında I milyon çiftçinin Bağ-Kurlu olduğu, 2023 yılında bu sayının 500 binin altına düştüğü ifade edilmektedir. Tüm bu negatif tablo küçük ve orta ölçekli çiftçiyi "kendi arazimde devlete MARABA olmak istiyorum" konumuna düşürmüştür.

Geçmişten bugüne Türkiye, sanayileşme uğruna yatırımların ağırlığını sanayiye aktararak tarımı geri bırakmıştır. Bu yanlış yönelim, Türkiye tarımını sorunlar yumağı haline getirmiştir. Son yıllarda ise savaş sanayisini geliştirmek adına, kaynaklar daha çok askeri teknolojiye aktarılarak tarım yine geriye atılmıştır. Tarımda teknolojik gelişmeyi merkeze alarak çiftçilerin desteklenmesine yönelik yatırım ve teşvikler planlanmamıştır. Dünyada tarımsal teknolojik gelişmeye bağlı verim artarken Türkiye'nin birçok bölgesinde 50 yıl öncesinin üretim modelleri uygulanmaya devam etmektedir.

2'inci yüzyılda küresel trend, tarım ve yerelleşme yüzyılı olarak gelişmektedir. Türkiye'de ise tam tersine yerelleşme tekçi ve katı merkeziyetçi politikalar altında nefes alamamaktadır. Merkezi iktidarın kayyum tehditleri, keyfi yargı baskıları ve ekonomik ablukalar ile yerel yönetimler tümüyle işlevsiz kılınmak istenmekte. Halbuki olması gereken, yerel yönetimlerin inisiyatif alarak tarımsal üretimde izleyecekleri yaratıcı politikalarla kent kaynaklarını kendisi ve merkezi iktidar lehine yaratıcı kullanabilmesidir.

Yukarıda izah edilen birçok bilimsel veri, tarımda yaşanan sorunların her geçen gün boyutlanarak ağırlaştığını göstermektedir. Hem ürün rekoltesinin ve kalitesinin artması hem de çiftçilerin üretime devam edebilmelerinin ekonomik ve çevresel şartlarının iyileştirilmesi açısından tarım politikaları; ekolojik dengeyi gözetecek şekilde tekrar ele alınmalıdır. Bu gerekçelerle, tarımda yaşanan sorunların kapsamlı şekilde araştırılması ve kalıcı çözümlerin oluşturulması için Meclis Araştırması açılması bir zorunluluktur.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
DEM Parti 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.