İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/14209 GEÇ CEVAPLANDI · 110 GÜN

Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili iddialara ilişkin

Kaynak göster

Celal Fırat (DEM Parti), 12 Temmuz 2024 tarihinde 7/14209 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 110 gün sonra, 30 Ekim 2024).

Celal Fırat (DEM Parti, İstanbul). “Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili iddialara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/14209, 12 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-14209-akkuyu-nukleer-santrali-ile-ilgili-iddialara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e096110d-cc20-4a64-a38a-0190baa5fa6d

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 110 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 97 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıda belirtilen sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BAYRAKTAR tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak. cevaplandırılmasını arz ederim.

Türkiye?de ilk nükleer çalışması ve araştırmaları 1962 yılında İstanbul?da Küçükçekmece Gölü kıyısında kurulan Il MW'lik TR-1 araştırma reaktörüyle başlamış ve nükleer santral çalışmaları yapılmıştır.

1986'da yaşanan Çernobil patlamasından sonra nükleer santrallerle ilgili çalışmalar bir süre askıya alınmıştır. Ancak, 2010 yılında Mersin ilinin Gülnar ilçesinde Yanışlı Mahallesi Akkuyu mevkiinde inşa edilen, Türkiye'nin ilk nükleer enerji santrali Akkuyu Nükleer Santrali için Türkiye ile Rusya arasında yapım antlaşması imzalanmış ve üretilecek elektrik için de Rus firmaya büyük kaynaklar ayrılmıştır.

Gerekçenin tamamını göster (9 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Nükleer santral inşaatı, daha nükleer enerji üretmeye başlamadan yaşamı ve doğayı tehdit ettiği bugüne kadar kamuoyunda birçok kez gündem olmuştur.

Uzmanlara göre, bir nükleer santralde hiç kaza olmasa bile nükleer santralden çıkan yüksek seviyeli bazı atıkların tam 250 bin yıl boyunca radyasyon yaymaya devam edeceği ve gelecek nesillerin yaşamını ipotek altına alacağını belirtmektedir. Orta dereceli atıkların dahi ortalama 100 yıl boyunca radyoaktif kalacağı, bunun ortalama insan ömründen bile fazla olduğuna dikkat çekmektedirler.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, bundan dört sene önce beş yıllık (2019-2023) bir stratejik plan yayımlamış, süresi biten ve yenisi yayımlanmayan bu Plan'da, Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) için yer alan bölümde; Akkuyu NGS hakkında medyadaki "önyargilı" algıyı düzeltmek üzere, iletişim faaliyetleri için 2,8 milyon TL ayrıldığı belirtilmiştir. Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili önyargılı algıyı düzeltmek için ayrılan bu kaynak bugünkü para ile 11 milyon TI.'dir. Bu paranın ne kadarının nereye harcandığı belli olmadığı gibi yeni bir kaynak ayrılıp ayrılmadığı ise belli değildir. Buna rağmen ne zaman Akkuyu ile olumsuz bir gelişme olsa iktidara yakın medya kuruluşlarında Akkuyu NGS>'yi övücü yazıların çıktığı da gözlerden kaçmamaktadır.

Yakın zamanda da; Türkiye'de kurulu bir şirket olan Akkuyu A.Ş'nin iki yönetim kurulu üyesinin ülkelerinde (Rusya ve Fransa) yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya kaldığı basına yansımıştı. Yönetim Kurulu üyesi Henri Proglio, ihale açılmadan milyonlarca Euroluk danışmanlık sözleşmesi imzalayarak kamuyu Zarara uğratmaktan dolayı Paris Ceza Mahkemesi'nde yargılanırken, Gennady Sakharovda rüşvet suçlamasıyla Mart ayında tutuklanmıştı.

Aynı zamanda Rusya'nın devlet şirketi Rosatom'un üst düzey yöneticisi olan Sakharov hakkındal5 yıla kadar hapis cezası istendiği bilinmektedir.

Türkiye için çok katmanlı önem taşıyan ve son revizyon ile yatırım tutarı 25 milyar dolara yaklaşan ölçekte bir proje olan Akkuyu NGS"yi yürüten ve Türkiye yasalarına göre kurulan bir şirketin iki yöneticisinin yolsuzluk suçlamasıyla yargılanması, birinin cezaevinde olması gerçekten bu kadar önemsiz olmalı ki iktidara yakın medya kuruluşu Hürriyet'te santrali övücü

, röportaj yazısı gecikmedi.

Oysa hepimizin hayatını ilgilendiren bu ölçekteki bir projenin inşaatı sürerken, burada yaşanan bir herhangi gelişme herkesi yakından ilgilendirmelidir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Akkuyu A.Ş.'nin, iki yöneticisinin yolsuzluktan yargılanması ile ilgili Bakanlığınız herhangi bir soruşturma başlatmış mıdır?

  2. Sakharov halen Akkuyu-A.Ş'nin yönetim kurulu üyesi midir? Yoksa mart ayındaki son genel kurulda yerine bir başkası mı seçilmiştir? Seçilmişse Ticaret Sicili'nde ne zaman yayımlanacaktır?

  3. Akkuyu NGS hakkında medyadaki "önyargılı" algıyı düzeltmek üzere, 2019-2023 Stratejik Planında iletişim faaliyetleri için ayrılan 2,8 milyon TL (bugünkü değerle 11 milyon) nerelere harcanmıştır?

  4. Akkuyu Nükleer Santrali ile ilgili önyargılı algıyı düzeltmek için Stratejik Planda yeni bir kaynak ayrılmış mıdır? Ayrıldıysa ne kadardır ve nerelere harcanacaktır?

  5. Her internet kullanıcısının Akkuyu yazınca rahatlıkla bulabileceği i işçi şikayetleri ile ilgili bugüne kadar hangi incelemeler yapılmıştır?

  6. Akkuyu Reaktör inşaatında işçilerin kötü koşullarda yaşadığı, yemeklerinin sağlıklı olmadığı yakınmaları incelenmekte midir?

  7. Türkiye Nükleer Enerji santraline neden ihtiyaç duymaktadır?

  8. Akkuyu Nükleer Santralinin radyasyon ve yıllara yayılan kanser etkisine ilişkin uzmanların görüşleri alınmış mıdır?

  9. Akkuyu Nükleer Santralinde Bakanlığınız denetleme yapabilmekte midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·

Akkuyu Nükleer A.Ş. yönetim kurulu üyeliğinden 1 Şubat 2024 tarihinde ayrılan Gennady Sakharov, Rosatom şirketi bünyesindeki Sermaye Yatırımları Departmanı Direktörlüğü görevinden de ayrılmıştır. Ayrıca Rusya Federasyonu'nda çıkan haberlerde Gennady Sakharow'un 2024 yılı Mart Ayı içinde mahkeme kararıyla gözaltına alındığı ifade edilmekle birlikte, adı geçen şahsa yöneltilen suçlamaların Akkuyu NGS Projesi veya Akkuyu Nükleer A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliği göreviyle bağlantısı bulunmamaktadır.

Proje şirketi ve işveren olarak şantiye sahasındaki tüm faaliyetler Akkuyu Nükleer A.Ş'nin sorumluğunda bulunmakta olup, Akkuyu Nükleer A.Ş. ve yüklenicilerde işe alım süreçleri mevcut iş mevzuatı ve uluslararası iş gücü mevzuatı kapsamında yürütülmektedir. Yürütülen tüm bu süreçlere ilişkin iş ve işlemlerin denetimi ise ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından meri mevzuat çerçevesinde sürekli olarak gerçekleştirilmektedir.

Ülkemizde gerçekleştirilen nükleer projeler Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecine tabi bulunmaktadır. Bu çerçevede Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) Projesi için hazırlanan ÇED başvuru dosyası 02.12.2011 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na sunularak projeye ilişkin ÇED süreci resmi olarak başlatılmış, takip eden süreçte de söz konusu Bakanlık tarafından projenin etkilerinin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları ile üniversitelerin ilgili bölümlerinden oluşan bir İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) kurularak halkın katılımı toplantısı 29.03.2012 tarihinde Mersin Büyükeceli"de gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucu hazırlanan ÇED raporu ise 25.11.2014 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na sunulmuş olup, 01.12.2014 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca projeye ilişkin ÇED Olumlu kararı verilmiştir.

Bununla birlikte projenin inşası ve işletmesi sırasında potansiyel nükleer güvenlik riskleri, insan ve çevrenin korunması açısından belirlenen senaryolar ile önceden değerlendirilmekte, bu yönde hazırlanan güvenlik analizi raporları da NGS projelerinin yetkilendirme aşamalarında Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK)'ya sunulmaktadır. NDK. tarafından yapılan değerlendirmelerde nükleer güvenliğine ilişkin tüm gerekliliklerin yerine getirildiğinin tespit edilmesi halinde onay verilmekte olup, ayrıca NDK ve üçüncü taraf denetim kuruluşları da yetkilendirmeye tabi faaliyetleri yerinde denetlemek suretiyle sürecin takibini gerçekleştirmektedir.

Öte yandan Ülkemiz, nükleer enerjide ve radyasyon uygulamalarında tüm uluslararası anlaşmalara taraf olup kendi iç mevzuatını da üst düzey güvenlik standartlarına göre düzenlemiştir. Ülkemiz konuya ilişkin uluslararası anlaşmalardan en önemlileri olan Nükleer Güvenlik Sözleşmesi ve Kullanılmış Yakıt İdaresinin ve Radyoaktif Atık İdaresinin Güvenliği Üzerine Birleşik Sözleşmesine taraf bulunmaktadır.

Artan enerji talebimizin karşılanmasının yanında net sıfır emisyon hedefi göz önüne alınarak Türkiye Ulusal Enerji Planı'nı yayımlanmıştır. Bu plana göre enerji verimliliğinin sağlanması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının artırılması, nükleer enerji ve yerli kaynaklarımızdan istifade edilmesi hedeflenmektedir. NGS'lerin mevsim ve iklim şartlarından bağımsız şekilde günün her saati elektrik üretimine devam edebilen baz yük santraller olması ve elektrik üretiminde karbon salımı yapmamaları sebebiyle baz yük olarak elektrik piyasasında faaliyet gösteren ithal hidrokarbon yakıtlı santraller NGSler ile ikame edilecek, böylece enerjide dışa bağımlılık azalırken karbon emisyonu sıfır olan güvenilir bir enerji kaynağı üretim sepetimize dahil edilmek suretiyle kaynak çeşitliliği katkı sağlanmış olacaktır.

Nükleer enerjinin toplumsal kabulüne ilişkin Bakanlığımızca herhangi bir kaynak kullanım söz konusu değildir.

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir