Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde hayatını kaybeden bir kız çocuğu hakkında yürütülen soruşturma sürecine ilişkin
Kaynak göster
Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti), 13 Eylül 2024 tarihinde 7/16535 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 104 gün sonra, 26 Aralık 2024).
Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars). “Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde hayatını kaybeden bir kız çocuğu hakkında yürütülen soruşturma sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/16535, 13 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16535-diyarbakir-in-baglar-ilcesinde-hayatini-kaybeden-bir-kiz-cocugu-hakkinda-yurutulen-sorustu (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/44565db4-cfee-4da1-9300-0191fa852ca3
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 104 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Gülüstan KILIÇ KOÇYİĞİT Kars Milletvekili DEM PARTİ Grup Başkanvekili
21 Ağustos'ta kaybolan ve 19 gün sonra cesedine ulaşılan Narin Güran dosyasında CMK m. 153"e göre kısıtlanma kararı verilmiştir. Buna göre "Müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir." Bu kısıtlama kararına, yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve bu kişilerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar dahil değildir. Ayrıca bu kanun maddesi, yalnızca şüpheli müdafileri için geçerli olup mağdur yönünden dosyanın kısıtlanması gibi bir durum olmamakta ancak CMK m. 234'e göre mağdur ve vekili de soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmeyecek şekilde dosyayı inceleyebilecektir.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Narin'in kaybolduğunun kamuoyu tarafından bilindiği ilk günden beri Narin'e sağ bir şekilde ulaşılması ve faillerin tespit edilip yakalanması için Partimiz başta olmak üzere Diyarbakır Barosu ve pek çok sivil toplum örgütü soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek her türlü eylem ve davranıştan kaçınılması gerekliliğini belirtmiştir. Bununla birlikte Narin'in bulunması amacıyla etkili bir soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin de. kamuoyu ile paylaşılması zorunluluğunu her firsatta ifade etmiştir.
Soruşturmanın etkili bir şekilde yürütülüp yürütülmediğine dair kamuoyu aydınlatılmazken ve — 19 gün boyunca abluka altına alınması gereken bir köyde Narin'in bedenine neden, nasıl daha önce ulaşılamadığı gibi sorular cevabını hala bulmazken, soruşturma konusu bazı sosyal medya kullanıcıları ve yandaş medya tarafından magazinel bir zemine kaydırılmaktadır.
Whatsapp mesajlarının geri getirilemeyişi ve ön otopsi raporu gibi şüphelilerin ifadelerini değiştirmesine yarayacak bilgilerin yanı sıra 22 şüphelinin tam da adliyeye çıkarılıp savcılık ifadelerinin alınacağı zamanda şüpheliler Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar'ın jandarmadaki ifadeleri yandaş medyada paylaşılmıştır. Bu bilgilerin yandaş medyaya sızdırılması, ifadesi alınacak şüphelilerin beyanlarına etki etmeye çalışmanın bir aracı olarak kullanılmıştır. Bu durum Narin'in katledilmesinin arkasındaki gerçeklerin ortaya çıkarılmasının iktidar tarafından istenmediğinin bir göstergesidir. Cinayetin neden işlendiğine dair toplumda algı, spekülasyon yaratılarak gölgelenmek istenen ve ucu iktidar yetkililerine dayanan başka gerçeklerin olabilmesi güçlü bir ihtimaldir.
Bu bağlamda,
SORULAR
Narin Güran'ın dosyasında verilen kısıtlama kararının amacı neydi?
Kısıtlama kararı olmasına rağmen yandaş medyaya sızdırılan haberleri kim sızdırmıştır?
Bukişilerin siyasi iktidar ve ortaklarıyla bağlantısı nedir?
Yandaş medya ve haberleri sızdıranlar bu haberleri kamuoyu ile paylaşarak neyi amaçlamıştır?
Ön otopsi raporu, jandarma ifadeleri, Whatsapp yazışmaları gibi delillerin yandaş medyaya yansımasıyla şüphelilerin ifade değiştirmesi arasında nasıl bir bağlantı vardır?
Bu haberleri sızdıranlar hakkında Diyarbakır savcılığının ve Bakanlığınızın bilgisi bulunmakta mıdır?
Dosyada kısıtlama kararı varken yandaş medyaya haber sızdırarak soruşturmanın akıbetini etkilemeye çalışan bu kişiler hakkında bir soruşturma açılacak mıdır?
Bu kişiler kamu görevlisi ise idari soruşturma açılacak mıdır ve tedbiren görevden uzaklaştırılacaklar mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1503002 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/16535 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1361-6637/9207 Konu : Yazılı soru önergesi LG. Alo24
Sayın Gülüstan KILIÇ KOÇYİĞİT Kars Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/16535 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Anayasanın;
1. "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
2. "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,
B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
1. "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,
2. "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fikrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,
3. "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,
4. "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte, açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 15/11/2024 tarihli cevapta; soru önergesinde belirtilen olaya ilişkin olarak yürütülen soruşturma sonucunda "Kasten öldürme" suçundan açılan kamu davasının devam ettiği, soru önergesinde belirtilen iddialara ilişkin olarak ise başlatılan herhangi bir soruşturma bulunmadığı bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan