İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/15251 SÜRESİNDE CEVAPLANDI · 56 GÜN

Mülteci kadınların şiddetten korunmasına yönelik yapılan çalışmalara ilişkin

Kaynak göster

Sevda Karaca Demir (EMEP), 14 Ağustos 2024 tarihinde 7/15251 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 56 gün sonra, 9 Ekim 2024).

Sevda Karaca Demir (EMEP, Gaziantep). “Mülteci kadınların şiddetten korunmasına yönelik yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/15251, 14 Ağustos 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-15251-multeci-kadinlarin-siddetten-korunmasina-yonelik-yapilan-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/caf28f3c-cee3-4926-95ee-0191566b56ec

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 56 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 44 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasanın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfi tarafından 7 Ağustos 2024 tarihinde "Birleşmiş Milletler Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunması Komitesi'ne Sunulan Gölge Rapor"u yayımlanmıştır. Hazırlanan raporda, özellikle Kadına Yönelik Şiddet Hakkında Kanunların Uygulaması ve Kamu Destek Mekanizmalarında Göçmen/Mülteci Kadınların Deneyimleri üzerinde yoğunlaşılmıştır. Rapor, farklı ülke vatandaşlarından oluşan 99 kadına ilişkin Mor Çatı veri sistemine kayıtlı veriler ve STK ve belediyelerde çalışan 12 sosyal çalışmacının katıldığı odak grup toplantısından elde edilen verilere dayandırılmıştır.

Rapora göre; Türkiye'de genel olarak kadına yönelik şiddetle mücadelede mevcut eksiklikler göçmen ve mülteci kadınları yoğun bir şekilde etkilemekte, bu kadınlar şiddetin etkilerini katlanarak yaşamaktadırlar. Özellikle ayrımcılık, önyargı ve anadilinde hizmete erişememenin öne çıktığı çalışma sonucunda, hizmet sağlayıcıların eksik bilgilendirmesi ya da hiç bilgilendirmemesi, dilini bilmediği için zaten hizmet veremeyeceğini varsayması, ayrımcı sözler kullanması ve davranması en yaygın görülen ayrımcılık biçimleri arasındadır.

Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Özellikle Suriyeli kadınlar şiddete maruz kaldıklarında başvurdukları 6284 sayılı Kanun kapsamında önleyici ve koruyucu tedbirler vermekle yükümlü kolluk birimleri ya da Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) gibi şiddetle mücadele mekanizmalarında arabuluculukla karşılaşabilmekte, erkek şiddetinin zaten onların kültürünün bir parçası olduğu varsayılarak şiddet uygulayanla bir araya getirilmeye çalışılmaktadır.

Çarpıcı örnekler ve anlatımlar barındıran raporda, kadınların hukuki hizmetten yararlanıp yararlanamayacağına dair bilgi sahibi olmadıkları, başvuru mekanizmalarında tercüman bulunamadığı için yaşanan sıkıntılar nedeniyle başvuru yapmaktan vazgeçtikleri, tercüman bulunsa dahi ücretini kendilerinin ödemek zorunda kaldığı görülmektedir.

Şiddete maruz kalan kayıtsız kadınlarınsa hizmetlerin çoğundan faydalanamadığı, faydalansa dahi sonrasında sınır dışı edilme kaygısıyla başvuruda bulunmadığı rapora yansıyanlar arasındadır. Şiddete maruz kalan göçmen ve mülteci kadınlar ŞÖNİM"e sığınak desteği almak üzere ulaştıklarında önce kimlik edinmeleri gerektiği söylenerek İl Göç İdarelerine yönlendirilmektedirler. İl Göç İdareleri ise kadınları Geri Gönderme Merkezleri'ne göndermektedir ve kadınlar şiddet sonrası ihtiyaç duydukları hiçbir desteğe erişemeden tecrit edilmekte hatta hayati risk barındıran ülkelerine gönderilmek üzere sınır dışı edilebilmektedirler.

Yine rapora göre; sığınaklar (sığınma evleri) mevzuatta belirtilmemesine rağmen yalnızca Göç İdaresi tarafından verilmiş bir kimlik numarası olan kadınlara açıktır. Bu yüzden turist vizesiyle Türkiye?de kalan kadınlar ya da kayıtsız göçmen kadınlar ne ŞÖNİM"lere bağlı sığınaklara ne de belediyelere bağlı sığınaklara kabul edilmektedirler. Kayıtsız kadınlar açısından öne çıkan bir diğer sorun da göçmen sağlığı merkezleri dışında sağlık hizmetine erişimlerinin olmayışıdır. Kayıtsız kadınlar doğum yaptıktan sonra ihbar edilme kaygısıyla çocuklarının da kaydını dahi yaptıramamaktadır.

Raporda başlık ayrılan bir diğer kadın grubu ise Türki Cumhuriyetler, Balkanlar veya Asya?dan gelen, ev işleri ve bakım işlerinde çalışan başka bir göçmen kadınlardır. Çoğunlukla güvencesiz ve güvensiz çalışma koşulları altında ve ağır iş yükleriyle karşı karşıya kalan bu kadınlar, kadınları yanlarında çalıştıkları kişilere mecbur bırakılmakta ve cinsel şiddet dahil her türlü şiddet riskine daha fazla maruz kalmaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Türkiye'deki kayıtlı ve kayıtsız göçmen ve mülteci kadın ve çocuk sayısı kaçtır? 2024 yılının ilk 8 ayında kaç göçmen ve mülteci kadın şiddet gerekçesiyle kamu kurumlarına başvuru yapmıştır?

  2. Şiddet nedeniyle kamu kurumlarına başvuru yaptıktan sonra Geri Gönderme Merkezlerine gönderilen ve sınır dışı edilen göçmen ve mülteci kadın ve çocuk sayısı kaçtır? Şiddet nedeniyle başvuru yapan kadınların tercüman masrafları kim tarafından karşılanmaktadır?

  3. 2014-2024 yılları arasında kaç tane göçmen ya da mülteci kadın sığınma evinde kalmıştır? Göç İdaresi tarafından verilmiş bir kimlik numarası olmayan kadınlar sığınma evi hizmetinden faydalandırılmakta mıdır?

  4. Türkiye'deki göçmen ve mültecilerin sosyal uyumunu tanımlaması hedeflenen beş yıllık "Uyum Strateji Belgesi ve Ulusal Eylem Planı: 2018-2023"te sosyal destek programlarının göçmenleri, özellikle de şiddet gören ya da şiddete uğrama riski olan kadın ve çocukları içerecek şekilde geliştirilmesi ve ilgili tüm kurum ve kuruluşlar arasında eşgüdüm ve koordinasyonun güçlendirilmesi öngörülmüştür. Bu konuda, özellikle de kadına yönelik şiddet alanında ne tür somut adımlar atılmıştır?

  5. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) 34. madde ile şiddet mağduru kadınlara ikamet izni; madde 55 ile de şiddete uğrayan kadınlara sınır dışı edilmeme garantisi verilebilmektedir. Uygulamada görevli olan Göç İdaresi'nin bu durumda olan kadınlara danışmanlık veren bir birimi bulunmakta mıdır?

  6. YUKK Yönetmeliğine göre "cinsel saldırı ya da diğer ciddi psikolojik, bedensel ya da cinsel şiddete maruz kalmış" kişilere yasal statü edinme prosedürlerinde öncelik tanınması ve bu kişilerin maruz kaldığı şiddetten dolayı yaşadıkları hasarların kamu hizmetleri tarafından giderilmesi için gerekli koordinasyonun sağlanması öngörülmektedir. Bu kişilerin korunmasını öncelik haline getiren ya da bu kişilerin sosyal destek mekanizmalarına erişmesini sağlayacak kurumlar arası koordinasyon hangi kamu mekanizması ile ve ne şekilde sağlanmaktadır?

    TBMM İletişim 10312 420 60 22-23

  7. 6284 sayılı Kanun kapsamında böyle bir gereklilik olmamasına rağmen, 2018 tarihli bir Göç İdaresi hizmet içi genelgesi, göçmen kadınlardan şiddete uğradıklarında başvurdukları şikayet mekanizmalarında şiddet kanıtı istemelerini öngörmüştür. Bu uygulamanın uluslararası sözleşme ve ulusal mevzuata uygun hale getirilmesi için ne tür çalışmalarınız bulunmaktadır?

  8. Göçmen ve mülteci kadınlara da hizmet veren kamu kurumlarında başta göç mevzuatı ve kadına yönelik şiddet olmak üzere kamu hizmeti veren çalışanlar ne tür eğitimlerden geçmektedir?

  9. İ 9- Türkiye'de bulunan göçmen ve mülteci kadınlara kadına yönelik şiddet konusunda i başvuru mekanizmalarına ilişkin eğitimler verilmekte midir?

    TBMM İletişim: 0312 420 60 22-23

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi yazı ekinde alınan Gaziantep Milletvekili Sayın Sevda KARACA tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/15251 Esas Numaralı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan Ek: 7/15251 Cevap Metni (2 Sayfa) Telefon No:(312) 705 58 09 va

Gaziantep Milletvekili Sayın Sevda KARACA ya Ait 7/15251 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Bakanlığımız kadına yönelik şiddetin kabul edilemez olduğuna dair inançla çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Çalışmalar çok geniş bir yelpazede, tüm tarafların kapsamlı iş birliği ile "Sıfır Tolerans" ilkesi çerçevesinde; adalete erişim ve mevzuat, politika ve koordinasyon, koruyucu ve önleyici hizmetler, toplumsal farkındalık ile veriler ve istatistik başlıklarıyla devam etmektedir. Bu kapsamda temel olarak, e 2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ve Kanun kapsamında alt mevzuata ilişkin yönetmelikler ve genelgeler, e 2021-2025 dönemini kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı, se Ulusal Eylem Planı'nın etkin uygulanması sağlamak amacıyla hazırlanan yıllık olarak planlanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Faaliyet Planları, e 2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yeniden teşekkül ettirilen "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu",

" 81 İl düzeyinde Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planları, e Erken Yaşta ve Zorla Evliliklerle Mücadeleye İlişkin İl Eylem Planları

" 81 İl düzeyinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonu",

" 8$i ildeki 82 ŞÖNİM kuruluşları ve Sosyal Hizmet Merkezleri içerisinde yer alan 416 Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları,

Şiddete uğrayan ya da uğrama riski taşıyan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için danışma hattı olarak hizmet veren Alo 183 Sosyal Destek Hattı, e İçişleri Bakanlığı ile Bakanlığımız iş birliğinde şiddet mağdurlarının kolluğa hızlı ve etkin erişiminin sağlanması amacıyla Kadın Destek (KADES) Uygulaması, ile şiddet mağdurlarına etkin hizmet sunumu ve korumanın sağlanmasında kurumsal kapasitenin geliştirilmesi, 6284 Sayılı Kanun kapsamında Bakanlığımız görev ve sorumluluklarının etkin biçimde yerine getirilmesi, şiddetle mücadelede kurumlar arası koordinasyon ve iş birliğinin etkinleştirilmesi, şiddetin önlenmesinde toplumsal farkındalığın artırılması hedeflenmektedir.

Şiddet mağduruna yönelik sunulan hizmetlerde kişinin uyruğuna veya diğer demografik özellikleri bazından herhangi ayrım gözetilmemekte olup bu kapsamda yürütülen koruma, psikososyal güçlenme vb. çalışmaları etkin bir şekilde yürütülmektedir.

Bununla birlikte Uyum Strateji Belgesi ve Ulusal Eylem Planı'nda yer alan; Sosyal Destek (Sosyal Hizmet ve Yardımlar) ve Uyum Stratejik Önceliği "7.1.71. Ülkemizde şiddete uğramış göçmen kadınlar ve beraberindeki çocuklar için koruma mekanizmalarının geliştirilmesine yönelik çalışmaların yapılması ve kurumsal kapasitenin arttırılması" faaliyeti bağlamında çalışmalar yürütülmüştür.

"Türkiye'deki Mülteciler için Mali Yardım Programı-ll (FRIT-I)" kapsamında uluslararası koruma ve geçici koruma altındaki kişiler ile Türk vatandaşlarının nitelikli sosyal hizmetlere erişimlerine katkıda bulunmak amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen "Sosyal Hizmetlere Erişimin Artırılması Projesi (SOHEP)" içerinde "Kadın Konukevleri ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin Önleyici ve Koruyucu Hizmetler Sağlama Kapasitesinin Artırılması" çıktısı doğrultusunda Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından 2020 yılından itibaren çeşitli faaliyetler yürütülmüştür.

Ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan bireyler hakkında uyruk ayrımı gözetilmeksizin koruyucu ve önleyici tedbir kararları alınmakta ve gerek duyulan hizmetler sunulmaktadır.

2017-2024 (Temmuz) tarihleri arasında 17.770 yabancı uyruklu kadın Bakanlığımıza bağlı kadın konukevlerinden hizmet almıştır. Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan kadınlar ve beraberindeki çocukları konukevine kabul edilmektedir. Ülkemizde şiddete uğrayan yabancı uyruklu kadınlar uyruğuna ve statüsüne bakılmaksızın konukevi hizmetlerinden yararlanabilmektedir.

Başvuru sahibinin kimlik belgesi yoksa İl Göç İdaresi Müdürlüğüne, koruyucu ve/veya önleyici tedbir kararı yoksa kolluk birimlerine yönlendirmekte olup kadın konukevi hizmetinden yararlanması uygun değerlendirilen şiddet mağduru yabancı uyruklu kadının, GBT sorgulaması için gerekli işlemler, konukevine yerleştirilmeden önce ivedilikle başlatılmaktadır.

Şiddet mağduru yabancı uyruklu kadının, İl Göç İdaresi Müdürlüklerince, kayıt ve kimlik işlemlerinin gün içerisinde bitirilememesi veya mağdurun mesai saatleri dışında başvurması halinde, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü/ŞÖNİM tarafından müracaatı alınmakta olup barınma ihtiyacı olması halinde geçici olarak kadın konukevine yerleştirilerek takip eden ilk iş günü içinde işlemlerinin ivedilikle tamamlanması sağlanmaktadır.

Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri'nde mağdurlara hukuki destek, ekonomik destek, eğitim desteği vb konularında gerekli rehberlik ve yönlendirme hizmeti sunulmakta ve ihtiyaç halinde psiko-sosyal destek sağlanmaktadır. Bu bağlamda ülkemizde şiddete maruz kalan ya da kalma riski altında bulunan yabancı uyruklu kadınlar da dil, din, uyruk, medeni durum ve benzeri ayrımlara tabi tutulmaksızın bu Kanunun sağladığı koruma ve hizmetlerden yararlanabilmektedir. Aynı zamanda hizmet sunumunda gerek görülmesi halinde İl Göç İdaresi Müdürlükleri ile gerekli koordinasyon sağlanarak kişilerin uygun hizmet modellerinden yararlandırılması sağlanmakta, ihtiyaç halinde İl Göç İdaresi Müdürlükleri ve Bakanlığımız İl Müdürlüklerine bağlı birimler tarafından tercüman desteği sağlanmaktadır.

Şiddet mağdurlarına hizmet veren ŞÖNİM kuruluşlarında görev yapan personele yönelik ilgili mevzuata yönelik eğitimler, hizmet standartları kapsamında gerekli idari ve mesleki eğitimler ve destekler sağlanmaktadır.

Kadına yönelik şiddeti önleme ve şiddet mağdurları koruma amacıyla kamu personeline ve çeşitli hedef gruplarına yönelik uygulanan çeşitli farkındalık çalışmaları ile kadına yönelik şiddet farkındalığı ile kadına yönelik şiddetle mücadelede başvuru ve hizmet mekanizmaları hakkında bilgi sahibi olması sağlanmaktadır.

Türkiye'de yasal olarak suç sayılan fiiller ile bu filleri gerçekleştiren ve bu fiillerden etkilenen kişilere ilişkin idari kayıt verileri, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen soruşturma evresi ve iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmaktadır. Göçmen, mülteci veya diğer statüde olan yabancı uyruklu birey sayıları ve bu bireylere yönelik iş ve işlemlere yönelik veriler İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı tarafından tutulmaktadır. Bu doğrultuda bahse konu veri ve bilgilerin İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Göç İdaresi Başkanlığı ile Adalet Bakanlığından temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir