Burdur'da deprem, kuraklık ve iklim değişikliği konularının bütüncül bir şekilde ele alınarak gerekli tedbirlerin alınması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Burdur ilinde yapı stoku, deprem riski, zemin özellikleri, su kaynaklarının azalması, kuraklık, Burdur Gölü'nün ekolojik durumu ve sürdürülebilir kentleşme sorunları başta olmak üzere çok boyutlu risklerin; insan yaşamı, çevre, ekonomi ve sosyal yapı üzerindeki etkilerinin bilimsel ve bütüncül bir yaklaşımla araştırılması, mevcut durumun tespit edilmesi ve gerekli yasal, idari ve teknik tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98. maddesi ve TBMM içtüzüğünün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ve teklif deriz. en IHTASI2 *Durmos Izzet AKBULUT Gorum dw.
GENEL GEREKÇE
Burdur ili; jeolojik konumu, aktif fay hatlarına yakınlığı ve tarihsel deprem geçmişi itibarıyla Türkiye'nin deprem riski yüksek bölgelerinden biri olarak bilinmektedir. Nitekim 1876, 1914 ve 1971 yıllarında meydana gelen depremler, Burdur ve çevresinde ciddi can ve mal kayıplarına yol açmış; kentin fiziksel dokusunda büyük yıkımlara neden olmuştur. Bu depremler, Burdur'un yalnızca teorik değil, tarihsel olarak da yüksek risk altında olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır.
Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt
Aradan geçen yıllara rağmen, bu depremlerden çıkarılması gereken derslerin yapılaşma ve kentleşme politikalarına yeterince yansıtılamadığı görülmektedir.
TMMOB Burdur il Koordinasyon Kurulu tarafından düzenlenen "Depreme Dayanıklı, Sürdürülebilir ve Yaşanabilir Kent: Burdur" başlıklı sempozyumda ortaya konulan bulgular da bu durumu teyit etmektedir. Buna göre; kent merkezindeki yapı stokunun önemli bir bölümünde yumuşak kat oluşumu, taşıyıcı sistem düzensizlikleri, güçlü kiriş-zayıf kolon problemi, ağır çıkmalar ve bitişik nizam yapılaşma kaynaklı çekiçleme etkisi gibi deprem güvenliği açısından kritik riskler bulunmaktadır. Özellikle 2000 yılı öncesi yapıların yaygınlığı, bu yapıların güncel deprem yönetmeliklerine uygunluğu konusunda ciddi kuşkular doğurmaktadır. Zemin özellikleri açısından değerlendirildiğinde, Burdur'da yerel zemin koşullarının yapı tasarımına yeterince yansıtılmadığı; özellikle zayıf zemin sınıflarında zemin büyütmesi ve rezonans etkilerinin dikkate alınmamasının, olası bir depremde hasar düzeyini artıracağı değerlendirilmektedir. Mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanmamış olması ve aktif fay zonları için sakınım bantlarının yeterince uygulanmaması da bu riski büyüten unsurlar arasındadır. Öte yandan Burdur ili, yalnızca deprem riski ile değil; aynı zamanda su krizi ve ekolojik kırılganlık ile de karşı karşıyadır. Burdur Gölü'nün hızla çekilmesi, yeraltı su seviyelerindeki düşüş, kuraklık ve plansız su kullanımı, ilin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
Su kaynaklarının azalması; yalnızca içme suyu temini açısından değil, aynı zamanda tarımsal üretim, hayvancılık, biyolojik çeşitlilik ve bölgesel ekonomi açısından da önemli sonuçlar doğurmaktadır. Havza bazlı su yönetiminin yetersizliği ve alternatif su kaynaklarının geliştirilmemesi, sorunun daha da derinleşmesine yol açmaktadır.
Kentleşme açısından bakıldığında ise Burdur'da yeşil alanların, afet toplanma alanlarının ve iklim uyumlu planlama araçlarının yetersiz olduğu görülmektedir. Bu durum, kentin hem afetlere karşı direncini hem de yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir.
Deprem, kuraklık ve iklim değişikliği risklerinin birlikte ele alınmaması, bu sorunların birbirini tetikleyen bir yapıya dönüşmesine neden olmaktadır. Özellikle su kaynaklarının azalması, kentsel altyapı üzerindeki baskıyı artırırken; plansız yapılaşma ise afet risklerini büyütmektedir.
Tarihsel depremlerden alınmayan dersler ile güncel bilimsel uyarıların birlikte değerlendirildiği bu tablo, Burdur'un önümüzdeki yıllarda yüksek yıkıcılık potansiyeline sahip afetlerle karşı karşıya kalabileceğini göstermektedir. Bu nedenle Burdur ilinde yapı stoku, deprem riski, su kaynakları ve ekolojik denge başta olmak üzere tüm risklerin bütüncül, bilimsel ve disiplinler arası bir yaklaşımla incelenmesi zorunludur.
Yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda; Burdur ilinde yapı stoku ve deprem riskinin bilimsel yöntemlerle incelenmesi, tarihsel depremlerin etkileri ve mevcut yapılaşma ilişkisi çerçevesinde risk analizlerinin yapılması, zemin özellikleri ve mikrobölgeleme çalışmalarının değerlendirilmesi, aktif fay hatları ile yapılaşma ilişkilerinin ortaya konulması, su kaynaklarının mevcut durumu ve geleceğe yönelik risklerinin belirlenmesi, Burdur Gölü, Salda Gölü ve çevresindeki ekosistemin korunmasına yönelik tedbirlerin araştırılması, kentsel planlama ve iklim uyum politikalarının incelenmesi amacıyla Anayasa'nın 98. maddesi ve TBMM içtüzüğünün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ve teklif ederiz.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.