İşlenmeyen tarım arazilerinin tarımsal amaçlı kiraya verilmesine ilişkin
Kaynak göster
Nejla Demir (DEM Parti), 20 Eylül 2024 tarihinde 7/17114 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 46 gün sonra, 5 Kasım 2024).
Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “İşlenmeyen tarım arazilerinin tarımsal amaçlı kiraya verilmesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/17114, 20 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-17114-islenmeyen-tarim-arazilerinin-tarimsal-amacli-kiraya-verilmesine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5fdc763c-f329-465b-9048-01921f2763fa
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlığa iletildi
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 46 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 27 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 96'ıncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Nejla DEMİR Ağrı Milletvekili
Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan ve Resmi Gazete*de yayımlanan, "İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik"le, tarıma büyük. bir darbe, çiftçileri mülksüzleştirme ve sermayeye yeni yağma alanı açılması hedeflenmektedir. AKP neoliberal politikaların bir gereği olarak ABD gibi ülkelerde olduğu gibi tarım alanlarının belli bir sermaye grubunda toplanması hedeflenmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (9 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bu uygulamadan da anlaşılacağı üzere AKP'nin çiftçilerin tarımsal üretimden uzaklaşmasını sağlayan politikaların bilinçli bir şekilde uyguladığı açıkça anlaşılmaktadır. Dolayısıyla yayınlanan bu yönetmenlik, AKP'nin çiftçilerin üretim yapamaz hale getirilmesine yönelik tarım politikalarının bir devamı olarak nihai hedefte çiftçiler topraksızlaştırılacaklardır. Özellikle Kürtlerin yoğun yaşadığı illerde çiftçi mülksüzleştirme ile karşı karşıya kalırken, arazilere el koyma ile çiftçilerin Türkiye'nin imetropollerine göçü sağlanarak demografik yapının da değiştirilmesine yönelik politik bir yaklaşım da içermektedir. Bu anlamda Tarım Bakanlığınca hazırlanan ve Resmi Gazetede yayımlanan işlenmeyen tarım arazilerinin kiraya verilmesine ilişkin yönetmenlik; Çiftçilerin mülksüzleştirilmesi, çiftçilerin tarımdan kopartılması, topraklarının sermayece yağmalanması ve demografik yapının değiştirilmesini hedeflemektedir. i Çiftçilerin topraklarını büyük sermaye şirketlerine zorla kiralanarak çiftçilerin kırsaldan ve üretimden kopartılmasını, insanları yaşam alanlarından uzaklaştırarak büyük kentlerde ucuz iş gücü haline getirmek istenmektedir. AKP tarafından çiftçilerin yararınaymış izlenimi verilen yönetmeliğin gerisinde önce arazilerden çiftçilerin uzaklaştırılması ve nihayetinde çiftçinin topraksızlaştırılması amacı yatmaktadır. Bu süreçte tarım tekellerinin ihtiyaç duyduğu tarım arazilerinin sermayenin eline ve kontrolüne geçmesi sağlanarak tarım alanında, tekelci ve mono kültürel bir tarım üretimi hâkim kılınmak istenmektedir.
Bu uygulama çiftçileri tarımsal üretimden kopartılarak Türkiye'nin metropollerine göç etmelerine yol açacak riskler barındırmaktadır. Üretim koparılan çiftçiler metropollerde kölelik şartlarında çalıştırmak zorunda kalacaklar.
Kırsalın boşalması aynı zamanda demografik yapının değişmesine dair kültürel ve sosyolojik riskleri de beraberinde getirmektedir.
Cumhuriyet'in bir projesi olarak uygulan Kürtlerin tarımsal üretimden kopartılmasının politik bir yaklaşımını da içeren bu uygulama çiftçilere yönelik çok yönlü baskı ve yıldırma politikalarının bölgeye dönük süren siyasal uygulamaların ekonomik boyutunu içeren yönüyle de giderek derinleştiğini göstermektedir. Arazisi büyük ya da küçük olsun iktidarın politikalarıyla uyumsuz olanlar başta olmak üzere, bölgede tüm çiftçilerin tarımdan uzaklaştırılması sağlanmaya çalışılırken başta Riha, Merdin, Elih ve Amed olmak üzere çiftçilerin büyük çoğunluğu susuz tarıma mahkum edilirken, bölgedeki tüm su varlığı inşa edilen onlarca baraja hapsedilmesi, burnunun dibindeki barajlardan su alamayan çiftçiler, yeraltı suyuna ve dolayısıyla enerji şirketi DEDAŞ'ın baskı ve soygununa bağlanmasıyla aslında hedeflenmek işten politikanın açığa çıktığı anlaşılmaktadır.
AKP'nin tarım ve mera alanlarının sermaye peşkeş çekmesine yönelik politikalarını adım uygulamaya koyarken bu sürecin geçmişte yayınlanan konuşma tapelerinde belirtildiği gibi uzun vadeli bir planlamanın nihayetinde uygulandığını göstermektedir. 2013 yılında RedHack'in yayınladığı ses kaydında, dönemin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile AKP'li iş insanları arasındaki toplantıda, AKP Genel Merkez Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu Üyesi iş insanı Ethem Sancak"la Bakan Eker arasında geçtiği öne sürülen konuşmada, Sancak'ın, tarımı, meraları ve kıyıları halkın elinden alınması gerektiği yönündeki sözleri tartışma yaratmıştı. Bugün gelinen noktada Ethem Sancak'ın özelinde sermayenin planladığı gibi tarlanın çiftçilerden alınıp ulusal ve çok uluslu sermayeye peşkeş çekileceği açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Ethem Sancak, meraların özelleştirilmesinin yolunu açan hükümete ve Eker'e övgüler düzenek şunları söylüyor: "Bir şey bütün halkın malıysa yağmalanır. İnsanlık tarihi bunu böyle gösterdi. Mesela kıyılarımız bütün halkın malıdır ama yağmalanmıştır. Halkın girebileceği kıyı yok. Ormanlarımız bütün halkın ormanıdır ama mahvoldu. 60 yıl öncesine göre ormanlarımız yüzde 40 küçüldü. Bütün halkın ormanı olduğu için. Meralar da öyleydi. Çok şükür Tarım Bakanımız geçen ay çok büyük bir devrim gerçekleştirdi. Bence sessiz bir devrim. Ve merayı çitlenebilir hale getiren kanunu çıkarttılar. Bunu nasıl başardılar bilmiyorum ama anayasal bir sorundu. Ama yaptılar bunu sonuçta. Şimdi ben çok umutluyum. Bu kanun çıktıktan sonra petrolden de daha önemli zenginliğimiz olan meralarımız el birliğiyle işleriz. Bunları servete dönüştürürüz. Sayın Bakan'a bir tarım gönüllüsü olarak şükran borçluyum. " ifadelerini kullanması dikkat çekmişti. Dolayısıyla AKP'nin körfez ülkelerinin milyarderleriyle yapılan anlaşmalarda tarım başlığı önemli bir yer tutarken, son dönem çiftçiye yönelik üretimden uzaklaştırılmayı amaçlayan politikalar programlı bir biçimde uygulamaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Bu konuşma tapelerinde de anlaşılacağı üzere çiftçilerin desteklenmesi ve sübvanse edilmesi yerine, planlanan bu yaklaşım bir gereği olarak girdi maliyetlerinin neredeyse yüzde 300-400 artan, çiftçinin mazot ve gübre alamayacak hale getirilerek çiftçilerin banka borçlarını ödemek için topraklarını satmasına zemin hazırlanmıştır.
AKP hükümeti, sermaye sahiplerinin talebi olan çiftçinin tarlasını "servefe dönüştürmek" amacıyla tarlasının ekemeyen çiftçinin tarlasına el koymak yerine hızlı bir şekilde tarım eylem planını açıklamalı, küçük üreticinin desteklenmesi, girdi maliyetlerinin desteklenmesi için hızla adımlar atılmalıdır.
Bu bağlamda;
I- İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik"le, tarıma büyük bir darbe, çiftçileri mülksüzleştirme ve sermayeye yeni yağma alanı açılması hedeflendiği iddiası doğru mudur?
SORULAR
Bu uygulama ile tarım tekellerinin ihtiyaç duyduğu tarım arazilerinin sermayenin eline ve kontrolüne geçmesi sağlanarak tekelci ve mono kültürel bir tarım üretimi hâkim kılınmak istendiği iddiaları doğru mudur?
Aksi bir durum söz konusu ise tarım arazilerin sermayenin eline ve kontrolüne geçmesi sağlanarak tekelci ve mono kültürel bir tarım üretimin oluşmasını hangi araçlarla ve nasıl önleyeceksiniz? Buna ilişkin bir planlamanız var mı?
Bu uygulama çiftçileri tarımsal üretimden kopartılarak Türkiye'nin metropollerine göç etmelerine yol açacak riskler barındırmaktadır. Üretim koparılan çiftçiler metropollerde kölelik şartlarında çalıştırmak zorunda kalacaklar. Kırsalın boşalması aynı zamanda demografik yapının değişmesine dair kültürel ve sosyolojik risklere dair önlemlerin alınmasına dair bir programınız var mı? Varsa programın içeriğinde bu risklere karşı hangi önlemler bulunmaktadır?
Söz konusu uygulamanın 2013 yılında RedHack'in yayınladığı ses kaydında geçtiği iddia edilen bir planlamanın uygulanması olduğu iddiası doğrudur?
Girdi maliyetlerini devletin üstlenmesini sağlaması gerekirken çiftçilerin topraklarına el koymak için yönetmelik çıkarılmasının gerekçesi nedir?
Bu yönetmelik kapsamında Hazine arazisi bu yönetmelikten istisna tutulmasının gerekçesi nedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/K maddesi hükümlerinde değişiklik yapan 7442 sayılı Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 05.04.2023 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 5403 sayılı Kanunda yapılan bu değişiklik ile mülkiyeti gerçek ve tüzel kişilere ait olup hisselilik, mülkiyet ihtilafı, parçalılık, tarımsal faaliyete son verilmesi, göç veya başka bir sebeple üst üste iki yıl süreyle işlenmeyen tarım arazilerinin ekonomiye kazandırılması ve kamu yararına kullanılması için bu arazilerin Bakanlıkça kiraya verilmesi hüküm altına alınmıştır. Yapılan değişiklik doğrultusunda, 22.08.2024 tarihli ve 32640 sayılı "İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik" hazırlanmıştır. Yönetmelik ile işlenmeyen tarım arazilerinin üretim planlaması dâhilinde kiralanması sonucunda tarım ekonomisine ve sürdürülebilir gıda arzı güvenliğine katkı sağlanması hedeflenmektedir.
Kiralamalar 3403 sayılı Kanun gereği sezonluk olarak gerçekleştirilecektir. Söz konusu Yönetmeliğin 7'nci maddesinin 7'nci fıkrasında "Kiralama sezonu içerisinde, kiralanan tarım arazilerinin maliklerinden herhangi biri tarafından bir sonraki sezonda üretim yapacağına dair bir başvuru yapılmaması durumunda bu araziler üst üste iki yıl işlenmeyen tarım arazileri listesine eklenir." hükmü bulunmaktadır. Arazi malikleri bir sonraki üretim sezonunda arazilerini işleyeceklerini beyan etmeleri durumunda o araziler kiralamaya konu olmayacaktır. Kira bedelleri arazi maliklerine verilecektir. Bu sebeple mülkiyete herhangi bir müdahale söz konusu değildir.
Yönetmelik'in 9*uncu maddesinin dokuz ve onuncu fıkralarında;
"(9) Kiralanacak tarım arazileri; rayiç kira bedelinden az olmamak üzere öncelikle istekli olan sekizinci fıkrada belirtilen öncelikli gruplara, öncelikli gruplardan birden fazla istekli çıkması halinde en yüksek teklifi verene, öncelikli gruplardan istekli çıkmaması halinde ise diğer isteklilerden en yüksek teklifi verene kiralanır.
(10) Teklif edilen en yüksek kira bedelinin eşit olduğu birden fazla başvuru olması durumunda, bu başvurular arasından arazilerini yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğüne ulaştıracak malike, sınırdaş veya en yakın arazisi bulunan işletmeye öncelik sıralaması dikkate alınarak kiralama yapılır. Kesin kiracıların belirlenmesinin ardından Arazi Kiralama Komisyonunca Ek-13 teki formata göre Kesinleşen Kiralama Listesi hazırlanır." hükmü bulunmaktadır.
Kesinleşen kiralama listelerinde, kiralamaya hak kazanan gerçek ve tüzel kişilerin ad-soyad ve T.C. kimlik/vergi numaralarını içeren bilgiler mevcut olacaktır. Aynı zamanda kiralama komisyonunun çalışmaları neticesinde kiralamaya hak kazananların listesi il müdürlüğü internet sayfası ve TED Portalı (https://ted.tarbil.gov.tr) üzerinden yayımlanacaktır.
Hazine arazilerinin kiralanması iş ve işlemleri, farklı mevzuat kapsamında yapılmaktadır.
İbrahim YUMAKLIBakan