İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/15574 SÜRESİNDE CEVAPLANDI · 55 GÜN

Mardin'de yaşanan bir cinsel istismar vakasının soruşturulmasına ilişkin

Kaynak göster

Beritan Güneş Altın (DEM Parti), 22 Ağustos 2024 tarihinde 7/15574 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 55 gün sonra, 16 Ekim 2024).

Beritan Güneş Altın (DEM Parti, Mardin). “Mardin'de yaşanan bir cinsel istismar vakasının soruşturulmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/15574, 22 Ağustos 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-15574-mardin-de-yasanan-bir-cinsel-istismar-vakasinin-sorusturulmasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/fbc9385f-70c5-4969-a0b0-01917e199dab

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 55 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzük ün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. din Milletvekili

Mardin'de 2023 yılının Mart ayında bir çocuğun akrabası olan N.Ç. tarafından tecavüze uğradığı, bu olay sonucunda hamile kalan çocuğun ölü doğum yaptığı ve bebeğin ölümünden sorumlu tutularak "kasten öldürme" suçlamasıyla 16 Ocak 2024'ten bu yana tutuklu bulunduğu, buna karşın tecavüz faillerinin "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçlamasıyla yargılanmadığı, "reşit olmayanla cinsel ilişki" suçlamasından ise serbest bırakıldığı bilgileri kamuoyuna yansımıştır.

Bu olayda, mağdur olan çocuğun ifade vermesi sırasında tehdit ve baskı altında olduğu iddia edilmiş ancak buna rağmen etkin bir soruşturma yürütülmediği ve çocuğun şikayetçi olmaması üzerine fail hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir. Ayrıca Adli Tıp Kurumu raporuna göre ölü doğan çocuğun babasının fail N.Ç. olduğu belirlenmiş olmasına rağmen savcılığın takipsizlik kararı mahkeme tarafından da onaylanmıştır. Türk Ceza Kanunu 103. maddede "Çocukların cinsel istismarı suçtur ve ağır cezalar öngörülmektedir. Suçun nitelikli hallerinde cezalar artırılır." ifadesi yer almaktadır. Cinsel istismara uğrayan çocuk için rızası var denilip failler hakkında herhangi bir işlem yapılmaması ulusal ve uluslararası çocukları koruma sözleşmelerine aykırıdır. Mağdur çocuğun, cezaevinden gönderdiği mektuplarda istismara uğradığı, tehdit ve baskı altında ifade verdiği açık bir şekilde yazrfiâktadır. Çocuğun beyanını esas almayıp faillerin cezalandırılmaması hem Türk Ceza Kanunu hem de uluslararası çocukların koruması mevzuatına aykırıdır.

Bu bağlamda:

SORULAR

  1. Mardin'deki bu olayda tecavüz mağduru çocuğun baskı altında şikayetçi olmamaya zorlanması üzerine savcılık tarafından neden etkin bir soruşturma başlatılmamıştır?

  2. Savcılığın "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçlamasını "reşit olmayanla cinsel ilişki" olarak değerlendirdiğine ilişkin hukuki dayanağı nedir?

  3. Adli Tıp Kurumu raporuna göre failin ölen bebeğin babası olduğu ortaya çıkmasına rağmen neden kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir?

  4. Bu olayda mağdurun haklarının korunması ve faillerin cezasız kalmasının önlenmesi için Adalet Bakanlığı tarafından hangi adımlar atılacaktır?

  5. Türkiye genelinde benzer mağduriyetlerin yaşanmaması için yargı sürecinde mağdur çocukların haklarını koruyacak yasal düzenlemeler yapılması planlanmakta mıdır?

  6. Mağdur çocuğun cezaevinden gönderdiği mektuplarda açıkça tehdit ve baskı altında ifade vermiş olduğu yazmasına rağmen neden çocuğun beyanı esas alınmamıştır?

  7. Mağdur çocuğa fail hakkında şikayetçi olmaması yönünde baskı uygulayan kişiler

    • hakkında bir soruşturma başlatılmış mıdır? Hayır ise bunun gerekçesi nedir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1485265 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/15574 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

ADALET BAKANLIĞI cnn Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1224-5307/7358 MN Konu : Yazılı soru önergesi 5/19 /2024

Sayın Beritan GÜNEŞ ALTIN Mardin Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/15574 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161, maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http;//vatandaş.uyap. gov.tr adresinden NFCDOTT - g6p*kSg - 1i003N3V - 2LUuGOO- ileerişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI cnm abin Mevzuat Genel Müdürlüğü rey

HİBE sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.

11- Mardin Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 12/09/2024 tarihli cevapta; soru önergesinde belirtilen olaya ilişkin olarak yürütülen iki ayrı soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden NFCD6İT - g 6p*tkSg - i803N3V - 21UG00- ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 5 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir