İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/3099 GÜNDEMDE

Kamu özel işbirliği projesi modellerinin tüm yönleriyle incelenerek kamu kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlayacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Rahmi Aşkın Türeli İzmir · CHP ve 22 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Gerekçesi ekte sunulan, ülkemizde sektörel kapsamı ve yatırımlar içindeki büyüklüğü giderek artan Kamu-Özel İşbirliği Modellerinin ayrıntılı bir biçimde incelenmesi ve söz konusu modelin yaygınlaşmasının neden olduğu ve olacağı sorunların ortaya konulması amacıyla Anayasamızın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE:

Kamu yatırımlarının dünyanın hemen bütün ülkelerinde bütçe olanakları ile yapılması esastır. Kamu yatırımlarının bütçe dışı yöntemlerle yapılması mali disipline ve bütçe prensiplerine aykırı kabul edilmektedir. Ülkemizde ilk olarak enerji ve ulaştırma alanlarında uygulamaya konulan kamu-özel işbirliği modellerinin AKP döneminde sağlığı da kapsayarak giderek yaygınlaştığı ve mali portresinin yükseldiği gözlenmektedir.

Metnin tamamını göster (9 paragraf daha)Metni kısalt

Bu durumun temel nedeni, geçmişte kamunun yaptığı fiziki ve sosyal altyapı yatırımlarının kamu-özel işbirliği (KOI) modeliyle gittikçe artan bir biçimde özel sektöre devredilmesidir. Gerçekten de rakamlar AKP döneminde kamu kesiminin yatırım performansında ciddi bir gerileme olduğunu göstermektedir. Nitekim ülkemizde kamu sabit sermaye yatırımlarının GSYH içindeki payı 2002 yılında yüzde 4,9 iken, 2024 yılında yüzde 3,8'e gerilemiş olup, 2025 yılında yüzde 3,2 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Bu durum, özellikle fiziki ve sosyal altyapı yatırımlarının kamu yatırım programı çerçevesinde yapılmasının olanakları mevcut olduğu halde kamunun altyapı yatırımlarından hızlı bir biçimde çekildiğini göstermektedir.

Diğer taraftan, kamu altyapı yatırımlarının KOİ modeliyle gittikçe artan bir biçimde özel sektöre yaptırılmaya başlanması, Türkiye ekonomisinin makroekonomik dengeleri ve orta-uzun dönem büyüme potansiyelleri açısından da ciddi problemler ortaya çıkarmaktadır. Özel sektörün esas itibarıyla "dış ticarete konu olan sektörler" dediğimiz üretim ve ihracatı artıracak imalat sanayi sektörlerinde yoğunlaşması beklenirken, ülkemizde kamunun altyapı yatırımlarından çekilmesi sonucu bu alana özel sektörün girmesi ciddi bir zafiyet oluşturmaktadır. Bu açıdan da kamunun kendi asli görevine dönmesine ve özel sektörün kamu sektörü ile bir ikame ilişkisi içinde değil, tamamlayıcılık ilişkisi içinde çalışmasına ihtiyaç vardır.

Ülkemizde giderek yaygın bir biçimde birçok kamu hizmeti alanında uygulanan KOI modelleri, koşullu yükümlülükler olarak kısa dönemde bütçe açığının düşük görülmesine neden olurken, yükümlülüklerin uzun vadeye yayılmasına yol açmaktadır. Kasım 2000 ve Şubat 2001 ekonomik krizlerinde de olumsuz sonuçlarını yaşadığımız devletin koşullu yükümlülüklerinin artması ekonomi açısından ciddi belirsizliklere yol açmakta ve riskleri artırmaktadır.

Bu belirsizliklerin yanı sıra Hazine garantisinin kullanılmasına yol açacak koşulların gerçekleşmesi, borç yönetimi ve kamu finansmanı açısından Orta Vadeli Program ve Merkezi Yönetim Bütçesinin hazırlık safhasında öngörülemeyen ek mali yüklerin doğmasına neden olarak ekonomideki mali disiplini bozucu yönde bir etki yapacaktır.

Öte yandan, AKP döneminde yap-işlet, yap-işlet-devret ve yap-kirala yöntemlerinin uygulandığı kamu-özel işbirliği modelinin kullanımının, ilgili kanunda da yer alan, ileri teknoloji gerektiren veya hizmetin istisnai özelliklerinden kaynaklanan tercihlerin çok ötesine taşındığı ve belli sermaye gruplarına kaynak aktarım mekanizmaları olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu durum ülkemizde kaynakların doğru ve yerinde kullanımı açısından çok ciddi bir probleme işaret etmektedir.

KOİ modeli, sadece bir yatırım finansman modeli olmayıp, yatırımın/göçeklahusi sonrasında kamu hizmetinin nasıl ve kimler tarafından sunulacağından, Hizmet ŞAN hizmetlerden ne şekilde ve hangi koşullarda yararlanacağına kadar birçok ałani senidena şekillendiren bir modeldir. Bu model ile kamu hizmeti sunumunda AKP döneminde' hızla yaygınlaşan taşeron çalışma ilişkileri sürecine de hız kazandırılmakta ve böylece hizmetlerinin kamu görevlileri eliyle gördürülmesi' anlayışı ortadan kaldırılmaktadıt.eBanün sonucunda, çalışanların iş güvencelerinin olmadığı, çalışma koşullarının ve ücretlerin taşeron şirketler tarafından belirleneceği, sürekliliği olmayan, güvencesiz ve sömürüye açık bir çalışma ilişkisi temel kamu hizmeti alanlarında daha da yaygınlaşacaktır.

Burada vurgulanması gereken önemli bir husus, bütün bu sorun alanlarına rağmen, KOI modeli ile yapılan yatırımlar üzerinde TBMM'nin bir denetim yetkisinin olmamasıdır. Bu kapsamda, Sayıştay'ın KOI modelinin uygulamalarını performans denetimine tabi tutmasının ve müstakil bir raporu her yıl Plan ve Bütçe Komisyonuna sunmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Böylece, TBMM'nin bu alandaki denetimi etkin bir biçimde sağlanabilecektir.

Buna ilaveten, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plân ve Bütçe Komisyonunun özel gündemle yapılacak toplantı ile yılda bir defadan az olmamak üzere Hükümet tarafından bilgilendirilmesine ilişkin düzenlemelerin de mevzuata kazandırılması uygun olacaktır.

Bu çerçevede, ülkemizde kapsamı ve yatırımlar içindeki büyüklüğü giderek artan Kamu-Özel İşbirliği Modellerinin ayrıntılı bir biçimde incelenmesi ve söz konusu modelin yaygınlaşmasının neden olduğu ve olacağı sorunların ortaya konulması amacıyla Meclis Araştırması açılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

23 İMZA
CHP 23

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.