İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/1855 GÜNDEMDE

Çobanlık yaparken hayatını kaybeden kişilerle ilgili devam eden dava süreçlerinin akıbetine ilişkin bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Sırrı Sakik Ağrı · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye'de uzun yıllardır güvenlik güçlerinin dahil olduğu ölümlü olaylarda savcılıkların aldığı tavır tartışma konusu olmaktadır. Bu durum ile ilgili onlarca örnek arasından sadece son yıllardaki birkaç örnek bu durumu açıkça ortaya koyacaktır. 25 Eylül günü Ömer Deniz Doğubayazıt'ta çobanlık yaparken askeri kontrol noktasının 200 metre yakınında silahla katledilmiş halde bulundu. Hemen gizlilik kararı alan savcılık iki hafta geçmesine rağmen ailesi ve kamuoyuyla tek bir bilgi dahi paylaşmadı. Davalarla ilgili benzer akıbetler birçok başka dosyada da ortaya çıkmaktadır. 4 Mayıs 2019*da Hakkâri Yüksekova'da Çobanlık yapan Sertip Şen karakol ve üs bölgesinin hemen yanında kalbinden vurularak öldürülmüş, dava dosyasında herhangi bir ilerleme olmamıştı. 11 Eylül 2020 günü Van'ın Çatak ilçesinde gözaltına alınıp helikoptere bindirilen Servet Turgut gördüğü kötü muamele sonrası hayatını kaybetmiş geçen 4 yıl boyunca dava ile ilgili tek bir ilerleme olmamış sadece ölümü haberleştiren gazetecilere ceza verilmiştir. Söz konusu ölümlerin faillerinin ortaya çıkarılması, adil bir yargılamanın sağlanması ve kolluk güçlerinin karıştığı suçların tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla Anayasanın 98. ve Meclis İçtüzüğünün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırma sürecinin başlatılması gereğini arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

Türkiye'de maalesef kolluk güçlerinin karıştığı ölümle sonuçlanan vakalarda savcılık makamının çok yavaş ve eksik davrandığı kamuoyunun bildiği bir gerçektir. 1990'lı yıllardan beridir birçok davada deliller kaybolmuş, yargılamalar sürüncemede bırakılmış, zaman aşımı ve beraatlar peş peşe gelmiştir.

Metnin tamamını göster (4 paragraf daha)Metni kısalt

Son olarak Ağrı ilinin Doğubayazıt ilçesi İran sınırında bulunan Çiftlik köyü Türkmen

(Cewekümbet) mezrasında çobanlık yapan 33 yaşındaki Ömer Deniz 25 Eylül'de askeri noktaya 200 metre uzaklıkta silahla öldürülmüş olarak bulundu. Savcılık üzerinden haftalar geçmesine rağmen dosyada gizlilik kararı almış ve aileyle kamuoyuna herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. Yüksek çözünürlüklü ve en son teknolojiyle donatılmış gece görüşlü kameralarla bezeli kontrol noktasının dibinde gerçekleşen ölüme dair hızlıca gizlilik kararı alınarak hiçbir açıklama yapılmamış olması, geçmişte sayısız örneğine rastladığımız diğer kolluk güçlerinin karıştığı ölümlü suçları gündeme getirmiştir.

4 Mayıs 2019'da Hakkâri Yüksekova'ya bağlı Onbaşılar (Wargenima) köyünde çobanlık yapan Sertip Şen köydeki karakol ve üs bölgesine çok yakın bir noktada vurulmuş ve bu noktaya ambulansın girişine izin verilmeyerek tıbbi müdahalenin yapılması engellenmiş ve Şen kan kaybından hayatını kaybetmiştir. Aradan geçen 5 yılda herhangi bir tutuklama gerçekleşmemiştir. Kamuoyunun yakından bildiği Servet Turgut cinayetinde de durum benzer bir şekilde devam etmektedir. Van'ın Çatak İlçesi"nden düzenlenen operasyon sonrası 7 çocuk babası 65 yaşındaki Servet Turgut ve 8 çocuk babası Osman Şiban'ın "şüpheli" sıfatıyla gözaltına alınıp helikoptere bindirildikten 2 gün sonra Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakımında "yüksekten düşme" notuyla yatırıldıkları ortaya çıktı. Daha sonra hayatını kaybeden Servet Turgut ve Osman Şiban davasında herhangi bir askeri görevliye ceza verilmeyip dava sürüncemede bırakıldığı halde bu ölümü haberleştiren gazetecilere ve ağır kötü muamele sonucunda hafızasını yitiren Osman Şiban'a ceza verildi. Bu şekilde örnek verilecek adil yargılamanın olmadığı onlarca dava mevcuttur.

Eski sabık bakan Süleyman Soylu "her şeye hakimiz, her yeri gözetliyoruz, herkesi ayakkabı numarasına kadar biliyoruz" dediği halde bütün yüksek teknolojili gözetleme imkanlarına rağmen öldürme suçlarına karışanlar askeri güçler olduğunda sanki bütün kameralar kör, bütün kulaklar sağır, bütün diller lal olmaktadır. Katledilenlerin yakınları ve kamuoyu bu adaletsiz durumu görmekte ve bu davalarda yaşanan hukuksuzlukların giderilmesini talep etmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi sistematik bir hal alan kolluk güçlerinin karıştığı cinayetlere dair kamuoyunun ve ölenlerin yakınlarının adalet talebine cevap vermeli, bu konuda ivedilikle bir araştırma komisyonu kurmalıdır.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.