İşçi ölümlerinin ve sektörel dağılımlarının araştırılarak iş sağlığı ve güvenliği sisteminin etkinliğinin artırılması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye'de iş cinayetlerinin nedenlerinin, çalışma koşulları ile işçi ölümleri arasındaki ilişkinin, iş sağlığı ve güvenliği sistemi ile işyeri denetimlerinin etkinliğinin, sendikasız ve güvencesiz çalışmanın yarattığı sonuçların, çocuk ve ileri yaştaki işçilerin çalışma koşullarının araştırılması ve işçilerin yaşam hakkını güvence altına alacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
GEREKÇE
Türkiye'de iş cinayetleri çalışma yaşamının en ağır ve süreklilik gösteren sorunlarından biridir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin verilerine göre 2026 yılının ilk yedi ayında en az 1.279 işçi çalışırken yaşamını yitirmiştir. Aylık ölüm sayısı ocakta 155, şubatta 129, martta 150, nisanda 190, mayısta 213, haziranda 228 ve temmuzda 214 olarak kaydedilmiştir. Bu tablo, işçi ölümlerinin münferit olayların toplamından çok çalışma yaşamının yapısal sorunlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.
Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt
Temmuz 2026'da sanayide 73, inşaatta 60, tarımda 45 ve hizmet sektöründe 36 emekçi yaşamını yitirmiştir. İşkolları itibarıyla ölümler inşaat, tarım, taşımacılık ve denizcilik alanlarında yoğunlaşmıştır. Trafik ve servis kazaları, ezilme ve göçükler, yüksekten düşmeler, elektrik çarpmaları, patlama ve yanmalar gibi önlenebilir nedenlerin işçi ölümlerindeki ağırlığı, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin uygulanması ve denetlenmesindeki sorunları ortaya koymaktadır.
Aynı ay yaşamını yitiren 214 işçinin yalnızca 7'sinin sendika üyesi olduğu, 207'sinin ise sendikasız çalıştığı tespit edilmiştir. Başka bir ifadeyle yaşamını yitiren işçilerin en az yüzde 97'si sendikasızdır. Sendikal örgütlenmenin çalışma koşullarına müdahale, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin uygulanmasını talep etme ve tehlikeli çalışma koşullarına karşı kolektif hareket etme bakımından taşıdığı önem dikkate alındığında, sendikasızlık ile iş cinayetleri arasındaki ilişkinin araştırılması gerekmektedir.
İş cinayetlerinin en ağır boyutlarından birini çocuk işçi ölümleri oluşturmaktadır. Temmuz ayında yaşamını yitirenlerin 12'si çocuk işçidir ve bu çocukların dördü 14 yaşında veya daha küçüktür. Çocuk ölümlerinin tarımdan metale, inşaattan konaklama ve taşımacılığa kadar farklı işkollarında meydana gelmesi, çocuk işçiliğiyle mücadele politikalarının ve mevcut denetim mekanizmalarının etkinliğinin sorgulanmasını gerekli kılmaktadır.
Çalışma yaşamının diğer ucunda ise ileri yaşta çalışmak zorunda kalan emekçiler bulunmaktadır. Temmuz ayında 65 yaş ve üzerindeki en az 15 emekçi çalışırken yaşamını yitirmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumunun Şubat 2026 verilerine göre emekli olduktan sonra kayıtlı olarak çalışmayı sürdürenlerin sayısı 2 milyon 130 bini aşmıştır. Çocukların çalışma yaşamına erken yaşlarda girmek zorunda kalması ile emeklilerin geçimlerini sağlayabilmek için çalışmayı sürdürmesi, gelir ve sosyal güvenlik politikaları ile çalışma yaşamındaki güvencesizliklerin birlikte değerlendirilmesini gerektirmektedir.
İş cinayetlerinin önlenmesinde işverenlerin yükümlülüklerini yerine getirmesi kadar etkin kamusal denetim de belirleyicidir. Taşeronlaşma, kayıt dışı istihdam, geçici ve güvencesiz © çalışma biçimleri iş sağlığı ve güvenliği sisteminin uygulanmasını ve sorumluluğun izlenmesini güçleştirebilmektedir. İşyerlerinin hangi sıklıkta denetlendiği, mevzuata aykırılıklar karşısında hangi yaptırımların uygulandığı, hayati tehlike bulunan işyerlerinde çalışmanın ne ölçüde durdurulduğu ve ölümlerin ardından idari ve hukuki sorumluluğun ne ölçüde ortaya çıkarıldığı açıklığa kavuşturulmalıdır.
İş cinayetleri kaçınılmaz sonuçlar olarak kabul edilemez. Bilinen risklere karşı gerekli önlemlerin alınması, işçilerin iş sağlığı ve güvenliği süreçlerine etkin katılımının sağlanması, örgütlenme hakkının önündeki engellerin kaldırılması, işyeri denetimlerinin güçlendirilmesi ve mevzuata aykırılıklar karşısında etkili yaptırımlar uygulanmasıyla çalışma yaşamındaki ölümlerin önemli bölümü önlenebilir.
Bu nedenle Türkiye'de iş cinayetlerinin nedenlerinin ve sektörel dağılımının ortaya çıkarılması, sendikasızlık, güvencesiz çalışma, taşeronlaşma ve kayıt dışı istihdam ile işçi ölümleri arasındaki ilişkinin incelenmesi, çocuk ve ileri yaştaki işçilerin çalışma koşullarının değerlendirilmesi, işyeri denetimleri ile mevcut iş sağlığı ve güvenliği sisteminin etkinliğinin belirlenmesi ve işçilerin yaşam hakkını esas alan önleyici politikaların oluşturulması amacıyla Meclis araştırması açılması gerekmektedir.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.