İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/446 GÜNDEMDE

Toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkının kullanımına ilişkin sorunların araştırılarak çözüm yollarının bulunması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Cengiz Çiçek İstanbul · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Modern hukuk tarihinin en temel yasal-anayasal haklardan biri olan toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkının yürütme tarafından engellenmesi demokratik toplum vasfına ulaşmada ciddi sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Bu hakkın engellenmesinin hemen hemen kaide haline gelmesinin nedenlerinin açığa çıkarılması ve çözüm yollarının bulunması amacıyla Anayasa'nın 98. TBMM İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Türkiye otoriter kökenlere sahip bir rejim inşa etmiş, 2015 yılında Çözüm Süreci'nin iktidar tarafından bitirilmesi ve 20 Temmuz 2016 tarihinde ilan edilen OHAL ile otoriterlik düzeyini artırmıştır. Tarih boyunca otoriter rejimlerin ilk hedefi, hak talep eden yurttaşların toplanma, örgütlenme ve demokratik siyaset hakkını engelleme olmuştur. Nitekim Türkiye'de özellikle 2015 yılıyla birlikte söz konusu haklar, yürütme erkinin ve onunla paralel hareket eden yargı odaklarının hedefi haline gelmiştir.

Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt

Dünya tarihinin en meşru eylemlerinden biri olan Cumartesi Anneleri?nin/İnsanları"nın 1995 yılından bugüne her hafta Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelmesinden tutalım, işçilerin hakları için yaptıkları yürüyüşlere ve muhalif siyasi partilerin etkinliklerine kadar en geniş skalada toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkı engellenmektedir.

Siyasi iktidar, hak talepli ve demokratik yaşamın vazgeçilmezi olan muhalif eylem ve etkinlikleri yasaklamakta ve bu hakkı kullanmak isteyenleri emrindeki medya aracılığıyla kriminalize etmeye çalışmaktadır. Kuşkusuz ki, bu bir politik yönelimdir ve iktidar hastalığına yakalanmış olmak anlamına gelir.

Demokrasiyi yaşama ve birlikte yönetmeye dair bir değer olarak görmek yerine çoğunluğun diktası olarak yorumlamayı tercih eden siyasi iktidar, kendisinden olmayan veya kendisini her şartta desteklemeyen tüm sesleri kısmak istemektedir. Bu yönüyle gerçek siyasetin sokaktan ve itirazdan geçtiğini kabullenmeyerek yasakçı bir anlayışa doğru meyletmekte ve her türlü hakkın kullanımını engellemektedir.

Türkiye'de siyasi iktidar bir yandan bu genel çerçeveyi hayata geçirmiş ve hukuk tanımazlık sınırlarını genişletmiştir. Öte yandan ise eylem-etkinlik hakkının kullanımı söz konusu değilken bile uzun süreli yasaklarla "olmayanı yasaklama" derecesine ulaşmıştır. Hakkın genel kullanımını engelleyen siyasi iktidar aynı mahallerde ise kendi yandaşlarının her türlü eylem-etkinliği yapmasına izin vermiş ve hatta desteklemiştir.

Bu genel manzaraya bakıldığında, söz konusu anayasal hakların engellenmesine gerekçe gösterilen "güvenlik" koskoca bir yalandır. Söz konusu gerekçe, keyfi şekilde ortaya atılmakta ve yasaklar siyasi iktidarın yönetme stratejisinin bir parçası olarak işlevsel hale getirilmektedir.

Bu kapsamda, modern hukuk tarihinin en temel yasal-anayasal haklardan biri olan toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkının yürütme tarafından engellenmesi demokratik toplum vasfına ulaşmada ciddi sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Bu hakkın engellenmesinin hemen hemen kaide haline gelmesinin nedenlerinin açığa çıkarılması ve çözüm yollarının bulunması amacıyla Meclis araştırması açılması elzemdir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.