Vize aracılık hizmetleri yürüten bir şirketle ilgili iddiaların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)VFS Global ve Türkiye'deki (sigortacılık dahil) bağlantılı şirketlerinin yürüttüğü faaliyetler hakkında ortaya çıkan usulsüzlüklerin, bürokratlar ve aileleriyle olan ilişkilerin; vize başvuru süreçlerinde vatandaşların maruz kaldığı mağduriyetlerin; kişisel verilerin korunmasına ilişkin risklerin; söz konusu şirketlerin kamu kurumlarıyla gerçekleştirdiği sözleşme ve ihale süreçlerinin; getirilen erişim engelleri de dâhil olmak üzere iddiaların kamuoyu tarafından öğrenilmesini engelleyen uygulamaların tüm yönleriyle araştırılması, sorumluların tespit edilmesi ve kamu zararının ortaya çıkarılması amaçlarıyla Anayasa'nın 98'inci, Iç Tüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ederiz.
ÖZET GEREKÇE
Lighthouse Reports öncülüğünde, aralarında Türkiye'den Kısa Dalga'nın da bulunduğu 12 ülkeden 14 medya kuruluşunun ortaklaşa yürüttüğü uluslararası bir gazetecilik araştırması, dünya genelinde vize hizmetlerini neredeyse tamamen elinde tutan hizmet sağlayıcı VFS Global şirketinin karıştığı usulsüzlükler ağını ortaya çıkarmıştır. Yıllara sarih titiz bir araştırma sürecinin ardından hazırlanan rapora göre 168 ülkede tekel konumundaki bu şirket; vize başvuru sahiplerini kısa mesaj, kurye, fotokopi ve premium salon gibi normalde isteğe bağlı olması gereken pahalı ek hizmetleri satın almaya sistematik olarak zorladığını, söz konusu hizmetleri satın almanın vize garantisinin bir parçası gibi lanse edildiğini, randevuların bot yazılımlarla bloke edilerek başvurucuları vize randevusu edinmek için ücret vermeye sevk ettiğini, kişisel verilerin korunmasında ciddi açıklar bulunduğunu ve rüşvet iddialarının birçok ülkeye yayıldığını ortaya çıkarmıştır. Rapor ayrıca merkezi Zürih ve Dubai'de bulunan VFS Global'in söz konusu usulsüzlüklerinin, 2022 yılında şirketin %75 hissesini ABD merkezli ve Trump'ın finansörü Stephen Schwarzman'ın sahip olduğu özel sermaye şirketi Blackstone fonuna devredilmesinin ardından artan kâr marjı ve çalışanlar üzerindeki yoğun satış baskısı nedeniyle tırmandığını da belgelemiştir. Rapor; küresel çapta işletilen 4.105 adet başvuru merkezinde vize almak isteyen milyonlarca insanı hedef alan bu ticari modelin sistematik usulsüzlüklerinin; Avrupa Birliği ve üye devletlerin teftiş raporlarına yansımışsa da, devletlerin VFS Global şirketine yaptırım uygulamaktan veya sözleşmeleri feshetmekten kaçındığını da vurgulamaktadır.
Metnin tamamını göster (113 paragraf daha)Metni kısalt
Araştırmanın Türkiye ayağını hazırlayan Kısa Dalga'dan Gazeteci Canan Coşkun, kaleme aldığı Vize İmparatorluğu-1: Klimacıdan Vize Devine, Vergi Cennetinden Milyarlık Sermayeye, Vize İmparatorluğu-2: Mevlüt Çavuşoğlu'nun Yetkisi, Gateway'in Yükselişi, Vize İmparatorluğu-3: Rekabet Kurumu'ndan VFS'ye "Rekabetçi Baskı" Tespiti, Vize İmparatorluğu-4: Randevu Almanın Bedeli Kişi Başı 300 Euro'ya Dayandı, Vize İmparatorluğu-5: "Ortak Değiliz" Diyen VFS'ye Gateway'den "Ben Var Ettim" Yanıtı adlı beş serilik yazı dizisi ile; adeta küresel bir suç makinasına dönüşen VFS Global şirketinin Türkiye operasyonlarını, bu operasyonlardaki ortaklar/yükleniciler olan VF Vize Danışmanlık ve Gateway şirketlerinin kurucularının ve ortaklarının isimlerinin Paradise Papers (Malta sızıntıları) belgelerinde yer alan off-shore hesaplara ve Malta kurulu yapılara uzandığını, yine bu isimlerin sahibi olduğu Emaa/Gravis sigorta şirketlerinin vize başvuru sürecindeki usulsüzlüklerini, bu firmaların AKP'li bürokratlar ve Dışişleri Bakanlığı yapısıyla idari ve ticari ilişkilerini, bu ilişkiler üzerinden aldıkları ihaleleri ve başvurucuların mağduriyetlerini verileri ve belgeleriyle ortaya koymuştur.
Durum, kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi ve taşeronlaştırılması süreçlerinin, nasıl bir siyasi himaye ve rant ekosistemine dönüşebileceğinin somut bir göstergesidir. Devletin en temel egemenlik yetkilerinden olan vize süreçlerinin, şeffaf olmayan mevzuat değişiklikleriyle tek bir kişiye ve onun bürokratik ağlarına tahsis edilmesi, kamu yararından ziyade sermaye birikimini önceleyen bir siyasi tercihi yansıtmaktadır. Vatandaşların fahiş fiyatlar, randevu karaborsası ve veri güvenliği açıklarıyla istismar edildiği bu çarkın, yargı eliyle getirilen jet hızındaki erişim engelleriyle korunmaya çalışılması ise hukukun ve devletin, kamunun çıkarlarını savunmak yerine devlet içinde de uzantıları/ortakları olan imtiyazlı bir azınlığın milyarlık rantını gizlemek için bir kalkan olarak kullanıldığını açıkça ilan etmektedir.
VFS Global ve Türkiye'deki (sigortacılık dahil) bağlantılı şirketlerinin yürüttüğü faaliyetler hakkında ortaya çıkan usulsüzlüklerin, bürokratlar ve aileleriyle olan ilişkilerin; vize başvuru süreçlerinde vatandaşların maruz kaldığı mağduriyetlerin; kişisel verilerin korunmasına ilişkin risklerin; söz konusu şirketlerin kamu kurumlarıyla gerçekleştirdiği sözleşme ve ihale süreçlerinin; getirilen erişim engelleri de dâhil olmak üzere iddiaların kamuoyu tarafından öğrenilmesini engelleyen uygulamaların tüm yönleriyle araştırılması, sorumluların tespit edilmesi ve kamu zararının ortaya çıkarılması amaçlarıyla bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederim.
GEREKÇE
Lighthouse Reports öncülüğünde, aralarında Türkiye'den Kısa Dalga'nın da bulunduğu 12 ülkeden 14 medya kuruluşunun ortaklaşa yürüttüğü uluslararası bir gazetecilik araştırması, dünya genelinde vize hizmetlerini neredeyse tamamen elinde tutan hizmet sağlayıcı VFS Global şirketinin karıştığı usulsüzlükler ağını ortaya çıkarmıştır. Yıllara sarih titiz bir araştırma sürecinin ardından hazırlanan rapora göre 168 ülkede tekel konumundaki bu şirket; vize başvuru sahiplerini kısa mesaj, kurye, fotokopi ve premium salon gibi normalde isteğe bağlı olması gereken pahalı ek hizmetleri satın almaya sistematik olarak zorladığını, söz konusu hizmetleri satın almanın vize garantisinin bir parçası gibi lanse edildiğini, randevuların bot yazılımlarla bloke edilerek başvurucuları vize randevusu edinmek için ücret vermeye sevk ettiğini, kişisel verilerin korunmasında ciddi açıklar bulunduğunu ve rüşvet iddialarının birçok ülkeye yayıldığını ortaya çıkarmıştır. Rapor ayrıca merkezi Zürih ve Dubai'de bulunan VFS Global'in söz konusu usulsüzlüklerinin, 2022 yılında şirketin %75 hissesini ABD merkezli ve Trump'ın finansörü Stephen Schwarzman'ın sahip olduğu özel sermaye şirketi Blackstone fonuna devredilmesinin ardından artan kâr marjı ve çalışanlar üzerindeki yoğun satış baskısı nedeniyle tırmandığını da belgelemiştir. Rapor; küresel çapta işletilen 4.105 adet başvuru merkezinde vize almak isteyen milyonlarca insanı hedef alan bu ticari modelin sistematik usulsüzlüklerinin; Avrupa Birliği ve üye devletlerin teftiş raporlarına yansımışsa da, devletlerin VFS Global şirketine yaptırım uygulamaktan veya sözleşmeleri feshetmekten kaçındığını da vurgulamaktadır.
Araştırmanın Türkiye ayağını hazırlayan Kısa Dalga'dan Gazeteci Canan Coşkun, kaleme aldığı Vize İmparatorluğu adlı beş serilik yazı dizisi dudak uçuklatan tespitler içermektedir. Yazı dizisinde şunlar ifade edilmiştir;
"VİZE İMPARATORLUĞU-I: KLİMACIDAN VİZE DEVİNE, VERGİ CENNETİNDEN MİLYARLIK SERMAYEYE - 29/05/2026
Vize devi VFS'nin Türkiye ortağı Halis Ali Çakmak'ın sermayesi 1,5 milyar TL'yi bulurken, asıl şişi yapan VF Vize'nin sermayesi yalnızca 1 milyon TL. Ticaret sicil kayıtları, Beyoğlu'nda bir apartman dairesinden yola çıkan bu devasa ağın, Malta sızıntılarındaki offshore hesaplara uzandığını kanıtlıyor.
