Yörüklerin yaşadıkları sorunların tüm yönleriyle araştırılarak bu sorunlara karşı çözüm önerileri belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yörüklerin yaşadıkları sorunların araştırılması ve çözüm önerileri geliştirilmesi amacıyla Anayasanın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'nci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim. 12.03.2025
Türkiye'nin kadim konar-göçer toplulukları olan Yörükler, yüzyıllardır Anadolu coğrafyasında hayvancılıkla uğraşarak milli ekonomiye ve kültürel çeşitliliğe katkı sağlamaktadır. Bunun yanında, Türkiye'de küçükbaş hayvan varlığının önemli bir bölümünün Yörük-Türkmen yetiştiriciler tarafından sağlandığı bilinmektedir. Özellikle Toros Dağları başta olmak üzere birçok bölgede geleneksel yaylak-kışlak düzenini sürdürerek küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan Yörük aileleri, bugün çeşitli alanlarda ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Bu sorunlar hem Yörük kültürünün devamlılığını tehdit etmekte hem de bu vatandaşlarımızın sosyal ve ekonomik haklarını olumsuz etkilemektedir. Aşağıda başlıklar hâlinde sıralanan meselelerin incelenmesi ve gerekli çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasının yerinde olacağı değerlendirilmektedir.
Mera ve Otlakiyeye Erişim Sorunları: Yörüklerin geleneksel olarak kullandıkları mera, yaylak ve kışlak alanlarına erişimde son yıllarda büyük güçlükler yaşanmaktadır. Orman idaresi ile Yörük aileleri arasında mera ve orman arazilerinin kullanımı konusunda anlaşmazlıklar çıkmaktadır. Bir kısım yaylak ve göç yollarının orman sınırları içinde kalması nedeniyle, Yörükler hayvanlarını otlatırken idari para cezalarıyla karşılaştıkları, hatta geleneksel çadırlarının "izinsiz yapı" sayıldığı durumlar görülmüştür. Mevcut mevzuatta orman ve mera kanunları arasında uyumsuzluklar bulunması, Yörüklerin arazi kullanımını kısıtlamakta; yaylak ve kışlaklarda geçici barınak kurma gibi ihtiyaçları yasal engellere takılmaktadır. Ayrıca bazı bölgelerde meraların farklı kişilerce işgal edilmesi veya yayla yollarının kapatılması da Yörük göç yollarını engelleyerek mağduriyet yaratmaktadır. Bu alandaki sorunların çözümü için orman idaresiyle Yörükler arasında uzlaşı sağlanması, geleneksel göç yollarının ve konaklama alanlarının korunması ve ilgili mevzuatın Yörüklerin haklarını güvence altına alacak şekilde gözden geçirilmesi gerekmektedir.
Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt
Yem ve Hayvancılık Destekleri: Hayvancılıkla geçimini sağlayan Yörük aileleri, artan girdi maliyetleri özellikle de yem fiyatlarının yüksekliği nedeniyle zor durumda kalmaktadır. Son yıllarda yem fiyatlarında meydana gelen büyük artışlar, küçük ölçekli yetiştirici erin açmaktadır. Devlet tarafından verilen hayvan başına destekleme miktarlarının y Esir bu desteklerin enflasyon karşısında eridiği ifade edilmektedir. Bu nedenle küçükbaş hayva yetiştiriciliği yapan Yörükler için hayvan başı destek tutarlarının günün koşulama artırılması önem arz etmektedir. Özellikle orman yangınları gibi afetlerden etkilenen yörelerde Yörüklerin yem bulma imkânları iyice kısıtlanmakta, otlak alanlar tahrip olduğu için büyük maddi kayıplar yaşanmaktadır. Nitekim 2021 yılında Antalya ve çevresinde yaşanan büyük orman yangınlarında birçok Yörük ailesinin hayvanları telef olmuş, ağılları ve meraları zarar görmüştür. Bu gibi durumlarda acil yem desteği, hayvan kayıplarının telafisi ve diğer maddi yardımların sağlanması için özel programlar geliştirilmelidir. Hayvancılık desteklerinin bölgesel ihtiyaçlara göre planlanması ve Yörüklerin üretime devam edebilmesi için daha kapsayıcı bir destekleme politikası izlenmesi elzemdir.
Sosyal Güvence ve Sigorta Desteği: Konar-göçer yaşam süren pek çok Yörük ailesi, düzenli bir ücretli işte çalışmamakta ve bu nedenle sosyal güvence kapsamı dışında kalmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primlerini kendi imkânlarıyla ödemekte güçlük çeken Yörükler, sağlık hizmetlerine erişim ve emeklilik güvencesi konusunda ciddi mağduriyet yaşamaktadır. Tarım ve hayvancılık sektöründe sürekli ve yeterli bir sosyal güvenlik desteğinin olmaması, bu yaşam biçimini sürdürenleri ileride de güvencesiz bırakmaktadır. Bu sorunun çözümü için Yörüklerin sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından karşılanması veya özel prim teşviki sağlanması yönünde adımlar atılmalıdır. Örneğin, küçükbaş hayvancılık yapan çobanların SGK primlerinin devlet tarafından ödenmesi yönünde sektör temsilcilerinin talepleri dikkate alınarak Yörük ailelerinin de benzer şekilde sosyal güvenceye kavuşturulması sağlanabilir. Devlet, sosyal devlet ilkesi gereği bu alanda sorumluluk üstlenmeli ve Yörüklerin sağlık, emeklilik gibi haklardan mahrum kalmaması için gerekli mevzuat düzenlemelerini yapmalıdır.
Enerji ve Altyapı Sorunları: Yörüklerin yaylalarda ve kışlaklarda karşılaştığı bir diğer sorun, temel altyapı hizmetlerine erişimdeki yetersizliktir. Birçok yaylada elektrik şebekesi bulunmadığından Yörük aileleri aydınlatma ve elektrikli cihaz kullanımı konusunda zorluk çekmektedir. Son yıllarda bazı yerel yönetimler ve projeler kapsamında Yörüklere güneş paneli desteği sağlanarak çadırlarının elektrik ihtiyacı karşılanmaya başlanmışsa da bu destek tüm bölgelere yaygınlaştırılmamıştır. Yaylalarda yaşayan Yörük hanelerine uygun maliyetli güneş enerjisi panellerinin hibe veya teşvik yoluyla temin edilmesi, hem yaşam kalitesini artıracak hem de bu alanlarda sürdürülebilir bir enerji altyapısı oluşturacaktır. Suya erişim sorunu da Yörüklerin yaşadığı önemli altyapı sıkıntılarından biridir. Yaylaklarda yeterli içme ve kullanma suyu bulmak güçleşebilmekte, hayvanların su ihtiyacını karşılamak için uzak mesafelere gidilmesi gerekebilmektedir. Bu sorunun çözümü için yayla yerleşim noktalarına su depoları, sarnıçlar veya hayvan sulama olukları yapılması; su kaynaklarının iyileştirilmesi hususları araştırılmalıdır. Ayrıca yol ve haberleşme gibi altyapı eksikleri de Yörüklerin acil durumlarda yardım almasını veya ürettikleri ürünleri pazara ulaştırmasını zorlaştırmaktadır. Devletin kırsal altyapı yatırımlarında, göçerlerin yoğun olduğu bölgelere öncelik vermesi; elektrik, su ve yol ihtiyaçlarının karşılanması yerinde olacaktır.
Kültürel Mirasın Korunması: Yüzyıllardır süregelen konar-göçer Yörük yaşam tarzı, Türkiye'nin somut olmayan kültürel mirasının önemli bir parçasıdır. Ancak modern yaşam koşulları ve eğitim zorunluluğu gibi etkenler, genç nesillerin bu yaşam biçimini sürdürmesini zorlaştırmakta ve Yörük kültürü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle eğitim sistemi, sürekli yer değiştiren Yörük çocuklarının kesintisiz eğitim almasını sağlayacak esnekliğe sahip değildir. Göç mevsimlerinde çocukların okula devam edememesi, alimden geri kalmalarına veya ailelerinin yerleşik hayata geçmek zorunda kalmasına yolaçmaktadı soruna çözüm olarak seyyar öğretmen uygulaması veya gezici eğitim bremleri geçırılebılır. Geçmişte bazı bölgelerde Yörük çocukları için uygulanan gezidi öğretmen moden günümüz teknolojisiyle (ör. uzaktan eğitim imkanlarıyla) birleştir kerek' 193enyden canlandırılmalıdır. Ayrıca eğitim müfredatında Yörük kültürüne dair içeriklere yer verilmesi, çocukların kendi kültürlerini tanıyarak büyümesi açısından önemlidir. Yörüklerin geleneksel el sanatları, giyim-kuşam, dil ve müzik gibi kültürel değerlerinin kayıt altına alınması ve tanıtılması için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler iş birliği yapmalıdır. Konargöçer yaşamın sürdürülebilmesi için, göç takvimine uyumlu eğitim programları, yaz aylarında yaylalarda açılacak geçici okul sınıfları gibi yenilikçi çözümler de araştırılmalıdır.
Kısacası, Yörük vatandaşlarımızın hem ekonomik hem de sosyal açıdan desteklenmesi elzem olup kadim Yörük kültürünün yaşatılması bakımından acil çözümler gerekmektedir. Bu bağlamda, söz konusu sorunların tüm boyutlarıyla araştırılması ve gerekli tedbirlerin tespiti amacıyla Anayasa'nın 98'inci maddesi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılması önem arz etmektedir.
OPUP BASKANLE
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.