Öğretmenlerin yaşadığı sorunların ve mülakat uygulamasının etkilerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mülakat mağduru öğretmenlerin, atanamayan öğretmenlerin, engelli öğretmenlerin ve özel sektör öğretmenlerinin çalışma koşulları, sorunları ile eğitim kurumlarında yaşanan mobbing vakalarının bütün boyutlarıyla araştırılarak, alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi ve öğretmenlik mesleğinin uzun yıllardır karşı karşıya bulunduğu kronik yapısal sorunların irdelenmesi amacıyla; Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü 'nün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
GEREKÇE
Milli Eğitim Bakanlığının güncel istatistiklerine göre, Türkiye genelinde aktif olarak görev yapan öğretmen sayısı 1 milyon 187 bin 409 olup, bunun 1 milyon 9 bin 671'i devlet okullarında çalışmaktadır. Ülkemizde özel sektörde görev yapan öğretmen sayısı ise 177 bin 738'dir. Halen 1 milyonu geçen sayıda da atama bekleyen öğretmen bulunmaktadır. Bunların 2 bin 500'ü engelli öğretmenlerden oluşmaktadır. Ülkemizde atamalarda mülakat mağduriyeti yaşadığını belirten öğretmen adaylarının sayısı dönemsel olarak değişmekle birlikte, kamuoyundaki hak arayışlarında ve eylemlerde öne çıkan sayı özellikle 1.611 öğretmen olmuştur. Bununla birlikte, farklı atama dönemlerinde mülakat puanları sebebiyle sıralaması değişen binlerce öğretmen de sisteme yönelik tepkilerini yoğun biçimde dile getirmektedir. Bu arada sendikaların yayınladığı güncel veriler de öğretmenlerin yüzde 67'sinin mobinng nedeniyle okul değiştirmek istediğini ortaya koyuyor. Mobbing ile Mücadele Derneği verilerine göre psikolojik destek taleplerinde bulunan kamu kurumları arasında MEB'in en üst sıralarda yer aldığı görülmektedir. Bu rakamsal veriler ışığında baktığımızda; Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır" sözüyle işaret ettiği öğretmenlik mesleği, bugün tarihinin en ağır sorunlarından bazılarıyla karşı karşıya olduğu bilinmektedir. Kamuda ve özel sektörde görev yapan ya da görev bekleyen yüz binlerce öğretmen ekonomik, sosyal ve mesleki sorunlarla mücadele etmektedir. Türkiye'de on binlerce öğretmen özel eğitim kurumlarında görev yapmakta; ancak önemli bir kısmı düşük ücret, uzun çalışma saatleri, güvencesiz sözleşmeler ve iş güvencesi eksikliği nedeniyle ciddi mağduriyet yaşamaktadır. Son yıllarda özel okul öğretmenleri taban maaş, özlük hakları ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi amacıyla birçok kez eylem yapmak zorunda kalmıştır. Ankara'da gerçekleştirilen hak arama eylemlerinde öğretmenlerin güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınması ve şiddet içeren müdahaleye maruz kalması, eğitim emekçilerinin yaşadığı sorunların ulaştığı boyutu göstermiştir. Eğitim hizmetini yürüten öğretmenlerin asgari ücretin de altında maaşlarla çalıştırılması, fazla mesailerin karşılıksız bırakılması ve sendikal faaliyetlere yönelik baskı iddiaları, çalışma hayatı açısından araştırılması gereken ciddi sorunlar arasında yer almaktadır. Öğretmen atamalarında uygulanan sözlü sınav sistemi de yıllardır kamuoyunda tartışılmaktadır. 2024 öğretmen atamalarında KPSS puanının yüzde 50'si ile mülakat puanının yüzde 50'sinin esas alınması sonucunda, yazılı sınavda yüksek başarı gösteren çok sayıda adayın sıralamasının değiştiği görülmüştür. Kamuoyuna yansıyan örneklerde kendi alanında ilk 100 içerisinde yer alan, yüksek KPSS puanına sahip adayların mülakat sonucunda kontenjan dışı kaldığı ifade edilmiştir.
Mülakatların kaldırılacağı yönündeki siyasi vaatlere rağmen uygulamanın devam etmesi, adaylar arasında eşitlik ve liyakat ilkelerine ilişkin tartışmaları artırmıştır. Yüz binlerce öğretmen adayının geleceğini etkileyen bu sistemin objektifliği, denetlenebilirliği ve liyakat ilkelerine uygunluğu araştırılmalıdır. Eğitim fakültelerinden mezun olan yüz binlerce öğretmen adayı da yıllardır atama beklemektedir. Öğretmen ihtiyacına rağmen gerçekleştirilen atamaların yetersiz kaldığı yönündeki eleştiriler devam etmektedir. Uzun yıllar boyunca atanamayan öğretmenler ekonomik sıkıntılar, işsizlik, mesleki yıpranma ve psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Atama bekleyen öğretmenlerin düzenlediği eylemler, sosyal medya kampanyaları ve kamuoyuna yansıyan mağduriyet hikâyeleri, sorunun bireysel olmaktan çıkıp toplumsal bir mesele hâline geldiğini göstermektedir. Kamudaki öğretmen ihtiyacı ile eğitim fakültelerinin mezun sayıları arasındaki uyumsuzluk araştırılmalı; öğretmen planlaması bilimsel veriler ışığında yeniden ele alınmalıdır. Engelli öğretmen adayları da aynı şekilde yıllardır yeterli sayıda atama yapılmadığını ifade etmektedir. 2025 yılında yalnızca 1.381 engelli öğretmen ataması gerçekleştirilmiştir. Engelli öğretmen adayları ise bu sayının ihtiyaçları karşılamadığını, yıllardır biriken atama bekleyen aday sayısına göre yetersiz kaldığını belirtmektedir. Engelli bireylerin çalışma hayatına katılımını teşvik eden politikalarla uygulamadaki sonuçlar arasındaki farkın araştırılması gerekmektedir. Kamusal alanda fırsat eşitliğinin sağlanması açısından engelli öğretmenlerin atama süreçleri, kontenjan politikaları ve çalışma koşulları kapsamlı şekilde incelenmelidir. Son yıllarda eğitim kurumlarında yönetsel baskı, psikolojik yıldırma ve mobbing iddiaları da dikkat çekici şekilde artmıştır. Öğretmenler; keyfi soruşturmalar, sürgün niteliğinde görevlendirmeler, performans baskısı, ayrımcılık ve yönetsel baskılar nedeniyle mesleki tükenmişlik yaşadıklarını ifade etmektedir. Kamuoyuna yansıyan bazı vakalarda öğretmenlerin yaptıkları şikâyet ve başvuruların sonuçsuz kaldığı, psikolojik baskı altında bırakıldıkları ve ciddi ruhsal sorunlar yaşadıkları ileri sürülmüştür. Son olarak Ağrı'da görevli bulunan öğretmen Irmak Ayşe Koparan'ın çalıştığı okulda görev papan müdür ve okulun bağlı bulunduğu ilçe milli eğitim müdürünün mobbingine maruz kalması, verdiği şikâyet dilekçelerinin de işleme konulmaması sebebiyle hayatına son verdiği iddiaları kamuoyunu sarsmıştır. Tek başına bu iddialar bile eğitim kurumlarında mobbing mekanizmalarının etkin şekilde soruşturulup soruşturulmadığı konusunu gündeme taşımıştır. Eğitim çalışanlarının psikolojik güvenliğinin sağlanması, mobbing şikâyet mekanizmalarının etkinliği ve idari denetim süreçlerinin yeterliliği mutlaka araştırılmalıdır. Sonuç olarak; özel sektör öğretmenlerinin çalışma koşullarının, mülakat sisteminin liyakat ilkesine uygunluğunun, atanamayan öğretmenlerin yaşadığı sorunların, engelli öğretmenlerin atama süreçlerinin ve eğitim kurumlarındaki mobbing iddialarının tüm yönleriyle araştırılması; öğretmenlerin mesleki itibarını ve çalışma barışını güçlendirecek çözüm önerilerinin ortaya konulması amacıyla TBMM Meclis Araştırması açılması zorunlu hale gelmiştir.
Saygılarımızla
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.