Türkiye 'deki vize başvurularının "tek kapısı" haline gelen VFS Global - Türkiye 'deki ismiyle VF Vize Danışmanlık - 2010 yılında Beyoğlu Talimhane 'deki bir apartman dairesinde kuruldu. Şirketin kurucusu Zubin Karkaria, o dönemde Hint Okyanusu'nun güneybatısındaki Afrika'nın vergi cenneti olarak bilinen ada ülkesi Mauritius merkezli bir yapı üzerinden operasyonu yönetiyordu. Ancak Talimhane'deki bu adresin asıl ev sahibi, 1992 'den beri orada olan Halis Ali Çakmak'a ve ileride VS'nin stratejik ortağı haline gelecek Gateway 'e aitti. Kısa Dalga, uluslararası bağımsız araştırmacı gazetecilik platformu Lighthouse Reports'un dünya çapında bir vize işleme devi olan VFS'nin faaliyetlerine odaklandığı çalışmanın Türkiye ayağında araştırma yaptı. Küresel ölçekteki sahipliğinin el değiştirmesiyle gelirleri gittikçe artan ve dünya çapında tekelleşme ve kişisel verilerin sızdırıldığı suçlamalarıyla karşı karşıya kalan VFS Global, gelir artışını "daha yüksek katma değerli hizmet gelirine" bağlıyor. VFS nin Türkiye internet sitesinde bu hizmetlerin "kapınızda vize", "Premium Lounge", kurye, form doldurma, internet kiosk, kısa mesaj, belge yazdırma ve fotokopi gibi hizmetler olduğu anlaşılıyor.
Sunulan hizmetlerin aksine vize başvuru süreçleri yalnızca Türkiye'de değil, vize başvurularıyla ilgili anlaşma yaptığı diğer ülkelerde de eleştiri konusu. Şikâyet sitelerindeki başvurularda VPS Global in yanısıra kendini VFS nin stratejik yatırım ortağı olarak niteleyen Gateway şirketinin de adı geçiyor.
Gateway 'in sahibi Halis Ali Çakmak. Bu bölümde Çakmak'ın yönetim kurulunda olduğu veya kurucu ortak olduğu şirketlere, bunların VFS ile bağlarına odaklanacağız. VFS'nin 2010 yılında kurulduğu adres, Halis Ali Çakmak'ın tanıdığı bir mekândı. Çakmak, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre, kurduğu şirketlerle 1992 yılından itibaren burada faaliyet gösteriyordu. VFS'nin yatırım ortağı olan Gateway Management şirketi, 2005 'łen bu yana unvan değiştirerek bu son ismini aldı. Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarında ilerleyen zamanlarda Gateway şirketine dönüşecek bir araç klima şirketinin ortağı olduğu 1997 de Okmeydanı'nda kurulmuş bir şirketten başlayarak Halis Ali Çakmak'ın ticaret hayatını inceleyeceğiz.
Malta'daki off-shore şirketler Halis Ali Çakmak'ın ticaret hayatı, 1997 'de Okmeydanı'nda kurulan Ekorad Isı Değiştiricileri ile başlıyor. Şirketin kurucuları arasında Malta uyruklu Emanuel Baldacchino ile Halis Ali Çakmak ve 2005'te Sağlık Turizmini Geliştirme Konseyi Derneği Kurucu Başkanı olacak Emin Çakmak yer alıyordu. Çakmak ların ikamet adresleri o tarihte aynı olduğu için akraba olduklarını söyleyebiliriz. 22,5 milyar (eski) TL ile kurulan şirket, Eylül 2002'ye gelindiğinde sermayesini 1,2 trilyon TL 'ye kadar çıkardı.
Bu şirketin asıl ilgi çekici yanı Malta uyruklu kurucu ortaklarıydı. Emanuel ve Carmel Baldacchino 'nun isimleri, daha sonra Malta'daki off-shore şirketleri ifşa eden Paradise Papers belgelerinde yer alacaktı. Aynı sızıntılarda Halis Ali Çakmak'ın ve Malta'da kurulu Hello Tourism Travel Agency'nin de isimleri geçiyordu. 1992'de kurulan Hello Turizm'in adresi - kaderin cilvesi mi bilinmez- VFS Global 'in 2010 da kurulacağı Talimhane deki apartmandaydı.
Almanya menşeili firmayla ortaklık Ekorad'ın kurucu ortağı olduğu bir diğer yapı ise 2002 'de kurulan Aurora Araç Klima'ydı. Şirketin büyük ortağı Almanya menşeli Aurora Konrad G. Schulz GMBH iken, Türkiye tarafında Ekorad ve Emin Çakmak vardı. Haziran 2006 da ismi Ares Araç Klima olarak değiştirilen bu şirket, merkezi Hadımköy olmasına rağmen toplantılarını yine Talimhane 'deki apartmanda gerçekleştiriyordu. Ares isimli şirketin yönetiminde Aurora şirketindeki ortaklardan Hannes Wolf ve Emin Çakmak yer alıyordu. Halis Ali Çakmak da şirketin ortakları arasına katılmıştı.
Gateway sahneye çıkıyor "İklimlendirme" ve "klima" şirketlerinden biri olan Ares Araç Klima, Eylül 2009 'da isim değiştirerek bugün vize dünyasının hâkimi sayılan Gateway Vize Hizmetleri'ne dönüştü. Şirketin adresi yine Talimhane'deki apartmandı ve yönetiminde Çakmak ailesi üyeleri vardı. Gateway, kısa sürede VFS Global 'in Istanbul Harbiye ve Elmadağ'daki vize başvuru merkezlerini açmaya başladı. Şirketin sermayesi yıllar içinde dudak uçuklatan bir hızla arttı. 2011 'de 800 bin TL olan sermaye, 2018 'de 34,9 milyon TL ye, 2021 'de ise 150 milyon TL'ye ulaştı. Bu süreçte Halis Ali Çakmak, sermayenin aslan payını elinde tutarken, geri kalan sermaye Nurlana Hasanova Çakmak ve diğer aile üyeleri arasında paylaştırıldı. Milyarlk sigorta çarkı: Emaa ve Gravis Çakmak'ın kurduğu şirketler ağının en dikkat çekici halkası ise sigortayla ilgili. 2017 de kurulan ve sonradan ismi Gravis Sigorta olan şirket ile 2021 'de kurulan Emaa Sigorta, vize başvurularındaki sigorta dayatması iddialarının merkezinde yer alıyor.
Özellikle Emaa Sigorta'nın sermaye artırımı, Gateway 'in kazancının boyutlarını özetliyor: 2021 'de 150 milyon TL ile kurulan şirketin sermayesi, Haziran 2025 te tam 1,5 milyar TL ye çıkarıldı. Bu dev sermayenin 1,2 milyar TL'si doğrudan Gateway Management şirketine, geri kalanı ise Halis Ali ve Nurlana Çakmak 'a ait.
Diğer şirketleri ve Malta ağı Halis Ali Çakmak'ın yönetimindeki diğer şirketler de aile üyelerinin bulunduğu görülüyor. Çakmak'ın kurucu veya yönetim kurulu üyesi olduğu diğer şirketler şöyle:
• Inter Foods Services: 29 Mayıs 2001 kuruluş tarihli şirketin adresi Talimhane 'deki apartmandı. Güncel adresi VFS Global'in Dolapdere deki başvuru merkezi olarak görülen şirket 125 milyar TL sermayeyle kuruldu. Kurucuları arasında Malta uyruklu Inter Foods Services Limited şirketinin de bulunduğu firmanın sermayesi kayıtlarda 10 milyon TL olarak görülüyor. Inter Food Services şirketinin de ismi Paradise Papers belgelerinde off-shore şirketler arasında yer alıyor. Şirketin iki ortağı Halis Ali Çakmak ve Nurlana Hasanova Çakmak.
• Electra Eos Teknoloji İnşaat: 8 Ağustos 2023 kuruluş tarihli şirketin önceki ismi Electra Termo Sistemleri. 300 milyar TL sermayeyle Hadımköy'de kurulan Electra Termo Sistemleri şirketinin kurucusu ve sermayenin tamamının sahibi de aynı şekilde Paradise Papers belgelerinde ismi geçen Malta uyruklu Anabelle Pavia'ydı. Pavia'nın payını 2010 yılında Halis Ali Çakmak'a devretmesiyle şirketin yönetimi önce Çakmak ailesine daha sonra da aileye ait Golden Gateway Holding'e devredildi. Merkezi halen Talimhane'deki apartmanda bulunan şirketin sermayesi kayıtlarda 7 milyon TL olarak görülüyor.
• Gateway Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi: Talimhane 'deki apartmanda 21 Nisan 2017'de Halis Ali Çakmak tarafından kurulan şirketin ismi 2018 'de Gravis Sigorta olarak değiştirildi. 1 milyon 800 bin TL sermayeli şirketin hisseleri yıllar içinde el değiştirirken son sahibi Azerbaycan uyruklu Sima Hasanova oldu.
• Gatewayx Services Danışmanlık Anonim Şirketi: 23 Ağustos 2023 'te Talimhane 'deki apartmanda Halis Ali Çakmak tarafından kurulan şirketin sermayesi kayıtlarda 2 milyon TL olarak görülüyor.
• Gateway International Vize ve Danışmalık Hizmetleri Anonim Şirketi: 10 Mayıs 2022 'de Talimhane 'deki apartmanda Halis Ali Çakmak ve Gateway Management şirketi tarafından kurulan şirketin sermayesi kayıtlarda 10 milyon TL olarak görülüyor.
• Gatexen Petrol Enerji Anonim Şirketi: 13 Aralık 2024 te Talimhane 'deki apartmanda kurulan şirketin ortakları Halis Ali Çakmak ve Kaya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cihangir Coşkun Kubilay. Şirketin sermayesi kayıtlarda 20 milyon TL olarak görülüyor.
• Fortius Bilişim Mühendislik Hizmetleri: 24 Şubat 2020 'de Talimhane 'deki apartmanda Halis Ali Çakmak ve Gateway Management tarafından kuruldu. Şirketin sermayesi kayıtlarda 10 milyon TL olarak görülüyor.
• Golden Gateway Holding Anonim Şirketi: 11 Ekim 2022 de Talimhane'deki apartmanda Halis Ali Çakmak ve Nurlana Hasanova Çakmak tarafından kuruldu. Ayazağa'daki Vadi Koru Sitesi'ne taşınan şirketin sermayesi kayıtlara göre 100 milyon
Akrabalık bağlarıyla örülü bir ticari ağ VS'nin stratejik yatırım ortağı olan şirketlerin sahibi konumundaki Halis Ali Çakmak ın tüm bu devasa sermayesinin yanında VF Vize Danışmanlık'ın sermayesi Ocak 2025 tarihi itibariyle 1 milyon 100 bin TL olarak tescillendi. Toplam sermayesi 2 milyar TL'ye yaklaşan Çakmak'ın kurduğu şirketlerin yönetim kurullarında ailesinden kişiler oturuyor. Çakmak ailesinin 1992'de kurduğu ticari yapı, dünya çapında bir vize tekeli olan VFS nin altındaki bir tekelleşme örneği olarak karşımızda duruyor.
VİZE İMPARATORLUĞU-2: MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU'NUN YETKİSİ, GATEWAY'IN YÜKSELİŞİ - 30/05/2026
Halis Ali Çakmak'ın milyarlık şirketler grubu, vize aracılık yetkisinin Bakanlığa verildiği Mevlüt Çavuşoğlu döneminde devleşti. Çakmak'ın işlettiği üniversitenin kurucu vakfında bizzat Çavuşoğlu, üniversite mütevelli heyetinde ise eşi Hülya Çavuşoğlu yer alıyor. Teknopark planları ise holdinge vergiden muaf yeni bir alan açıyor.
Lighthouse Reports'un dünya çapında bir vize işleme devi olan VFS'nin faaliyetlerine odaklandığı çalışmanın Türkiye ayağıyla ilgili yazı dizisi, bu küresel şirketin Türkiye'deki stratejik iş ortağı Halis Ali Çakmak'ın AKP ile ilişkileriyle devam ediyor. Yazı dizisinin dünkü ilk bölümünde Çakmak'ın Malta ile ticari bağlantısını resmi belgelerle ortaya koymuştuk. Halis Ali Çakmak'ın Malta ile bağlantısı da ticaret hayatında önemli bir yer kaplıyor. Vergi ödememek için oranların düşük olduğu ülkelerde kurulan off-shore şirketlerle bağlantılı olan Halis Ali Çakmak, lise eğitimini Malta ve Ingiltere 'de tamamladı. Çakmak, aynı zamanda Dış Ekonomik lişkiler Kurulu'na (DEİK) bağlı Türkiye - Malta Iş Konseyi'ni 2007 de kuran başkandı. Çakmak'ın şirketlerinde görev alan ve aileden olduğu anlaşılan Stephanie Selin Çakmak da DEİK'e bağlı Türkiye-İrlanda Iş Konseyi'nde 2017-2018 yıllarında yürütme kurulu üyesiydi.
Çavuşoğlu'na teşekkür Halis Ali Çakmak'ın vize süreçlerinde rakipsiz hale gelmesi 2019 yılındaki bir yönetmelik değişikliğiyle gerçekleşti. Resmi Gazete 'nin 30 Nisan 2019 tarihli nüshasında Vize Aracılık Hizmeti Alınmasına lişkin Yönetmelik yayınlandı. Yönetmelikte şirketlere yetki verme yetkisi Dışişleri Bakanı'na verildi. O dönem Dışişleri Bakanı aynı zamanda AKP Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu'yau. Yönetmelikteki madde şöyleydi:
• Bakan veya yetki verdiği görevli bu maddede kayıtlı kriterleri göz önünde bulundurarak o işe münhasır olmak üzere aracı hizmeti verecek kuruluşu/firmayı belirler."
Bu aşamadan sonra 6 Şubat 2021 tarihli Resmi Gazete 'de VPS yi ilgilendiren bir başka yönetmelik daha yayınlandı. Yönetmeliğe göre, ikamet izni başvurularıyla ilgili işlemleri yürütmek için de "aracı kurumlar" yetkilendirilecekti.
Bakanın aracı şirket yetkilendirmesi her ne kadar 2019 yılında hayata geçmiş olsa da Halis Ali Çakmak'ın açıklamaları, şirketin 2016 yılında Irak ła yetkilendirildiğini ortaya koyuyordu. Çakmak, Anadolu Ajansı'nın 11 Ağustos 2017 tarihinde yayınlanan bir haberinde şunları söylemişti:
"(Irak) Burada, Avrupa ya verdiğimiz vize hizmetlerinin daha üstünde servis vermeye başladık. 2016 yılında bizi bu konuda görevlendiren Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu 'na şükranlarımı iletiyorum."
Alanya Üniversitesi süreci ve "vakıf" tartışmaları Halis Ali Çakmak, vize süreçleriyle ilgili ticari faaliyetlerinin yanı sıra eğitim alanına da adım atmıştı. Çakmak, bu sektördeki adımlarıyla yine Mevlüt Çavuşoğlu'nun ekseninde geziniyordu. Çakmak'ın eğitim sektörüne girişi Antalya'nın Alanya ilçesindeki bir tartışmanın gölgesinde gerçekleşti. Çakmak ın sahibi olduğu Golden Gateway Holding, köklü Hamdullah Emin Paşa Vakfi'na ait olan Alanya Universitesi'nin işletmesini 25 yıllığına devralırken süreç, yerel idare ile Alanya'daki başka bir vakıf okulunu karşı karşıya getirdi.
Alanya Üniversitesi, Hamdullah Emin Paşa Vakfi'nın kuruluşuydu. Alanya 'nın Mahmutseydi köyünde doğan, hukuk doktoru, ağır ceza reisi, siyasetçi, Meclis-i Mebusan Antalya milletvekili olan Hamdullah Emin Paşa, kendi ve eşi Tahire Hanım adına tüm mal varlığını vakfederek 1932 yılında bu vakfı kurdu. 1977 yılında kurulan -eski ismiyle Hamdullah Emin Paşa Dil ve Fen Lisesi Yaptırma ve Yaşatma Derneği- Cumhuriyet Eğitim Vakfı da Hamdullah Emin Paşa Vakfi'na ait arsayı 1978 yılında kolej binası ve okul tesisi yapmak için kiraladı ve Özel Hamdullah Emin Paşa Okulları'nı kurdu.
Hamdullah Emin Paşa Vakfı da 2011 yılında Özel Hamdullah Emin Paşa Üniversitesi'ni kurdu. Üniversitenin kurulmasıyla kolejin bulunduğu arsa üniversiteye tahsis edildi. Üniversite, aynı yıl kolejle yeni bir kira sözleşmesi imzaladı ve iki kurum arasında kiracı-kiraya veren ilişkisi devam etti. Alanya Belediyesi ve Alanya Kaymakamlığı'nın açıklamalarına göre, söz konusu kira sözleşmesi 1 Eylül 2022 ye kadar sürecekti ve süresi de uzatılmayacaktı. Bu sebeple 2016 yılından itibaren koleje resmi yollardan bildirim yapıldığı belirtildi. Üniversitenin işletmesi 25 yıllığına Gateway'de Kasım 2022 'de Özel Hamdullah Emin Paşa Üniversitesi 'nin isminin Alanya Üniversitesi olarak değiştirilmesi için Yükseköğretim Kurulu'na başvuruda bulunuldu. Başvuruda bulunan ise tanıdık bir şirketti: Golden Gateway Şirketler Grubu. Alanya merkezli bir yerel bir gazetenin haberine göre, aynı tarihlerde dönemin Alanya Kaymakamı Fatih Ürkmezer, üniversitenin geliştirilmesi için Golden Gateway ile işbirliği protokolü imzaladıklarını açıkladı. Bu kapsamda Özel Hamdullah Emin Paşa Üniversitesi'nin işletmesi 25 yıllığına Golden Gateway 'e verilmişti.
Başka bir yerel gazetenin haberine göre, üniversite için kısa ve orta vadeli planlar hazırlayan grup, bina ile yurt sayılarını artırarak öğrenci sayısını 6 bine çıkarmayı hedefliyordu. Holding in öncelikli hedefi, üniversitenin teknoparkı olan uluslararası bir eğitim kurumu haline gelmesiydi. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan teknoparklarda bulunan girişimci şirketler vergiden muaf olduğu gibi, bakanlık teşviklerinden de yararlanıyor. Gateway in tahliye talebi reddedildi Golden Gateway Holding, Özel Hamdullah Emin Paşa Koleji'nin yerine Alanya Üniversitesi kampüsü inşa etmek istediği için Aralık 2023 te koleje tahliye emri yolladı. Devam eden süreçte Cumhuriyet Eğitim Vakfı Özel Hamdullah Emin Paşa Okulları, 2024 Haziran ayının başlarında yaşananlarla ilgili bir açıklama yaptı. Hamdullah Emin Paşa Vakfi'nın kurduğu üniversitenin işletmesinin Golden Gateway'e devredilmesi sonrasında şirketin yönlendirmesi ile yasal yollara başvurularak kolejin tahliyesinin istendiği hatırlatılan açıklamada, tahliye taleplerinin mahkemeler tarafından reddedildiği aktarıldı. Açıklamanın yapıldığı tarihte okulun tahliyesine ilişkin herhangi bir mahkeme kararının olmadığı belirtildi.
Kaymakam: Çavuşoğlu da vakfın mütevellisi Cumhuriyet Eğitim Vakfı Özel Hamdullah Emin Paşa Okulları'nın bu açıklamasından sonra Alanya Kaymakamlığı ve Alanya Belediyesi ortak bir basın açıklaması düzenledi, Dönemin kaymakamı Fatih Urkmezer, eski Dışişleri Bakanı ve AKP Antalya Milletvekili ve aynı zamanda Alanyalı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da Hamdullah Emin Paşa Vakfi'nın mütevelli heyetinde olduğunu belirtti. Urkmezer, vakfın 89 taşınmazı olduğunu, bunların 61 'inin kiralık olduğunu söyledi. Cumhuriyet Eğitim Vakfi'nın tahliye sözleşmesi imzalamasına karşın söz konusu okulu tahliye etmediğini kaydeden Urkmezer, vakfın açıklamasıyla ilgili "Neresinden tutsan elinde kalacak bir açıklama. Çünkü biz görüşmeye devam ediyoruz. Bu şu demek; biz masadayız, benim masayı yıkıp kalkmam demekiifadelerini kullanmıştı.
Cumhuriyet Eğitim Vakfı ile belediye ve kaymakamlık arasındaki bu gerilimden birkaç gün sonra Alanya Üniversitesi 'nin mütevelli heyeti başkanlığına Halis Ali Çakmak getirildi. Kurucu vakfın mütevellisi Mevlüt Çavuşoğlu 'nun eli hep üniversitenin üzerindeydi. 2019 da ilk mezunlarını veren üniversitenin mezuniyet törenine katılan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 1984 yılında Hamdullah Emin Paşa Vakfı'nın lisesinin ilk mezunu olduğunu söylüyordu. Çavuşoğlu, Hamdullah Emin Paşa Vakfi'nın mütevellisiydi, vakfın kurduğu üniversitenin mütevelli heyetinde de eşi Hülya Çavuşoğlu vardı. Çavuşoğlu, 2021 'de üniversiteyi ziyaret ederken yanında eşi Hülya Çavuşoğlu da bulunuyordu.
Azerbaycan ile ilişkiler Halis Ali Çakmak'ın şirketlerin ortak durumunda bulunan Azerbaycan uyruklu Nurlana Hasanova Çakmak'ın kendine ait internet sitesindeki açıklamaları da ilgi çekici. Sitedeki özgeçmişinde Gateway Management Azerbaycan Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu açıklayan Nurlana Hasanova Çakmak, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu çatısı altında, Başkan Yardımcısı unvanıyla Malta ve Türkiye arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde aktif rol üstlendiğini aktardı. Özgeçmişine göre, Çakmak, kariyerinin önemli bir bölümünü Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı bünyesinde geçirdi. Halis Ali Çakmak ve Gateway firmasının hikâyesi, tipik bir ticari başarıdan ziyade, AKP iktidarı döneminde şekillenen "siyasi himaye" altındaki bir büyüme modeline işaret ediyor. VFS Global gibi dünya devinin Türkiye taşeronluğunu üstlenen Gateway şirketi, vize aracılık yetkisinin 2019 yönetmeliğiyle doğrudan Dışişleri Bakanı'na verilmesiyle rakipsizleşti. Firmanın sahibinin Bakan'ın mütevellisi olduğu bir vakfın üniversitesini işletmeye başlaması da dikkat çekici bir tablo oluşturuyor. İkamet izni başvurularının da aracı kurumlara devredilmesini öngören yeni düzenlemeyle, Gateway 'in sahip olduğu imtiyazın ve etki alanının, vize pazarının ötesine geçerek daha da genişleyeceği görülüyor.
Yazı dizisinin yarınki bölümünde VFS nin T'ürkiye pazarındaki hakimiyetini ele alacağız.
VİZE İMPARATORLUĞU-3: REKABET KURUMU'NDAN VFS'YE REKABETÇİ BASKI" TESPİTİ - 31/05/2026
Rekabet Kurumu'nun iki vize işleme ‚şirketinin birleşmesiyle ilgili kararı, vize pazarındaki tekeli tescilledi. Rapora göre, pazar lideri VFS Global, 2010'dan beri 44 ihale kazanarak rakipsizleşirken, küresel devin Türkiye'deki tüm operasyonlarını "alt yüklenici" sıfatıyla Halis Ali Çakmak'ın sahibi olduğu Gateway şirketi yürütüyor.
Vize aracı kurumlarından BLS International Vize Hizmetleri, Rekabet Kurumu'na 18 Ocak 2024'te 1998'de Istanbul'da kurulan bir başka vize aracı kurumu ¡DATA'nın hisselerinin tamamının devralmasıyla ilgili bildirimde bulundu. Bunun üzerine Haziran 2024'te kurum tarafından sektördeki diğer şirketlerin de durumunu tespit eden bir değerlendirme raporu hazırlandı.
Lighthouse Reports'un dünya çapında bir vize işleme devi olan VFS'nin faaliyetlerine odaklandığı çalışmanın Türkiye ayağıyla ilgili yazı dizisi, VFS'nin Türkiye pazarındaki yeriyle devam ediyor. Rekabet Kurumu'nun bir devralma bildirimine ilişkin kararında VFS'nin pazardaki gücü gözler önüne serildi.
Söz konusu devralma bildirimini BLS FZE isimli şirket yaptı. Hindistan merkezli BLS'nin iştirak şirketi olarak Türkiye'de hizmet veren aracı firma, Türkiye'deki İspanya Büyükelçiliği adına vize işleme hizmeti sunuyor.
Vize ihaleleri nasıl veriliyor?
Rekabet Kurumu'nun 2024 tarihli kararında vize hizmeti sunulacak ülkelerin vize işleme hizmeti alımında farklı ihale yöntemleri benimsendiği aktarıldı. Örneğin, İspanya ve Slovakya küresel seviyede tüm ülkeleri kapsayacak şekilde tek bir ihale düzenliyor; Almanya, Fransa ve Hollanda birkaç ülkeyi içeren bir bölge için tek bir ihale düzenliyor; Italya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti her ülke için ayrı ihaleler düzenliyor. Ayrıca bazı ülkeler herhangi bir başvuru merkezine ilgili hizmeti devretme tercihinde bulunmuyor.
Ülkelerin vize başvuru merkezlerine devretmelerine ilişkin kriterler bulunuyor. İhalelerde teklif verebilmek için şirketlerin belirli asgari bir yıllık gelire ve sektörde tecrübeye sahip olması gibi bazı teknik ve ekonomik kriterleri sağlamaları gerekiyor. Buradaki teknik kriterleri, hizmet sağlamak için mevcut olan tesis ve olanaklar, personelin yetkinliği ve sayısı, çalışma yöntemi ve süreçleri, kişisel verilerin korunmasına yönelik alınan önlemler, işleme alınan vize başvurularının sayısı ve hizmet verilen ülke sayısı dahil olmak üzere sağlayıcının önceki deneyimleri oluşturuyor. Ekonomik kriteri ise her bir hizmet sağlayıcının vize için başvuranlardan almak istediği hizmet bedelinin ne olduğu oluşturuyor. Genellikle en düşük komisyon bedelinin yer aldığı teklife en yüksek puan veriliyor.
En yüksek puanı alanı hizmet sağlayıcıyla sözleşmeyi düzenleyen makam onayladığı takdirde operasyonlarını yürütmek için bir alt yüklenici de kullanabiliyor.
Misyonlar ihale şartnamelerini kendi web sitelerinden yayımlayarak veya davet usulüyle kendi kanunları çerçevesinde ihalelerini düzenleyebiliyor.
Vize işleme hizmetlerine ilişkin ihaleler seyrek aralıklarla düzenleniyor. Her bir ihale süresi ülkeden ülkeye değişiklik göstermekle birlikte üç ila yedi yıl arasında sürebiliyor. Bu denli yüksek değerli, seyrek aralıklarla düzenlenen ve kazanan teklif sahibinin tüm pazarı elde ettiği ihalelerde, ihaleyi kazanmak için mümkün olan en rekabetçi fiyatların teklif edilmesi gerekiyor. Öyle ki ihalenin kazanılamaması, teklif sahiplerinin ticari faaliyetleri üzerinde önemli olumsuz etkilere neden olabiliyor.
Kararda 2010-2023 yıları arasındaki vize aracı kurum ihalelerini kazanan şirketlerin listesine de yer verildi. Buna göre, VFS toplam 44 ihale kazandı.
Rekabetçi baskı Kararda, VFS'nin pazar payı ve çok sayıda ülke için ilgili hizmetleri sunduğu dikkate alındığını taraflar üzerinde önemli bir rekabetçi baskı sergileyebilecek pazar lideri bir rakip olduğu belirtildi. Birleşik Arap Emirlikleri'nde kurulmuş olan VF Worldwide Holdings LTD'nin tamamına sahip olduğu iştirak şirket VF Vize Danışmanlık Hizmetleri Şirketi'nin 2010 yılından bu yana pazarda faal olduğu, diplomatik misyonlar ve dışişleri bakanlıkları için vize hizmeti faaliyetinin ana yüklenicisi olarak faaliyet gösterdiği belirtildi. Şirketin "alt yüklenicisi"nin Gateway şirketi olduğu aktarıldı.
VF Vize'nin Türk vatandaşları için Avustralya, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Kanada, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Ekvator Ginesi (e-vize), Estonya, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Yeni Zelanda, Norveç, Polonya, Slovenya, Surinam (e-vize), Isveç, Hollanda, Ukrayna ve Birleşik Arap Emirlikleri adına vize başvuru merkezi olarak faaliyet gösterdiği kaydedildi.
Rekabet Kurumu nasıl soruşturma yürütür?
Vize işleme şirketlerini temsil eden avukatlardan edinilen bilgiye göre, Rekabet Kurumu, şirketlerle ilgili re'sen veya şikâyet üzerine soruşturma başlatabilir. Rekabet Kurumu'nun kararları hukuki olarak bir sonuç doğurmuyor, ancak kurumun sorun tespit etmesi durumunda şirketin o yılki cirosunun yüzde 10'una kadar idari para cezası uygulayabilir. Ülkelerin vize işleme işi için çıktığı ihaleler kamu ihalesi niteliği taşımadığından adli soruşturmalara da konu edilemiyor ancak Rekabet Kurumu, yurttaşların zarara uğraması gibi sebeplerle inceleme başlatabilir.
Yazı dizisinin yarınki bölümünde başvuru sahiplerinin vize süreçlerinde karşılaştığı sorunları ele alacağız.
VİZE İMPARATORLUĞU-4: RANDEVU ALMANIN BEDELİ KİŞİ BAŞI 300 EURO'YA DAYANDI - 01/06/2026
Vize randevusu bulmak imkânsız hale gelirken, karaborsaya düşen "randevu satışı" masrafları kişi başı 300 Euro'yu buluyor. VFS'nin önündeki başvurucular ve şikâyet sitelerine yazan başvurucular aracılara ödenen fahiş ücretlerden ve Halis Ali Çakmak'ın sigorta şirketleri üzerinden kurulan zorunlu ekosistemden şikâyetçi.
Uluslararası bağımsız araştırmacı gazetecilik platformu Lighthouse Reports'un dünya çapında bir vize işleme devi olan VS'nin faaliyetlerine odaklandığı çalışmanın Türkiye ayağıyla ilgili yazı dizisi başvuru sahiplerinin deneyimleriyle sürüyor.
Başvurucu deneyimlerinden önce kısaca Avrupa Komisyonu'nun Schengen vizesi istatistiklerine bakalım.
Yurttaşların Schengen vizesi çilesi sadece randevu bulamamakla sınırlı değil, reddedilen her başvuru, tüm masrafların başvurucunun hanesine dogrudan zarar olarak yazılmasına neden oluyor. Vize ret oranlarındaki artışla birlikte bu maliyet, artık göz ardı edilemeyecek kadar büyük ve hatrı sayılır bir zarara dönüşmüş durumda. BBC'nin AB istatistiklerine dayandırdığı verilere göre, vize reddi oranlarındaki düzenli yükseliş 2015 yılından sonra ivme kazandı. 2015'te Türkiye'den yapılan başvuruların reddedilme oranı yüzde 3.9'du. Bu oran 2016'da yüzde 4.4, bir sonraki yıl ise yüzde 6.5 seviyesine yükseldi. En önemli artış ise 2021'de oldu. AB'nin 2020 için tespit ettiği ret oranı yüzde 12.7'ydi. 2021'de bu oran, yüzde 16.9 olarak belirlendi.
TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer'in yaptığı açıklamaya göre, Schengen vizesi için Türkiye'den 2022'de 778 bin, 2023 'te 1 milyon 55 bin, 2024'te ise 1 milyon 173 bin başvuru yapıldı. 2010'da yüzde 3 olan vize ret oranı geçen yıl yüzde 16-17 seviyesine çıktı. Sözcü gazetesinin derlediği veriler ise son 10 yılın bilançosunu özetliyor. Buna göre, son 10 yılda tam 1,5 milyon başvuru "ret" yanıtı aldı. Bu durum, vize başvurusu için ödenen toplam 511 milyon Euro'nun, yani güncel kurla yaklaşık 27 milyar liranın geri iadesiz şekilde yok olması anlamına geliyor.
Avrupa Birliği (AB) 2025 yılına ilişkin Schengen vizesi istatistiklerini 29 Mayıs'ta açıkladı. AB'nin 2025 verilerine göre, Türkiye'den yapılan başvuru sayısı 1 milyon 268 bin 376 oldu. Bu başvurulardan 1 milyon 72 bin 54'üne olumlu yanıt verildi. Verilere göre, Türkiye'den yapılan başvuruların reddedilme oranı yüzde 14.6.
AB'nin 2025 verilerine göre, Türkiye, Çin'den sonra Schengen vizesine en fazla başvuru yapan ikinci ülke. Veriler, Türkiye'den tüm Schengen ülkelerine yapılan vize başvurularındaki ret oranının son 10 yılda yüzde 4, 4'ten yüzde 14,6'ya yükselişini de gösteriyor. Birçok ülke için vize başvurularında yetkili tek kurum olan VFS Global çatısı altında sunulan hizmetler, yurttaşlar için bir kolaylıktan ziyade "fahiş fiyatlı sigorta dayatması" ve "veri güvenliği açığınai dönüşmüş durumda.
Gateway in sahibi Halis Ali Çakmak'ın kurucusu olduğu sigorta şirketleri üzerinden yürütülen seyahat sigortası süreci, başvuruculara bir zorunluluk gibi sunulurken, VFS'nin küresel ölçekte büyüme stratejisinin merkezine koyduğu Premium Lounge hizmeti, kişisel verilerin küçük bir odada herkesin içinde konuşulduğu bir deneyim halini alıyor.
2010 yılından bu yana her yıl düzenli olarak yurt dışına çıkan bir başvurucunun Kısa Dalga ya anlattıkları, VES Global in "özel hizmet" anlayışının geldiği noktayı özetliyor. Başvuruyu yaparken kötü bir davranışa maruz kalmamak için son üç yıldır VIP/Özel gişe hizmetine ekstra para ödeyen başvurucu, son deneyiminde yanlışlıkla 3 bin TL karşılığında satın aldığı "Premium Lounge" hizmetinde karşılaştığı veri güvenliği açığını şöyle anlatıyor: 'Premium Lounge VIP 'den daha küçüktü ve sessiz bir alan olduğu için mesleğinizi, şirketinizi ve tüm özel bilgilerinizi sorarlarken arkadaki koltuklarda çay içip kuru kurabiyelerini kıtırdatan diğer müşteriler her şeyi duyuyordu. Kişisel verilerin gizliliği hiç düşünülmemiş. Ayrıca saat 13:00 'deki randevuma rağmen çalışanlar öğle yemeğinden 13:15 te geldi ve ciddi bir yığılma oldu."
Başvurucunun deneyimi, fiziksel formdan çevrimiçi sisteme geçiş sürecinde yaşanan teknik aksaklıklarla daha da karmaşık bir hâl aldı. VFS'nin internet sitesinden indirilen formun güncel olmadığı söylenerek başvurucu, Premium bölümden çıkarılıp normal gişelerin olduğu binadaki kapalı bir kabine götürüldü. Başvurucu devamında yaşananları şöyle aktarıyor:
Bilgisayarlar sürekli takılıyordu, bütün aletler arızalıydı. Sürekli IT çalışanı geldi. Orada çalışmayan bir bilgisayarın başında, Ingilizce bilmeyen bir çalışanla Ingilizce bir formu doldurmaya çalıştık. Formu benim doldurmama izin vermedikleri için tam iki saat harcadık. Çalışan, sistemi çözmek için üç farklı kişiye danıştı ve vize için gerekli tüm finansal bilgilerimi kendisi girdi. Hatta sistemde benim adıma şifre oluştururken, 'şifreyi kaydetmek gerekir' diyerek şifremin fotoğrafını bana çektirdiler."
Başvurucu, bu teknik değişikliğin yarattığı güvenlik riskine de şöyle dikkat çekiyor: "Bu form meselesi kısa bir süre önce değişmiş, düzgün bir bilgilendirme yapılmadığı için benimle aynı sorunu yaşayan başka insanlar da vardı. Önceden fiziksel olarak dolduruluyordu bu form ama şimdi online sistemde doldurulması isteniyor. Bu durumun başka tehlikeleri var tabii ki. Çünkü bunları ben konsolosluğa değil VFS ye veriyorum. Uluslararası belgeler dolduruluyor ama çalışanlar 23-25 yaşında, hiçbir fikirleri olmayan kişiler. Özetle, çalışanların kafasında kişisel verilerin korunmasıyla ilgili bir fikir yok."
VFS başvuru merkezinden hikâyeler VFS nin Dolapdere'deki başvuru merkezinin önündeki hikâyeler de benzer. Kısa Dalga'ya konuşan başvuru sahiplerinin çoğu Bulgaristan vizesi için bekliyordu. Anne ve babasını Bulgaristan'a aile ziyareti için göndermeye çalışan biri randevu bulabilmek için aracıya kişi başı 200 Euro ödediğini söylüyor. 120 Euro'luk başvuru ücreti ve seyahat sigortasıyla birlikte masrafların 700 Euro yu aştığını söylüyor.
Hüseyin Bey de eşiyle birlikte vize başvurusu yapmak için burada. Randevu bulabilmek için. aracı kuruma 150 Euro ödediğini söylüyor ancak yine de randevu alamadığını aktarıyor. VFS'den kendi çabalarıyla uzun uğraşlar sonucunda randevu bulabildiğini söylüyor. Başvuru yapabilmek için VS'den randevu almak o kadar zorlaşmış ki binanın hemen karşısında bulunan bir vize aracılık şirketi tabelasına "Randevu alımı" hizmetini de eklemiş. Burada görüştüğüm kişi, Almanya gibi rağbet edilen bir ülke için turistik vize başvurusu randevusu bulmanın 7-8 ayı bulabildiğini, bulunsa bile vizenin çıkmama ihtimali bulunduğunu, bunun önüne geçmek için Almanya'daki herhangi bir fuardan davetiye ayarladıklarını, davetiyenin bir ay içinde geldiğini, bunun ücretinin de 265 Euro olduğunu söylüyor. Tabii, bir de fuar bileti alınması gerekiyor. Bunun ücreti de fuara göre 30-50 Euro arasında değişiyor. Randevu sorunsalı, sosyal medya paylaşımlarında da dile getiriliyor. VFS'nin Birleşik Krallık vize başvurusuyla ilgili randevuyu paralı olarak satmasını dile getiren bir kullanıcı bu ücretin kişi başı 5 bin 775 TL olduğunu söyledi ve şöyle tepki gösterdi: "Yani zaten uçak, otel ve başvuru ücretine o kadar para ödüyoruz, bir de randevu alabilmek için para ödemeyelim. Bu işi rant sistemine çevirmenin ve her randevuda para almanın bir bedeli olmayacak mı?" Başka bir sosyal medya kullanıcısı da 340 Euro'ya vize başvuru randevusu bulduğunu, ancak daha sonra aracı kuruluştan gelen telefonla kendisinde 90 Euro daha istendiğini söyledi. Telefondaki kişinin vize başvuru randevusunun yazılım aracılığıyla alındığını, ilave ücreti bu yüzden istediklerini söylediğini aktardı.
Sigorta kıskacı Vatandaşların Sikayetvar sitesinde dile getirdiği isyanlar, başvurucuların anlattıklarının buz dağının sadece görünen kısmı olduğunu, sistemin Halis Ali Çakmak'ın yönetiminde bulunduğu veya kurucu olduğu Emaa ve Gravis isimli sigorta şirketlerini dayattığı bir "çark" haline geldiğini gösteriyor.
15 Mart 2024: Bir başvurucu, vize reddi durumunda iade garantisi verildiği için piyasanın iki katı fiyatına (120 Euro) Emaa/Gravis sigortası yaptırdığını ancak red alınca parasını alamadığını anlatıyor: ¿'Gravis yetkilisi ya vize harcını ya da sigorta ücretini iade alabileceğimi, ikisini birden alamayacağımı söyleyerek resmen benim paramla pazarlık yaptı. Vize reddi tarihinde sigorta henüz başlamadığı için paranın üstüne yatıyorlar."
• 30 Mayıs 2025: Türkmenistan'dan bir kullanıcı, Gateway'in Türkmenistan şubesinde öğrencilerin kapıdan "hayvan gönderircesine" itildiğini, telefonlara bakılmadığını ve red durumunda hiçbir iadenin yapılmayacağının kaba bir dille söylendiğini belirtiyor.
• 25 Kasım 2025: Eşinin üç aylık deport cezasının kaldırılması için Irak Gateway üzerinden 350 dolar ödeyen bir vatandaş, ödeme yapılmasına rağmen hiçbir işlem yapılmadığını ve muhatap bulamadıklarını ifade ediyor.
• 18 Eylül 2024: Türkmenistan'daki acentenin vize randevusu için 240 dolar istediğini ve işsiz olan bir muhasebeciden maaş bordrosu dayatması yaparak aile birleşimini imkansız hale getirdiğini anlatan vatandaş: Karımı getiremiyorum, ailecek mağdur olduk" diyor.
• 20 Ekim: Randevu onaylanmadığı halde "Gateway Management" adına hesaptan 977 TL çekildiğini ancak ne randevu verildiğini ne de iade yapıldığını söyleyen bir başka mağduriyet.
VES ve Gateway in Dolapdere 'deki binasının önünden ve dijital şikâyet platformlarından yükselen sesler, vize sürecinin artık bir "hizmet" olmaktan çıkıp bir "mağduriyet sarmalına" dönüştüğünü söylüyor. Başvurucuların tanıklıkları, 3 bin liralık Premium Lounge hizmetinde mahrem bilgilerin ortalığa saçıldığını ve bir güvenlik zafiyeti oluştuğunu gösteriyor. Yurttaşlar sadece vize başvuru bedeliyle değil, randevu karaborsasında talep edilen 300 Euro luk fahiş ücretler ve Halis Ali Çakmak'ın şirketleri üzerinden "iadesiz sigorta" dayatmasıyla köşeye sıkıştırılıyor. Kendi imkânlarıyla randevu bulamayan yurttaşların aracılar üzerinden randevu bulmaya çalışması ise bu sistemsel sorunun doğurduğu sonuçlardan biri. Yazı dizisinin yarınki bölümünde VFS Global Türkiye ve iş ortağı Gateway'in iddialara ve tespitlere yönelik açıklamalarına yer vereceğiz.
VİZE İMPARATORLUĞU-S: "ORTAK DEĞİLİZ" DİYEN VES'YE GATEWAY'DEN "BEN VAR ETTIM" YANITI - 02/06/2026
VES Bölge Başkanı Sertan Aslantürk, "Gateway ortak değil, sadece bir taşeron firmadır" derken, Gateway'in sahibi Halis Ali Çakmak ise iVFS'nin Türkiye'ye giriş sebebi benim; onu burada biz var ettik" diyerek VFS ile ortak olduğuna ilişkin sözleşmelerinin olduğunu söylüyor. Uluslararası bağımsız araştırmacı gazetecilik platformu Lighthouse Reports'un, dünya çapında bir vize işleme devi olan VS'nin faaliyetlerine odaklanan çalışmasının Türkiye ayağıyla ilgili yazı dizisi, VFS ve Gateway'in yaşananlara ilişkin açıklamalarıyla sonlanıyor. Anayasa ve Avrupa Insan Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere hukuka açıkça aykırı bir mahkeme kararı ile erişim engeli getirilen, yazı dizimizin son bölümünde taraflara cevap haklarını kullandırdık.
Yazı dizisinin ilk gününde vize devi VFS nin Türkiye ortağı Halis Ali Çakmak'ın ticari hayatına göz atıp, serinin ikinci gününde ise Çakmak'ın holdingleşmesinden önce vize aracılık hizmetlerindeki yükselişinin önünü açan mevzuat değişikliklerine odaklandık. Serinin üçüncü gününde Rekabet Kurumu'nun VS'nin pazarda tekelleşmesini gösteren bir kararını ele aldıktan sonra, dördüncü gün de başvurucuların randevu alabilmek için yaşadığı sıkıntılara, ek hizmetlerin yerine getirilirken kişisel verilerin ortaya dökülüşüne tanık olduk. VES Bölge Başkanı Aslantürk: Randevuyu "ilk gelen ilk alır" Kısa Dalga, yazı dizisi boyunca gündeme gelen iddiaları ve saha gözlemlerini VFS ye yöneltti. VFS Global Türkiye ve Azerbaycan Bölge Başkanı Sertan Aslantürk sorularımızı yanıtladı. -Verdiğiniz bir röportajda randevu satışı olmadığını, dolandırıcılara dikkat edilmesi gerektiğini söylediniz, Dolapdere deki VFS binasının hemen karşısında yer alan Vize Asistanı" isimli işletmenin tabelasında açıkça "Randevu Alımı" yazıyor. VFS başvuru merkezinin 20 metre ötesinde bu işin ticarete dökülmesini nasıl açıklıyorsunuz? Bu işletmelerle VFS çalışanları arasında bir bilgi akışı olup olmadığını denetliyor musunuz? Sertan Aslantürk: Randevular VFS Global in internet sitesinden "ilk gelen ilk alır" prensibiyle ve herhangi bir ek ücret olmaksızın sunulmaktadır. VFS Global, vize başvuru merkezlerindeki randevuları satmaz. Resmî randevu slotları yalnızca yetkili online kanallar üzerinden paylaşılır ve başvuru sahiplerinin randevu almak için üçüncü taraflara ödeme yapmasına gerek yoktur. Merkezlerimizin dışında faaliyet gösteren bağımsız işletmelerin VFS Global ile herhangi bir bağı bulunmamaktadır. Bu işletmeler "randevu desteği" gibi hizmetler sunuyor olabilir; ancak VES sistemlerine, randevu envanterine veya iç süreçlere erişimleri yoktur. Başvuru merkezine yakın konumda olmaları, herhangi bir iş birliği veya yetkilendirme anlamına gelmez. VFS Global, başvuru sahiplerini yalnızca resmi kanalları kullanmaları ve gereksiz ödemelerden kaçınmaları konusunda düzenli olarak bilgilendirir. VFS adına açılmış sahte sayfa ve web siteleri de ilgili platformlara ve yetkili kurumlara bildirilmektedir. Bugüne kadar Türkiye kaynaklı 950 den fazla sahte sayfa bu şekilde raporlanmıştır. Ayrıca sistemlerimiz erişim kontrollü, düzenli olarak denetlenen ve dış müdahaleye kapalı şekilde yapılandırılmıştır. Hiçbir kişi ya da kurumun randevu sistemini manipüle etmesi mümkün değildir.
Bağımsız işletmeler üzerinde doğrudan bir yetkimiz bulunmamaktadır. Bu alan yerel otoritelerin sorumluluğundadır. Buna rağmen, ilgili kurumlarla iş birliği içinde hareket ediyor ve başvuru sahiplerini bilgilendirmeye devam ediyoruz.
-Sahada yaptığımız görüşmelerde başvurucuların büyük çoğunluğu randevuyu bizzat sistemden değil, aracılara 200 Euro ya varan ücretler ödeyerek aldıklarını beyan ediyoriIlk gelen alır" sisteminizde, bu aracılar nasıl oluyor da gerçek kişilerin bulamadığı randevuları "stoklayabiliyor"?
Sertan Aslantürk: Randevu sistemi herkes için aynı şekilde çalışır ve tüm randevular aynı anda herkese açılır. Hiçbir kişi ya da aracıya ayrıcalık tanınmaz. Fark yaratan unsur sistemin nasıl kullanıldığıdır. Aracı hizmetler genellikle:
• Randevu sistemini sürekli takip eder.
• Aynı anda birden fazla başvuru adına işlem yapar.
• Yoğun talep ortamlarında deneyimlidir.
• Bireysel başvuru sahipleri ise çoğunlukla sistemi düzensiz kontrol eder. Bu da randevu bulunamadığı algısını yaratabilir. Önemli olan şu: Bir aracıya ödeme yapmak ek randevu sağlamaz veya süreci hızlandırmaz. Resmi kanalları doğru kullanan başvuru sahipleri randevu alabilmektedir.
• Randevu alımı ile ilgili görüştüğümüz bir aracı kişi, turistik vize için randevu bulmanın zor olduğu ülkelere fuar organizasyonu aracılığıyla randevu aldıklarını, bunun ücretinin de 265 Euro olduğunu söyledi. Randevu alımının zorlaşması karşısında başvurucular aracıların yönlendirmesine de açık hale geliyor. Şirketinizin 'şeffaf ve adil' olarak tanımladığı sistemin, başvurucuları bu denli yüksek ücretli ve hileli yöntemlere mechur bırakmasını nasıl değerlendiriyorsunuz, bu bir operasyonel zafiyet midır? ' Sertan Aslantürk: Aracıların varlığı sistemin şeffaf olmadığı anlamına gelmez. Sistem kurallara dayalı ve herkese eşit şekilde çalışır. Bu durum, yüksek talep ve sınırlı kapasitenin bir sonucudur. Bazı başvuru sahipleri takip ve işlem kolaylığı için üçüncü taraflardan destek almayı tercih edebilir. Ancak bu hizmetler sistem içinde herhangi bir ayrıcalık sağlamaz. Hiçbir aracı kurum yetkili değildir ve herhangi bir ödeme ek randevu oluşturmaz. -Verdiğiniz röportajda çok katmanlı güvenlik önlemlerinden (OTP, VPN kısıtlaması vb.) bahsediyorsunuz, Ancak karaborsada randevu satışı tam gaz devam ediyor. Eğer sisteminiz bu kadar güvenliyse, aracılar randevu ekranına saniyeler içinde nasıl erişip "slot" kapatabiliyor? Bu durum, içeriden bir müdahale veya sistemde bilinçli bırakılmış bir açık ihtimalini doğurmuyor mu?
Sertan Aslantürk: Güvenlik sistemlerimiz yetkisiz erişimi engellemek üzere tasarlanmıştır. Aracıların sistemi aşması söz konusu değildir; aynı sistemi daha yoğun ve hızlı şekilde kullanmaktadırlar. Yüksek talep ortamında hız ve süreklilik, ayrıcalık anlamına gelmez. İçeriden müdahale iddiaları ciddiyetle ele alınır. Ancak mevcut denetimlerimiz bu yönde bir bulgu göstermemektedir. Temel sorun, talebin kapasitenin üzerinde olmasıdır. -VFS 'nin 20 yılı aşkın süredir stratejik operasyon ortağı Gateway ile ortaklığı devam ediyor mu? VES nin merkezinin Şubat 2026'da Dolapdere deki başvuru merkezinden Astoria AVM ye taşınmasının sebebi bu ortaklıkla ilgili mi?
Sertan Aslantürk: VFS Global, müşteri hükümetlerle sözleşmeli çalışan bir hizmet sağlayıcıdır ve üçüncü taraflarla ticari ortaklık ilişkisi bulunmamaktadır. Gateway bir taşeron firmadır, ortak değildir. Başvuru merkezlerinin taşınması tamamen operasyonel ihtiyaçlar ve hizmet kalitesi kriterlerine bağlıdır. Bu kararlar herhangi bir hizmet sağlayıcıyla bağlantılı değildir. "VFS Global in Gateway ile bir ortaklığı yok" -Internetteki şikâyet sitelerinde kullanıcılar, randevu bulma süreçlerinde yaşanan sorunların yanı sıra zorunlu seyahat sigortasıyla ilgili sorunlardan da bahsediyor. Bu şikâyetlerin birkaçında VES nin stratejik operasyon ortağı Gateway in sahibi Halis Ali Çakmak'ın sahibi olduğu Emaa ve Gravis sigortanın da adı geçiyor. Bu sigorta şirketlerinin operasyon ortağınıza ait olması, vize başvurularında bu sigortaların bir "şart" gibi sunulmasına neden oluyor mu? Bir vize aracı kurumunun, başvurucuyu kendi iştiraki olan sigorta şirketine yönlendirmesi etik mi?
Sertan Aslantürk: VES Global'in Gateway ile bir ortaklığı bulunmamaktadır. Sigorta hizmetleri başvuru sahiplerinin tercihine bağlıdır ve belirli bir şirket zorunlu tutulmaz. Zorunlu gibi sunulan sigorta ürünleri yanıltıcıdır ve kabul edilmemelidir:
• Şikâyet sitelerinin verilerine yansıyan çok sayıda iddiaya göre, vize reddi durumunda iade garantisiyle piyasanın iki katı fiyatına satılan sigortaların parası, red sonrası iade edilmiyor. "Ya sigorta bedeli ya vize harcı iadesi" şeklinde bir dayatma yapıldığı doğru mu? Sertan Aslantürk: Vize ücreti ve sigorta birbirinden bağımsızdır. VFS Global sigorta satışı veya iade süreçlerinde yer almaz. Sigorta iadesi ilgili şirket ile başvuru sahibi arasındaki bir konudur:
"Gerekli iyileştirmeler bildirimler doğrultusunda yapılıyor" -Premium Lounge hizmeti alan başvurucular, tüm mahrem finansal ve mesleki bilgilerinin sessiz odalarda diğer başvurucular tarafından duyulduğunu anlatıyor. Ekstra ücret karşığında alınan bir hizmette, KVKK 'nın (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu) ihlal edilmesi şikâyetleriyle ilgili değerlendirmeniz nedir?
Sertan Aslantürk: Veri güvenliği tüm hizmetlerimizde temel bir sorumluluktur. Premium Lounge da dahil olmak üzere tüm alanlarda kişisel verilerin korunmasına yönelik süreçler uygulanır. Geri bildirimler doğrultusunda gerekli iyileştirmeler yapılmaktadır. -Başvurucuların beyanlarına göre, çalışanlarınızın sistem şifrelerini başvurucuların telefonuna fotoğraflattığı ve Ingilizce form doldururken liyakat sorunu yaşandığı iddia ediliyor. Personelinizin veri güvenliği eğitimi konusunda bir denetim mekanizmanız var mı? Sertan Aslantürk: VFS Global, veri güvenliği ve sistem kontrolü konusunda sıkı denetim mekanizmalarıyla çalışır. Yetkisiz işlemler kesinlikle kabul edilmez ve gerekli yaptırımlar uygulanır. Tüm çalışanlar düzenli eğitimden geçer ve performansları sürekli olarak izlenir. Halis Ali Çakmak: "Vize aracılık hizmeti konseptini biz yarattık" VFS nin iş ortağı eleştirilerin odağındaki Gateway şirketinin sahibi Halis Ali Çakmak da Kısa Dalga'nın sorularını yanıtladı.
Halis Ali Çakmak, varlıklı bir aileden geldiğini, babasının Libya'da çalışan bir müteahhit olduğunu belirterek söze başladı. Malta 'da eğitim gördükten sonra turizm sektörüne adım attığını, 1993-1994 yıllarında Rusya pazarını geliştirerek büyük kazançlar elde ettiğini ve bu sermayeyle sanayiye girdiğini anlattı.
Çakmak, 2005-2006 yıllarında Malta'da çalıştığını belirterek o dönemin Malta Dışişleri Bakanı'nın arkadaşı olduğunu, Türkiye'de konsolosluk açılması için aracı olduğunu ve Talimhane'deki apartmanında onlara yer verdiklerini söyledi. Çakmak, o dönem Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüşmesinden sonra Malta'ya Ismail Ethem Tokdemir'in atandığını aktardıktan sonra aynı apartmanda Rusya'ya da konsolosluk açtıklarını da kaydetti. Vize aracılık hizmeti fikrinin ilk kez kendi aklına geldiğini savunan Çakmak,iBu konsepti biz yarattık dedi. VFS Global 'in Türkiye pazarına giriş sürecini ise şu sözlerle açıkladı: "VFS'yi Türkiye ve Azerbaycan'da var eden biziz" 2007 yılında Türkiye Turizm Bakanlığı'nın Hindistan pazarına yönelik tanıtım faaliyetlerinde ‚şirketimiz hem sponsor hem de katılımcı olarak yer aldı. Bu süreçte daha önce temas halinde olduğumuz Isviçre firması Kuoni Hindistan CEO'su Sunish Gupta ile görüşmeler gerçekleştirmiş, dönemin Turizm Bakanı Atilla Koç'un da katıldığı organizasyonlarda, o tarihte bazı ülkelerin vize işlemlerini yürüten VFS Global'in Hindistan operasyonları ile istişarelerde bulunuldu. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Türkiye'de ortak bir operasyon modeli oluşturulması konusunda mutabakata varıldı. VFS nin T'ürkiye ye giriş sebebi benim, ben getirdim, ben geliştirdim. VFS 'yi Türkiye ve Azerbaycan'da var eden biziz. VFS, burada bir ‚şirket açılmasını, güzel bir ismi olmasını istedi. Biz de yolculuğu hatırlattığı için 'Gateway' ismini verdik."
VFS ile aralarında iş ortaklığı sözleşmesi olduğunu belirten Çakmak, VFS'nin kendilerine yazılım ve platform sağladığını, geri kalan tüm işi kendilerinin yaptığını söyledi. VFS nin küresel ölçekte Blackstone 'a satılmasının ardından randevu sistemini VFS'nin işletmek istediğini ve sorunların bundan sonra başladığını iddia etti. 2022 sonuna kadar randevu kotası sorunlarını kurumsal becerileriyle çözdüklerini, bu tarihten sonra AB vize işlemlerinde yer almadıklarını söyledi. VES çalışanlarının geçmişte randevu slotlarını sızdırdığını fark edip işten attıklarını da iddialarına ekledi.
Çakmak, VFS'nin sunduğu ek hizmetlerden kazanılan payın yüzde 20'sinin önceden Dışişleri Bakanlığı'na gittiğini belirterek 2025 yılında Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfi'nın kurulmasıyla bu gelirin artık vakfa gittiğini söyledi.
"VFS bizi satın almak istedi" Blackstone'un kendilerini tehdit olarak gördüğünü savunan Çakmak, "İçeride ve dışarıda güç kazandığımız için süratle bu işi kaçırmaya karar verdiler" dedi. Blackstone'a devir işleminden sonra VFS'nin kendilerini satın almak istediğini söyleyen Çakmak, Biz de bu işin devletimiz ve insanımız için önemli olduğunu söyledik, çünkü milli bir şirketin manevi bir sorumluluğu vardı. 'Devletin yetkilileri bize çık desin, çıkarız' dedik ifadelerini kullandı. Gerekli otoriteleri bilgilendirdiklerini de sözlerine ekleyen Çakmak, şöyle devam etti:
• Zaman zaman 'Lanet olsun satalım' dedik ama satma taraftarı olmadığımızı, işbirliği yapmak istediğimizi söyledik. VFS bizim münhasırlık hakkımızı iptal etmeye çalıştı ama edemedi. VFS'ye onlardan hisse almayı teklif ettik, milli bir firmanın büyümesini istemedikleri için kabul etmediler."
Sertan Aslantürk ün VFS Global Türkiye ve Azerbaycan Bölge Başkanı olmadan önce 12 yıl kendisinin şirketinde çalıştığını belirten Çakmak, Aslantürk'ün bir karar mercii olmadığını
Bu süreçte VFS'nin 2028 yılına kadar devam eden bir sözleşmeleri olmasına karşın Fransa diplomatik misyonuna Gateway'in tek başına iş yapmasını istemediklerini söylediğini iddia eden Çakmak, bu durumu büyükelçilik avukatlarından duyduklarını söyledi.iDışişleri Bakanlığı ile çalıştığımız için güvenli olmadığımız söylenmişi diyen Çakmak, bu durumu hükümet yetkililerine de aktardıklarını söyledi.
"Irak łaki fedakarlığımız bakanlığın takdirinde" Irak tan Türkiye ye yapılan vize başvuruları için 2012'de görüşmelere başladıklarını ve 2015 teki düzensiz göç dalgası üzerine Dışişleri Bakanlığı'nın yardım istediğini belirten Çakmak, bu hizmeti ilk başta geçici mevzuatla verdiklerini söyledi. O dönem IŞİD tehdidi ve sınır güvenliği riskleri nedeniyle "C1 elektronik vize" sistemindeki açıkları "etiket vize" uygulamasıyla kapattıklarını ifade eden Çakmak, "terör bölgelerinde ne denli fedakârlıklarla ofisler açarak sistemin oturtulabildiğinin bakanlığın takdirinde olduğunu" vurguladı. Çakmak, 2019'daki yönetmelik değişikliğinin ardından Dışişleri Bakanlığı'ndan resmi yetki aldıklarını
"Sigorta şirketlerini pandemi için kurduk" Vize başvuru merkezlerinde kendine ait şirketlerinden sigorta dayatması olduğu iddialarına yanıt veren Çakmak, seyahat sigortasında herkesin özgür olduğunu savundu. Sigorta şirketini pandemi döneminde "Don Kişotluk yaparak" kurduklarını söyleyen Çakmak, Türkiye ye o dönemde turist gelmesi için büyük sigorta şirketleriyle görüşmeler yaptıklarını, ancak hiçbirinin kabul etmediğini söyledi. Bu süreçte elçiliklerden de sahte poliçe hazırlanmasıyla ilgili bazı şikâyetler aldıklarını aktaran Çakmak, sözlerine şöyle devam etti: Hazırladığımız poliçe, vize reddi veya hastalıklarla ilgili 60 bin dolara kadar karşılıyordu. Sigortacılar Birliği yeni kurulan şirketlere bizi örnek göstermek istedi. Görüştüğüm bir Fransız diplomatik misyon temsilcisi bununla ilgili 'Allah bize de nasip etsin' demişti." "Offshore'u bilmem" Çakmak, vergiden kaçınmak için açılan offshore şirketlerle ilgili Paradise Papers belgelerinde adının geçmesiyle ilgili de "Offshore'u bilmem, ağzıma almam, yazılanlar yalan" dedi. Şirket veya yöneticiler adına herhangi bir offshore şirket, hesap veya benzeri bir yapılanmanın hiçbir zaman bulunmadığını savunan Çakmak, ortaklık yapılarına her zaman dikkat ettiklerini belirtti. Çakmak, 1998'de kurulan sanayi şirketi Ekorad'ın faaliyetleri ve büyüme potansiyelinin dönemin Malta merkezli yatırımcılarının ilgisini çektiğini, bu sebeple yatırım yaptıklarını söyledi. Türkiye'de yaşanan ekonomik krizler ve piyasa koşullarındaki değişiklikler sonrasında söz konusu yatırımcıların hisselerini devrederek şirketten ayrıldıklarını söyleyen Çakmak, '¿Yaklaşık 20 yıl önce hissedarlıktan ayrılan bu kişilerin daha sonraki ticari faaliyetleri, şirketleri veya ilişkileri hakkında şirketimizin bir bilgisi bulunmamaktadır" dedi. Offshore şirketler listesinde yer alan bir diğer şirketi Inter Foods'u da 2001 yılında kurduklarını söyleyen Çakmak, bu girişimin de Malta'daki bir dönüt markasıyla ilgili olduğunu iddia etti ve şöyle devam etti: "Malta' da bir dönüt firması vardı. Tadını da çok beğendiğim için yatırım yaptık ama bu girişim de 2001 ekonomik krizi nedeniyle devam etmedi." Alanya Üniversitesi 'ni "küçük Oxford"a çevirme hayali Eğitim sektörüne kâr amacıyla değil, sosyal sorumluluk vizyonuyla girdiklerini iddia eden Çakmak, Alanya Üniversitesi'nden önce Haliç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Naci Topsakal'ın kendilerini yatırım için davet ettiğini söyledi. Kurumun batık olduğunu anladık" diyen Çakmak, daha küçük bir üniversite arayışına girdiklerini söyledi. Bu aşamadan sonra tarihini tam hatırlayamadığı bir zamanda Hamdullah Emin Paşa Üniversitesi'nin kendilerini davet ettiğini iddia etti. Ekibinin gidip gerekli incelemeleri yapmasını istediğini söyleyen Çakmak, "Bize kurumun borcunun olmadığı söylendi ama milyon dolara yakın borcu vardı" dedi. Bu süreçte görüştüğü YOK Başkanı'nın da üniversiteyi bu gidişle kapatacaklarını söylediğini savundu. Çakmak, üniversiteyi akademik olarak yükseltmek istediklerini belirterek "Alanya'yı 'Küçük Oxford yaparım' rüyası ile ana amacı para kazanmak değil, akademik olarak büyümek, yeni branşlar açmak, uluslararası düzeyde sıralamaya sokmak istedik" dedi. Vakfın arazisinde bulunan kolejin (Cumhuriyet Eğitim Vakfı Özel Hamdullah Emin Paşa Okulları) para ödemeden kazanç sağladığını öne süren Çakmak, üniversiteyi devraldıklarında Mevlüt Çavuşoğlu'nun eşi Hülya Çavuşoğlu'nun mütevelli heyetinde olduğunu ve kendisini toplantılarda sadece birkaç kez gördüğünü belirtti.
"Devlet bugün 'dur' der, yarın 'gel' der" Halis Ali Çakmak'ın Hindistan'ın Delhi kentinde hâlâ faal olan bir vize aracılık ‚şirketi daha bulunuyor. HC Visa Application Services'ın yetkisinin Dışişleri Bakanlığı tarafından uzatılmadığını söyleyen Çakmak, buradaki işi de artık VFS'nin yürüttüğünü söyledi. Bakanlık ile ilişkilerini değerlendiren Çakmak, sözlerini şöyle tamamladı: 'Şimdiye kadar hiçbir memnuniyetsizlik olmadı. Büyük yatırımlarımız vardı, durdurmak zorunda kaldık. Devletin takdiri... Bugün dur der, yarın gel der."
Engellenen araştırma dosyasının gösterdikleri Beş günlük bu yazı dizisinin sonunda, Kısa Dalga'nın gördüğü baskının Türkiye deki vize sürecinin çok katmanlı bir ticari ve siyasi ağın ürünü olduğunu da teyit ettiğini gösteriyor. Halis Ali Çakmak'ın şirketinin vize süreçlerinden dışlanmak istendiğine yönelik açıklamaları ve Sertan Aslantürk'ün Gateway'den geçen kariyer geçmişi de vize pazarını elinde tutan güçler arasındaki çatışmayı açıkça gösteriyor. VFS'nin en tepesindeki ismin, eski patronunun şirketi için 'yalnızca bir taşeron' vurgusu yapması, buna karşılık Çakmak'ın sistemi kendisinin kurduğunu iddia etmesi, milyarlık rantın paylaşıldığı kapalı kapılar ardında işlerin artık eskisi gibi yürümediğini gösteriyor. "
Rapor ve yazı dizisinden anlaşıldığı üzere; adeta küresel bir suç makinasına dönüşen VFS Global şirketinin Türkiye operasyonları, bu operasyonlardaki ortaklar/yükleniciler olan VF Vize Danışmanlık ve Gateway şirketlerinin kurucularının ve ortaklarının isimlerinin Paradise Papers (Malta sızıntıları) belgelerinde yer alan off-shore hesaplara ve Malta kurulu yapılara uzandığı, yine bu isimlerin sahibi olduğu Emaa/Gravis sigorta şirketlerinin vize başvuru sürecindeki usulsüzlükleri, bu firmaların AK'Ii bürokratlar ve Dışişleri Bakanlığı yapısıyla idari ve ticari ilişkileri, bu ilişkiler üzerinden aldıkları ihaleler ve başvurucuların mağduriyetleri verileri ve belgeleriyle çırılçıplak ortadadır.
Durum, kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi ve taşeronlaştırılması süreçlerinin, nasıl bir siyasi himaye ve rant ekosistemine dönüşebileceğinin somut bir göstergesidir. Devletin en temel egemenlik yetkilerinden olan vize süreçlerinin, şeffaf olmayan mevzuat değişiklikleriyle tek bir kişiye ve onun bürokratik ağlarına tahsis edilmesi, kamu yararından ziyade sermaye birikimini önceleyen bir siyasi tercihi yansıtmaktadır. Vatandaşların fahiş fiyatlar, randevu karaborsası ve veri güvenliği açıklarıyla istismar edildiği bu çarkın, yargı eliyle getirilen jet hızındaki erişim engelleriyle korunmaya çalışılması ise hukukun ve devletin, kamunun çıkarlarını savunmak yerine devlet içinde de uzantıları/ortakları olan imtiyazlı bir azınlığın milyarlık rantını gizlemek için bir kalkan olarak kullanıldığını açıkça ilan etmektedir.
VFS Global ve Türkiye'deki (sigortacılık dahil) bağlantılı şirketlerinin yürüttüğü faaliyetler hakkında ortaya çıkan usulsüzlüklerin, bürokratlar ve aileleriyle olan ilişkilerin; vize başvuru süreçlerinde vatandaşların maruz kaldığı mağduriyetlerin; kişisel verilerin korunmasına ilişkin risklerin; söz konusu şirketlerin kamu kurumlarıyla gerçekleştirdiği sözleşme ve ihale süreçlerinin; getirilen erişim engelleri de dâhil olmak üzere iddiaların kamuoyu tarafından öğrenilmesini engelleyen uygulamaların tüm yönleriyle araştırılması, sorumluların tespit edilmesi ve kamu zararının ortaya çıkarılması amaçlarıyla bir Meclis Araştırması açılmasını arz ederim.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.