İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/10032 GEÇ CEVAPLANDI · 103 GÜN

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ile ilgili çalışmalara ilişkin

Kaynak göster

Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti), 29 Şubat 2024 tarihinde 7/10032 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 103 gün sonra, 11 Haziran 2024).

Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars). “Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ile ilgili çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/10032, 29 Şubat 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-10032-kadina-yonelik-siddetin-onlenmesi-ile-ilgili-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/982cf02f-6c25-40a5-873e-018df4fef1b3

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 103 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 95 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından

Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99, maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 29.02.2024

İktidarın artan kadın karşıtı politikaları, kadına yönelik şiddet olaylarında faillerin cezasız kalması, gerekli önleyici önlemlerin alınmaması ve hükümet yetkililerinin cinsiyetçi dil ve yaklaşımı nedeniyle neredeyse her gün en az bir kadın cinayeti haberlerde yer almaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (11 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Dün, sadece 24 saat içinde, Türkiye'de tam 7 kadın katledilmiştir. Yine korkunç bir şiddete maruz bırakılan başka bir kadın da yaşam mücadelesini aynı gün kaybetmiştir. Bahsi geçen katledilen kadınlar, sadece basına yansıyan kadarını oluşturmaktadır. İstanbul Pendik'te Sevilay Karlı, eski eşi Ümit Karlı tarafından bıçaklanarak katledilirken, Sakarya'nın Akyazı ilçesinde Ali Rıza Aslan boşanma sürecinde olduğu Hatun Ekrem Aslan'ı silahla vurmuştur. İstanbul Çekmeköy'de Emine Ülkü Araz, evlendiği adamın şiddetiyle hayatını kaybederken, İzmir'de de ayrı yaşadığı partneri tarafından Özlem Çankaya acımasızca katledilmiştir. Bursa'da Murat Demir, geçen yıl boşandığı Tuba Ateşci'yi tabancayla vurarak öldürmüştür. Adıyaman Samsat'ta Kasım A,, evli olduğu Tuğba A.'yı ve akrabalarını katletmiştir. Denizli'de Afgan Nasım Gol Karımı adlı kadın evinde öldürülürken, Erzurum'da cezaevinden kaçan Şafak Saydam'ın silahından çıkan kurşunlarla Elif Saydam yaşam savaşını kaybetmiştir. Sadece bir gün içerisinde gerçekleşen bu kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddetin vahim boyutlarını bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Bianet'in verilerine göre, sadece Ocak ayında erkekler, en az 28 kadını ve beş çocuğu öldürmüştür. Basına "şüpheli" olarak yansıyan en az 25 kadın ve üç çocuğun ölümü kaydedilmiştir. Öldürülen kadınlar arasında sekizi "ayrılmak istediği, barışmak istemediği" gerekçesiyle, ikisi "kıskandığı" için öldürülmüştür. Bir kadının boşanma isteği, bir diğerinin borç para talebi nedeniyle öldürüldüğü belirtilmektedir.

Yine basına yansıyan bilgilere göre, 2023 yılında erkekler en az 333 kadını ve 28 çocuğu öldürmüş, 18 kadına tecavüz etmiş, 371 kadını para karşılığı cinsel ilişkiye zorlanmış, 355 kadını taciz etmiş, 123 çocuğu istismar etmiş ve 745 kadını yaralamıştır. Bu veriler sadece ulaşılabilen kısıtlı bilgiler arasında yer almaktadır.

, (0032-

Bunun adını koymak zaruridir. Türkiye'de kadınların hayatta kalma mücadelesi verdiği şiddet kadın kırımı boyutundadır. Kadın cinayetlerin tamamı önlenebilir niteliktedir ve bu öldürücü eylemler, kadın karşıtı söylemin günlük yaşamda, medyada, siyasette, iş ve sosyal ortamlarda her gün yeniden üretilmesinden kaynaklanmaktadır.

Kadın cinayetleri faillerinin en az 21'inin -kadınların- eşleri veya partnerleri, ikisinin aile üyeleri (baba, torun gibi), birinin damadı, birinin komşusu ve ikisinin de arkadaşı olduğu belirtilmektedir. Erkekler, yedi kadını sokakta ya da ormanlık alan gibi dış mekanlarda ve 20 kadını da ev içinde öldürmüştür.

Türkiye genelinde, kadınların öldürülmesinin yanı sıra, fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddet gibi çeşitli şiddet türleri de artmaktadır. Bu artış eğilimi karşısında, etkili yasal düzenlemelerin eksikliği ve hatta İstanbul Sözleşmesi gibi uluslararası anlaşmalardan çıkılması gibi adımlar, şiddet vakalarının daha da derinleşmesine yol açmaktadır. Özellikle, psikolojik şiddetin yanı sıra ekonomik şiddet ve kadın yoksulluğu, kadınları zor yaşam koşullarına iterek, milyonlarca kadını ekonomik kriz ve yoksulluk durumunda şiddet riski altında bırakmaktadır. Bu durum, ekonomik olarak bağımsız olmayan ve herhangi bir sosyal destek alamayan kadınlar için tehlikeli bir ortam oluşturmaktadır.

İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının toplumda büyük bir bölünmeye yol açacağı ve kadınları erkek şiddetine karşı savunmasız bırakacağı, sonuç olarak da kadınları ölüm tehdidiyle baş başa bırakacağı konusundaki itirazlarımıza rağmen, bu karardan geri adım atılmamıştır. Ayrıca, bu kararın hukuki süreci sonunda kadınlar aleyhine sonuçlanması, kadınları erkek şiddetine karşı daha da korumasız hale getirmiştir. Dahası, bu tartışmaların akabinde 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun da tartışmaya açık hale getirilmeye çalışılmış 6284 Nolu Yasa'nın uygulanmasındaki sıkıntılar çözülmemiş derinleştirilmiştir. Ne yazık ki, itirazlarımız haklı çıkmıştır; İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının ardından kadına yönelik şiddet artmış ve toplumsal ayrışma yaşanmıştır.

Bu bağlamda, kadın cinayetleri başta olmak üzere kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesi, toplumsal cinsiyet eşitlikçi politikaların uygulanması, etkin politikaların hayata geçirilmesi, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının geri alınarak Sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi ivedi ve hayati öneme sahiptir. Bu konuda Meclis'in önemli bir rolü vardır ve sorunun çeşitli yönlerinin detaylı bir şekilde tartışılması ve alınacak önlemlerin belirlenmesi için bir Araştırma Komisyonunun kurulması elzemdir.

. loo 02

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Kadına yönelik şiddet ve cinayetlerle ilgili olarak son 20 yıl içerisinde elde edilen istatistikler nelerdir?

  2. Tümüne hâkim olmak mümkün olmasa da basına yansıdığı kadarıyla kadın cinayetlerinde ciddi bir artış bulunmaktadır. Bakanlığınızın bu artışın sebeplerine dair bir çalışması var mıdır?

  3. Bakanlığınızın, Türkiye genelinde kadına yönelik şiddetin farklı formlarını (fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel vb.) içeren bir ayrıntılı analizi var mıdır?

  4. Son 20 yıl içerisinde kadına yönelik şiddet ve cinayet faillerinin yargı süreçlerine dair bir çalışmanız var mıdır?

  5. İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının ardından kadına yönelik şiddet ve cinayetlerde bir artış yaşandığına dair veri ve analizleriniz var mıdır?

  6. Kadına yönelik şiddetle mücadelede etkinliği kanıtlanmış politika ve programlarınız nelerdir?

  7. Bu politika ve programlar hangi bölgelerde uygulanmaktadır ve hangi sonuçlar elde edilmiştir?

  8. Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında planladığınız yeni politika ve uygulamalar nelerdir?

  9. Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında hangi kamu kurumları, sivil toplum kurumları, uzman ve akademisyenlerle birlikte çalışmaktasınız?

  10. Kadına karşı şiddetle mücadelede yetersizliklerin belirlenmesi amacıyla yapılan araştırmalar ve değerlendirmeler hakkında bilgi verebilir misiniz?

  11. Şiddete maruz bırakılan kadınlara Bakanlığınız tarafından sağlanan destek hizmetlerinin kapsamı ve etkinliği hakkında veriye dayalı bir değerlendirme yapabilir misiniz?

  12. Kadına karşı şiddetin azaltılması ve önlenmesi için hükümetinizin gelecek dönemde planladığı politika ve tedbirler nelerdir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi yazı ekinde alınan Kars Milletvekili Sayın Gülüstan KILIÇ KOÇYİĞİT tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/10032 Esas Numaralı yazılı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

Kars Milletvekili Sayın Gülüstan KILIÇ KOÇYİĞİT'e Ait 7/10032 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Bakanlığımız; kadına yönelik şiddetin kabul edilemez olduğuna dair inançla çalışmalarını ülke genelinde kararlılıkla sürdürmektedir. Çalışmalar; mevzuat çalışmaları, eğitim ve farkındalık artırma çalışmaları, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonu artırma, şiddet mağduru kadınların korunması ve desteklenmesine yönelik kurumsal mekanizmaların güçlendirilmesi, verilerin toplanması ve istatistiklerin geliştirilmesi başlıklarıyla devam etmektedir.

Hizmetlerin ulaşılabilirliğini artırmak amacıyla hizmet birimlerinin sayısını çoğaltmanın yanında vatandaşın söz konusu hizmetler konusunda farkındalığının artırılması da büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda ulusal ve yerel düzeyde yürütülen farkındalık çalışmalarında kadına yönelik şiddetin kabul edilemezliği ve devletin şiddet mağdurunun yanında olduğu vurgulanmakta, kurumsal hizmet birimlerimiz ve mağdur destek sistemlerimize ilişkin tanıtıcı çalışmalar yapılmaktadır.

Diğer taraftan, Avrupa Konseyi Sözleşmesinin feshedilmesi, ülkemizde şiddet mağdurunun korunması, desteklenmesi ve güçlenmesi için ihdas edilen yasal ve idari yapıyı etkilememektedir.

Türkiye, kadına yönelik şiddetle mücadele alanında gerek yasal altyapı gerek politika belgeleriyle deneyime sahiptir. Üç adet kadına yönelik şiddetle mücadele ulusal eylem planı uygulamış ve dördüncüsünü 01.07.2021 tarihinde yürürlüğe koymuştur. IV. Ulusal Eylem Planı, "şiddete sıfır tolerans ilkesi" ve kadına yönelik her türlü şiddeti önleme amacıyla yeni dönemin şiddetle mücadele yol haritası için Adalete Erişim ve Mevzuat, Koordinasyon ve Politika, Koruyucu ve Önleyici Hizmetler, Toplumsal Farkındalık, Veri ve İstatistik olmak üzere 5 ana hedef kapsamında, 2021-2025 dönemi için faaliyet adımlarını belirlemiştir.

Öte yandan, şiddet mağdurunu koruma ve önleme mekanizması, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunla hali hazırda mevcuttur. Kanunun yürürlüğe girmesi yasal altyapıyı güçlendirmiş ve kadına yönelik şiddetle mücadele bir üst seviyeye taşınmıştır. Söz konusu Kanunun etkin şekilde uygulanması, kadına yönelik şiddetle mücadele ve kadın cinayetlerinin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde Bakanlık olarak Adalet ve İçişleri Bakanlıkları başta olmak üzere tüm paydaş kurum ve kuruluşlarla koordinasyonun sağlanmasına yönelik çalışmalar aralıksız sürdürülmektedir. Bu kapsamda Bakanlığımızca birçok çalışma gerçekleştirilmiştir.

25.11.2023 tarihli Resmi Gazete'de "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele" konulu 2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlanmıştır. Söz konusu Genelgenin amacı, kadına yönelik şiddetle üst düzeyde, kararlı mücadelenin vurgulanması ve kamu sektörüne, eş güdüm içinde alması gereken tedbirlerin hatırlatılmasıdır.

Diğer taraftan, şiddete uğrayan kadınların ve beraberindeki çocuklarının geçici süreyle kalabilecekleri yatılı sosyal hizmet kuruluşları olan Bakanlığımıza bağlı 112 adet kadın konuk evi bulunmakta olup 81 ilde 2.805 kapasite ve yaklaşık 9080 doluluk oranı ile hizmet vermektedir.

Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) ile şiddetin önlenmesi, koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik olarak, şiddete maruz kalan ya da şiddete maruz kalma riski bulunan kişilerin başvurabileceği, danışmanlık, rehberlik ve yönlendirme hizmetleriyle, ihtiyaç duydukları konularda güçlendirici ve destekleyici hizmetleri veren ve çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esası ile yürüten merkezlerdir. Halihazırda 82 ŞÖNİM hizmet vermektedir.

Ayrıca, ilçe düzeyinde sosyal hizmet müdahalesi ve takibini sağlamak üzere, oluşturulan Sosyal Hizmet Merkezleri bünyesinde; 414 Sosyal Hizmet Merkezinde, şiddetle mücadele irtibat noktası oluşturulmuş olup 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet mağdurlarına yönelik tedbirlerin takip ve izlenmesi sağlanmaktadır.

Bakanlığımız tarafından şiddete uğrayan kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik kamu davası açılması halinde 6284 sayılı Kanunun 20/2 maddesinde yer verilen "Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idari, cezai, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir." hükmü uyarınca davalara mağdurun yanında müdahil olunmaktadır.

Adli süreç yargılama sonuna kadar takip edilmekte olup, kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik şiddetin failleri hakkında Bakanlığımız avukatları tarafından ilgili Mahkemelerden sanıkların azami hadden cezalandırılması ve gereken durumlarda şüpheliler veya sanıklar hakkında tutukluluk kararı verilmesi talep edilmektedir.

Ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamında derhal koruyucu/önleyici tedbirler alınmakta, mağdurlara ve ailelerine yönelik psiko-sosyal destek ivedilikle sağlanmaktadır.

Bakanlığımız tarafından hakkında önleyici tedbir kararı bulunan kişilere yönelik "Aile İçi Şiddet Farkındalık Programı" hazırlanmış olup uygulamaya devam edilmektedir. Ayrıca "Kadına Yönelik Şiddet Ekseninde Şiddet Uygulayanlara Yönelik Çok Yönlü Sosyal Hizmet Müdahalesini İçeren Bir Modelin Oluşturulması Projesi" hazırlık çalışmaları sürmektedir.

Şiddet mağdurlarının etkin korunması bağlamında; Elektronik Kelepçe Uygulaması ile şiddet mağduru ve şiddet uygulayanı birlikte izleyerek yüksek riskli vakalarda etkili koruma ve müdahale sağlanmaktadır. Elektronik Kelepçe Uygulaması, İçişleri Bakanlığı iş birliğinde hukuki altyapısını oluşturan Yönetmeliğin de yürürlüğe girmesi ile birlikte ülke genelinde yaygınlaştırılmıştır.

Bakanlığımız ile İçişleri Bakanlığı işbirliğinde şiddet mağdurlarının kolluğa hızlı ve etkin erişiminin sağlanması amacıyla "Kadın Destek (KADES) Uygulaması" geliştirilerek kadınların kullanıma açılmıştır.

Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Sosyal Destek Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmaktadır.

6284 sayılı Kanuna istinaden verilen tedbir kararlarının kurumlar arası veri entegrasyonuna ilişkin olarak Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı EGM ve Jandarma Genel Komutanlığı ile gerçekleştirilen koordineli çalışma ile UYAP sistemi, Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddet Olayları Kayıt Formu üzerinden Bakanlığımız veri sistemine entegrasyon tamamlanmıştır. Böylelikle mağdura hızlı ulaşma, takip ve izlenme sürecinin etkinliği artırılmıştır.

Öte yandan; kadına yönelik şiddet eylemlerinin soruşturulması ve kovuşturulması süreçleri ile 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbire hükmedilmesi süreçleri yargı mercilerince yürütülmektedir. Şiddet vakaları, dava süreçleri ve sonuçları, illere göre dağılımı konusundaki güncel veriler Adalet Bakanlığı UYAP sistemi, İçişleri Bakanlığı POL-NET ve Jandarma Genel Komutanlığının veri sistemi üzerinde toplanmaktadır.

Diğer taraftan kadının güçlenmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmaları çok disiplinli ve katılımcı bir bakışla yürütülmektedir. Sivil toplum kuruluşları ile üniversiteler de yürütülen çalışmalara katkı ve katılım sağlamaktadır.

Politika önceliklerinin belirlendiği Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı ile Yıllık Faaliyet Planları Bakanlığımız koordinasyonunda Adalet, İçişleri, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları başta olma üzere kamu kurum ve kuruluşları, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarının katkı ve katılımları ile hazırlanmıştır. Söz konusu eylem planlarının izlenmesi ve uygulamaların değerlendirilmesi kapsamında yapılan çalışmalarda da en önemli paydaşlarımız STK"lar ve üniversitelerdir.

2007-2022 yılları arasında her yıl düzenli olarak toplanan Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi toplantılarına da ulusal ve uluslararası sivil toplum temsilcileri ile üniversitelerin temsilcileri davet edilmekte ve düzenli olarak katılım sağlanmaktadır.

Ayrıca 2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile kamu sektörünün kurumsal sorumluluklarının altı çizilmiş, Bakanımız başkanlığında, merkezi düzeyde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu" teşekkül ettirilmiştir. Üniversiteler bünyesindeki Kadın ve/veya Aile Çalışmaları Merkez Müdürleri ile ilgili sivil toplum kuruluşu temsilcileri Kurulun üyesi olarak belirlenmiştir. Kurul çalışmalarına konuyla ilgili meslek kuruluşları, uluslararası kuruluşlar ve özel sektör temsilcileri davet edilmektedir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir