İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/15991 GEÇ CEVAPLANDI · 93 GÜN

2 yıl süreyle işlenmeyen tarım arazilerinin Bakanlık tarafından tarımsal amaçlı kiraya verilmesi uygulamasına ilişkin

Kaynak göster

Meral Danış Beştaş (DEM Parti), 3 Eylül 2024 tarihinde 7/15991 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 93 gün sonra, 5 Aralık 2024).

Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “2 yıl süreyle işlenmeyen tarım arazilerinin Bakanlık tarafından tarımsal amaçlı kiraya verilmesi uygulamasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/15991, 3 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-15991-2-yil-sureyle-islenmeyen-tarim-arazilerinin-bakanlik-tarafindan-tarimsal-amacli-kiraya-ver (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/069a868e-8304-4289-abe5-0191bc1a53b1

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 93 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 83 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasa'nın 98 inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96 ile 99 uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Meral4)ANIŞ BEŞTAŞ Erzu Milletvekili

İki yıl üst üste ekilmeyen tarım arazilerinin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kiralanabileceğine ilişkin düzenleme; 23 Mart 2023"te Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/K maddesine yapılan ekleme ile kanunlaştırıldıktan sonra; 22 Ağustos 2024 tarih ve "32640" sayılı İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik, Resmi Gazete "de yayımlanmıştır.

Gerekçenin tamamını göster (14 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Uygulamanın gerekçesi olarak arazilerin ekilmeme sebebinin miras kavgaları ya da ihtiyaç duyulmaması yahut kişisel tercihmiş gibi gösterilmesi gerçeği yansıtmamaktadır. Her geçen gün ekili tarım alanlarının azalıyor olduğu gerçeği ile yüz yüze olsak da üretimden çekilen çiftçi sayısı da bir o çarpıcı boyutlara ulaşmıştır.

TÜİK verilerine göre; tarımda istihdam edilenlerin sayısı 2002'de 7 milyon 458 bin kişiyken bu Eylül 2021'de ise 4 milyon 974 bine düşmüş, buna göre tarımda istihdam edilenlerin sayısı son 19 yılda yüzde 33; son 10 yılda ise yüzde 26 gerilemiştir.

Açılanan verilerin de gösterdiği üzere; Çiftçi arazisini tabiri caizse kişisel tercih sebebiyle değil; ekolojik kırımın, ekonomik krizin, vergi adaletsizliklerinin artan girdi maliyetlerinin karşılanamaması sebebiyle ekememektedir. Bir anlamda çifiçi üretimden çekilmek zorunda bırakılmaktadır.

Bu alanda yaşanan yüzlerce sorunun giderilmesi, çiftçinin kendi arazisinde, kendi üretim araçları ile üretim yapabilmesinin çarelerini aramak, tarımsal üretim noktasındaki yapısal, ekonomik sorunların giderilmesi, hatalı üretim politikalarının tespiti ve terk edilmesi mümkünken; mülkiyet sahibi çiftçilerin arazilerinin başka gerçek kişi ya tüzel kişiliğe haiz kurumlara kiralanacak olması; mevcut anlamda yapısal sorunlardan ve ekonomik sıkıntılardan muzdarip olduğu için üretimden çekilen sınıfı üretimden uzaklaştırarak kendi toprağında vasıfsız bir eleman haline getirecektir. Mevcut arazilerde üretime başlayabilecek kesim ise yine ekonomik/sınıfsal olarak verili koşullara destekler, vergi adaletsizlikleri, çiftçinin altından kalkamadığı pirim borçları gibi birçok etkeni tarım arazilerinin ekilememesinin başlıca sebeplerindendir.

Çiftçi halihazırda üretim için gerekli girdi maliyetlerini karşılayamazken; 29 Ağustos 2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile, 2025 yılından itibaren gübre ve mazot desteği ile 17 üründe verilen fark ödemesi (prim) desteği tamamen kaldırılmıştır. Çiftçi son kez 2024 üretim yılı için gübre, mazot ve prim desteği alacaktır.

Ekili tarım arazilerinin ve üretimin arttırılması için uygulandığı ifade edilen bu yönetmelik ile zaten yetersiz olan desteklerin tamamen kaldırılması kararı da açıkça çatışmaktadır. i

Uygulamanın gerekçesi olarak arazilerin ekilmeme sebebinin miras kavgaları ya da ihtiyaç duyulmaması yahut kişisel tercihmiş gibi gösterilmesi gerçeği yansıtmamaktadır. Her geçen gün ekili tarım alanlarının azalıyor olduğu gerçeği ile yüz yüze olsak da üretimden çekilen çiftçi sayısı da bir o çarpıcı boyutlara ulaşmıştır.

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) araştırma raporuna göre 2022 yılı ocak ayında çiftçi sayısında yüzde 13,2 (75 bin) düşüş görülmüştür. Söz konusu düşüşle birlikte, çiftçi sayısı 493 bine gerilemiştir. Yine resmi verilere göre kayıtlı çiftçi sayısı son 5 yılda yaklaşık yüzde 29, son 10 yılda ise yüzde 55 civarında azalmış ve hatta TÜİK verilerine göre; tarımda istihdam edilenlerin sayısı 2002'de 7 milyon 458 bin kişiyken bu Eylül 2021'de ise 4 milyon 974 bine düşmüş, buna göre tarımda istihdam edilenlerin sayısı son 19 yılda yüzde 33; son 10 yılda ise yüzde 26 gerilemiştir.

Açılanan verilerin de gösterdiği üzere; Çiftçi arazisini tabiri caizse kişisel tercih sebebiyle değil; ekolojik kırımın, ekonomik krizin, vergi adaletsizliklerinin artan gitdi maliyetlerinin karşılanamaması sebebiyle ekememektedir. Bir anlamda çiftçi üretimden çekilmek zorunda bırakılmaktadır.

Bu alanda yaşanan yüzlerce sorunun giderilmesi, çiftçinin kendi arazisinde, kendi üretim araçları ile üretim yapabilmesinin çarelerini aramak, tarımsal üretim noktasındaki yapısal, ekonomik sorunların giderilmesi, hatalı üretim politikalarının tespiti ve terk edilmesi mümkünken; mülkiyet sahibi çiftçilerin arazilerinin başka gerçek kişi ya tüzel kişiliğe haiz kurumlara kiralanacak olması; mevcut anlamda yapısal sorunlardan ve ekonomik sıkıntılardan muzdarip olduğu için üretimden çekilen sınıfı üretimden uzaklaştırarak kendi toprağında vasıfsız bir eleman haline getirecektir. Mevcut arazilerde üretime başlayabilecek kesim ise yine ekonomik/sınıfsal olarak verili koşullara sahip, halihazırda üretim yapabilen, büyük işletmeler ya da sermayedarlar olacaktır. Gelir sıkıntısı ile boğuşan küçük çaplı üreticinin / çiftçinin bir diğer çiftçinin arazisini kiralayıp ekemeyeceği ise aşikardır. Bu anlamda özetle bu uygulama; küçük alanda üretim yapan çiftçiyi büyük sermayedar karşısında yok olmaya mahkum edilecektir.

Yanı sıra; düzenleme Anayasa'da güvence altına alınan mülkiyet hakkı ihlali bakımından da kayda değer hukuka aykırılıkları içeriğinde barındırmaktadır. Öncelikle bizzat mülkiyet hakkını konu edinen bu düzenleme sınırsız bir hak olarak tanımlanan mülkiyet hakkını kısıtlaması bakımından yalnızca kanun ile ve muhakkak ki "kamu yararı" şartını taşıması halinde hukuka uygun düşebilecektir. Yukarıda izah edildiği üzere düzenlemenin; üretimi arttıracağı yönünde bir çıktısının olmayışı aksine çiftçiyi büyük işletmeler karşısında üretimden çekilmeye mahkum edeceği noktasında kamu yararına haiz değildir. sahip, halihazırda üretim yapabilen, büyük işletmeler ya da sermayedarlar olacaktır. Gelir sıkıntısı ile boğuşan küçük çaplı üreticinin / çiftçinin bir diğer çiftçinin arazisini kiralayıp ekemeyeceği ise aşikardır. Bu anlamda özetle bu uygulama; küçük alanda üretim yapan çiftçiyi büyük sermayedar karşısında yok olmaya mahkum edilecektir.

Yanı sıra; düzenleme Anayasa"da güvence altına alınan mülkiyet hakkı ihlali bakımından da kayda değer hukuka aykırılıkları içeriğinde barındırmaktadır. Öncelikle bizzat mülkiyet hakkını konu edinen bu düzenleme sınırsız bir hak olarak tanımlanan mülkiyet hakkını kısıtlaması bakımından yalnızca kanun ile ve muhakkak ki "kamu yararı" şartını taşıması halinde hukuka uygun düşebilecektir. Yukarıda izah edildiği üzere düzenlemenin; üretimi arttıracağı yönünde bir çıktısının olmayışı aksine çiftçiyi büyük işletmeler karşısında üretimden çekilmeye mahkum edeceği noktasında kamu yararına haiz değildir.

Bu bağlamda;

I- Ekilmeyen arazilerin kiraya verilmesini içeren düzenlemenin gerekçesi nedir? Bu düzenleme ile ne hedeflenmektedir?

SORULAR

  1. Ekilmeyen arazilerin kiraya verilmesi uygulamasının üretimi arttıracağını düşünüyor musunuz? Ekonomik koşullar sebebiyle üretim yapamayan çiftçiler, hiçbir ekonomik koşul değişmeden ve desteklerde artış söz konusu değilken nasıl üretimi nasıl arttıracaktır?

  2. Önergeye konu yönetmelikle üretimi arttırmaya dönük hedefiniz ile; 29 Ağustos 2024 Resmi Gazete "de yayımlanan mazot gübre ve pirim desteklerinin kaldırılması kararı çelişmemekte midir? Halihazırda maliyeti karşılayamayan çiftçiye verilen desteği keserek üretimi nasıl arttırmayı planlıyorsunuz?

  3. Düzenlemenin hazırlık aşamasında faydalanılan veriler nelerdir? Bu verilere göre; Türkiye?de son 10 yılda ekilmeyen alanlar yıllara göre ne kadardır?

  4. İşlenmeyen tarım arazilerinde ekim yapılmama sebeplerini araştırdınız mı? Araştırdıysanız bu sebepler nelerdir?

  5. Yönetmelikte yer alan düzenlemede; arazi sahiplerinin rızası alınmaksızın mallarında yapılacak olan tasarrufun mülkiyet hakkı ihlali teşkil etmediği hususundaki savununuz nedir?

  6. Mülkiyet hakkının sınırlandırılması için Anayasa'da aranan "kamu yararı şartının" sağlandığını düşünüyor muşunu? Düşünüyorsanız bu düzenleme ile elde edilecek kamu yararı nedir?

  7. Kiraya verme aşamasında Arazi Kiralama Komisyonu tarafından yürütülecek sürecin usulüne ilişkin bir planlamanız mevcut mudur? Bu planlama nedir?

  8. Kiralama talebinde bulunan gerçek kişi ve tüzel kişilikler şeffaflık ilkesine uygun olarak yayınlanacak mıdır? Yoksa; yalnızca yönetmelikte belirtilen koşullara uygun olduğu düşünüldüğü için teklifi kabul edilen kişi ya da Tüzel kişiler mi halkla paylaşılacaktır? Bu aşamada liyakatli kararlar verilebilmesi için alınacak önlemler nelerdir?

  9. Arazi Tespit ve Arazi Kiralama Komisyonu'nun karar ve işlemlerini denetleyecek işler ve ulaşılabilir bir denetim mekanizması kurulacak mıdır?

  10. Arazi tespit ve kiralama aşamalarında maliklerin itirazlarının ve şikayetlerini değerlendirecek oluşum var mıdır?

  11. Arazi sahiplerine yönetmelikte itiraz için tanınan 5 günlük kısa sürenin hak gasplarına yol açmaması için; komisyon tarafından tespit edilen arazilerin yayınlanma aşamasında çiftçi ve köylüler tarafından ulaşılabilir bir yöntem izlenecek midir?

  12. Yönetmeliğin dokuzuncu maddesinin on altıncı fıkrasında belirtilen "hak sahiplerine ulaşılamaması durumu" muğlak değil midir? Hangi koşullar sağlandığı ve hangi yöntemler izlendiği taktirde hak sahibine ulaşmak için bütün yolların tükendiği kanaatine varılacaktır?

  13. Hak sahibine ulaşılamaması durumunda kamu bankasında birikecek olan mevduat gelirinin akıbeti ne olacaktır? 5 yıldan uzun süreler içerisinde hak sahibine ulaşılamazsa biriken bu gelir Hazine'ye mi aktarılacaktır?

  14. Henüz yargılaması devam eden izale-i şuyu davaları gibi mülkiyet ihtilafı olan arazilerde ihtilaf giderilmeden önce yahut dava sonuçlanıncaya kadar kira gelirinin akıbeti ne olacaktır?

  15. Kiracının kiraladığı tarım arazisini Yönetmeliğe aykırı biçimde kullanması ya da arazi sahibi ile yaşadığı hukuksal bir çatışmada ilgililerin şikayet hakları mevcut mudur? Mevcut ise bu şikayet nerelere yapılacaktır?

  16. İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik hazırlığında; görüşü olan kurum ve meslek odaları hangileridir?

  17. Gelir sıkıntısı ile boğuşan küçük çaplı üreticinin / çiftçinin bir diğer çiftçinin arazisini kiralayıp oekebilmesi ve bu yolla üretimin artabilmesi mümkün müdür Bu anlamda; küçük alanda üretim yapan çiftçinin, daha büyük çaplı üretim yapan şirket/işletme/kuruluşlar karşısında üretime devam edebileceğini düşünüyor musunuz?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun $/K maddesinin hükümlerinde değişiklik yapan 7442 sayılı Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 05.04.2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun $/K maddesinde yer alan "Bakanlık; Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tarım arazileri hariç olmak üzere, mülkiyeti gerçek ve tüzel kişilere ait olup, hisselilik, mülkiyet ihtilafı, parçalılık, tarımsal faaliyete son verilmesi, göç veya başka bir sebeple üst üste iki yıl süreyle işlenmeyen tarım arazilerini tespit ederek, ekonomiye kazandırılması ve kamu yararına kullanılması için bu arazileri kira geliri arazi maliklerine ait olmak üzere ve arazinin vasfının değiştirilmemesi şartıyla sezonluk olarak rayiç bedelden aşağı olmamak üzere kiraya verir." hükmü doğrultusunda düzenleme yapılmıştır.

22.08.2024 tarihli ve 32640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik" kapsamında işlenmeyen tarım arazilerinin üretim planlaması dâhilinde kiralanması sonucunda tarım ekonomisine ve sürdürülebilir gıda arzı güvenliğine katkı sağlanması hedeflenmektedir.

Kiraya verilecek arazilerin tespiti amacıyla il ve/veya ilçe müdürlüğü bünyesinde "Arazi Tespit Komisyonu" oluşturulacaktır. Arazi tespit komisyonu il müdürlüğünde il müdür yardımcısı veya şube müdürü, ilçe müdürlüğünde ilçe müdürü başkanlığında, başkan dâhil toplam beş asil iki yedek üyeden oluşacaktır. Komisyon üyelerinden en az üçü ililçe müdürlüğü teknik personeli veya ilgili kamu kurum ve kuruluş personelinden olmak üzere diğer üyeler muhtarlardan seçilebilecektir. Arazi tespit komisyonu; kadastro parsel verileri, uydu görüntüleri, coğrafi bilgi sistemleri, diğer kamu kurumlarından elde edilecek veriler üzerinden yapılacak çalışmalar ve yerinde gerçekleştirilecek arazi kontrolleri ile işlenmeyen tarım arazilerini tespit edecektir.

Kiralamalar 5403 sayılı Kanun gereği sezonluk olarak gerçekleştirilecektir. Söz konusu Yönetmeliğin 7'nci maddesinin yedinci fıkrasında "Kiralama sezonu içerisinde, kiralanan tarım arazilerinin maliklerinden herhangi biri tarafından bir sonraki sezonda üretim yapacağına dair bir başvuru yapılmaması durumunda bu araziler üst üste iki yıl işlenmeyen tarım arazileri listesine eklenir." hükmü bulunmaktadır. Arazi malikleri bir sonraki üretim sezonunda arazilerini işleyeceklerini beyan etmeleri durumunda o araziler kiralamaya konu olmayacaktır. Kira bedelleri arazi maliklerine verilecektir. Bu sebeple mülkiyete herhangi bir müdahale söz konusu değildir.

