İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/18807 GEÇ CEVAPLANDI · 262 GÜN

Batman'ın Kozluk ilçesinde cinsel istismara uğrayan bir çocukla ilgili yapılan soruşturmaya ilişkin

Kaynak göster

Keziban Konukcu Kok (DEM Parti), 25 Ekim 2024 tarihinde 7/18807 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 262 gün sonra, 14 Temmuz 2025).

Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul). “Batman'ın Kozluk ilçesinde cinsel istismara uğrayan bir çocukla ilgili yapılan soruşturmaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/18807, 25 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-18807-batman-in-kozluk-ilcesinde-cinsel-istismara-ugrayan-bir-cocukla-ilgili-yapilan-sorusturmay (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d407b9cb-7dfe-4523-8566-0192dd81a02d

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 262 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM içtüzüğünün 96. ile 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Kezban KONUKÇU İstanbul Milletvekili

Türkiye'nin imzalayarak ve onaylayarak taraf olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Cinsel İstismara ve Cinsel Tacize Karşı Korunmasına Dair Sözleşmesi (Lanzarote Sözleşmesi) gereği; çocuğa yönelik cinsel istismar ve sömürüyü önlemek, cinsel istismara karşı çocukları korumak, tedbirler geliştirmek, çocuklar açısından adaleti sağlamak ve suç faillerine cezai takibat açmak ve çocukların çocuk olmaları nedeniyle sahip oldukları haklarını teslim etmek yükümlülükleri bulunmaktadır. Ancak özellikle kız çocuklarına yönelik hızla artan cinsel istismarlar, cinsel istismara maruz kalan çocukların korunmaması devletin sözleşme şartlarına uymadığını ve çocukları koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini göstermektedir. Cinsel istismar yargılamalarının, özen ve süratle yürütülmediği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 14 yaşındaki N.Ç. hakkında Türkiye aleyhine verdiği kararlara da yansımıştır.

Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Bakanlığınızca, çocukların cinsel istismarı suçlarında "cezasızlığın arttığı" sonucunun çıkarılamayacağı savunulsa da, OECD ülkeleri içinde kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri sıralamasında ilk sıralarda yer alan ülkemizde, erkek şiddeti her gün daha da artarken çocuk istismarında cezasızlık özel bir politika olarak uygulanmaya devam etmektedir. Öyle ki; 2023'te Bakanlığınıza bağlı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü! rice açıkladığı raporda bile, 2023 yılında çocukların cinsel istismarı suçu ile ilgili gelen; dosya sayısının 66 bin 138 olduğu, 14 bin 919 "çocukların cinsel istismarı" suçunda davanın karara bağlandığı ve 6 bin

656'sında mahkumiyet kararı çıktığı, 6 bin 211 dosyada beraat kararları verildiği, 342 dosyada hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı çıkarken 1710 dosyada ise diğer kararların uygulandığı verileri yer almıştır.

Faillerin cezalandırılmaması ile adalete olan inancın zayıfladığı bir sistemde ise her gün daha fazla çocuk istismara maruz kalmaya devam ederken tıpkı Rabia Naz, Leyla Aydemir, Müslüme Yağıl, Narin, Tekirdağ'da henüz iki yaşındaki Sıla ve son olarak da Şeyma vakalarında yaşandığı üzere aileler ve toplum faillerin yakalanmamasına, cezalandırılmamasına ve dosyaların kapatılmasına yönelik tepkilerini sosyal medyada duyurarak adaletin sağlanmasına çalışmaktadırlar. i

Sosyal medya aracılığı ile adalet arayışlarından birisi de 7 Ocak tarihinde Batman'ın Kozluk ilçesinde evinin önünde ipte asılı bir şekilde bulunduğu ve hastane ve adliye kaynaklarınca "intihar? denilen ve yatağa mahkum bırakılan 8 yaşındaki Şeyma ile ilgili ilgilidir. Olay yerinden alınan ve biri çocuk olmak üzere 3 erkek şahsın kıyafetlerinin incelenmesi neticesinde hem kıyafetlerde hem de Şeyma'nın genital bölgesinde sperm saptanmasına ve 3 adli tıp uzmanı ve Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'ndan alınan ilk adli tıp raporunda da cinsel istismar şüphesi tıbben kanıtlanmasına rağmen Kozluk Cumhuriyet Başsavcılığınca "Olay günü mağdur ile aynı ikamette bulunan annesinin ve kardeşlerinin beyanları ile olayın meydana geldiği yerin özellikleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, mağdurun oyun oynarken bahçelerindeki direkte asılı halde bulunan ipi oyun maksadıyla boynuna dolaması sonucunda olayın gerçekleştiği değerlendirilmiştir? kararı verilmiştir. 26 Nisan 2024'te alınan ek bir raporla "somut delil yoktur" denilerek dosyanın kapatılması üzerine sosyal medyada ailenin akrabası Muhtarlar Derneği yöneticisi Muhittin Serikli'nin paylaşımlarından da hareketle devletin Şeyma'ya değil, dosyanın apar topar kapatılmasını arzulayan aileye sahip çıktığı düşüncesi ile #ŞeymayaNeOldu etiketiyle başlayan adalet arayışı ve kamuoyu baskısı büyüyerek devam etmektedir.

Türkiye'nin de taraf olduğu cinsel istismar suçunu tanımlayan ve istismarı suç sayan ilk uluslararası anlaşma olan Lanzarote Sözleşmesi ve BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin yanı sıra Türk Ceza Kanunu'nun 77. Maddesinde de çocukların cinsel istismarı İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlar kapsamında değerlendirilmiştir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. 7 Ocak 2024 tarihinde Batman'ın Kozluk ilçesinde evinin önünde ipte asılı bir şekilde bulunan ve hastane ile adliye kaynaklarınca "intihar? denilen Şeyma'nın durumu bilginiz dahilinde midir?

  2. Basında yer alan ifadelerden de anlaşıldığı üzere; kadın doğum doktoru tarafından muayene edilen, Adli Tıp Kurumunca da cinsel istismar bulguları ortaya çıkan ve savcıya ifade verilen bir çocuğa yönelik istismar davası dosyasının kapatılmasının gerekçesi nedir?

  3. Adli Tıp Kurumu raporuna göre istismar edildiği ortaya konan dosyayı kapatan savcı hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır?

  4. Yatağa mahkum bırakılan 8 yaşındaki Şeyma ile ilgili istismar bulguları kanıtlanmasına rağmen "intihar" şeklinde yönlendirmeler ile kamuoyunu yanıltan hastane ve adliye görevlileri hakkında başlatılan herhangi bir soruşturma bulunmakta mıdır?

  5. Şeyma"'ya yönelik Adli Tıp Kurumunca belirtilen cinsel istismar bulgularında yer alan istismar bilgilerinden hareketle başlatılan herhangi bir inceleme ve soruşturma bulunmakta mıdır? Bulunmakta ise gözaltı ve tutuklama işlemleri yapılmış mıdır? Yapılmadı ise tutuklama yapılması için beklenen nedir? Narin'in katliamındaki gibi delillerin karartılması mı beklenmektedir?

  6. Adli Tıp Kurumunca da kanıtlanmış bir çocuk istismarı bulgusu olmasına rağmen Batman Baro Başkanlığı tarafından soruşturma dosyasının incelenmesi talebine Kozluk Cumhuriyet Savcısı tarafından neden izin verilmemiştir?

  7. Narin katliamında da yaşandığı üzere bazen çocukların aileden korunması gerektiği ortada iken istismara uğradığı kanıtlanan Şeyma'nın oynarken ipin boynuna dolandığını ifade eden aileye verilmesi sağlıklı bir karar mıdır?

  8. Yargı bağımsızlığı Türkiye'den en çok eleştirilen konuların başında gelirken basında yer alan ailenin AKP ile sıkı ilişkilerinin olduğu da dikkate alındığında Şeyma'nın dosyasının ek rapor alınarak hızla kapatılmasında ve olayın üzerinin örtülmesinde bu siyasi bağlantıların payı var mıdır?

  9. 8 yaşındaki bir çocuğun makyajlı ve elleri bağlı şekilde fotoğraflarını özel sosyal medya hesapları üzerinden paylaşan aile üyeleri hakkında başlatılan herhangi bir soruşturma bulunmakta mıdır? Bakanlığınızca ilgili bakanlık ve kurumlarla iletişime geçilmiş ve çocuğun korunması amacıyla sosyal hizmet uzmanının görevlendirilmesi sağlanmış mıdır?

  10. Bakanlığınızca toplumun ve kamuoyunun çağrılarının da dikkate alınarak, adaletin sağlanması amacıyla şüpheli bir şekilde kapatılan çocuğa yönelik istismar davasının yeniden açılması: ve suçlu ya da suçluların hak ettikleri cezayı alarak ulusal ve uluslararası sözleşmelerin gereğinin yerine getirilmesi sağlanacak mıdır?

  11. Bakanlığınızca çocuğa yönelik cinsel istismar vakalarını engelleyecek düzenlemeler yapılması ve etkin bir mücadele yürütülmesi, toplumun beklentisi olan ve vicdanları bir nebze olsun rahatlatabilecek, soruşturma ve ceza kovuşturmalarının çocukların yüksek menfaatlerine uygun olarak ve çocuğun haklarına saygılı bir biçimde sürdürülmesini sağlamak üzere gerekli bütünlüklü politikaların hayata geçirilmesi amacı ile yürütülen herhangi bir çalışma bulunmakta mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1527710 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/18807 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. >

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden WE /XYy3C - 24HbSS1 - 9277SyP - LthXVE- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1576-3156/4423 Konu : Yazılı soru önergesi 41.1832025

Sayın Kezban KONUKÇU İstanbul Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/18807 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fikrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden T2XWGSR - Yp4I4py - rgh7tT7 - imuGis- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü bulunmamaktadır.

1. Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

10/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.

MI- A) 10/06/2020 tarihli ve 31151 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 18. maddesiyle 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine "Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı" kenar başlıklı 53. madde eklenmiş ve bu Başkanlık, Bakanlığımızın hizmet birimleri arasında yerini almıştır. Bu maddeye göre Başkanlığın görevleri; kırılgan gruba yönelik hak ve hizmetlerin geliştirilmesi ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, mağdurların kendilerine tanınan haklar ve yardımlar konusunda bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar yürütmek, adli desteğe ihtüyaç duyanlara uygun müdahale programları geliştirmek, tekrarlanan mağduriyetleri önleyici tedbirler almak, psiko-sosyal destek hizmetlerinin geliştirilmesine ve uygulanmasına yönelik faaliyetleri yürütmek, mağdurların adalete erişimini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmak ve uygulamak, adli süreçte tanıklara yönelik hizmetlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, adliyelerde görev alan pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacı gibi uzmanların çalışma usul ve esaslarını belirlemek, adli yardımla ilgili mevzuatın Bakanlığa verdiği görevleri ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği halinde yürütmek ve adli yardım hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde işleyişine yönelik tedbirleri almak, görev alanına giren konularda kamu kurum ve kuruluşları veya sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapmak, mağdurların her alanda desteklenmesini sağlamak amacıyla toplumsal farkındalığı artırıcı faaliyetlerde bulunmak şeklinde belirlenmiştir.

Başkanlığın başlıca hedefleri arasında; başta çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engelli bireyler olmak üzere tüm suç mağdurlarının ve tanıkların, sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulabilecek yardım ve destek hizmetleri konusunda bilgilendirilmeleri ve kırılgan gruba mensup mağdurların adli süreçte etkin şekilde desteklenerek adalete erişimlerinin kolaylaştırılması yer almakta olup Başkanlığın çalışmaları bu yönde devam etmektedir.

02/09/2022 tarihinde Başkanlık bünyesinde çocuk, kadın, yaşlı, engelli ve tanıklara yönelik politikalar geliştirilmesi ile adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince sunulan hizmetlerin etkinliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yürütmek üzere Bakan Oluru ile Çocuk Hizmetleri Daire Başkanlığı ve Kadın Hizmetleri Daire Başkanlığı ile Adli Destek ve Yardım Hizmetleri Daire Başkanlığı kurulmuştur.

İlki

Mevzuat Genel Müdürlüğü

B) Bakanlığımızca 63 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca adliyelerde kurulan "adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri" bünyesinde yer alan bürolar aracılığıyla suç mağdurlarına yönelik bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri ile kırılgan gruba dahil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik hizmetler, tüm ülke genelinde yürütülmektedir.

Müdürlüklerin kurulmasıyla birlikte; daha önce çocuk ve aile mahkemelerinde görev yapan uzmanlar aracılığıyla sağlanan psiko-sosyal destek faaliyetleri Cumhuriyet başsavcılıkları ile tüm mahkemeleri kapsayacak şekilde genişletilmiş, hizmet sunumuna ilişkin standartlar geliştirilmiş, vaka yönetiminin uygulandığı etkin bir sistem oluşturulmuştur.

Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri bünyesinde yer alan "bilgilendirme ve yönlendirme büroları"nda tüm suç mağdurları; adli süreç ve bu süreçte sahip oldukları haklar ile kendilerine hizmet sunan kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları konusunda bilgilendirilmekte ve ihtiyaçları doğrultusunda hizmet alabilecekleri kurum ve kuruluşlara yönlendirilmektedir. Bu sayede değişik kurumlar tarafından mağdurlara sunulan hizmetlerin etkin, kesintisiz ve bütüncül bir şekilde yerine getirilmesi sağlanmaktadır.

Çocuklar ve kadınlar gibi bireysel özellikleri nedeniyle suçtan daha fazla etkilendiği tespit edilen kırılgan gruba dâhil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik çeşitli hizmetler de sunulmaktadır. Maruz kalınan suçtan daha fazla etkilendiği ve desteğe ihtiyaç duyduğu anlaşılan bu kapsamdaki mağdurlara yönelik olarak "kırılgan grup destek büroları"nda çalışan adli destek görevlileri tarafından yapılan bireysel değerlendirme sonucunda adli destek planı hazırlanmakta ve gerektiğinde vaka yönetimi uygulanmak suretiyle etkin bir şekilde psiko-sosyal destek hizmeti sunulmaktadır.

©) Bakanlığımız tarafından, faille yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu değerlendirilen, öncelikli olarak cinsel suç ve aile içi şiddet suçu mağdurları, engelli birey ve kırılgan gruba dâhil mağdurlar, diğer mağdurlar ve tanıklar ile suça sürüklenen çocukların ifade ve beyanlarının uzman eşliğinde özel ortamda alınması için 2017 yılında adli görüşme odaları (AGO) uygulamasına geçilmiştir.

Ç) Suç mağdurlarının bilgilendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında mağdurların sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulan hizmetlere dair bilgilerin yer aldığı "https:/magdurbilgi.adalet.gov.tr/" internet sitesi üç farklı dilde erişime açılmıştır. Suç mağdurları internet sitesini ziyaret ettiklerinde yaşadıkları mağduriyet türüne göre hangi haklara sahip olduklarını, hangi hizmeti hangi kurumlardan alabileceklerini ve bunun için nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini kolaylıkla öğrenebilmektedir.

Suç mağdurlarının adli süreç hakkında bilgilendirilmeleri amacıyla bazı temel haklar ile suç türleri hakkındaki bilgilerin yer aldığı çeşitli broşürler de fiziki ve dijital ortamda erişime sunulmuştur.

Belirtilen hususlara ek olarak; "mağdur(Gadalet.gov.tr" e-posta hesabı üzerinden mağdurların başvuruları Başkanlık tarafından ivedi bir şekilde ele alınarak gereğinin yapılması için ilgili yerlere yönlendirilmektedir.

IV- Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğiyle yapılan yazışmaya verilen 28/05/2025 tarihli cevapta; Kurul Genel Sekreterliği Hâkim ve Savcı Şikâyet Bürosu kayıtlarının tetkikinde, soru önergesinde belirtilen hususla ilgili olarak Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 05/12/2024 tarihli teklifi ve Kurul Başkanının 24/12/2024 tarihli "Olur'u ile "Şikâyetin işleme konulmaması" kararı verildiği, kararın yeniden incelenmesi

İİ EAD

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden İ2XWGSR - Yp414py - rg h7tT7 - imuGiszitk erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü talebi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/02/2025 tarihli kararıyla "Yeniden inceleme talebinin reddi" kararı verildiği, bu karara karşı verilen 25/03/2025 tarihli itiraz dilekçesinin Genel Kurul gündem sırasını beklediği bildirilmiştir.

V- Batman Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 30/05/2025 tarihli cevapta; soru önergesinde belirtilen olaya ilişkin olarak yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 9 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir