İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/4040 GÜNDEMDE

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinin bilimsel ve şeffaf bir şekilde yürütülmesinin sağlanması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Aliye Coşar Antalya · CHP ve 23 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreçleri, raporları ve kararlarının verildiği mekanizmanın işlevselliğinin, bilimsel değerlendirmelerinin, halkın katılımı ve şeffaflığının, önceden verilmiş ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir kararlarındaki süreçler ve sonuçları ile yaşanan olumsuzluklar ve sorumlularının araştırılması ve belirlenmesi, amacı ile Anayasanın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ederim. 10.04.2026

GRİP BASKANLIG

GEREKÇE

Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED), yapılması planlanan bir yatırım ya da projenin çevre üzerinde yaratması muhtemel etkilerin henüz uygulama başlamadan önce bilimsel, teknik ve hukuki kriterlerle incelenmesini sağlayan bir denetim mekanizmasıdır. Su kaynakları, tarım alanları, ormanlar, mera, doğal yaşam alanları ve insan sağlığı üzerindeki olası etkilerin ve zararın önceden tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınmasını ve değerlendirilmesini amaçlayan ÇED süreci, halkın katılımı ve kamuoyunun bilgilendirilmesi ile karar alma sürecinde şeffaflık sağlamalıdır. Ancak ÇED süreci ve ÇED raporlarına verilen kararlar hukuka aykırı bir şekilde şeffaflıktan, bilimsellikten ve halkın katılımından uzak, idarenin keyfi uygulamalarına dönüşmektedir. Birçok kararda kamu yararı yerine firmaların talepleri gözetilmekte, ormanlar, su kaynakları, zeytinlikler, sahiller, SİT alanları ve meralar vahşi madencilik, turizm, enerji ve konut alanlarına dönüştürülmektedir.

5 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği değişikliklerinde her ne kadar "ÇED Gerekli Değildir" ibaresi kaldırılmış olsa da ve artık projeler için "ÇED Olumlu" ibaresi bakanlıktan yetki devri ile il müdürlüklerine verilebilmektedir. Bu değişiklik ÇED süreçlerinde halkı ve kamuoyunu yanıltmaktadır. "ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir" kararlarının bilimsellik ve şeffaflıktan uzak olması telafisi güç zararlara yol açmaktadır. Bu kararların yarattığı olumsuzluk sonuçlar çevre felaketlerine neden olmakta ve insan sağlına zarar vermektir.

"ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir" kararları, kamuoyunun girişimleri ile yargıya taşınmaktadır. Antalya'da Kasım 2024 tarihinde Kaş Gökçeyaka'daki mermer ocağı, Mart 2017 tarihinde Kaş Kalkandaki Kaş-Kalkan arası devlet yolu, Kasım 2017 tarihinde Finike Günçalı'daki mermer ocağı, Mayıs 2023 tarihindeki Kemer Tekirova'daki kıyıya otel projesi, Eylül 2018 tarihinde Korkuteli Yazır'daki mermer ocağı, Mart 2021 tarihinde Korkuteli Kargalıktaki mermer ocağı, Mayıs 2021 tarihindeki Korkuteli Dereköy'deki kömür ocağı, Eylül 2018tarihindeki Manavgat Kırkkavak'taki mermer ocağı için verilen "ÇED Gerekli Değildir." kararları mahkemeler tarafından iptal edildi. Yine Antalya Konyaaltı Çakırlar'da Boğaçayı üzerine yapılmak istenen TOKİ konut projesine valiliğin verdiği usule aykırı ÇED OLUMLU kararına karşı mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi. Rize İkizdere'deki taş ocağı, Aydın Kuşadası'ndaki otel inşası, Balıkesir Karesi' deki altın madeni, Aydın Germencik'teki jeotermal arama kuyusu ve Muğla Fethiye'deki krom eleme tesisi gibi farklı şehirlerde verilen ÇED Gerekli Değildir kararları da mahkeme tarafından iptal edilmiştir. ÇED raporları mevzuata uygun düzenlenmediği için yargı kararları ile iptal edilmektedir.

Muğla'da, Aydın'da, Balıkesir'de ve Türkiye'nin her yerinde "ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir" kararları bilimsel çalışma olmaksızın, şeffaflıktan uzak ve halkın katılımı ile görüşü alınmadan hukuka aykırı bir şekilde idare tarafından düzenlenmektedir. Bu kararlar çevre katliamlarına zemin hazırlamaktadır.

Verilen kararlar kamu yararına değil kamu zararına da yol açmaktadır. Antalya ile Konya arasındaki Antalya-Derebucak-Beyşehir Yolu'nda yoğun yağışlarla Sobuca ve Eynif polyelerindeki su birikimleri nedeniyle, Gembos Ovası dahil bölgedeki karayolu sular altında kalmıştır. Bu proje öncesi de "ÇED Gerekli Değildir." kararının verilmiş olması kamu zararına neden olmuştur.

Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreçleri, raporları ve kararlarının verildiği mekanizmanın işlevselliğinin, bilimsel değerlendirmelerinin, halkın katılımı ve şeffaflığının, önceden verilmiş "ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir" kararlarındaki süreçler ve sonuçların çevre, insan sağlığı, doğal yaşam üzerindeki etkilerinin hukuki ve bilimsel sonuçlarının belirlenmesi ve araştırılması elzemdir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

24 İMZA
CHP 24

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

AYNI KONUDA

Aynı konuda verilen diğer önergeler

TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.