Yönetmelik gereği, "Arazi Kiralama Komisyonu", kesinleşen kiralanacak tarım arazileri listesini mahallinde, elektronik ortamda ve il müdürlüğü internet sitesinde yedi gün süre ile ilan eder. Mahallinde yapılan ilanlar tutanak altına alınır. Arazi kiralama komisyonu, ilan süresi içerisinde kiralama taleplerini ve itirazları alır. Arazi kiralama komisyonu, ilan süresinin tamamlandığı tarihten itibaren üç gün içerisinde itirazları karara bağlar ve kiracıyı belirler,

Yönetmelik'in 9*uncu maddesinin dokuzuncu ve onuncu fıkralarında; "(9) Kiralanacak tarım arazileri; rayiç kira bedelinden az olmamak üzere öncelikle istekli olan sekizinci fıkrada belirtilen öncelikli gruplara, öncelikli gruplardan birden fazla istekli çıkması halinde en yüksek teklifi verene, öncelikli gruplardan istekli çıkmaması halinde ise diğer isteklilerden en yüksek teklifi verene kiralanır.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

(10) Teklif edilen en yüksek kira bedelinin eşit olduğu birden fazla başvuru olması durumunda, bu başvurular arasından arazilerini yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğüne ulaştıracak malike, sınırdaş veya en yakın arazisi bulunan işletmeye öncelik sıralaması dikkate alınarak kiralama yapılır. Kesin kiracıların belirlenmesinin ardından Arazi Kiralama Komisyonunca Ek-13"teki formata göre Kesinleşen Kiralama Listesi hazırlanır." hükmü bulunmaktadır. Kesinleşen kiralamaya hak kazananların listeleri il müdürlüğü internet sayfasında ve TED Portalı (https://ted.tarbil.gov.tr) üzerinden yayınmlanacaktır.

Yönetmelik'in 9'uncu maddesinin sekizinci fıkrasında "Kiralama öncelikli olarak; kiraya verilecek tarım arazisinin bulunduğu yerleşim yerinde ikamet edenlere, sivil toplum kuruluşlarına ve meslek odalarına yapılır." hükmü bulunduğundan şirketlerin önceliği bulunmamaktadır.

Yönetmelik"in 9'uncu maddesinin onaltıncı fıkrasında; "Mülkiyeti ihtilaflı tarım arazilerinde ihtilafın giderilmesi halinde biriken kira geliri ve ferileri hak sahiplerine payları oranında dağıtılır." hükmü doğrultusunda işlem tesis edilecektir. Arazi maliklerine veya hak sahiplerine ulaşılamaması halinde; kira bedelleri Bakanlıkça belirlenecek bir kamu bankasında araziye özgülenerek açılacak üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılır.

Kiracının, ilgili Kanun, Yönetmelik ve kira sözleşmesi hükümlerine uygun hareket edip etmediğinin takibi amacıyla il/ilçe müdürlüğünce denetimler yapılır. Yapılan inceleme, tespit ve kontroller bir rapora bağlanır. Düzenlenecek raporda, başvuruda belirtilen faaliyetlere, kira sözleşmesinde belirtilen şartlara veya Yönetmelik hükümlerine aykırılığın olup olmadığı ile bu aykırılıkların on beş günü geçmemek üzere verilecek sürede giderilip giderilemeyeceği belirtilir. Belirtilen sürede aykırılıkların giderilmesinin gerektiği düzenlenen raporda kiracıya bildirilir. Verilen sürenin tamamlanmasının ardından kiracı tarafından ek süre talep edilmesi durumunda on beş günü geçmemek üzere ek süre verilebilir. Verilen süre içerisinde, aykırılıkların kiracı tarafından giderilmemesi halinde sözleşme feshedilir ve taşınmazın tahliyesi sağlanır.

Yönetmelik taslağının hazırlanması Bakanlığımız iç görüş sürecinin tamamlanmasının ardından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Sayıştay Başkanlığı'nın görüşleri alınarak gerekli değerlendirmeler yapılmıştır.

Ülkemizde tarımsal üretimi artırmak, verim ve kaliteyi yükseltmek, sürdürülebilirliği sağlamak, kayıtlılığı artırmak ve çevreye duyarlı alternatif tarım tekniklerinin geliştirilmesini sağlamak amaçlarıyla, üreticilerimize tarımsal desteklemeler verilmekte, hibe programları uygulanmakta ve projeler yürütülmektedir.

Değişen ulusal ve uluslararası koşullara göre destekleme programlarında yapılacak düzenlemeler, destekleme programlarının esasları ve araçları, bunların bütçe ödenek ihtiyaçları 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun amir hükümleri çerçevesinde belirlenmekte ve destekleme uygulamaları Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir.

Gübrede 9018 olan KDV oranı 10 Şubat 2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan düzenleme ile kaldırılmıştır. 2017 yılında başlayan uygulama ile stratejik ürünlerde mazot maliyetinin "50'si karşılanmaya başlanmıştır.

2024 Yılında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı 24.08.2024 tarihli ve 32642 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

Söz konusu Karar ile; 2024 yılı üretim dönemine ait mazot ve gübre desteklemeleri çiftçilerimize karta tanımlama şeklinde değil, nakit olarak ödenecektir. Karar ile hububat (buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikale, aspir ) ve baklagil (nohut, mercimek, kuru fasulye) üreten çifiçilerimizin mazot desteği 9019,4 artış ile dekara 123 TL, yağlı tohumlu bitkiler (kütlü pamuk, soya, yağlık ayçiçeği, kanola, aspir) ile yem bitkileri ve kuru fasulye üreten çiftçilerimizin gübre desteği 90195 artış ile dekara 62 TL, zeytin yetiştiriciliği yapan ve patates ile soğan üreten çiftçilerimiz gübre desteği 9067 artış ile dekara 35 TL, hububat (buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikale) çiftçilerimiz gübre desteği ise 9035 artış ile dekara 62 TL olmuştur. Ayrıca katı organikorganomineral gübre desteği dekara 40 TL olarak belirlenmiştir. Mazot desteklemelerinde ise ürünler bazında 9620 ile Yo 29 arasında bir artış sağlanmıştır.

2024 yılı itibarıyla üreticilere verilen tarımsal destekler,

Bitkisel üretimin desteklenmesi, Hayvansal üretimin desteklenmesi, Kırsal kalkınmanın desteklenmesi, Su ürünleri üretiminin desteklenmesi, e Tarımsal araştırma ve geliştirmenin desteklenmesi olarak 5 ana başlık altında toplanmıştır.

Söz konusu desteklemelerden desteğin türüne göre ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde gerekli şartları yerine getiren ve başvuru süresi içerisinde müracaat yapan üretici, yetiştirici ve yatırımcılar yararlanmaktadır.

Tarım politikalarının amaçları, ilkeleri ve öncelikleri doğrultusunda tarım sektörüyle ilgili politikaların planlanmasına yönelik 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 7'nci maddesinde değişikliğe gidilmiştir. Bahse konu kanuni düzenlemeye istinaden "Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yapılan düzenlemeyle ürünlerin arz ve talep miktarı dikkate alınarak tarım havzası veya işletme bazında ürün veya ürün gruplarının en uygun yerde üretilmesi sağlanacak, ilin ekolojisine uygun ve suyu merkeze alan bir anlayış çerçevesinde oluşturulacak bitkisel üretim deseninde stratejik ürünler önceliklendirilecektir.

8839 sayılı 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında bitkisel üretimde yeni destekleme modeline ilişkin hususlar düzenlenmiştir.

Cumhurbaşkanı Kararı ile tarımsal üretimin ve gıda arz güvencesinin sürdürülebilirliğinin sağlanması, üretim planlamasına katkı sağlaması, verim ve kalitenin artırılması, tarımsal üretimde çevreci yaklaşımların benimsenmesi ve uygulanan politikaların etkinliğinin artırılması amaçlanmıştır.

Bu kapsamda, ülke ihtiyacının yurt içi üretimle karşılanabilmesi için verim ve kalitenin artırılması, kayıtların güncel tutulması ile üretim sürecinde yaşanan maliyet artışları ve fiyat istikrarsızlıkları gibi olumsuz koşullardan üreticilerin korunması hedeflenmektedir.

Bu Cumhurbaşkanı Kararı ile; e İlk defa bitkisel üretim destekleri 3 yıllık ve üretim döneminden önce açıklanmıştır. Destek kalemlerinde sadeleştirmeye gidilerek, bitkisel üretim yapan Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı tüm üreticilerimizin destek alması sağlanmıştır.

Üretim planlaması kapsamındaki stratejik ürünlere ilave destek verilecektir. Strateji Geliştirme Başkanlığı e Sukısıtı olan havzalarda münavebeye uygun üretime ilave destek sağlanacaktır. e Kamukuruluşları tarafından ıslah edilen milli tohumla üretim yapan üreticilerimiz ilave destek alacaktır. e Destek tutarları girdi maliyetlerindeki değişikliklere göre her yıl güncellenecektir. e Çiftçilerimiz üretime karar vermeden önce, hangi havzada, hangi ürüne, ne kadar destek alacağını bilerek planlı şekilde faaliyete başlayabilecekler ve bu sayede plansız üretimin getirdiği birtakım olumsuzluklardan etkilenmeyecektir.

Bitkisel üretimin desteklenmesi programıyla çiftçilere temel destek, planlı üretim desteği ve üretimi geliştirme destekleri verilecektir.

Temel destek ve planlı üretim desteği ile planlama kapsamındaki ürünlere belirlenen havzalarda ekim yapıldığı takdirde kullanılan mazotun tamamı, gübrenin ise yarısı nakdi olarak verilecektir. Bununla birlikte, su kısıtı olan yerlerde yine belirlenen şartlara uygun üretim yapan üreticilerimizin kullandığı mazot ve gübrenin tamamı nakdi olarak verilecektir.

Yem bitkileri üretim planlaması kapsamına alınmış olup tüm havzalarda desteklenecektir. Süt havzası olarak belirlenen illerde yem bitkisi üreten çiftçilere ilave 9650 planlı üretim desteği ödenecektir. Diğer taraftan su kısıtının olduğu 1! ilin 52 ilçesinde ise planlama kapsamında az su tüketen ürünleri üreten çiftçilerimize ise gübre maliyetinin kalan 9650'lik kısmı da yer altı su kısıtı desteği olarak verilecektir. Böylece bu bölgelerde üretim planlamasına uygun ekim yapan üreticilerin mazot ve gübre maliyetinin 96100'ü desteklenecektir. Çiftçilerimize bitkisel üretim destekleri nakdi olarak ödenecektir.

Yem bitkileri üretim planlaması kapsamına alınmış olup tüm havzalarda desteklenecektir. Süt havzası olarak belirlenen illerde yem bitkisi üreten çiftçilere ilave 9650 planlı üretim desteği ödenecektir. Diğer taraftan su kısıtının olduğu 11 ilin 52 ilçesinde ise planlama kapsamında az su tüketen arpa, buğday, yağlık ayçiçeği, aspir, fiğ, mercimek, nohut ve yem bezelyesi üreten çifiçilerimize ise gübre maliyetinin kalan 9650'lik kısmı da yer altı su kısıtı desteği olarak verilecektir. Böylece bu bölgelerde üretim planlamasına uygun ekim yapan üreticilerin mazot ve gübre maliyetinin 90100'ü desteklenecektir. Çiftçilerimize bitkisel üretim destekleri nakdi olarak ödenecektir.

Verim ve kaliteyi artırmak için sertifikalı tohum kullanım, sertifikalı/standart fidan kullanım, organik tarım, iyi tarım uygulamaları, katı organik-organomineral gübre destekleri verilmeye devam edilecektir.

Söz konusu Karar'ın 2'nci maddesinin (11) bendinde; "Özellikle arz açığı veya planlama kapsamındaki ürünler olmak üzere ilgili üretim yılındaki üretim maliyetleri ile iç dış fiyatlara dikkate alınarak çiftçilerin, tarım politikaları amaç ve ilkelerine uyumunu kolaylaştırmak, üretimde sürdürebilirliği sağlamak ve gelir kayıplarını telafi edebilmek amacıyla fark ödemesi desteği verilir. Her yıl fark ödemesi kapsamına alınacak ürünler ve ödeme miktarları Tarım Orman Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ayrıca teklif edilir" hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede anılan Karar ile fark ödemesi desteklemeleri kaldırılmamıştır. Yine aynı Kararla ile mazot ve gübre desteklemeleri kaldırılmamış olup tarımsal üretim planlaması ile ilişkilendirilmiş temel girdi (mazot ve gübre) maliyetlerini baz alan sade, etkin ve yönlendirici yeni tarımsal destekleme modeli hayat geçirilmiş ve yeni dönemde bunun tanımlaması, temel girdi maliyetleri (mazot ve gübre) baz alınarak belirlenen temel destek olarak revize edilmiştir.

İbrahim YUMAKLIBakan

Metin otomatik okundu. 3 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir