Büyükşehirlerdeki hava kirliliğinin halk sağlığı üzerindeki etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Büyükşehirlerde hava kirliliğinin (PM2.5/PM10 vb.) halk sağlığı, sağlık harcamaları ve yaşam hakkı üzerindeki etkilerinin; ölçüm-izleme-denetim kapasitesiyle birlikte incelenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, TBMM Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını arz ederiz.
GEREKÇE
Hava kirliliği, Türkiye'de çevre politikasının ötesinde bir halk sağlığı krizidir. Partikül madde (PM2.5 ve PM1O), azot oksitler, kükürt diksit ve ozon gibi kirleticiler; solunum ve kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere erken ölümlere, iş gücü kaybına ve sağlık harcamalarında artışa yol açmaktadır. Büyükşehirlerde ısınma, trafik yoğunluğu, sanayi emisyonları ve meteorolojik koşullar birleştiğinde; kirlilik yükü kronik hâle gelmekte, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar daha ağır etkilenmektedir.
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
Temiz Hava Hakkı Platformu'nun (THHP) yayımladığı "Kara Rapor 2025"te, 2024 yılında hava kalitesi "iyi" olan il bulunmadığı; bazı illerde kirliliğin yüksek seyrettiği, ayrıca hava kirliliğinin KOAH, kalp hastalıkları, inme ve akciğer kanseri gibi hastalıklara bağlı ölümlerle ilişkisine dair çarpıcı oranlar paylaşıldığı görülmektedir. Bu tür tespitler, hava kirliliği ile sağlık sonuçları arasındaki ilişkinin güçlü biçimde kurulduğunu ve konunun yalnız çevresel değil, doğrudan "yaşam hakkı" ile ilgili olduğunu göstermektedir.
Sorun yalnız kirli havanın varlığı değil; ölçüm, izleme ve denetim kapasitesidir. PM2.5, Dünya Sağlık Örgütü'nün en kritik gördüğü kirleticilerden biridir; çünkü akciğerin derin bölgelerine kadar ulaşarak sistemik inflamasyona yol açar. Türkiye'de PM2.5 için mevzuatın ve izleme ağının yeterliliği, istasyon sayısı ve veri kalitesi tartışmalıdır. Üstelik kirleticilerin kaynak paylarının (trafik mi, sanayi mi, konut ısınması mı) bilimsel yöntemlerle ayrıştırılması ve buna göre hedefli politika geliştirilmesi gerekmektedir. Aksi hâlde alınan önlemler "genel ve etkisiz" kalmakta; hava kalitesinde kalıcı iyileşme sağlanamamaktadır.
Hava kirliliğinin büyükşehirlerdeki sağlık maliyeti ayrıca incelenmelidir: acil servis başvuruları, hastane yatışları, ilaç tüketimi, iş gücü kaybı, okul devamsızlığı ve kronik hastalık yükü, ekonomik açıdan da yüksek maliyet üretir. Hava kirliliği, aynı zamanda sosyal adalet meselesidir; zira düşük gelirli mahalleler çoğu zaman sanayi, yoğun trafik aksları veya düşük kaliteli yakıt kullanımının yoğun olduğu alanlara daha yakın olup daha yüksek maruziyete sahiptir. Bu durum "çevresel eşitsizlik" yaratır.
Meclis araştırması; büyükşehirlerde PM2.5/PM10 başta olmak üzere kirletici seviyelerinin ve kaynaklarının analizi, ölçüm istasyonlarının yeterliliği ve verilerin şeffaflığı, hava kirliliğinin sağlık sonuçları ve maliyet analizi, denetim ve yaptırım mekanizmalarının etkinliği, temiz ulaşım ve temiz ısınma politikalarının uygulanma kapasitesi, kırılgan grupların korunmasına yönelik yerel eylem planlarının etkinliğini incelemelidir. Amaç; hava kirliliğini azaltacak somut hedefler, ölçülebilir göstergeler ve hesap verebilir bir ulusal-büyük 8 m. m planı oluşturmaktır.
ORUP BASKANLE
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.