Dış ticaret açığının nedenlerinin belirlenmesi, ihracatın katma değerinin arttırılması ve ithalata bağımlılığın azaltılması amacıyla alınması gereken tedbirler konusunda bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi
Genel görüşme önergesi, toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren belirli bir konunun Genel Kurul’da görüşülmesini ister.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Türkiye ekonomisinde son yıllarda dış ticaret dengesi giderek bozulmakta, ithalata dayalı üretim yapısı nedeniyle dış ticaret açığı kronik bir sorun haline gelmektedir. 2025 yılı verileri incelendiğinde Türkiye'nin toplam ihracatının 273 milyar 308 milyon dolar, ithalatının ise 365 milyar 429 milyon dolar olduğu; buna bağlı olarak 92 milyar doları aşan ciddi bir dış ticaret açığının oluştuğu görülmektedir. Bu tablo, üretim yapısının yeterince katma değer oluşturamaması ve ithalata bağımlı üretim modelinin devam etmesi nedeniyle Türkiye ekonomisinin kırılganlığını artırmaktadır.
Bazı ülkelerle Türkiye'nin dış ticaretinde farklı bir tablo ortaya çıkmaktadır. İran, Ürdün, Bahreyn, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Pakistan, Afganistan ve Lübnan gibi çatışma ve istikrarsızlığın yoğun olduğu ülkelerle 2025 yılında gerçekleştirilen ticarette Türkiye 21 milyar 742 milyon dolar ihracat, 17 milyar 289 milyon dolar ithalat gerçekleştirmiş ve toplamda 4 milyar 452 milyon dolarlık dış ticaret fazlası vermiştir.
Söz konusu ülkelerle yapılan ticarette özellikle Körfez ülkeleri önemli bir yer . tutmaktadır. Birleşik Arap Emirlikleri ile yaklaşık 19 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmi oluşurken, Suudi Arabistan ve İran da yüksek ticaret hacmine sahip ülkeler arasında yer almaktadır. 2025 yılında Birleşik Arap Emirlikleri'ne 9,28 milyar dolar ihracat yapılırken 9,67 milyar dolar ithalat gerçekleştirilmiştir. Suudi Arabistan'a 3,8 milyar dolar, İran'a ise 3,05 milyar dolar ihracat yapılmıştır.
Ülkelerle gerçekleştirilen ticarette tarımsal ürünler ve gıda ürünleri önemli bir paya sahiptir. 2025 yılında bu 10 ülkeye canlı hayvanlar, gıda maddeleri, içecekler ve bitkisel yağlar kapsamında 2 milyar 646 milyon dolar ihracat yapılırken, aynı kalemlerde 617 milyon dolar ithalat gerçekleştirilmiştir. Bu da yaklaşık 2 milyar dolar düzeyinde bir dış ticaret fazlasına işaret etmektedir. En yüksek gıda ihracatı ise İran'a 617 milyon dolar, Suudi Arabistan'a 597 milyon dolar, Birleşik Arap Emirlikleri'ne 517 milyon dolar ve Ürdün'e 297 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.
Savaş, çatışma ve siyasi istikrarsızlıkların yaşandığı coğrafyalarla yürütülen ticaretin sürdürülebilirliği her zaman ciddi riskler taşımaktadır. Bu bölgelerde yaşanabilecek siyasi gerilimler, ambargolar, lojistik sorunlar ve güvenlik riskleri dış ticaret akışını kısa sürede kesintiye uğratabilecek niteliktedir. Bu nedenle söz konusu pazarlara yönelik ticaret politikalarının uzun vadeli ve sürdürülebilir stratejilerle planlanması büyük önem taşımaktadır.
Bu çerçevede; savaş ve kriz bölgeleriyle yürütülen ticaretin ekonomik, lojistik ve siyasi risklerinin incelenmesi, bu pazarlarda elde edilen dış ticaret fazlasının sürdürülebilirliğinin değerlendirilmesi, Türkiye'nin genel dış ticaret açığını büyüten yapısal sorunların belirlenmesi, ihracatın katma değerinin artırılması ve ithalata bağımlılığın azaltılması için alınması gereken tedbirlerin ortaya konulması amacıyla, Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü 'nün 101,102 ve 103 maddesi uyarınca Genel Görüşme açılmasını arz ve teklif ederiz.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.